2227-unnamed.jpg

ABD’de yeni savaş kabinesi mi kuruluyor?

Ateşe benzin dökme potansiyeline sahip olan Bolton sahne alıyor. Suudi Veliaht Prensi Selman’ın Amerika seyahati Bolton’un sahne almasıyla muhtemelen daha da keyifli bir hale gelmiştir. Tillerson’ın yerine “savaşçı” Pompeo gelmişti, yapılan tüm haberlerde Bolton için de “savaşçı” sıfatı kullanılıyor. ABD yönetimi bu değişikliklerle yoksa yeni bir savas kabinesi mi kuruyor?

24 Mart 2018 Cumartesi
Irak'ın ABD ve İngiltere tarafından istilasının 15. yılı vesilesiyle bu istilanın tüm Ortadoğu'da yarattığı korkunç sonuçlar üzerine yazılar, raporlar birçok yayın organında yer alırken Beyaz Saray'dan yeni bir istifa haberi geldi. Irak'ın istilasındaki “efsanevi” performansıyla tanınan Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster görevinden istifa etti. Irak ve Afganistan'daki faaliyetleri nedeniyle aslında bir savaş suçlusu olarak yargılanması gereken McMaster hizmetlerinden dolayı Amerikan emperyalizmi tarafından ödüllendirilmiş ve böylesi önemli bir koltuğa oturtulmuştu. Oldukça yaygın kabul gören bir yaklaşıma göre, McMaster, yakında görevden alınan Dışişleri Bakanı Tillerson ve halen görevine devam eden bir başka savaş suçlusu Savunma Bakanı Mattis'le beraber Beyaz Saray'da “ergen” Trump'a vesayet eden “yetişkinler”di. Amerika'nın önde gelen bazı yorumcuları, “dengesiz” Trump'a rağmen ülkenin selametinin bu “yetişkinler”e borçlu olduklarını ifade ediyorlardı.
 
“İran'ın bombasını durdurmak için İran'ı bombala”
 
Şimdi Beyaz Saray'da tek “yetişkin” kaldı. McMaster'ın yerine John Bolton'un geleceği, bunun için senato onayının da gerekmediği açıklandı. Bolton gayet iyi tanınan birisi. Daha önce Reagan ve Bush'un başkanlık dönemlerinde görev yapan Bolton, 2005-2006 yıllarında ABD'nin Birleşmiş Milletler nezdindeki en yüksek diplomatik temsilcisiydi. Irak'ın istilasının en yüksek sesli savunucularından bir Neo-Con olan Bolton, İran'la imzalanan Nükleer Anlaşma'nın da en önemli karşıtlarından. Öyle ki, 26 Mart 2015'te New York Times'ta yayımlanan yazısının başlığı, “İran'ın bombasını durdurmak için İran'ı bombala” idi. Amerikan yönetimine İran'ın Nükleer tesislerini bombalama çağrısı yapıyordu. (To Stop Iran's Bomb, Bomb Iran)
 
Bolton'un politik kimliğine dair önemli gösterge olabilecek bir başka unsur yazısındaki bir iddiasıydı. Ona göre, İran'ın nükleer tesislerinin bombalanmaması durumunda Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır da nükleer silah peşine düşecek ve bölgede yeni bir nükleer silah yarışı başlayacaktı. Bolton bunu iddia etmişti ama bu iddiasına karşılık şöylesi soru ve itirazların gelebiceğini biliyordu: “İsrail uzun yıllardır nükleer silahlara sahip ama bu bölgede bir nükleer silah yarışına yol açmadı.” Bu doğru diyordu Bolton nükleer silah yarışına yol açmadı, çünkü İsrail'in nükleer silahları savunma amaçlıdır, ama İran'ın nükleer silahları saldırı amaçlı olacaktır. Evet Bolton da katı bir İsrail dostudur. İsrail'e dost olduğu ölçüde de İran'a, Irak'a, Suriye'ye düşmandır. 26 Temmuz 2015'te Los Angeles Times'a yazdığı bir yazıda, İran'a yönelik bir nükleer saldırı çağrısı yapıyordu. Obama'nın İran'la Nükleer Anlaşmayı zorlamasının İsrail ve ABD'nin Arap müttefiklerinde yarattığı hayal kırıklığının giderilmesini istiyordu. Amerika'nın Arap müttefiklerine de dosttu, bir İslamofobik olarak ün kazanmıştı ama aynı zamanda bir Suudi Arabistan dostuydu tıpkı Trump gibi…
 
Tehdit edebileceği potansiyel ülke çok fazla
Bolton sadece Irak istilasının kararlı savunucusu değildi, 2011'de ABD askerlerinin Irak'tan çekilmesine de karşı çıkmıştı. 2015'e gelindiğinde halen yazdığı yazılarla Irak'ın istilasından hiç pişman olmadığını, yapılan tek hatanın 2011'de Amerikan askerilerini Irak'tan çekmek olduğunu kararlı bir şekilde dile getiriyordu. (John Bolton: No regrets about toppling Saddam, May 14 2015) Bolton'un bir başka bilinen özelliği de diğerleriyle uyumlu, o aynı zamanda azgın bir Küba düşmanı…
 
Gelen gideni aratır derler…
 
McMaster en son Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'ni bir önleyici nükleer saldırıyla tehdit etmişti…
 
Bolton'un tehdit edebileceği potansiyel düşman ülke çok fazla…
 
Ama dahası var…
 
Bolton'un Amerika'nın ırkçı, İslamofobik çevreleriyle çok yakın ilişkileri var; “Amerika'nın İslamlaştırılmasını Durdurun” gibi namlı örgütlerin toplantılarında yaptığı sert konuşmalarıyla tanınıyor. Bolton, Obama'nın doğum belgesini, okul kayıtlarını, gençliğindeki pasaportlarını soruşturan, Obama'nın Hristiyan Amerika'ya yönelik bir İslam komplosu olduğundan şüphelenen kaçıkların, faşistlerin kitaplarına katkı ve destek sağlıyor. Bu sicile sahip biri tabii ki Trump'ın yanına yakışıyor, ama Amerikan yönetimi yeni kadrolarıyla sadece Ortadoğu için değil tüm dünya için giderek daha büyük bir tehlike haline geliyor.
 
Bir savaş manyağı
 
Bolton geçtiğimiz 28 Şubat'ta Wall Street Journal'a yazdığı bir yazıda Kuzey Kore'ye düzenlenecek bir saldırının yasal zemininin varlığını göstermeye çalışıyordu. Böylesine bir savaş manyağı…
 
Kore Yarımadası'nda Kış Olimpiyatları ve diplomatik temaslarla yumuşayan ilişkiler nedeniyle ABD ve Güney Kore'nin düzenleyeceği büyük askeri tatbikat ertelenmiş, bu barışçıl bir sürecin gelişimi açısından umut vermişti. Pentagon'dan dün yapılan açıklamayla tatbikatın nisan ayı başında yapılacağı duyuruldu. Yani Kış Olimpiyatları'nın yarattığı barışçıl ortam çok uzun sürmedi, barışçıl ortamı zehirleyecek adım atılıyor.
 
ABD'nin uzun zamandır uygulayageldiği tek Çin politikasından vazgeçmeye yönelik hamleleri son haftalarda arka arkaya geldi. Çin bu konudaki hassasiyetini değişik zamanlarda açık biçimde ortaya koymuştu. ABD'nin Tayvan konusundaki hamlesinin ardından konuşan Çin Devlet Başkanı Xi bugüne dek hiç olmadığı kadar sert bir üslupla, “Çin'in düşmanlarına karşı kanlı savaşlar yürütmekten kaçınmayacağını” söyledi. Trump, ülkesinin fikri mülkiyet haklarına uymadığı gerekçesiyle Çin'e 50 milyar dolarlık ek gümrük vergisi uygulama ve Çin'in ABD'deki yatırımlarını kısıtlama kararı aldı. Çin'den verilen yanıtta ABD'nin adımlarına karşılık verileceği belirtildi.
 
Rusya Genelkurmay Başkanı, Dışişleri Bakanı Lavrov iki haftadır ABD'yi Suriye'ye yönelik bir saldırıda bulunmaması yönünde uyarıyor, olası bir saldırıya karşılık verileceğini belirtiyorlar.
 
İşte tüm bu tehlikeli gerginliklerin ortasında ateşe benzin dökme potansiyeline sahip olan Bolton sahne alıyor. Suudi Veliaht Prensi Selman'ın Amerika seyahati Bolton'un sahne almasıyla muhtemelen daha da keyifli bir hale gelmiştir. Tillerson'ın yerine “savaşçı” Pompeo gelmişti, yapılan tüm haberlerde Bolton içinde “savaşçı” sıfatı kullanılıyor. ABD yönetimi bu değişikliklerle yoksa yeni bir savaş kabinesi mi kuruyor?
 
Cenk Ağcabay
sendika.org
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler