88147-maxresdefault.jpg

Savaş davulları çalıyor… Bu yaz bölgeyi sıcak savaşlar bekliyor

Ortadoğu'daki savaşların ve aynı şekilde devrimlerin çoğu, yaz aylarında başlamıştır. İsrailliler arasındaki endişe durumuna bakılırsa, önümüzdeki yazın bu konuda bir istisna olmayacağı ortadadır. Ortadoğu halkının ellerinde kaybedecekleri hiçbir şey kalmadı. Ve eğer fitili ateşlenirse gelecek savaş asla geçmiştekilerle aynı şekilde olmayacak gibi görünüyor.

27 Nisan 2018 Cuma

İNİTİZAR - ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın nükleer anlaşmasından çekilmesine ilişkin belirlenen tarihin (12 Mayıs) iki hafta öncesinde olmamıza rağmen, karşılıklı tehditler git gide kızışıyor. Bir yanda Amerika ve İsrail cephesi, diğer yanda İran cephesi, tehlikeli bir dönüm noktasına giriyor. Öyle görünüyor ki, Suriye, bu çarpışma için olası savaş meydanı olacak.

Başkan Trump, yüksek dozda tehditler içeren bir dille yazdığı tweette şu sözleri kullandı: “İran nükleer silah programını sürdürürse, her zamankinden daha büyük problemler ile karşı karşıya kalacaktır. (İran) Bölgedeki tüm problemlerin sebebidir.” Trump'ın müttefiki Benyamin Netanyahu ise, şu ifadeleri kullanarak daha ileri gitti: “Nükleer silah elde ederek bizim yok olmamızı isteyen ülkelere izin vermeyeceğiz… Anlaşma, ya baştan aşağı değişsin, ya da iptal edilsin.”

Bu çılgın tehditler, İran'ı asla korkutmaz ve anlaşmadan geri adım attıramaz. Fars Körfezi'ndeki ABD üssü ve işgalci İsrail devleti için endişe kaynağı olan balistik füzeleri test etmenin yasaklanmasına yol açacak bir değişikliğe de sebep olmaz. Çünkü İranlılar, bölgedeki diğer tecrübeleri sayesinde, tek bir geri adımın dipsiz bir tavizler zincirine yol açacağını ve Amerikan baskısını reddeden sağlam bir duruşun, en az yükümlülük olduğunu çok iyi biliyorlar.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri General Ali Şemkhani, katıldığı bir televizyon röportajında, İran'ın nükleer program konusunu tartışmaya açmayacağını ve anlaşmadan çekilmemesi için Trump'a bir bedel ödemeyeceğini vurgulayarak bu konuya işaret etti. Suriye'deki “Teyfur” Askeri Havaalanının bombalanması ve yedi İranlı müsteşarın öldürülmesine cevap olarak İsrail'i geri dönüşsüz bir cezanın beklediği vaadinde bulunan Şemkhani şöyle söyledi: “Siyonist varlığa verilecek cevabın nasıl, ne zaman, nerede ve ne şekilde olacağı hükümetimiz tarafından daha sonra tayin edilecektir.”

Hizbullah'a yakın kaynaklar, İran'ın cevabının kaçınılmaz olacağı ve etkisi ile büyüklüğünün herkesi şaşkınlığa uğratacağını vurgulayarak, bu stratejik meseleden geri dönmenin mümkün olmadığını çünkü bu işin İran devletinin saygınlığı ile ilgili bir konu olduğunu belirtti.

Yahudi medyasından “Yediot Ahronot” gazetesi, geçtiğimiz hafta İsrailli yetkililerin “Ordu, İran'ın tehditlerini ciddiye alıyor ve teyakkuz halindedir” sözlerini aktaran bir habere yer verdi. Avigdor Lieberman ise, “Suriye ordusunun, uçaklarımıza karşı Rus savunma füzelerini kullanması haline İsrail Ordusu cevap verecektir, çünkü bu savunma silahları bize karşı kullanılmamalıdır. Biz de Suriye'nin içişlerine karışmayız” sözleri ile küstahlığını daha önce görülmemiş bir seviyeye taşıdı.

Eski İsrail Hava Kuvvetleri Başkanının itiraflarına göre, son beş yıl içinde İsrail uçakları Suriye topraklarında yüzlerce saldırı düzenledi. Madem bu saldırılar Suriye'nin içişlerine müdahale olarak kabul edilmiyor, o zaman müdahale bu değildir de nedir? Burada, kendini savunmak için Rus füzelerini kullanırsa Suriye'yi bombalama tehdidinden daha büyük bir küstahlık yok mudur? Peki, Suriye bu füzeleri neden elinde bulunduruyor? Lübnan'dan gelecek bir saldırıya karşı mı?

İranlı General Şemkhani'nin, İsrail'i geri dönüşü olmayan bir cezanın beklediğini vurgulaması, bu yanıtın çabuk geleceği anlamına geliyor. Belki de 6 Mayıs'ta gerçekleşecek olan Lübnan'daki parlamento seçimlerinin sona ermesinden sonra veya Trump'ın gelecek hafta nükleer anlaşmaya ilişkin nihai kararını almasından sonra gerçekleşecek olabilir. Çünkü Hizbullah, bu cevabın gecikmeden gerçekleştirilmesini istiyor

Ortadoğu'daki savaşların ve aynı şekilde devrimlerin çoğu, yaz aylarında başlamıştır. Twitter'daki öfkenin tırmanmasına ve İsrailliler arasındaki endişe durumuna bakılırsa, önümüzdeki yazın bu konuda bir istisna olmayacağı ortadadır.

Bölge halkı, dayatılan bu savaşlara adapte olarak büyük bir tecrübe kazandı. Yaşadıkları toprakların derinliklerinde herhangi bir savaş meydana gelmeyen İsrail halkının durumunun aksine, Ortadoğu halkının ellerinde kaybedecekleri hiçbir şey kalmadı. Ve eğer fitili ateşlenirse gelecek savaş asla geçmiştekilerle aynı şekilde olmayacak gibi görünüyor.

Abdulbari Atvan
Kaynak: Ray el-Yevm
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler