netanyahu_1.jpg

Azerbaycan İsrail ile dostluğunu gizlemiyor

Siyonist İsrail ile bölgede işbirliği halinde olan Suudi Arabistan, BAE gibi Arap ülkelerinin bu işbirliğini bir adım öteye taşıyarak bir ittifak oluşturma gayreti içerisinde bulunulduğu bilinen bir durumdur. Bu ülkelerden farklılık arz eden Azerbaycan da gergin ortama rağmen Siyonist rejim ile ilişkilerinde mesafe almak, hatta bu ilişkileri İran'a karşı kullanmak gibi bir tutum sergiliyor.

30 Mayıs 2018 Çarşamba
İNTİZAR - Azerbaycan'ın İsrail ile ilişkileri yeni değil. Aslında Azerbaycan İsrail ile ilişkilerini pek de gizlemedi. Fakat ABD Başkanı Donald Trump'ın tartışma ve gerilim yaratan Kudüs kararının uygulanarak, Amerikan Büyükelçiliğinin Tel Aviv'den Kudüs'e taşınması ile birlikte meydana gelen olaylarda bir çok Filistinlinin İsrail ordusu tarafından katledilmesi sonrasında İslam dünyasında meydana gelen hassasiyetin dikkate alınması beklenirken Azerbaycan, üst düzey yetkililerden oluşan bir heyeti İsrail'e göndermiştir. Böylece böylesi bir hassas süreç içerisinde gerçekleşen bu resmi ziyaretle Azerbaycan'ın siyasi tercihlerinin hangi yönde seyredeceği de netleşmiş oldu.  
 
Ercan Caner'in tercümesi ile sunsavunma.net sitesinde Türkçesi yayınlanan aslı Siyonist yazar Batya Jerenberg imzası ile World Israel News'te yer alın haber yorum yazısı bu anlamda oldukça dikkat çekici bilgiler içeriyor. Bu yazıda Arezbaycan'ın İsrail ile ilişkilerinde hangi stratejinin sonucu olarak böylesi bir güzergah izlediği de gayet net bir şekilde ortaya konuyor. Körfezdeki Arap krallıklarının ortak endişesi olan ve bölgede Siyonist planların ve bu planların hamisi olan Batılı ülkeler ve başta Amerika'ın bütün hesaplarını çıkmaza sokan Direniş Ekseni ve bu eksenin lokomotifi olan İran, Azerbaycan'ın da İsrail ile birlikteliği tercih etmesinin sebebi. En nihayetinde Batı'nın, özellikle Amerika ve onun biricik varlığı olan İsrail'in bölgedeki çıkarları ile kendi çıkarlarını tevhid eden diğer Arap ülkeleri gibi Azerbaycanda aynı safta yer almayı tercih ediyor.
 
Türkiye'de Azerbaycan ile yakınlığa vurgu yapılırken "iki devlet tek millet" tanımlaması oldukça meşhurdur.  Fakat İsrail ile ilişkilerde bu iki ülke yönetimleri arasında bir fark olduğunu söylemek gerekiyor. Her iki ülke de İsrail ile ilişkilerde oldukça sıkı bir işbirliği içerisinde olsalar da, Azerbaycan Türkiye'den farklı olarak İsrail ile olan ilişkilerini yaşanan gerilimlere rağmen açıklıkla ortaya koyuyor. Toplamda ise aslında çok azı müstesna İslam ülkelerinin bir çoğu İsrail ile ilişkilerini devam ettirirken, işgal altında yaşayan Filistinliler bunun bedelinin ağır bir şekilde ödüyor. İslam coğrafyasının geri kalanı da İsrail ile ilişki içerisinde olmalarının bedelini büyük bir zillete maruz kalmak ile ödüyorlar. Bu durum aslında adı konulmamış bir zımmi işgal, sömürge, tutsaklık, özgürlük kısıtlaması olarak İslam coğrafyasına yansıyor. 
 
Azerbaycan'ın İsril ile ilişkileri üzerinden dikkat çekici tespitler ve bilgiler içeren söz konusu yazının içeriğinde Siyonist bir yaklaşım kendini net bir şekilde ortaya koyuyor. İsrail ordusunun katlıamı sıradan bir durum gibi yansıtılırken İsrail işgaline ve Amerika'nın provokasyonuna karşı sivil bir direnişi ortaya koyan Filistinlilere ise terörist tanımlaması yapılırken, sanki bu tablo masummuş gibi Azerbaycan heyetinin aldırmadan gerçekleştirdiği ziyareti buna adeta bir delil olarak ortaya koyuyor. Bahse konu olan bu yazıyı ilginize sunuyoruz...
 
 
Gerilimlere Aldırmayan Müslüman Azerbaycan Heyetinin İsrail Ziyareti
 
Yahudi devleti ile iyi ilişkilere öncelik veren Azerbaycan,  İslam dünyasının İsrail'e karşı geleneksel tutumuna karşı çıkmayı sürdürüyor.
 
Bu yıl 14 Mayıs tarihi, miladi takvimde İsrail'in 70'inci kuruluş yıldönümü olması ve Amerikalıların elçiliklerini Kudüs kentine taşıması nedeniyle İsrail açısından tarihi bir gün olmuştur.
 
Yine aynı gün, sınırda HAMAS tarafından yönetilen isyanda öldürülen Gazzeli teröristlerin sayısı da en yüksek rakama ulaşmış ve Yahudi devletin Müslüman dünyası tarafından yaygın şekilde kınanmasına neden olmuştur.
 
Haaretz gazetesinin haberine göre; bir Müslüman ülke olan Azerbaycan ise, ulusal çıkarlarını ilk sıraya koyarak İsrail karşıtı koroya katılmayı reddetmiştir.
Azerbaycan Cumhuriyeti bu nedenle, üst düzey yetkililerden oluşan bir heyeti geçtiğimiz hafta Pazar-Salı günleri arasında İsrail'e göndermiştir. Bu toplantı, iki ülke arasındaki ticari bağları geliştirmek maksadıyla hükümetler arasında yapılan ilk ekonomik komite toplantısıdır. İsrail görüşmelerde, Çevre Koruma ve Kudüs İşleri Bakanı Ze'ev Elkin tarafından temsil edilmiştir.
 
İsrail'in Kadim Dostu
 
Azerbaycan Müslüman bir ülke olsa da İsrail ile tam diplomatik ilişkilere 1992 yılında başlamış ve sadece bir yıl sonra da kendi bağımsızlığını ilan etmiştir. O tarihten bugüne kadar geçen sürede de İsrail ile özellikle hayati önemi haiz mallarda stratejik güçlü ekonomik ilişkilerini sürdürmüştür.
 
 
Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı ile Ceyhan'a ulaşan petrol buradan tankerlerle İsrail'e taşınmaktadır.
 
İsrail  Azerbaycan'a 2016 yılına kadar toplam 5 milyar dolar tutarında silah satışı gerçekleştirmiş ve Azerbaycan tahminlerine göre de petrol ihtiyacının %66'sını  her yıl Türkiye topraklarından geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı üzerinden karşılamıştır. Azerbaycan'a yapılan diğer İsrail ithalatı ise tarımsal ve tıbbi ürünler gibi tamamen sivil maksatlıdır.
 
İstihbarat İşbirliği
 
Belki de çok daha önemli olan ise iki ülkenin istihbarat alanındaki işbirliğidir. İran İslam Cumhuriyeti Suriye'de İsrail'in kapısına dayandığından ve Azerbaycan ile sınır komşusu olduğundan, iki ülkenin de İran yayılmacılığını önleme konusunda güçlü ortak çıkarları vardır. Bazı yabancı istihbarat kaynaklarına göre de İsrail, İran İslam Cumhuriyeti ile ilgili her türlü istihbaratı Azerbaycan topraklarından gerçekleştirdiği  operasyonlar ile elde etmektedir.
 
 
Kuveyt Al-Jarida gazetesinin bugüne kadar doğrulanmayan iddialarına göre Mossad ajanları, İran'ın nükleer silah geliştirme programı ile ilgili binlerce gizli belgeyi Azerbaycan toprakları üzerinden yürütülen bir operasyonla ele geçirmişlerdir. 
 
Dedikodulara göre İran'ın nükleer çabalarıyla ilgili çok miktardaki gizli dokümanlar da Azerbaycan üzerinden elde edilmiştir.
 
Amerikan Bağlantısı
 
Azerbaycan'ın İsrail ile ilişki kurmasında yaygın olarak kabul edilen nedenlerden bir tanesi de ülkenin Washington nezdindeki itibarıdır, Azeriler bu meseleyi diğer Müslüman ülkelerin yaptığı gibi gizli tutma gayreti içinde de değildir.
 
Nisan ayında İsrail'in 70'inci kuruluş yılını kutlama kapsamında, Amerikan başkentinde Azeriler, açık bir şekilde iki  ülke arasındaki bağları kutlayan bir faaliyet düzenlemiş ve faaliyete Amerikan meclis üyeleri ve Yahudi organizasyonlarının önde gelen temsilcileri de katılmıştır.
 
Azerbaycan Cumhuriyetinin Birleşik Devletler Büyükelçisi Elin Suleymanov,  Washington'da düzenlenen en son AIPAC (Amerikan Israel Public Affairs Committee- Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi) konferansına katılmış ve JNS ile yaptığı bir mülakatta, ülkesi ile diğer Müslüman ülkelerin İsrail ile ilişkileri arasındaki farktan söz etmiştir.
 
Konuşmasında; ‘‘Azerbaycan 1,500 yıldan beri  bir Yahudi toplumuna sahiptir. Yahudi yaşam biçimi Azerbaycan toplumunun ayrılmaz bir parçasıdır. Azerbaycan dinlere hoşgörüsü olan bir yer olarak çok iyi bilinmektedir'' ifadelerine yer veren Büyükelçi Suleymanov sözlerini; ‘‘İsrail'in Müslüman devletlerle işbirliğinde örnek bir ülke olmaktan mutluyuz'' şeklinde tamamlamıştır.
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler