123123_4460.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  Fırat’ın doğusundaki terör yuvalarına düzenlenen operasyonun boyutları

Fırat’ın doğusundaki terör yuvalarına düzenlenen operasyonun boyutları

Füze saldırısı ve sonrasında Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri'ne ait yedi adet insansız hava aracının bölgeye gönderilmesi, İran'ın hassas bilgileri elde etmek ve operasyon düzenlemek için doğru mekânda doğru zamanlamayı seçmek konusundaki yeteneklerini bir kez daha herkese kanıtladı. Bölgede girdiği üç başarılı operasyonun ardından hala buna inanmayan varsa, şansını deneyebilir.

2 Ekim 2018 Salı
İNTİZAR - Pazartesi sabahı bölgesel ve küresel medya organları, İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Hava-Uzay Füze Birliği'nin, Suriye'de Fırat'ın doğusundaki terörist bölgelere düzenlediği hassas füze saldırıları ile yayınlarına başladı. Bu operasyonun, zamanlaması, askeri ağırlığı ve İranlı üst düzey siyasi ve askeri liderlerin vaat ettiği misilleme açısından, pek çok boyutu bulunmaktadır.
 
İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Ordusu Enformasyon Merkezi tarafından yayınlanan açıklamada söz konusu operasyonun, Ayetullah Seyyid Ali Hamaney'in, Ahvaz kentinde düzenlenen terör saldırısının şehitlerinin kanının intikamının alınması çağrısı üzerine geldiği bildirildi. Bilindiği üzere, 22 Eylül Cumartesi günü İran'ın Ahvaz kentinde Kutsal Savunma Haftası münasebeti ile düzenlenen askeri geçit töreninde askerlere ve töreni izlemek için katılan silahsız siviller yönelik saldırı düzenlenmişti. Menfur saldırıda 25 kişi yaşamını yitirmiş, yaklaşık 70 kişi ise yaralanmıştı. İran tarafından bu saldırıya karşı gelen misilleme, teröristlere, koruyucularına ve İran'ı istikrarsızlaştırmak isteyen taraflara unutamayacakları bir ders vermeyi amaçlıyor.
 
Devrim Muhafızlarının açıklamasında, altı adet akıllı ve hassas füzenin fırlatıldığı operasyonların, Suriye ve bölgede konuşlanmış terörist grupların elebaşlarına yönelik planlandığı kaydedildi. Gece yarısı başlayan ve Pazartesi günü devam eden saldırıların ardından, bölgede insansız hava araçları ile teröristlerin bulunduğu noktaları hedef alan bir operasyon düzenlendi. Bu operasyon ile saldırılardan sağ kurtularak olay yerinde saklanan veya kaçmaya çalışan teröristler hedeflendi. Böylelikle İran, bölgenin güvenliği ve istikrarını bozmak isteyen Siyonist – Amerikan güçlerinin zorbalıklarına boyun eğmeyeceğini gösterdi.
 
Askeri açıdan bakıldığında, ülkenin batısından fırlatılan balistik füzelerin 570 km mesafeden terörist bölgeleri hedeflemesi, uzmanlar için bir sır değildir. Ancak teröristlerin yuvalarını yerle bir etmekle ön plana çıkan bu operasyon hakkında ele alınması gereken, diğer ayrıntılardan daha önemli olan dört nokta vardır. Bu noktalara kısaca değinmeye çalışacağız:
 
Birincisi; Operasyonun zamanlamasının önemi: Füze saldırıları, Cumartesi günü İran'ın Ahvaz kentinde düzenlenen kanlı terör saldırısından on gün sonra, bu menfur suçu işleyen terörist akımların liderlerine ve bu teröristlerin hamilerine yönelik düzenlendi. İslam Cumhuriyeti'nin askeri ve siyasi liderleri, birkaç güne kadar teröristlere karşı uygulanacak olan kararlı ve sert misillemenin nerede ve ne şekilde olacağı hakkında hiçbir uyarıda bulunmadı. Buradan hareketle, bu operasyon bölgede hâkim olan atmosfere ve yasaklara rağmen, ayrıcalıklı ve nitelikli bir operasyon olarak kabul edilebilir.
 
İkincisi; Operasyonun yürütüldüğü mekânın seçimi: Suriye'de ABD işgali altındaki Fırat'ın doğusu, terör örgütleri ve eklentileri için güvenli bölge olarak görülüyor. Çünkü bölge ABD'nin kontrolü altında olduğundan dolayı, işgalci ABD güçleri burayı kendisi ve hem gizli hem de açıktan desteklediği teröristler için kırmızıçizgi olarak kabul ediyor. Pazar akşamına kadar Suriye'deki ve tüm bölgedeki terörist grupların liderlerinin buluşması için güvenli olan bu bölgenin, operasyon için seçilmesi, İran'ın askeri ve istihbarat alanlarındaki yeteneklerini ve hassasiyetinin boyutunu ortaya koyuyor. Bölge, mevcut koşullarda seçilebilecek en iyi seçenek olarak değerlendiriliyor.
 
Üçüncüsü; Operasyonun hassasiyeti: İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Hava-Uzay Füze Birliği'ne ait istihbarat bilgilerinin doğruluğu ve hedefleme operasyonlarının hassasiyeti, İran güçlerinin savaşa ne kadar hazır olduğunu gösteriyor. Operasyon aynı zamanda İran'ın istikrar ve güvenliğini sarsmak ya da komşu ülkeler ile ilişkilerini bozmak isteyenlere karşı gönderdiği uyarıların son derece doğru ve isabetli olduğunu ortaya çıkardı. İran, ülkenin güvenliğine zarar vermeye çalışanların nerede ve ne durumda olursa olsun peşine düşeceğini defalarca kanıtladı.
 
Dördüncüsü; Operasyonun verdiği mesajlar: Şafak vaktinde düzenlenen operasyon, İran'ı istikrarsızlaştırmak için çeşitli yöntemlerle çalışan, bölgedeki ve dünyadaki tüm teröristler ile koruyucuları için çok sayıda hayati mesaj taşıyor. Özellikle de bu mesajların en net ve belirgin olanı, geçen yaz genç Veliaht Prensi tarafından ‘savaşın ateşinin İran'a taşınacağı' konusunda iddialar savrulan Suudi Arabistan'a yöneliktir. Operasyon aynı zamanda, Ahvaz kentine düzenlenen saldırıyı destekleyerek, Direniş'e karşı düzenlenen bir darbe olarak kabul eden BAE yetkilileri için de açık bir mesaj barındırıyor. İran İslam Cumhuriyeti'nin güvenlik ve istikrarını bozmak için fikri ve mali olarak Suudi Arabistan'ın petrodolarları ile beslenen bu teröristlerin, Siyonist – Amerikan cepheden aldığı direktiflerden bahsetmeye bile gerek yok. Zira bunlar, askeri ve siyasi komploları ile elde edemedikleri payı bu şekilde elde etmeyi umuyorlardı.
 
Özetle, füze saldırısı ve sonrasında Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri'ne ait yedi adet insansız hava aracının bölgeye gönderilmesi, İran'ın hassas bilgileri elde etmek ve operasyon düzenlemek için doğru mekânda doğru zamanlamayı seçmek konusundaki yeteneklerini bir kez daha herkese kanıtladı. Bölgede girdiği üç başarılı operasyonun ardından hala buna inanmayan varsa, şansını deneyebilir. İran'ın son yıllarda girdiği savunma savaşlarında hava, deniz ve elektronik savaş alanlarında kazandığı savaş deneyimleri, göz ardı edilemeyecek boyuttadır. Bunun yanı sıra İranlı siyasi liderlerin politik deneyimleri de üst seviyeye yükselmiştir. Önümüzdeki günler, İran'ın güvenlik ve istikrarını sarsmak isteyenler için daha acı verici mesajlar taşıyabilir.
 
Abdulhadi el-Dayeghmi
Kaynak: el-Alem
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler