kirman.jpg

Gazze'de kaybetmek, Kirman'da sivilleri katletmek

İran'ın güneyinde art arda düzenlenen terör saldırılarında 100'den fazla kişi şehit oldu. 22.000'den fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesine rağmen 7 Ekim yenilgisinin intikamı peşindeki İsrail'in şiddete olan açlığı dinmedi ve rejimi yeni kurbanlar aramaya itti. Ve yeni bir kan dökme dalgası başlatmak için Direniş Ekseni'nin arkasındaki beynin doğduğu yerden daha iyi bir yer olabilir mi?

4 Ocak 2024 Perşembe
İNTİZAR - İsrail Gazze'yi yerle bir etti, bölgede kıtlığa neden oldu ve hatta 7 Ekim'deki korkunç yenilgisinin intikamını almaya çalışırken kendi rehinelerini öldürdü. Ancak 22.000'den fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesine rağmen İsrail'in şiddete olan açlığı dinmedi ve rejimi yeni kurbanlar aramaya itti.
 
Ve yeni bir kan dökme dalgası başlatmak için Direniş Ekseni'nin arkasındaki beynin doğduğu yerden daha iyi bir yer olabilir mi?
 
Trajik ölümünün üzerinden dört yıl geçmesine rağmen General Kasım Süleymani'ye duyulan minnet ve borçluluk duygusu halk arasında devam ediyor. Bu duygu 3 Ocak'ta, 2020'de ABD'nin insansız hava aracı saldırısı sırasında öldürüldüğü günü anmak üzere kalabalık bir İranlı grubun Süleymani'nin defnedildiği mezarlıkta toplanmasıyla çarpıcı bir şekilde ortaya çıktı. İnsanlar onlarca kilometrelik bir yolculuğa çıktılar ve bunu, hayatını kendi refahlarına adamış bir adamı onurlandırmak için küçük bir jest olarak gördüler. Ancak, yas tutan çokça ziyaretçi Süleymani'nin mezarına ulaştığında, iki güçlü patlama bölgede ağın bir tablonun oluşmasına sebep oldu. 
 
Patlamaların ardından yaşananlar Gazze'den gelen üzücü sahneleri anımsatıyordu; erkekler, kadınlar ve çocuklar kanlar içinde yatarken aile üyeleri yanlarında dehşet içinde ağlıyordu. Diğerleri ise acil yardım ekiplerinin yaralıları hastaneye taşımak için koşuşturmasını şaşkınlıkla izlemekteydi.
 
Patlamaların terör saldırısı olduğu teyit edilmiş olup, 103 kişinin hayatını kaybetmesi ve 180'den fazla kişinin yaralanmasıyla sonuçlandı.
 
Saldırılardan sonraki bir saat içinde, İsrail rejimiyle bağlantılı hesaplar X'te can kayıplarına sevinmeye başladı. İşgal altındaki topraklarda yaşayan ve daha önce rejimin Gazze'deki kara harekatına katılacağını açıklayan İsrailli Hananya Naftali, askeri kıyafetler içinde bir fotoğrafını paylaşarak, "İnsanlar onun öldürülmesini kutlamak için yaratıcı bir yol buldu" diye yazdı.
 
Mossad'ın eski başkanı Yossi Cohen, İran'ı "soğuk ve kuru bir kışın" beklediğini söyleyerek trajik saldırılara yaklaşımını ortaya koydu. Mossad'la bağlantılı bir başka hesap da İsrail'in terör eylemine karıştığını doğrulayarak "İsrail'in sadece vurmuş olmak için vurmadığını, sadece bir tehdidi engellemek amacıyla vurduğunu" iddia etti.
 
General Süleymani'nin mezarının olduğu yerin yakınında siviller neden hedef alındı?
 
İsrail'in 7 Ekim'de Hamas direniş güçleri karşısında askeri, güvenlik ve istihbarat alanlarında önemli bir yenilgi aldığı bir sır değil. Bu büyük yenilgiyi telafi etmek için ani bir girişimde bulunan rejim, Gazze Şeridi'ne eşi benzeri görülmemiş saldırılar başlattı ve 2,3 milyon sakini gıda, su ve ilaç gibi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakarak içinde bulundukları kötü durumu daha da kötüleştirdi.
 
Rejimin Hamas'ın işgal altındaki topraklarda yürüttüğü son derece yetenekli operasyonları öngörememesi aşikârken, kendi askeri kabiliyetlerine ilişkin değerlendirmesinin de -ya da eksikliğinin- aynı derecede hatalı olduğu ortaya çıktı. Gazze'de üç ayı aşkın süredir devam eden çatışmalara rağmen rejim Hamas'ın hiçbir kalesini düşürmeyi başaramadı ve bu arada binlerce kayıp verdi. Aynı zamanda, rejime yönelik küresel duyarlılık da azalıyor ve Batılı halklardan, hükümetlerinin İsrail'in Gazze'deki ölümcül kampanyasını finanse etmeyi durdurması yönündeki çağrılar artıyor.
 
Çarşamba günü General Süleymani'nin mezarının yakınlarında düzenlenen terör saldırısı İsrail için iki amaca hizmet ediyor gibi görünüyor. Birincisi, kendi tahminlerine göre Gazze savaş alanında yaşanan bir dizi gerilemeyi telafi etmek için bir araç olabilir. İkinci olarak ise, direniş hareketlerinin desteklenmesi ve güçlendirilmesindeki etkin rolü nedeniyle General Süleymani'den bir kez daha intikam almak için bir fırsat olarak görülebilir.
 
İsrail'in bu konudaki bakış açısı, direnişin odak noktasının Tahran'da olduğu inancıyla şekillenmekte ve Tahran'ı "yılanın başı" olarak konumlandırmaktadır.
 
Rejim, 16 yıldır süren zorlu bir ablukaya katlanan Filistinlilerin elindeki yenilgisini kabul etmekte isteksiz davranarak, Filistin halkını medeniyetsiz, teknolojik açıdan beceriksiz "insan-hayvanlar" olarak tasvir eden bir anlatıya tutunuyor. Bu da onların bakış açısına göre İsrail'in yenilmezlik maskesinin düşürülmesinin daha önemli bir güç tarafından -her zaman İran olarak görülen- düzenlenmesi gerektiği anlamına geliyor.
 
Filistinliler son 40 yılda İran'dan yardım almış olsalar da, İsrail apartheid rejiminin nihai çöküşüne yol açacak başlıca katalizör, Filistin halkının sarsılmaz azmi ve sarsılmaz kararlılığı olacaktır. İsrail, Filistin davasının bir destekçisinin kendi sivillerinin kaybına üzülmesi gerektiği düşüncesinden geçici bir memnuniyet duyabilir. Ancak Gazze'deki savaş alanında gelişen olayların büyüklüğü göz önüne alındığında, Çarşamba günü gerçekleşen terör saldırısının kayda değer bir etki yaratması pek mümkün görünmüyor.
 
General Süleymani var olmaya devam edecek
 
General Süleymani'nin oğlu, babasının mezarının yakınında gerçekleşen terör saldırısıyla ilgili bir soru üzerine şunları söyledi "Onun mezarını ziyaret edenlerden bile korkuyorlar". Bu sözler, askeri liderin İsrail'in siyasi çevrelerinde yarattığı korku ve düşmanlığın derinliğini özlü bir şekilde ortaya koyuyor. Vefatından dört yıl sonra bile generalin varlığı Gazze, Lübnan, Yemen, Suriye, Irak ve hatta işgal altındaki topraklarda İsraillilerin üzerinde dolaşmaya devam ediyor.
 
Son terör olayının amacı insanların General Süleymani'yi anmasını engellemekti. İsrail, insanların öldürülen şahsiyete saygı göstermeye çalışmanın bile hayatlarını tehlikeye atacağını düşünmelerini istiyor. İsrail'in bir kez daha hesaba katmadığı şey, İranlıların her zaman zorlukların ardından daha da güçlenme eğilimi gösterdiğidir.
 
General Süleymani'nin mezarının yakınında bir katliam düzenlemek onun popülaritesini azaltmayacak, sadece daha şiddetli bir misillemeyi körükleyecektir. İran içinde ve küresel çapta direniş ağacını besleyecek, General Süleymani'nin ilke ve inançlarının daha fazla yankı bulmasını sağlayacaktır.
 
Mona Hojat Ansari 
Tehran Times

 

Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler
İktibaslar