obamadan_rusyaya_snowden_tepkisi13757048490_h1059104.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  Üçlü emperyalist politikalarla çatışan Avrasya projesi; Rusya ve Ukrayna krizi

Üçlü emperyalist politikalarla çatışan Avrasya projesi; Rusya ve Ukrayna krizi

Sözde seçimli “batı” demokrasi pratiği ile ilgili farklılıklar Ukrayna’da Rusya’da olduğundan daha etkilidir. Bununla birlikte bu ... “demokrasi” değildir, tam bir kaba komedidir, çünkü gerçek güç şimdi münhasır çıkarlarına uygun olarak faaliyet yürüten tekellerin yönetimi doğrultusunda sınırlandırılmıştır.

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Üçlü emperyalist politikalarla çatışan Avrasya projesi

1. Aşağıda belirtilen yöntemlerin bir kombinasyonu vasıtasıyla gezegen üzerindeki münhasır kontrollerini muhafaza etmek amacıyla mevcut küresel aşamaya tarihi emperyalist merkezlerin (Birleşik Devletler ve Orta Avrupa, Japonya – Buradan sonra “Üçlü” olarak adlandırılacaktır) girişimleri yön vermektedir;

a- Üçlü'nün ulus ötesi finansal sermayesinin münhasır çıkarları ile ilgili tüm konularda tek başlarına karar vermelerine olanak tanıyan sözde neo-liberal ekonomik küreselleşme politikaları.

b- Üçlü dışındaki herhangi bir ülkenin esaretten kurtulmak için gerçekleştirebilecekleri herhangi bir girişimi ortadan kaldırmak için gezegenin Birleşik Devletler ve bağımlı müttefikleri (Nato ve Japonya) tarafından askeri olarak kontrol edilmesi

Bu açıdan bakıldığında Üçlü dışındaki tüm dünya ülkeleri düşmandırlar veya potansiyel düşmandırlar. Üçlü'nün ekonomik ve politik stratejisine boyun etmeyi kabul eden ülkeler bu tanımın dışındadır. İki yeni “demokratik cumhuriyet” olan Suudi Arabistan ve Katar örneğinde olduğu gibi. Batı medyasının sürekli olarak bahsettiği sözde “uluslararası toplum” gerçekte G7 ve Suudi Arabistan ve Katar olarak daraltılmıştır. Hükümeti hali hazırda hizaya sokulmuş diğer herhangi bir ülke dahi potansiyel düşmandır çünkü bu ülkenin halkları boyun eğmeyi reddedebilir.

2. Bu çerçevede Rusya bir “düşmandır”.

Sovyetler Birliğinin ne olduğuna dair değerlendirmemiz ne olursa olsun (“sosyalist” veya başka bir şey) Üçlü onunla savaştı çünkü Sovyetler Birliği egemen emperyalizm/kapitalizmden bağımsız bir kalkınma girişimiydi.

Sovyet Sisteminin çöküşünden sonra, bazı insanlar (özellikle Rusya'da) “Batının” “kapitalist bir Rusya'ya” karşı çıkmayacağını düşündüler. Almanya ve Japonya örneklerinde olduğu gibi, onlar “savaşı kaybetmişler ama barışı kazanmışlardı”. Fakat bu kişiler Batı güçlerinin eski Sovyetler Birliğinin bağımsız politikalarının meydan okumasına karşı koymak için eski faşist ülkelerin yeniden yapılandırılmasını eksiksiz bir biçimde desteklediklerini unuttular.  Şimdi, bu meydan okumanın ortadan kaybolması ile Üçlünün hedefi Rusya'nın tam bir boyun eğmeye direnme kapasitesini yok etmektir.

3. Ukrayna trajedisinin mevcut gelişimi Üçlünün stratejik hedefinin gerçeğini göstermektedir.

Üçlünün Kiev'de organize etmiş olduğu bir Euro/Nazi darbesi olarak adlandırılması gereken şeydir. Evet yerel Nazilerin desteği ile hedeflerine (tarihsel ikiz kız kardeş uluslar olan Rusya ve Ukrayna'yı ayırmak) ulaşmaya ihtiyaçları vardı

Üçlünün politikalarının demokrasiyi kurmayı amaçladığını iddia eden Batı medyalarının söylemi basit olarak bir yalandır. Üçlü hiçbir yerde demokrasi kurmamıştır. Tam aksine bu politikalar sistematik olarak en anti demokrat (bazı durumlarda “faşist”) yerel güçleri desteklemektedirler. Örneğin hem eski Yugoslavya'da – Hırvatistan ve Kosova'da – hem de Baltık Devletlerinde ve Doğu Avrupa'da, Macaristan'da yarı faşist güçleri desteklemişlerdir. Doğu Avrupa, Avrupa Birliğine eşit ortak olarak “entegre edilmemiştir”, Batı ve Orta Avrupa'nın başlıca kapitalist/emperyalist güçlerinin yarı sömürgesi olarak entegre edilmiştir. Avrupa sisteminde Batı ve Doğu arasındaki ilişki şu veya bu şekilde Birleşik Devletler ve Latin Amerika arasındaki ilişkiyi yöneten şeye benzemektedir! Güney ülkelerinde Üçlü aşırı irticacı politik İslam gibi aşırı anti demokrat güçleri desteklemiştir, ve bu güçlerin suç ortaklığı ile Irak, Suriye, Mısır, Libya gibi toplulukları imha etmiştir. Irak, Suriye, Mısır, Libya meseleleri Üçlü emperyalist projenin hedeflerini göstermektedir.

4. Bu nedenle Ukrayna'nın (ve Transkafkasya ve Orta Asya'daki eski Sovyetler Birliğinin diğer ülkelerinin) sömürgeleştirilmesi projesine direnmek için Rusya'nın politikası (Putin yönetimi tarafından geliştirildiği şekliyle) desteklenmelidir. Baltık ülkeleri deneyimi tekrarlanmamalıdır. Üçlüden ve Avrupalı bağımlı ortaklarından bağımsız bir “Avrasya” topluluğu kurma hedefi de desteklenmelidir.

Fakat Rusya'nın bu pozitif “uluslararası politikası” Rusya halkı tarafından desteklenmezse başarısızlığa mahkumdur. Ve bu destek ne özel olarak “milliyetçilik” temelinde, ne pozitif bir ilerici – şövenist olmayan - “milliyetçilik” türü ile ne de “şövenist” bir Rus söylemi ile kazanılabilir. Ukrayna'daki faşizme Rusya faşizmi ile kafa tutulamaz. Bu destek sadece izlenen dahili ekonomik ve sosyal politika işçi halkların büyük çoğunluğunun çıkarlarına katkıda bulunursa kazanılabilir.

İşçi sınıflarını gözeten “insan yönelimli” politika derken neyi kastediyorum?

“Sosyalizmi” mi ya da hatta Sovyet sisteminin bir nostaljisini mi kastediyorum? Burası Sovyet deneyimini birkaç satırda yeniden değerlendirme yeri değil! Sadece görüşlerimi birkaç cümlede özetleyeceğim. Özgün Rus sosyalist devrimi sosyalizm yolunda tek olası ilk adım olan bir Devlet sosyalizmi üretti; Stalin'den sonra Devlet sosyalizmi Devlet kapitalizmi (bu iki kavram arasındaki farkı açıklamak önemlidir ama bu kısa yazının konusu değildir) olma yolunda ilerledi. 1991'den itibaren Devlet kapitalizmi dağıtıldı ve yerine modern kapitalizmin tüm ülkelerinde olduğu gibi oligarşinin (Üçlü içerisinde kapitalizmi işleten oligarşilerden farklı olmayan, benzer bir oligarşi) sahip olduğu temel olarak finansal tekellerin mülkiyeti olan özel mülkiyete dayalı normal kapitalizm konuldu. Bu oligarşilerin birçoğu eski Nomenklatura'dan geliyordu bazıları ise yeni gelenlerdi.

Rus devrimi ile başlatılan yaratıcı özgün demokratik pratiklerin patlaması devrim sonrasında ehlileştirildi ve toplumun otokratik yapıda yönetimi ile değiştirildi yine de işçi sınıflarına sosyal hakları verildi. Bu sistem büyük çapta apolitikleşmeye sebep oldu ve despotik ve hatta canice sapmalara karşı korunamadı. Vahşi kapitalizmin yeni yapısı apolitikleşmenin devamına ve demokratik haklara saygı gösterilmemesine dayanıyordu.

Söz konusu sistem sadece Rusya'yı değil tüm diğer eski Sovyet cumhuriyetlerini yönetmektedir. Sözde seçimli “batı” demokrasi pratiği ile ilgili farklılıklar Ukrayna'da Rusya'da olduğundan daha etkilidir.    Bununla birlikte bu yönetim biçimi Batının “geleneksel demokrasileri” dahil olmak üzere kapitalist gelişimin önceki aşamalarında işlediği şekliyle burjuva demokrasisi ile karşılaştırıldığında “demokrasi” değildir, tam bir kaba komedidir, çünkü gerçek güç şimdi münhasır çıkarlarına uygun olarak faaliyet yürüten tekellerin yönetimi doğrultusunda sınırlandırılmıştır.

Bu yüzden insan yönelimli bir politika, gerileyen sosyal politikalara meşruluk sağladığını iddia eden  “liberal” reçetelerden ve bunlarla bağlantılı sahte seçim gösterisinden mümkün olduğunca uzaklaşmak anlamına gelmektedir. Ben bunun yerine sosyal boyutları olan yeni bir tür Devlet kapitalizminin kurulmasını öneriyorum (ben sosyal diyorum, sosyalist değil). Bu sistem ekonominin yönetiminin sosyalizasyonuna doğru olası gelişmelere ve bu nedenle de modern ekonominin zorluklarına cevap veren bir demokrasinin icat edilmesine doğru özgün yeni gelişmelere yol açmaktadır.

Bu durum sadece eğer Rusya bir taraftan Moskova'nın planlanmış bağımsız uluslararası politikası ve diğer taraftan gerici dahili sosyal politikanın izlenmesi arasında oluşan mevcut çatışmanın sebep olduğu söz konusu hatlar üzerinde doğru şekilde ilerlerse pozitif bir sonuç doğurabilir. Söz konusu hamle gereklidir ve mümkündür: eğer popüler mobilizasyon ve eylem destek sunarsa politik yönetici sınıfın parçaları bu gibi bir program doğrultusunda hizaya girebilir. Transkafkasya ve Orta Asya ve Ukrayna'da da benzer gelişmelerin gerçekleştirilecek olması kaydıyla, özgün bir Avrasya ulusları topluluğu tesis edilebilir ve bu topluluk Dünya sisteminin yeniden yapılandırılmasında güçlü bir aktör haline gelebilir.

5. Neo liberal reçetenin katı sınırları içerisinde kalan Rus devlet gücü bağımsız bir dış politikanın başarı ihtimalini ve önemli bir uluslar arası aktör olarak hareket eden Rusya'nın gerçekten yükselen bir ülke haline gelmesi ihtimalini ortadan kaldırmaktadır.

Neo liberalizm Rusya için iyi bir şeyler üretemez ama trajik bir ekonomik ve sosyal gerileme, bir “lümpen kalkınma” modeli ve küresel emperyalist düzen içerisinde giderek gelişen bağımlı bir konum sağlayabilir. Rusya Üçlüye petrol, gaz ve bazı diğer doğal kaynakları sağlayacaktır; sanayileri Batı finans tekellerinin çıkarlarına hizmet eden taşeronluk konumuna düşürülecektir.

Böyle bir konumda, Rusya'nın küresel sistem içindeki bu günkü durumundan çok da uzak olmayan bir gelecekte, egemen Üçlü tekellerinin talepleri doğrultusunda yönetici ekonomik oligarşinin korkunç uyuşmasını kuvvetlendirecek olan “yaptırımların” tehdidi altında uluslararası alanda bağımsız olarak hareket etme girişimleri son derece kırılgan bir şekilde sürecektir. Ukrayna krizi ile ilgili “Rus sermayesinin” hali hazırdaki dışa doğru akışı tehlikeyi göstermektedir. Sermaye hareketleri üzerinde yeniden bir Devlet kontrolünün tesis edilmesi bu tehlikeye verilebilecek tek etkili cevaptır.

Samir Amin 

Kaynak: http://www.ozguruniversite.org

Çev: Serdar Koçman

 

 

Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler