77788-cats.jpg

Putin'den Suriye'ye "S-300" füzeleri

İsrail, yüksek dozda endişe yaşıyor. Kibirden gözleri kör olmuş liderliği, güçlü bir tokat yedi. Hizbullah, İran, Suriye ve Gazze Şeridi'ndeki Hamas'ın füzeleri de İsrail'in endişesine endişe katıyor. Tel Aviv'in pişmanlık ve üzüntü seslerini hissettiğimiz gibi, Şam'ın da rahat bir nefes aldığını hissediyoruz.

28 Eylül 2018 Cuma
İNTİZAR - Rus uçağının düşürülmesi ve 15 kişinin ölümüne sebep olan İsrail'in hamlesine, Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putin'in cevap vereceğini geçtiğimiz hafta bu gazetede yazmıştık. Bu cevap, belki Suriye topraklarına saldıran İsrail uçaklarını doğrudan düşürme tehdidi yoluyla olsun, belki de bu görevi yerine getirecek "S-300" füze savunma sistemlerini Suriye Savunma Güçlerine sağlamak yoluyla olsun, bu krizin en büyük kazanan tarafının Suriye olacağını vurgulamıştık. Pek çok kişi, bu sonuca şüphe ile yaklaşırken, bazı kesimler de Rusya Devlet Başkanı Putin'in, Netanyahu'dan korktuğunu ve İsrail ile güçlü ilişkiler kurma isteği içinde olduğunu, bundan dolayı cevap vermeyeceğini söylemeye başladı.
 
Geçtiğimiz Pazartesi günü, Putin Suriyeli mevkidaşı Beşar Esad ile telefon görüşmesi yaparak, ülkesinin iki hafta içerisinde Suriye Hava Savunma Güçlerine gelişmiş "S-300" uçaksavar füze sistemleri teslim edeceğini belirtti.
 
Daha da önemlisi, Rusya Savunma Bakanı General Sergey Şoygu, Pazartesi günü gerçekleştirdiği basın açıklamasında, bu gelişmiş füzelerin hava saldırılarını engelleyebildiği ve 250 kilometrenin üzerinde bir mesafede uçakları düşürebileceğini ifade etti. Buna göre, Suriye'nin derinliklerindeki İsrail uçaklarının Lübnan semalarında Suriyeli ve İranlı hedeflere saldırı düzenleme girişimleri engellenebilecek.
 
General Şoygu, aynı zamanda Suriye Hava Savunma Kuvvetleri komuta merkezlerini, Rusya Ordusunun elinde olan bir otokontrol sistemi ile donatacağını söyledi. Açıklamaya göre bu sistem, tüm Suriye Hava Savunmasının, ülkenin hava sahasındaki Rus uçaklarını tanıyabilmesini sağlayacak. Üstelik, Rusya, Akdeniz üzerinde Suriye'ye saldırı girişiminde bulunan uçakların iletişim sistemlerini de bozacak.
 
***
 
Başkan Putin, İsrail tarafından düşürülen Rus uçağından dolayı, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun özrünü kabul etmedi. Düşen uçakta hayatını kaybeden 15 istihbarat görevlisi için Netanyahu'dan gelen taziyeleri kabul etmeyen Putin, bahsi geçen füzelerin teslim edilmesi ile, İsrail'in bu kibirlenmesine ve büyük Rusya devletine karşı pervasızca davranarak askerlerinin hayatını tehlikeye atmasına kesin ve kararlı bir cevap verdi. Bu durum, kimse tarafından tahmin edilmeyen sürpriz bir gelişme oldu.
 
Rusya Hava Kuvvetleri komutanının İsrailli mevkidaşı ile görüşmesinin tutanakları, Rusya tarafından "kasıtlı" bir şekilde sızdırıldı. Sızdırılan metinde, Rus uçağının düşüşünden İsrail uçaklarının aklanması için gerçekleştirilen soruşturmanın sonuçlarının, İsraillilerin verdiği maddi ve manevi hasardan dolayı Rusların öfkesi ve üzüntüsünü hissettirdiği söyleniyor. Sadece 21 dakika süren toplantı, oldukça ses getirdi ve çok fazla yanlış bilgi içeriyordu. Toplantıda, Suriye kıyılarına yaklaşan herhangi bir uçağın acilen düşürüleceği tehdidinde bulunan Rus Generalin, İsrailli misafirini uğurlamadan salonu terk etmesi dikkat çekti. Suriye kıyılarına özellikle İsrail için 12 adet Sukhoi uçağı ve "F-35" gönderildiğini belirten Rus yetkili, uçakların aslında hedefine ulaştığı ancak herhangi bir İsrail uçağı tarafından yakalanmadıklarını söyledi.
 
Başkan Putin, İsraillilere son derece nazik davrandı. Suriye liderliğine "S-300" füzeleri teslim edilmemesi konusundaki taleplerine cevap verdi. Çünkü bu füzeler, -onlara göre- İsraillilerin güvenliği için tehdit oluşturuyor. General Şoygu, Rusya ve Suriye arasında bir anlaşma imzalandığını, Suriyeli askerlerin, bu sistemlerin kullanımı konusunda eğitim gördüğü ve Suriye hükümetinin 5 yıl önce depozito ödediği bilgilerini doğruladı.
 
Son üç gündür sesini duymadığımız İsrail Savunma Bakanı Avigdor Lieberman, seneler önce, Suriye Ordusuna teslim edilecek olan "S-300" sistemlerinin, İsrail uçakları tarafından yok edileceği tehdidinde bulunmuştu. Acaba Lieberman'ın verdiği söz, hala geçerli midir? Ya da Başkan Putin'in söz verdiği gibi iki hafta sonra Suriye'ye teslim edilecek olan "S-300" sistemlerini yok etmek için uçaklarını gönderecek midir?
 
İsrail uçaklarının Suriye hava sahasını deldiği, Suriye'nin derinliklerindeki hedeflerini vurduğu ve sağ salim geri döndüğü zaman ne Lieberman'ın ne de Netanyahu'nun Rusya ile bir savaşa girebileceğini düşünmüyoruz. Bize göre Rusya Başkanı yalan söylemiyor ve söylediğini yapıyor. Rusya artık İsrail'in hile ve aldatma yöntemleri ile yalanlarından bıkıp usanmış durumda. Bu kanaatin geç gelmesi hiç gelmemesinden iyidir.
 
İsrail, yüksek dozda endişe yaşıyor. Kibirden gözleri kör olmuş liderliği, güçlü bir tokat yedi. Hizbullah, İran, Suriye ve Gazze Şeridi'ndeki Hamas'ın füzeleri de İsrail'in endişesine endişe katıyor. Arap müttefiklerinin de bir çift endişeyi paylaşması bizi şaşırtmıyor. Bu endişelerden ilki, İsrail'in içine düştüğü talihsiz durumdan kaynaklanıyor. İkincisi, rejimini devirmeyi hedefledikleri Suriye'deki projelerine olumsuz yansımalarından kaynaklanıyor.
 
***
 
Geçtiğimiz yedi yıl boyunca öfkesine hâkim olan Suriye liderliği, Rusya ve İsrail arasındaki ilişkiden ve İsrail'in saldırılarından kendini korumak için kullanacağı "S-300" sistemlerini elde etmesini engellenmesinden dolayı acı çekti. Belki de bu krizin en büyük kazananı oldu. Suriye liderliği için geçerli olan bu durum, aynı şekilde İranlı müttefikleri için de geçerlidir. Geçici ya da daimî olsun İran - Rusya ittifakı, güçleniyor ve artıyor. İki ülke arasındaki ilişki, birden fazla alanda stratejik bir mutabakata yaklaşıyor. Bu, İdlib'in geleceği hakkında Tahran'da düzenlenen üçlü zirvede de kendini gösterdi.
 
Rusya İsrail krizinin bir süre sonra kuşatılacağı ihtimalini uzak görmüyoruz. Eğer Arap veya Araplaştırılmış ülkeler Netanyahu'nun kapısının eşiğini süpürür ve güçlü bir müttefik olarak İsrail'i kabul ederlerse, Filistin'i kurtarmak için Rusya'nın uçaklarını ve tanklarını toplayacağını düşünmek aptalcadır. Rusya, çıkarları olan bir süper güçtür. Asıl sorun, çıkarları uğruna pusulalarının yönünü şaşıran Araplardadır.
 
Yani, Rusya ve İsrail arasında bir uzlaşma, Tel Aviv için pahalıya mal olacaktır. Türkiye örneği önümüzde durmaktadır. Rus uçağının düşürülmesi, sonuçları ağır olan ve kolay olmayan bir iştir. Rusya, bugün Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının intikamını almak ve üstünlüğü geri kazanmak isteyen liderler tarafından yönetilmektedir.
 
Tel Aviv'in pişmanlık ve üzüntü seslerini hissettiğimiz gibi, Şam'ın da rahat bir nefes aldığını hissediyoruz.
 
Abdulbari Atvan
Kaynak: Ray el-Yevm
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler