trump netanyahu.jpg

Direniş Ekseni Yüzyılın Analaşması'nı sonsuza kadar toprağa gömecek

Yüzyılın Anlaşması’nın mimarlarından ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Jason Greenblatt'ın ani istifası çeşitli spekülasyonlara yol açtı. Hiç şüphesiz, bu istifa, Yüzyılın Anlaşması projesinin başarısızlığı ve uygulanmasının tamamen Siyonist rejimin lehine olan maddelere yönelik itirazlarla ilgisiz değildir. Görünen o ki Direniş bu anlaşmayı sonsuza kadar toprağa gömecek.

12 Eylül 2019 Perşembe
İNTİZAR - Son günlerde Amerika'daki mevcut yönetimde yaşanan beklenmedik gelişmeler bir takım önemli ip uçları barındırıyor. Önce Yüzyılın Anlaşması'nın mimarlarından ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Jason Greenblatt'ın ani istifası önemli bir gelişme olarak dikkatleri çekti. Şimdi ise ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un da istifa etmesi -ki aslında görevden alındı- kafalarda bir çok sorunun oluşmasına neden oldu. 
 
Bu iki üst düzey Amerikalı yöneticinin istifalarını, Siyonist İsrail'in sıkı destekçileri olmaları, bu çerçevede bölgeye dayatılmaya çalışılan Yüzyılın Anlaşması'nın ardındaki isimler olarak öne çıkıyor olmaları sebebiyle Amerika'nın bölgedeki politikalarının çöküşünün sinyalleri olarak değerlendirmek mümkün. Aynı zamanda bu politikaların çöküşünü hazırlayan amilin de Direniş Ekseni unsurlarının olduğunu tespit etmek gerekiyor.
 
Amerika ve İsrail'in ve bölgedeki ortaklarının ortaya koyduğu politikaların çökmesi ile birlikte bölgede bir takım önemli gelişmelerin ortaya çıkması beklenebilir. En nihayetinde kaptanı Amerika olan takım kaybediyor ve buna karşın rakibi olan takım yani Direniş Ekseni kazanıyor. Bu durumda bölgede Direniş Ekseni'nin belirleyici unsur olarak öne çıkması ve kaybeden takımdaki iktidarların da bunun sonuçları ile yüzyüze kalmaları beklenebilir.
 
Bu çerçevede iki yazıyı alıntılıyoruz. İlki Mehrnews'de Fatemeh Salehi imzalı ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Jason Greenblatt'in istifasını irdeleyen haber yorum, ikincisi ise Parstoday'da yer alan bu kez ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un da istifasını değerlendiren analiz yazısı.  
 
 
Trump'ın sözde Yüzyılın Anlaşması planına büyük darbe!
 
Yüzyılın Anlaşması'nın baş mimarlarından Jason Greenblatt'ın istifası ABD planının başarısızlığı konusundaki spekülasyonları arttırdı.
 
Son günlerde ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Jason Greenblatt'ın görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Yönetimimde yaklaşık 3 yıl görev yaptıktan sonra, Jason Greenblatt işinden ayrılacak ve çalışma hayatını özel sektörde sürdürecek." ifadesini kullandı.
 
Yüzyılın Anlaşması'nın mimarlarından ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Jason Greenblatt'ın ani istifası Arap basınının köşelerinde geniş yer buldu.
 
Öte yandan Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, ABD'nin Batı Asya Özel Temsilcisi Jason Greenblatt'ın istifasına twitter hesabı üzerinden gösterdiği tepkide, Direniş'in Yüzyılın Anlaşmasını sonsuza kadar toprağa gömeceğini belirtti.
 
Fetih Hareketi de Greenblatt'ın istifasına tepki göstererek, bunun Beyaz Saray'ın politikalarının hezimete uğradığını gösterdiğini duyurdu.
 
Çok sayıda Ortadoğu uzmanlarına göre, ABD'nin Batı Asya Özel Temsilcisi'nin istifa etmesi, Siyonist rejim Başbakanı Benyamin Netanyahu için büyük bir darbe sayılıyor. Çünkü planın Knesset seçimlerinden önce ilan edileceğini ve konuyu kendi yararına kullanabileceğini umuyordu.
 
Greenbelt'in bu ani istifası nedenleri hakkında çeşitli spekülasyonlara yol açmıştır. Hiç şüphesiz, bu istifa, Yüzyılın Anlaşması projesinin başarısızlığı ve uygulanmasının tamamen Siyonist rejimin lehine olan maddelere yönelik itirazlarla ilgisiz değildir.
 
Greenblatt'ın istifası diğer yandan da ABD hükümeti ve seçimide kazanmayı garanti edebilmek için Batı Şeria'daki yerleşimleri işgal topraklarına katmayı amaçlayan Netanyahu arasındaki anlaşmazlığı da gösteriyor.
 
ABD ile bölgedeki destekçileri özellikle Bahreyn ve Suudi Arabistan, başlangıçta Filistinlilere ve projede önemli bir yeri olan Ürdün'e rüşvet teklifinde bulunarak ikna etmeye çalıştılar. Fakat plana karşı protestolar o kadar geniş ki Filistin karşıtı maddeler göz ardı edilemez.
 
Bu noktaya kadar, tüm Filistinli gruplar plana karşı çıktılar ve İran da dahil olmak üzere pek çok İslam ülkesi, ölü doğan sözde anlaşmanın asla uygulanmayacağını belirttiler.
 
Greenblatt Yüzyılın Anlaşması planının verimsizliğinin ilk kurbanı gibi görünüyor ve plan uyuglanmadığı sürece yakın gelecekte diğer Amerikan ve Siyonist yetkillerin sürpriz istifalarına tanık olacağız.
 
Şu anda planın tamamen ortadan kaldırıldığı söylenemese de, en önde gelen mimarlarından birinin istifası, ABD hükümetinde iç sorunlar olduğu ve projenin uygulanmasının önünde engeller olduğuna işaret ediyor.
 
Sözde "Yüzyılın Anlaşması" planı nedir?
 
ABD Başkanı Trump'ın İsrail-Filistin meselesine "çözüm bulmak" amacıyla hazırladığı öne sürülen "Yüzyılın Anlaşması" planının detayları netleşmese de uluslararası basında buna ilişkin bazı bilgiler yer alıyor.
 
Haberlere göre, anlaşma, Kudüs'ün tamamının İsrail'e bırakılması ve Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin büyük bölümünün varlığını sürdürmesi gibi Filistinlilerin aleyhine maddeler içeriyor.
 
Planda İsrail'in işgal topraklarından sürdüğü 6 milyona yakın Filistinli mültecinin dönüş hakkına ise değinilmediği dile getiriliyor.
 
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın "yüzyılın şamarı" olarak nitelendirdiği planın, bazı ekonomik yardımların dışında Filistin halkının lehine hiçbir şey içermediği ifade ediliyor.
 
****
 
Bolton'un akıbeti ve Netanyahu'yu bekleyen zor günler
 
Siyonist rejim Başbakanı Binyamin Netanyahu siyasi kariyerinin zor ve hassas günlerine adım basmaktadır. Bu kritik ve hassas durum, Bin Selman, Bin Zayed, Bolton ve Binyamin Netanyahu'dan oluşan B Takımının konumunun sarsılması ve Amerika Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un görevinden alınmasından kaynaklanmaktadır.
 
Öte yandan, Siyonist Rejim İsrail parlamento seçimlerine yaklaşık iki hafta kala Netanyahu da Bolton ile aynı kaderi paylaşmaktan, Siyonistler tarafından görevden uzaklaştırılmaktan derin endişe duymaktadır. 
 
Siyonist İsrail parlamento seçimleri son 6 ayda ikinci kez 17 Eylül tarihinde düzenlenecektir. Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi geçen Nisan seçimlerinde 36 sandalyeyi kazanarak bir sandalye fark ile seçimlerde galip gelse de Netanyahu 42 günlük yasal süre içerisinde yeni kabineyi oluşturamadı. Böylece yeni seçimlere giden kapı da açılmış oldu. Netanyahu şimdi de yeni seçimlerde galip gelmek için Donald Trump himayesindeki yeni işgalcilik serüvenlerini başlatmayı vadetmektedir. 
 
Siyonist Rejim elebaşısı Binyamin Netanyahu Salı günü seçim kampanyası çerçevesinde yaptığı konuşmada seçimleri kazanması halinde hemen Ürdün Deresi ve Ölü Denizi Siyonist Rejim topraklarına ekleyeceğini söyledi. 
 
Netanyahu, Trump'ın 17 Eylül seçimlerinden bir gün sonra Yüzyılın Anlaşması'nı tanıtacağını belirterek Siyonist rejimin Batı Şeria'da Siyonist yerleşim yerlerini yaymak için tarihi bir fırsat oluştuğunu da sözlerine ekledi. 
 
Aslında Netanyahu geri kalan Filistin topraklarının işgali vaatleri ile Siyonist yerleşimcilerin oylarını da kazanmak istiyor. Ancak kuşkusuz yerleşimciler ve Siyonistler de artık Yüzyılın Anlaşması ve Netanyahu'nun işgalciliği ile bile Filistin topraklarının ele geçirilemeyeceğini ve Filistin halkının var güçleri ile topraklarını savunacağını biliyorlar. Bu savunmanın açık ve net bir örneği de şimdiye kadar 330 şehit ve 30 bin yaralı geride bırakan geri dönüş hakkı yürüyüşleridir. Bu kadar şehit ve yaralıya rağmen Filistin halkı Siyonist İsrail karşısında teslim olmamış ve paniğe kapılmamıştır. 
 
İşgalci Siyonistler de artık Filistin direniş grupları ve halkının İsrail cinayetlerine sağlam iradeli ve azimli bir karşılık vereceğinden haberdardırlar. Onlar Filistin halkının, Netanyahu gibi füzelerin korkusundan sığınaklara gizlenmeyeceklerini biliyorlar. 
 
Netanyahu Salı günü Filistin direniş gruplarının füze saldırıları neticesinde çalan  siren sesleri sonucu konuşma mekanını terk edip sığınağa kaçtığı bir sırada Batı Şeria'nın bazı bölümlerini işgal altındaki topraklara ekleyeceklerini iddia etmişti. Ancak Netanyahu'nun bu kaçışı işgal topraklarında yaşayan Siyonistlere da başbakanlarının savaşı halk için istediğini ispatlamış oldu. 
 
Netanyahu'nun sığınağa kaçması olayı ise Siyonist kamuoyu arasında olumsuz bir şekilde karşılandı. 
 
Yeni Sağcılar Partisi Başkanı Neftali Benett bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu: "Gazze'den yapılan atışlar yüzünden Netanyahu'nun konuşma töreninden kaçması milli bir yüz karasıdır."
 
Bu kaçışın, ayrıca Hizbullah'ın 1 Eylül füzeli saldırısı ve de en önemlisi Filistin direniş gruplarının Siyonist İsrail cinayetlerine karşılık vermesi hususundaki kararlılığının, Netanyahu'yu Beyaz Saray'dan atılan John Bolton'un kaderine bir adım daha yaklaştırdığını söylemek mümkün.
 
 
Bütün bu gelişmelerden anlaşılan o ki Direniş Ekseni'nin uzun yıllar boyunca ortaya koyduğu karşı duruşa dayalı politikalar netice veriyor. Önce İsrail'in yenilmezlik efsanesini yerle bir eden Direniş Ekseni'nin en önemli unsurlarından olan Hizbullah'ın bu ön alması ile başlayan süreçte, daha sonra Suriye ve Irak'ta emperyalist planların boşa çıkarılması ve böylece düşmanın geri adımları iyice belirginleşmeye başladı. Belki yakın gelecekte düşmanın patır patır döküldüğüne ve buna karşın Direniş Ekseni'nin politikalarının bölgede hakim rengi değiştirmeye başladığına şahit olacağız. 
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler