Siyonist projinin sonu.jpg

"Siyonist Proje"nin sonu birkaç yıl içinde

İsrail'in ömrünün 2022 yılında sona ereceğini müjdeliyorlar. Bundan dolayı biz Allah'ın (Çetin, kuvvetli kullarımızı üzerinize gönderdik – İsra 5) diyerek şereflendirdiği grubun eliyle bu varlığın sonunun, yaklaştığına inanıyoruz. Biz Aynı zamanda Seyyid Ali Hamanei'nin İsrail'in 25 yıl değil önümüzdeki birkaç yıl içerisinde yok olacağına inandığını düşünüyoruz.

6 Mart 2018 Salı

İNTİZAR - İsrail'in Gazze şeridine dayattığı katı abluka, dünyanın en yoğun nüfusa sahip bölgesi olan ve kapısız en büyük hapishane olarak adlandırılan Beka'daki iki milyon Filistinliyi baskı altına almak için sürdürülen eylemlerin gölgesinde, daha zor, acımasız ve tehlikeli bir hal aldı.   

Abluka on ikinci yılına girerken, Gazzeliler de zor ekonomik koşulların yanı sıra likidite eksikliği, artan işsizlik, yoksulluk ve sefaletin getirdiği ağır şartlar altında hayatlarını sürdürmeye devam ediyor. Filistin liderliğinin, Gazze şeridine karşı yürüttüğü uygulamaların şiddeti artarken, nüfus bölgesindeki Refah sınır kapısı hala kapalı kalmaya devam ediyor.

Gazze şeridindeki tüm hizmet kurumları neredeyse çökmüş durumda. Buradaki ana hedef, Gazze Şeridini dize getirmek ve Gazzelilerin davasını ulusal bir davadan, insani bir mesele haline getirmektir… Yani Gazze Şeridi, geçiş yollarının açılması, yeniden yapılandırılması ve halkının karnının doyması için Direnişin silahlarını terk etmeye zorlanıyor… Hedef, kendilerine sunulan yüzyılın anlaşması dedikleri çözüm yolunu Gazzelilere kabul ettirmek. Amerikan projesi, Siyonist İsrail sağ kanadından daha çok, Amerikan Siyonist üçlemesinin elinde şekillenmiş durumda. Ancak Allah'ın izniyle Filistinlilerin dayanıklılığı üzerine oynanan tüm komplolar bozguna uğratılacaktır.

İsrail yönetimindeki idari ve ahlaki yolsuzlukla ilgili ilk önce şunu söylemek gerekiyor, Kur'an-ı Kerim'de Siyasi bir hareket olarak şöyle tanımlıyor: (Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa -fitne uyandırmışlarsa- Allah onu söndürmüştür. Onar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez.- Maide-64) Hali hazırdaki işgal projeleri hakkında ise:  (Biz, Kitap'ta (Tevrat'ta) İsrailoğullarına, “Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz” diye hükmettik. – İsra-4) Öyleyse bu kavmin yolsuzluğu ve bozgunculuğu, üzerinde durmamız gereken bir meseledir. Küresel Yolsuzluk Algı Endeksini bir kenara bırakırsak, dünyanın her yerindeki fitne ve bozgunculuklar incelendiğinde, eğer büyük bir yolsuzluk ya da bozguncu bir proje görürseniz, mutlaka arkasında Siyonistleri göreceksiniz. Özellikle bölgede harekete geçirilen savaş ve bölüştürme projesinin en önemli mimarı elbette Siyonistlerdir. Siyonist varlıktaki kültürel, düşünsel ve ahlaki yolsuzluğun yanı sıra, hepsinden daha önemlisi bu varlığın, başka bir halkın hakları, özgürlüğü, hayatı ve geleceği üzerine kurulmasıdır. İşgal edilmiş toprakların sahiplerinin umutlarının çalınması, öldürülmesi, yıkılması, çalınması ve bölgede yürütülen etnik temizlik insanlığa karşı işlenmiş sınırsız bir suçtur.  

İsrail rejimindeki iç yolsuzluklara gelirsek, Siyonist rejim küresel sınıflandırmada önde gelmesine rağmen, yolsuzluk olgusu iyiden iyiye büyümeye başladı.. 2016 yılında 28'inci sırada yer alırken, 2017 yılında 32'inci sıraya düşen Yolsuzluk Algı Endeksi, her yıl daha çok geriliyor. Son zamanlarda Siyonist medyasında, yolsuzluk skandallarına ilişkin raporlar nerdeyse hiç yer almıyor. İsrail'de yönetimin dürüstlüğü hareketi lideri Avukat İlad Shraga, bu konuyu değerlendirdiği bir sunumda, İsrail'de yolsuzluk algısının, İsrail yönetiminin istikrarını tehdit edecek kadar endişe verici hale geldiğini söyledi. İsrail eski Güvenlik Bakanı Moşe Yalon, İşgal edilmiş Kudüs'te yaptığı bir konuşmada, “İran'ın bombaları” değil de İsrail toplumunu etkileyen yolsuzlukların, kendisini rahatsız ettiği ve uykularını kaçırdığını dile getirdi. İsrail'de art arda gelen hükümetlerde yolsuzluğun belirginleştiğini söyleyebiliriz. Uzun zamandan beri her yıl bakanlar, güvenlik liderleri ve kabine üyeleri hakkında yolsuzluk, taciz, uyuşturucu davaları, rüşvet ve dolandırıcılık suçlamaları gibi yeni skandallar ortaya çıkıyor.

Siyasi, finansal ve sosyal yolsuzluk vakaları, sağcısından solcusuna kadar her kesime ait siyasi kişilikler tarafından uygulanıyor. Eski Cumhurbaşkanı Moşe Katsav'ın beraberinde çalışan birkaç kadın görevliye tecavüz girişimi bu skandallardan sadece biridir. Aynı şekilde, rüşvet alma suçuyla 20'den fazla İsrailli yetkilinin yolsuzluk suçlamasının arkasındaki Vergi Dairesi Başkanının tutuklanması, eski Maliye Bakanı Abraham Hirschson'un hırsızlık, eski Başbakan Şaron'un rüşvet suçlamaları ve Eski Başbakan Ehud Olmert'in yolsuzluk ve vergi kaçakçılığı suçlamalarıyla istifa etmesi de İsrail'deki yolsuzluk vakalarından birkaçıdır. İsrail'de onlarca üst düzey siyasi ve politikacı, yargılandığı dava yüzünden istifa etti. Bugün Netanyahu aleyhine bir iddianame yayınlanırsa, Siyonist arenasından büyük bir kaos ve kargaşaya sebep olacaktır. Tüm bunlar medyada çok yer almayan, ancak İsrail'in iç yüzünü yansıtan gerçeklerdir. Bu temelde, Dünya Bankası, İsrail'deki yolsuzluk oranının, gelişmekte olan ülkelerin normal oranlarını aşan ortalamaya ulaştığını ve devlet kurumlarındaki yolsuzlukların %8.8'i geçtiğini içeren bir rapor yayınladı. İsrail'de yolsuzluk, normal hayatın bir parçası haline geldi.

Uzmanlar, Siyonist devletin yolsuzluk seviyesinin, Siyonist toplumun içinde bulunduğu maddi eğilimin bir sonucu olduğuna inanıyor. Bu eğilim, büyük toplumsal ve sınıfsal farkların ortaya çıkmasına sebep oluyor. 1990'lı yılların sonlarında benimsenen vahşi kapitalizm, ekonomik ve idari yolsuzlukların büyümesi ve gelişmesini hızlandırdı. Aynı şekilde yürütme organlarının zayıflaması ve gerilemesi, yolsuzluğu devlet organlarında daha çok ortaya çıkardı.

İsrail'in sonu yakınlaşmıştır. Bununla ilgili ilk olarak şunu söylemek gerekiyor: İsra suresindeki ilahi müjde bize Siyonistlerin sonunu haber veriyor: (İkinci bozgunculuğun zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide (Beyt-i Makdis'e) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye (üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik.) Bu ayetin metninde -fe- bağlacının kullanılması, Siyonist düşmanın projesinin bozguna uğramasının uzun sürmeyeceği anlamına geliyor.

İkincisi: Tevrat'taki Yahudi kehanetleri Siyonist projesinin 80 yıldan fazla sürmeyeceği, özellikle de 76 yıl süreceğini vurguluyor. Yani, birkaç yıl içerisinde Siyonist projesinin sonunu göreceğimize işaret ediliyor.

Üçüncüsü: Özellikle sağ kanat olmak üzere, mevcut Siyonist politikaları, açık bir şekilde “Ya her şey bizimdir, ya da hiçbir şey bizim değildir” diyor. Bunun cevabı çok basit; hiçbir şey onların değildir. Çünkü onlar, aşamaları yakıp yıkarak, kendilerinin sonu olacak olan Kudüs meselesi ile son adıma geçtiler.

Dördüncüsü: İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, ev sahipliğini yaptığı “Yıllık Tevrat” adı verilen konferans sırasında şaşkınlığa uğrattı. Netanyahu, Haşmoniler devrinin çöküşü ve İsrail'in yıkılma ihtimalini kıyaslayarak şu sözleri kullandı: “Haşmoniler tarafından kurulan krallık 80 yıl dayanmıştır. İsrail'in bağımsızlığının 100'üncü yılını kutlamak için, İsrail'in önümüzdeki 30 yıl dayanmasını sağlamalıyız.” Haaretz gazetesine röportaj veren seminer katılımcıları, Netanyahu'nun sözlerinin, İsrail'in kalıcılığı ve onu çevreleyen pek çok tehdit karşısındaki dayanıklılığı konusunda aklını meşgul eden büyük endişelerin göstergesi olduğuna işaret ettiler. (10.10.2017 al-watan gazetesi)

 Beşincisi: 2012 yılında Kissenger, İsrail'in 10 yıldan fazla dayanamayacağı öngörüsünde bulundu. New York Post Amerika gazetesi bunu şu sözlerle aktardı: “Former Secretary of State Henry Kissinger quoted In years, there will be no more Israel.” (Eski Dışişleri Bakanı Henry Kissenger birkaç yıl içerisinde artık İsrail olmayacak dedi.)

Altıncısı: Kur'an'ın matematiksel mucizelerinde, bu teoriyi doğrulayan çalışmalar mevcuttur. Nihad Bessam Cerrar gibi cümle hesabı uzmanları İsrail'in ömrünün 2022 yılında sona ereceğini müjdeliyorlar Bundan dolayı biz Allah'ın (Çetin, kuvvetli kullarımızı üzerinize gönderdik – İsra 5) diyerek şereflendirdiği grubun eliyle bu varlığın sonunun, yaklaştığına inanıyoruz. Biz Aynı zamanda Seyyid Ali Hamanei'nin İsrail'in 25 yıl değil önümüzdeki birkaç yıl içerisinde yok olacağına inandığını düşünüyoruz. Ne var ki, son zamanlarında bu varlık ile normalleşmeye çalışanlar için üzgünüm. (Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.  Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi. – Enfal 22-23)

Nasır Ebu Şerif – İslami Cihad Hareketi lideri
Kaynak: iuvmpress
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler