67513-timthumb.jpg

Yemen'in caydırıcı füze gücü

Suudi Arabistan'ı hedef alan Yemenlilerin balistik füzeleri, bu füzeleri engellemek konusunda başarısız olan ve daha önce de Kasım ayında Suudi Arabistan'a fırlatılan füzeleri engelleyemeyen ABD yapımı Patriot füze savunma sistemlerinin ipliğini pazara çıkardı.

4 Ocak 2018 Perşembe

Amerika için acı bir gerçek, Ensarullah için bir nimet ve Rusya için sevindirici bir müjde: Yemen'in caydırıcı füze gücü

İNTİZAR - Geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan'ı hedef alan Yemenlilerin balistik füzeleri, bu füzeleri engellemek konusunda başarısız olan ve daha önce de Kasım ayında Suudi Arabistan'a fırlatılan füzeleri engelleyemeyen ABD yapımı Patriot füze savunma sistemlerinin ipliğini pazara çıkardı.

Yemenlilerin balistik füzelerinin “Patriot” ile korunan Suudi topraklarındaki hedefe ulaşmasının önemi gün yüzüne çıkarılmazken, bu olay bizi ABD'nin sözde füze sistemlerinin tarihine ve özellikle de 1991 yılında gerçekleşen ikinci körfez savaşına götürdü. 1991 ve 2017 senelerinde, Patriot sistemlerinin balistik füzeleri engellediği yönünde söylentiler yaygındı. Bu sistemin başarılı olduğu fikri, geniş kesimlerde piyasaya sürülmüştü. Ancak gerçekler bu doğru değil. Zira bu sözde füze savunma sistemi kısa menzilli füzeleri bile düşürmüyor. Yani bu Patriotların, Kuzey Kore'nin geliştirdiği gibi gelişmiş füzeleri engellemek için kullanıldığında kesinlikle daha başarısız olacağı anlamına geliyor.

Gözlemciler, Yemen füzelerinin Amerika savunma sistemlerinin utanç verici başarısızlığını ortaya çıkardığı konusunda hemfikir. Suudi Arabistan'ın bu dev füzeleri engelleyebilmek için gözünü Rusya'nın savunma sistemlerine çevirdiği bilgileri birbiri ardınca gelirken, bu durum Riyad'ın ABD yapımı füze savunma sistemi Patriot hakkında endişeli olduğu gerçeğini doğruluyor.

Askeri ve siyasi kaynaklara göre, Suudi Arabistan ve Rusya S-400 tipi gelişmiş hava savunma sistemlerini krallığa temin etmek için karşılıklı olarak ayrıntılı bir anlaşma taslağı hazırlamaya başladılar. Çünkü S-400 sistemi, Yemen'in balistik füzelerinden kurtulmak için Suudi Arabistan'ın son umudu.

 

Yemen füzeleri Patriotları rezil etti

Bu bağlamda konuşan Amerikalı uzman Joseph Cirincione, Yemen'in kendi füze cephanesini geliştirdiğini belirterek, bu durumun savaş kapsamını genişlettiğine işaret etti. ABD'li uzman, bu füzelerin parçalarının kaçak yollarla İran'dan geldiği iddialarını da yalanladı. Biz de buna binaen, Suudi askeri güçlerinin Yemen'de buharlaşmaya başlamasının, İran'ı saf dışı bırakma ve İsrail'i bölgeye getirme planları için en aşağılayıcı delillerden biri olduğunu söyleyebiliriz ki bu durum “İsrail” in onlarca yıldır kendisini koruyan Patriot sistemlerinin başarısızlığından bir askeri ders çıkarmasını kaçınılmaz olarak sağlayacaktır.

Haftalık olarak yayın yapan Amerikalı “The National İnterest” gazetesi 6 Aralık tarihinde yaptığı yayında: “Amerika düşman füzelerini engellemek konusunda yeterli korumaya sahip olduğuna inandığı bu sahte güvenceye dayanarak savaşa girerse, gerçekte yalnızca bir elekten ibaret olan bu Patriot füzelerinin başarısızlığı durumunda ne olacak?” sorusunu gündeme getirdi.

Bu çıkarım, Amerika'nın meşhur bilimsel dergisi olan “Mechanics” ve ülkenin en büyük günlük gazetesi “The New York Times” tarafından da kabul edildi.

Ancak sözde füze savunma sistemlerine en katı eleştiri, roket bilimi uzmanlarından oluşan Araştırma ekibinin direktörü analist Jeffrey Lewis'tan geldi. Patriot hakkındaki tüm resmi açıklama ve propagandaları yalanlayan Lewis şu ifadeleri kullandı: “Resmi hükümetler bu savunma sistemlerinin etkinliği hakkında yalan söylüyorlar ya da yeterli bilgiye sahip değiller.. Bu durum bizim için büyük bir endişe kaynağı olmalıdır.”

Lewis, Riyad havaalanını hedef alan “Burkan 2– H” füzesine işaret ederek, olay yerine saçılmış olan parçalardan yola çıkarak teknik verilere göre, bu füzelerin Suudi Arabistan'ın “Pac-3” tarzlı füze savunma sistemlerinin bataryalarını yanıltabildiğini açıkladı. Çarpışma noktasından 12 km uzaklıkta elde edilen parçaların görüntüleri, bu parçaların roketin gövdesi ve motoruna ait olduğunu gösteriyor. Yemen'de fırlatılan balistik füzenin savaş başlığına gelince, gazeteye göre uzmanlar bu konu hakkında şöyle düşünüyor: “Başlık, herhangi bir engele takılmadan hedefe ulaşana kadar yolunu sürdürdü, engelleyici füzelerin üzerinden geçti ve sonunda havaalanı pistinde patladı.”

Yemen ordusu ve devletinin füze stokuna baktığımızda, bu stokun bugün doğmadığını görmüş olacağız. Stokta Rusya'nın sıvı yakıtla çalışan “Scud” füzesinin modeli tedarik edilmiş ve 1950'lerde Sovyetler birliği ordusunda hizmete girdiğinden bu yana üzerinde pek çok değişiklik yapılmıştır.

Yemenli “Burkan 2-H” füzesi ise, İran, Suriye ve Kuzey Kore'nin yanı sıra, Arap ülkelerinden de Libya, Cezayir, Mısır ve Sudan tarafından benimsenen, Sovyetler tarafından üretilen “Scud” füzesinin aslının modifiyeli şeklidir.

Yemen'in füze tarihine döndüğümüzde, bu ülkenin Kuzey Kore tarafından üretilen “Huasong-5 ve 6” füzelerini cephaneliğine dahil ettiğini görüyoruz. Joseph Cirincione'ye göre, “Yemen füze teknolojisi ile ilgili 30 yıllık bir tecrübeye sahiptir ve gerektiğinde üzerinde tadilat yapabilecek teknik yeterliliğe ulaşmıştır.” Amerika'nın, “Burkan 2-H” füzesinin İran endüstrisinin izlerini taşıdığı yönündeki suçlamalar ise pek çok ABD'li kaynak tarafından alay konusu edildi. Çünkü suçlamayı yönlendiren taraflar, belgelenmiş bilimsel bir dayanağa sahip değiller.

Amerikalı uzman Joseph Cirincione'nin, bu konudaki bakış açısında vurgulamak gereken en önemli nokta şudur:

Yemen kendi füze cephanesini geliştirmesi durumu, savaş kapsamını genişletmiştir. Bu, füzelerin parçalarının kaçak yollarla İran'dan geldiği iddialarını da yalanlıyor. Biz de buna binaen, Suudi askeri güçlerinin Yemen'de buharlaşmaya başlamasının, İran'ı saf dışı bırakma ve İsrail'i bölgeye getirme planları için en aşağılayıcı delillerden biri olduğunu söyleyebiliriz ki bu durum “İsrail” in onlarca yıldır kendisini koruyan Patriot sistemlerinin başarısızlığından bir askeri ders çıkarmasını kaçınılmaz olarak sağlayacaktır.

Sonuç olarak, Amerikan ordusunun liderleri üzerinde söz verdikleri elektronik koruma sistemine olan güvenin buharlaşmasından dolayı büyük bir endişe gözlemlenebilir. Bu endişe, özellikle de Başkan Trump'ın “başarısızlığı sahada kanıtlanan” füze savunma sistemlerinin etkinliği hakkında yaptığı çapıcı açıklamasından sonra iyice tırmanışa geçmiş gibi görünüyor.

Kaynak: alwaght
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler