lXCJg3eIFo.png
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  İsrail askerlerinin psikolojik rahatsızlıkları, ordu için sonun başlangıcı mı?

İsrail askerlerinin psikolojik rahatsızlıkları, ordu için sonun başlangıcı mı?

Medya verileri, İşgal Ordusunun önde gelen tugaylarından biri olan “Givati” tugayına bağlı çok sayıda askerin, Direniş ile girilen son savaşlar sırasında yaşadığı psikolojik krizler ve ruhsal bunalımın ardından intihar ettiğini gösteriyor. Bu İsrail rejimi için sonun başlangıcı olabilir. Zira bu kez İsrail, askerleri ruhsal çöküş yaşayan bir orduya emanet.

23 Ekim 2018 Salı

İNTİZAR - İsrail Ordusu son yıllarda yeni ve büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalmış durumda. Siyonist ordunun bedenini çürütmeye başlayan bu tehlike, askerlerin yaşadığı psikolojik hastalıklardır. Özellikle de Filistin Direnişçilerinin bireysel olarak düzenledikleri bıçaklı operasyonların sınırının genişlemesinden bu yana, İsrail askerleri ve komutanları arasında intihar eylemlerinde artış görülmeye başlandı. Bu bağlamda, İsrail Ordusu Genelkurmay Başkanlığı'nın Halka İlişkiler Müdürlüğü tarafından, 31 Ocak 2017 tarihinde yapılan bir açıklamada, Siyonist askerler arasında 2011 yılından bu yana intihar oranlarının büyük ölçüde arttığına işaret edildi.

Raporda, İsrail Ordusu içerisinde intihar düzeyinin en kötü olduğu yılın 2017 olduğuna dikkat çekildi. Orduya bağlı İnsan Kaynaklarından aktarılan verilere göre, 2017 yılında 16 asker intihar etti. Bu rakam, önceki yılların seviyesinin sınırında kalmasına rağmen, 2011 yılından beri en yüksek seviye olarak kabul edildi. İsrail Ordusu İşgücü Müdürlüğü Başkanı Meirav Kirshner'a göre, intihar vakalarının çoğunluğu, özellikle ilk yılları olmak üzere zorunlu askerlik döneminde meydana geliyor. Geçtiğimiz yıl İşgal ordusunda ölen askerlerin sayısı 55 e ulaşırken, bunlardan 16'sı intihar vakasında kaynaklandı.

Bu doğrultuda, İsrail Hava Kuvvetlerine bağlı Psikiyatri Bölümü Başkanı Lea Schlaff, geçtiğimiz yıl yayınlanan bir raporunda, İsrail askerleri arasındaki psikiyatri hastalarının sayısının 2016 ila 2017 yılları arasında 47 bine yükseldiğini ortaya koydu. Raporda, bu rakamın önümüzdeki yıllarda hızla yükseleceğinin beklenmesi, ordudaki akıl hastalıklarının artacağına ve ordu ile Siyonist toplumun tamamında, pek de iyi olmayan toplumsal şartların tırmanacağına işaret ediyor.

İsrail Ordusu içerisinde intihar oranlarındaki artışın yanı sıra, bununla eş zamanlı olarak Siyonist toplumda “şiddet” olgusu da son zamanlarda önemli bir ölçüde yaygınlaşmaya başladı.

Şiddet olgusunun en önemli sebeplerinden biri olan silah çeşitliliği, küçük İsrail toplumu için ciddi bir zorluk meydana getiren tehlikeli bir kriz yarattı. Bu noktada, Siyonist toplumbilimciler, tehlikeli olarak nitelendirdikleri bu krize bir son vermek için İsrail liderliğinin herhangi bir girişimde bulunmamasını hayretle karşıladıklarını belirtiyorlar. Aksine, özellikle iç güvenlik bakanı Gilad Erdan'ı, Filistinlilerin bireysel operasyonlara karşı kendilerini korumaları için yarım milyondan fazla Siyonist vatandaşın silah taşımasına izin vermesinin ardından, bu tehlikenin İsrail toplumunda büyüyerek yaygınlaşmasına katkı sağlamakla suçluyorlar. İsrail meclisinde açıklandıktan hemen sonra uygulanmaya konan yeni yasaya göre, İsrail ordusunda askerliğini yaparak terhis olan yarım milyondan fazla Siyonist vatandaşa, silah taşıma ruhsatı verildi.

İsrailli bakanın yüzbinlerce Siyonist yerleşimciyi silahlandırması, İsrail'de pek çok sivil ve yasal kuruluş tarafından eleştiri topladı. Bu eleştirilerin yanı sıra, İsrailli bakanın girişimi toplumun farklı kesimlerinde protesto edildi. İsrail Emniyeti Soruşturma Departmanı eski Amiri David David Ben Yashei, konu hakkında: “Bu yasa, özellikle de kadınlar arasında ölüm oranlarında büyük miktarda artışa katkıda bulunacağı için, insanların eleştirilerine maruz kalacaktır” sözlerini kullandı.

İsrail Silahsızlandırma Enstitüsü de, silah taşımanın İsrail'in içinde bulunduğu kriz için bir çözüm olmadığı gerekçesiyle, İsrailli bakanın uygulamalarını eleştirdi. Açıklamada, İsrail toplumunun Amerikalılara benzemediğini belirtilerek, bu toplumunun başka bir Amerika olamayacağını vurgulandı.

İşin ilginç tarafı, İsrail'de İntiharı Engelleme Genel Kurulu tarafından 2016 yılında yayınlanan bir raporda, İsrail Sağlık Bakanlığı, sivil ve gazilerin silah taşıma izninin, askerler ve siviller arasında intihar olaylarının artmasına sebep olacağı konusunda uyarıda bulunduğu belirtildi. Siyonist medyasında yayınlanan raporlara göre, Siyonist yerleşimcilerin silahlandırılması politikasına, Sağlık Bakanlığı ve diğer çok sayıda devlet kurumu tarafından karşı çıkılması ile birlikte, söz konusu yasa Netanyahu hükümetinde bir bölünmeye sebep oldu.

Aynı bağlamda, gasıp rejim içerisinde yaygınlaşan intihar olgusu üzerine yoğunlaşan “Yaşam Yolu” Derneği tarafından yürütülen bir araştırmaya göre, intihar vakası kurbanlarının sayısında son on yıl içerisinde her yıl 500 ila 700 kişi arasında artış gözlemleniyor. Araştırma, yılda altı bin İsrail vatandaşının intihar girişiminde bulunarak hastaneye kaldırıldığını, binlerce kişinin ise intihara kalkıştığını, ancak herhangi bir hastaneye başvurmadığı gösterdi. Yine aynı araştırma, Siyonist toplumdaki intihar olgusunun, aralarında 6 ila 12 yaş fark olan gençler arasında yaygın olduğuna dikkat çekti. Ayrıca intihar olgusunun giderek büyümesi, savaşların neden olduğu hayal kırıklığından kaynaklanıyor. Bunun yanı sıra, alkol, uyuşturucu, fiziksel - psikolojik taciz, cinsel istismar, toplum tarafından dışlanmak, yoksulluk, işsizlik ve sevdiği birini kaybetmek gibi sebepler, intihar olaylarının diğer nedenleri arasında yer alıyor.

Özetle, İsrail varlığının kendilerini savunmaları kapsamında yarım milyondan fazla İsrailli sivil vatandaşı silahlandırma projesi, özellikle Direniş ve Hizbullah ile art arda girdikleri savaşlar sırasında Siyonistlerin yaşadıkları ruhsal hastalıklar nedeniyle, önümüzdeki günlerde önemli sonuçlar doğuracak gibi görünüyor. Medya verileri, İşgal Ordusunun önde gelen tugaylarından biri olan “Givati” tugayına bağlı çok sayıda askerin, Direniş ile girilen son savaşlar sırasında yaşadığı psikolojik krizler ve ruhsal bunalımın ardından intihar ettiğini gösteriyor. İsrailli basın organları, birkaç gün ara ile intihar eden İsrailli askerlerin kişisel silahlarını yanında taşıdığına ve bunların büyük kısmının Gazze ve Lübnan sınırındaki mevkilerde görev aldığına dikkat çekti. Yukarıda sunduğumuz verilere ve İsrailli analistlere göre, bu yasa İsrail rejimi için sonun başlangıcı olabilir. Zira bu kez İsrail, askerleri ruhsal çöküş yaşayan bir orduya emanet.

Kaynak: Al-Waght
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler