trumpkudus.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  Trump, Ramazan bayramdan sonra yüzyılın anlaşmasını ilan etmeye hazırlanıyor

Trump, Ramazan bayramdan sonra yüzyılın anlaşmasını ilan etmeye hazırlanıyor

Başkan Donald Trump'ın, bu anlaşmanın detaylarını Ramazan ayından sonra açıklayacağı bilgisine yer verildi. Raporda, Trump'ın damadı Jared Kushner, ABD Ortadoğu barış elçisi Jason Greenblatt ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile birlikte anlaşmanın ana hatlarının belirlendiği kaydedildi.

22 Mayıs 2018 Salı

İNTİZAR - Amerikan Büyükelçiliğinin işgal altındaki Kudüs'e taşınması kutlamaları ve Kudüs'ün işgalci İsrail'in ebedi başkenti olarak atanmasının, Filistin'in gasp edilmesinin 70'inci yıldönümü ile aynı zamana denk getirilmesi, “Yüzyılın anlaşması” kapsamında ilk ve en önemli adım olarak geldi. Eğer işler Trump yönetiminin istediği şekilde giderse, Filistin davasının nihai tasfiyesi somutlaştırılacaktır.

Amerikan Elçiliğinin taşınmasının hızlandırılması, Yüzyılın anlaşmasının ilanına hazırlık olarak Arap ülkelerinin tepkilerini ölçmek için, Nekbe'nin 70'inci yıldönümü gösterileri ile aynı zamana denk getirildi. Ne yazık ki, altı haftadan fazla kitlesel gösterilere ev sahipliği yapan Gazze Şeridi dışındaki Filistin topraklarında ve diğer tüm Arap toplumlarında tepki çok cılız oldu. Gazze'de meydana gelen gösterilerde 100'den fazla kişi şehit olurken, 3 binden fazla Filistinli de İsrailli keskin nişancılar tarafından yapılan saldırılarda yaralandı.

Uluslararası Associated Press haber ajansı, ismini vermek istemeyen 5 Amerikalı yetkiliden aktardığı bir raporu yayınlayarak, bahsi geçen anlaşmayı pazarlamak için bir “sızdırma operasyonu” başlattı. Raporda, Başkan Donald Trump'ın, bu anlaşmanın detaylarını Ramazan ayından sonra açıklayacağı bilgisine yer verildi. Raporda, Trump'ın damadı Jared Kushner, ABD Ortadoğu barış elçisi Jason Greenblatt ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile birlikte anlaşmanın ana hatlarının belirlendiği kaydedildi.

ABD elçiliğinin taşınması ve İsrail'in Kudüs'te gerçekleştirdiği katliama karşı ortaya koyulan cılız tepki, hatta suç ortaklığı, başta Mısır, Ürdün ve Körfez ülkeleri olmak üzere Arap dünyasının gelecek aşamada Amerika'nın planlarının ayrıntılarını anladıkları mesajı veriyor. Olağanüstü bir Arap zirvesine bile çağrı yapmayan bu Arap ülkelerinin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrıda bulunduğu İslam Zirvesi'ne katılımları ise en düşük seviyedeydi. Arap ülkelerinin büyük kısmı, zirvede Dışişleri Bakanları tarafından temsil edildi. İsrail ile diplomatik ilişkileri olan Arap ülkelerinden hiç biri, Türkiye, Bolivya, Güney Afrika, İrlanda ve Belçika gibi Arap ülkesi olmayan ülkelerin yaptığı şekilde, elçiliklerini çağırmaya ya da İsrail Büyükelçisini ülkesine göndermeye cesaret edemedi. Bu, önümüzdeki aylarda şok etkisi yaratacak gelişmelerin habercisi olabilir.

****

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi, geçtiğimiz günlerde İsmail Heniyye'yi Kahire'ye çağırarak, Ariş Havaalanı'ndan özel uçak ve kendisine eşlik edecek bir heyet gönderdi. Amerika'nın talebi üzerine gerçekleşen bu girişim, geri dönüş yürüyüşlerini durdurmak ve Gazze Şeridi'ndeki durumu sakinleştirmenin yanı sıra, 10 yıllık bir ateşkes önerisini görüşmeyi hedefliyordu. Hamas çevreleri, Gazze Şeridi'ndeki kuşatmayı kıracak bir anlaşmanın ihtimal dâhilinde oluğu yönünde bilgiler sızdırmaya başladı.

Amerika ile Mısır, Ürdün ve Körfezdeki Arap müttefikleri, Filistinlilere karşı “sopa ve havuç” politikasını izleyecekler. Yani diğer bir deyişle, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki liderleri, mali yardımı durdurma ve ablukayı sıkılaştırma “sopası”nı vuracak. Kudüs ve geri dönüş hakkından vazgeçmeleri ve anlaşmaya muhalefet etmemelerinin karşılığında, Araplar ve batılıların fonları ile Gazze ve Batı Şeria'ya yüklü miktarda para sağlanması ise bu politikanın “havucu” olacak.

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi'nin, olağanüstü ve daha önce görülmemiş bir şekilde Ramazan boyunca sınır kapısını açma kararı, geri dönüş yürüyüşünün ivmesini hafifletmek veya durdurmanın yanı sıra, ortamı sakinleştirmek, Gazze halkının öfkesini dindirmek ve yaşam koşullarını iyileştirmek üzere olası bir anlaşma çerçevesinde geldi. Çünkü onlar, Hamas'ın talebi üzerine Amerika'nın planlarına karşı ayaklandı, Büyükelçiliğini taşınması kutlamalarını sekteye uğrattı ve İsrail'in iğrenç terörist yüzünü açığa çıkardılar. Ancak Eğer Hamas Hareketi liderliği, Amerika'nın Arap tabağında sunduğu “havucu” reddederse, fotoğraf köklü bir şekilde değişebilir. Çünkü burada, isyan bayrağını kaldıracak çok güçlü akımlar bulunuyor.

Yüzyılın anlaşması hakkında şimdiye kadar basına sızdırılan ayrıntılar, Gazze Şeridi'ni semirtmeyi ve Ariş ile Şeyh Zuveyd şehirleri dâhil olmak üzere Sina topraklarından sahil boyunca 720 km'yi eklemeyi içeriyor. Mısır'ın, Nakab'daki işgal edilmiş Filistin topraklarından aynı alanı alması üzerine, liman ile havaalanı yapmayı ve buna karşın, Mısır-Ürdün-Suudi Arabistan sınırında Neom şehrinin kurulması, buradaki işsizler için 500 milyar ödenmesi ve Mısır ekonomisine dolaylı yollardan daha fazla yatırım yapılması, anlaşma hakkında sızdırılan diğer ayrıntılar arasında yer alıyor. Buna göre, Batı Şeria'ya ise, ekonomik barış ve özerk yönetim için koşulların iyileştirilmesinin dışında bir şey düşmüyor.

İşbirliğini reddetmesi halinde Filistin yönetimine maddi yardımın dondurulması, Amerika'nın kalın sopasını temsil ediyor. Şu anda, bu yılın bütçesinden 200 milyon Dolar ve UNRWA bütçesinden ise 65 milyon Dolar donduruldu.

***

Başta Suudi Arabistan olmak üzere bazı Körfez ülkelerinde, Filistinlilere karşı tırmandırılan karalama kampanyaları, topraklarını sattıkları suçlamaları ve rejime yakın "elektronik askerler" ve önemli yazarların düzenli bir plan çerçevesinde İsrail ile normalleşme sürecini pazarlamak üzere görevlendirilmesi gibi hamleler, bu anlaşmayı geçirmek için Körfez ülkelerinin üstlendiği rolü yansıtıyor. Geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan'da normalleşmeye karşın muhalif tavırları ile bilinen 5 aktivistin tutuklanması, bunun ilk adımlarındandır.

Direniş Ekseninin hedeflenmesi, Suriye'de İsrail tarafından İran'ın askeri mevkilerinin bombalanması, Seyyid Hasan Nasrallah ve Hizbullah'ın 9 liderine yaptırım dayatılması, Hizbullah'ın siyasi ve askeri kanadının tümüyle terörist listesine alınması ve bu çerçevedeki tüm eylemler, yüzyılın anlaşmasını dayatmak için Amerika'nın izlediği politikalardır. Aynı zamanda Amerika ve İsrail'in, İslam ve Arap dünyasının zayıf durumunu tekrarlanmayacak tarihi bir fırsat olarak değerlendirmesidir.

En önemli dayanakları, yani işgal edilmiş Kudüs meselesinin çözümünün tahliye edilmesi, Kudüs'ün denklemden çıkarılması ve müzakere masasından kaldırılmasının ardından, İsrail'in yakın zamanda Arap barış girişimini kabul eden bir açıklama yapmasını uzak görmüyoruz. Aynı şekilde mübarek Ramazan bayramının ardından, İsrailli ve Arap yetkililerin karşılıklı ziyaretlerde bulunması da yüksek ihtimal dâhilindedir.

Önümüzdeki yaz Araplar için normalleşme yazı olabilir. Önümüzdeki günlerde, zehirli anlaşmanın ayrıntıları üzerindeki perdenin kaldırıldığını görebiliriz.

Abdulbari Atvan
Kaynak: Ray el-Yevm 
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler