Screen-Shot-2017-03-10-at-11.37.24-AM.jpg

ABD’nin Suriye’ye yeni saldırısı ve Sünni İttifak

Amerika Suriye’deki askeri işgalini adım adım işte böyle genişletiyor. Bu gelişmeler, Suriye’de savaşın ne tür araçlarla sürdürüleceğine de işaret ediyor. ABD, İsrail ve Sünni İttifak’ın İran’ı “sınırlama” mücadelesinde Suriye’nin odaklanılan ana noktalardan biri olacağı bu hamleyle daha da netleşiyor. Suudiler’in milyar dolarların hakkı bu tip hamlelerle ödeniyor.

20 Mayıs 2017 Cumartesi
Sen misin onca uyarıya, tehdide rağmen kalkıp Rusya Dışişleri Bakanı ile Beyaz Saray'da buluşup samimi pozlar verip, “Verimli bir toplantı gerçekleştirdik”, “İlişkilerimiz gelişebilir” diyen. Çok zaman geçmeden olanlar oldu.
 
İddia şu: Trump, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile geçen hafta yaptığı görüşme sırasında, IŞİD'in iç yönetim yapısı ve işleyişi hakkında müttefik bir ülkenin gizli servisinin Amerikan partnerlerine ilettikleri gizli bilgileri Rus yetkililerle paylaşmış. İsminin açıklanmasını istemeyen bir ABD yetkilisinin basına verdiği bilgiye göre, bu bilgileri ileten ülke bu bilgilerin başka hiçbir ülkeyle paylaşılmamasını istemiş, ama Trump buna kulak asmamış.
 
CIA'nın Rusya programında uzun yıllar çalışmış eski CIA uzmanı John Sipher, New York Times'a heyecanla şunları anlatıyor: “Ruslar bizim dışımızda dünyadaki en geniş istihbarat toplama mekanizmasına sahipler. Sadece ufak birkaç detayla güzel bir resim oluşturabilirler. Trump'tan aldıkları bilgileri, kendi ellerindeki ve müttefiklerindekiyle birleştirip detaylara hızla ilerleyebilirler.”
 
Kongre'nin İstihbarat Komitesi üyesi ve Demokrat Parti yetkilisi Adam B. Schiff, “Bundan sonra Amerika'yla istihbarat paylaşan ülkeler bu olayın yarattığı güvensizlikle istihbarat paylaşma konusunda isteksizleşebilir, daha kötüsü Amerikan Başkanı'na artık güven duymayabilir” diyor.
 
Gürültü çok büyük. Kimine göre, bu “çocuk başkan”ın, böylesi önemli bir pozisyonun gerektirdiği sorumluluk duygusuna sahip olmadığı bu olayla ortaya çıktı. Kimine göre, o bunu “vatan haini” olduğu için yapmıyor, boşboğaz biri, dilini tutamıyor.
 
Gürültü çok büyük ve bu gürültünün içinde farklı sesler de duyulmuyor. Mesela tüm Amerikan basınının ve politik elitinin, Trump tarafından Ulusal Güvenlik Danışmanlığı'na getirildiğinde sağlamlığı ve güvenilirliği nedeniyle ayakta alkışladığı general H. R. McMaster diyor ki: “Toplantıda ben de vardım. Başkan gizli bir bilgi vermedi. Bu bütünüyle yanlış.” Birkaç ay önce, yeni Amerikan yönetiminin garantisi olarak sunulan bu adamı şimdi dinleyen yok.
 
Bu büyük gürültünün altında Trump, ilk yurtdışı gezisine hazırlanıyor. Suudi Arabistan ve İsrail'i kapsayacak bu gezi öncesinde, Trump'ın damadı Kushner'in önemli bir kişisel rol oynadığı söylenen yeni bir silah satışı paketi anlaşmasının hazırlandığı, Suudi Arabistan'da imzaların atılacağı haber veriliyor. Kushner, 115 milyar dolarlık bu yeni silah satış anlaşmasının pişirilmesi sürecinde Suudi Kraliyet ailesi ile Lockheed Martin şirketi yetkilileri arasındaki bağlantı noktası olmuş. Yorumlara göre, bu Beyaz Saray geleneklerine pek uymuyormuş, ama yasadışı da değilmiş.
 
Trump'ın Suudi Arabistan ziyaretinde diğer Körfez ülkeleri liderlerinin de katılacağı bir zirve gerçekleşecek. Trump'ın burada yapacağı konuşma hakkında Beyaz Saray'dan verilen bilgilere göre; Trump, ABD'nin bölgedeki müttefiklerine yönelik güvenlik taahhüdünü yüksek sesle dile getirecek, İslam dünyasını “İslamcı terör tehdidine” ve “İran'ın bölgedeki yayılmacı emellerine karşı” birleşip mücadele etmesine dönük bir çağrı yapacak.
 
Wall Street Journal'ın haberine göre; önümüzdeki on yıllık zaman dilimi için yapılan planlara göre, ABD Suudiler'e 400 milyar dolarlık silah satacak. Suudiler, ABD'de 40 milyar dolarlık altyapı yatırımı yapacak. Suudiler'in ikili görüşmelerde ABD'ye taahhüt ettikleri ABD'de yatırım miktarı ise 1 trilyon doları buluyormuş.
 
8 Mayıs'ta ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında yeni bir askeri işbirliği anlaşması imzalandı. Bu anlaşmayla ABD, BAE'ye daha fazla asker ve silah konuşlandırma olanağına sahip oluyor. ABD Savunma Bakanı Mattis anlaşma sonrası yaptığı açıklamada “Bu anlaşma müttefiklerimizle güvenlik ortaklığımızın derinliğini ve genişliğini yansıtan ortaklığımızda yeni bir aşamayı işaretleyen bir anlaşmadır” dedi.
 
İsrail yönetiminde bölgesel ilişkilerden sorumlu bakan olarak görev yapan Tzachi Hanegbi, Trump'ın Ortadoğu ziyaretine ilişkin soruları yanıtladı ve bu ziyaretin “tarihsel” bir öneme sahip olduğunu söyledi. Hanegbi'ye göre, Trump'ın “ılımlı Arap” devletlerini Suudi Arabistan öncülüğünde İran'ın planlarına karşı bir araya getirmesi bölge için çok “pozitif” bir gelişme. Hanegbi, bu gelişmelerle “ılımlı Arap” devletlerinin İsrail-Filistin barış sürecinde de olumlu roller oynayabileceklerini, Trump'ın başlatmak istediği taraflar arasındaki yeni müzakereler için bu avantajdan yararlanabileceğini dile getirdi.
 
Amerikan yönetimi Trump'ın “tarihsel” nitelikli Ortadoğu ziyareti öncesinde yeni bir hamle yaptı ve yüzündeki “IŞİD'le savaş” örtüsünü de atarak Suriye yönetimi ve müttefiklerine bir hava saldırısı düzenledi. Bizim açımızdan başından beri açık olan gerçeklik bu saldırı ile çıplak bir biçimde gözler önüne serildi. Resmi açıklamaya göre, Suriye yönetimi müttefikleri, ABD ve İngiliz özel kuvvetlerinin Ürdün sınırında “eğitip-donattıkları” “IŞİD karşıtı” güçlere yaklaştıkları için bu hava saldırısı gerçekleşmiş.
 
New York Times'a göre bu saldırı ve Deyrizor çevresindeki askeri hareketliliğin gerçek nedeni, ABD, İsrail ve Ürdün'ün, Suriye ordusu ve Hizbullah'ın bu bölgede etkin olmasını engellemek istemesi. Gazetenin ABD'nin sahadaki gelişmeleri yakından izleyen kaynaklarından aldığı haberlere göre, IŞİD liderleri ve kadroları Rakka'dan bu bölgeye doğru gelmeye devam ediyormuş. Suriye ordusu ve müttefiklerinin bu bölgedeki varlığı, anlaşıldığına göre ABD'yi rahatsız ediyor, çünkü Suriye yönetimi ve müttefikleri bu bölgeye yığılan IŞİD'le gerçekten savaşacak.
 
Gazetenin verdiği bir başka bilgi, bu bölgenin ABD açısından jeo-politik açıdan çok önemli bir düğüm noktası olarak kabul edilmesi. Bunun nedeni de, Irak-Suriye bağlantı noktası olması. Gazeteye göre, uzun vadeli askeri ve politik düzenlemelerle Irak ve Suriye'yi istikrarlı hale getirmeyi düşünen ABD için bu bağlantı noktası büyük önem taşıyor.
 
Amerikan askeri güçlerinin artık “IŞİD'le savaş” örtüsünü çekip atıp, doğrudan “IŞİD'le gerçek bir savaş” veren güçlere saldırmaya başlamasına paralel bu haberde olduğu gibi ABD'nin gerçek jeo-politik hedefleri de böyle açık açık yazılıp çizilmeye başladı. Bu gelişmeler, ABD'nin Ortadoğu politikasında yeni bir aşamaya geçildiğine işaret ediyor. Trump'ın Ortadoğu ziyareti bunu daha da görünür hale getirmeye aday.
 
Suriye resmi haber ajansı SANA'ya bilgi veren Suriye Savunma Bakanlığı yetkilisi, saldırıyı kınadıklarını belirtti. Yetkili, koalisyon güçlerinin açıkladığı gibi “çatışmasız bölgeye giren askeri araçların” değil, bölgedeki Suriye ordusu “askeri noktalarından birinin” hedef alındığının altını çizdi.
 
Konuyla ilgili açıklama yapan ABD Savunma Bakanı Mattis, “Suriye'deki iç savaştaki rolümüzü arttırmıyoruz. Kendi askerlerimizi koruyoruz. Bize karşı agresif adımlar atan olursa bunu yapmaya devam edeceğiz” dedi.
 
Guardian'ın konuyla ilgili geniş haberine göre, CIA'nın eğitip donattığı Amerikan yanlısı milisler IŞİD'e karşı savaşıyorlar, ama bunlar ABD'liler tarafından aynı zamanda askeri olarak alanını genişleten Esad rejimi ve müttefiklerine karşı siper olacak unsurlar olarak konumlandırılıyorlar (US jets attack Iran-backed militiamen in south-eastern Syria, 19 May).
 
Amerika Suriye'deki askeri işgalini adım adım işte böyle genişletiyor. Bu gelişmeler, Suriye'de savaşın ne tür araçlarla sürdürüleceğine de işaret ediyor. ABD, İsrail ve Sünni İttifak'ın İran'ı “sınırlama” mücadelesinde Suriye'nin odaklanılan ana noktalardan biri olacağı bu hamleyle daha da netleşiyor. Suudiler'in milyar dolarların hakkı bu tip hamlelerle ödeniyor. 
 
Cenk Ağcabay
sendika.org
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler