7392829312244d6258befce211a33078.jpg

Yemen’de keder bir gün sona erecek

Açlıktan ölen küçük Emel Hüseyin'in ismini hiç duydunuz mu? Karnını doyuramadığınız için çocuğunuzun gözlerinizin önünde açlıktan ölmesinin ne demek olduğunu düşünebiliyor musunuz? Bu keder elbet bir gün bitecek. Onların büyük orduları kaçınılmaz bir yenilgi ile mağlup edilecek. Yemen'in eskisi gibi başı dik kalacak.

5 Aralık 2018 Çarşamba

İNTİZAR - Yemen'de bunca zaman olup bitenleri görmezden gelen Batı ve Arap medyası, ülkedeki yıkıcı ve anlamsız savaş yüzünden Yemenlilerin maruz kaldığı felaketler ve insani drama gözleri ile kulaklarını kapatmış durumdalar. İnsanları, taşları, ağaçları, özel ve kamuya ait kuruluşları ve ülkenin tüm altyapısını yerle bir eden bu savaş, aileleri parçalarken, ülkedeki sosyal, ekonomik ve politik hayatı da darmadağın etti. Daha da acısı, Yemen'de yaşananların tüm sorumlusu, kardeşlerimiz zannettiğimiz Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'dir.

Ben bu satırlarımda, ülkemin geldiği durumu ifade edebilmek için yazıyorum. Ancak ne kadar anlatırsam anlatayım, durum kaleme alabildiğimden çok daha vahimdir.

Yemen'deki durum, en korkunç psikolojik ve fiziksel işkenceler ile tacizlerin işlendiği bir cezaevine benziyor. İnsanların yiyecek yemek dahi bulamadığı bir vaziyete gelen ülkede, tüm insan hakları hesapsız ve kontrolsüzce çiğneniyor.

Burada, Yemen halkının meşhur bir sözünü hatırlatmak istiyorum: “Kimse açlıktan ölmez”. Ne yazık ki, bu meşhur sözümüzün tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Çünkü biz burada gerçekten ve gerçekten açlıktan ölüyoruz. Doğalgaz ve petrol kuyularını yanı sıra doğal zenginlikleri bulunan ve balıkçılığın yaygın olduğu Yemen'de, halk yiyecek tek bir lokma bulamayacak hale geldi.

Açlıktan ölen küçük Emel Hüseyin'in ismini hiç duydunuz mu? Çocuğunuzun açlıktan ağlaması ve onun gözyaşlarını dindirmek için sizin elinizden hiçbir şey gelmemesinin ne demek olduğunu biliyor musunuz? Karnını doyuramadığınız için çocuğunuzun gözlerinizin önünde açlıktan ölmesinin ne demek olduğunu düşünebiliyor musunuz?

Ne yazık ki, Yemen'de Emel ile aynı kaderi paylaşan yüzlerce çocuk olduğunu size söylemek durumundayım. Ancak onlar hala bir umut ışığına tutunuyorlar ve yarının daha güzel olmasını bekliyorlar.

Fakat gerçekler çok acı. Kolera hastalığı ülkeyi sarmış, açlık milyonlarca insanı helak etmiş durumda. Yetersiz beslenme ve yoksulluk an be an artıyor.

Bize zorla dayatılan bu sefalet savaşı yüzünden, herkes Yemen'in yeryüzünde yaşanan en kötü insanlık dramlarından birini yaşadığına şahit oluyor. Birleşmiş Milletler, insan hakları ve yaşayan vicdan nerede? Kınamalar ve ayıplamalardan usandık artık. Dünya, Yemenli meşhur sözün yalanlanmasını mı bekliyor? Daha fazla insanın ölmesini mi bekliyorlar?

İnsanları bölmeyi amaçlayan ve Yemen'i 30 yıl geriye götürecek ayrılıkçı çağrılar yapan seslerin ülkede yükselmesi ise, kalplerimizi bundan çok daha fazla üzüntüye boğmaktadır. Yine ne yazık ki, ülkeyi sınıflara ayırmaya çalışan bu kişiler, BAE tarafından para ve silahla destekleniyor. Siz Yemen'e meşruiyet getirmek için mi geldiniz, yoksa Yemen'i güney ve kuzeye ayırmak için mi?

Ne herhangi bir çözüm belirtisinin olmayışı, ne de yarının güzel olacağını düşündürecek hiçbir olumlu şeyin olmayışı bizi karamsarlığa götürüyor. Ne Suudi Arabistan'ın emelleri, ne de BAE'nin savaşı durdurmak şöyle dursun hafifletmek için bile ciddi bir girişiminin olmayışı bizi teslim olmaya götürmüyor. Ancak ülkemde yaşananlar onların yüzünün karasıdır.

Tüm zenginlikleri çalınmış, gökyüzü kapanmış ve denizleri yağmalanmış olan benim ülkem, bedbaht bir kuşatma altındadır. Benim ülkem, hesapların görüldüğü, anlaşmazlıkların körüklendiği ve IŞİD, el-Kaide ve değer terörist grupların ortlak yeri olarak kullanılan bir sahaya döndürüldü.

Tüm bu hesapların arkasındaki tek gerekçe, İran'ın bölgede genişlemesi ile savaşmaktır! Sizin bu ülke ile bir sınırınız yok mu? Gidin ve onlarla savaşın, Yemenlileri rahat bırakın! Yalanlarınız, aldatmalarınız ve sahte medyanızdan usandık. Bırakın da bizi vatanımızı yeniden kuralım, güvenliğimizi koruyalım. Sizin askerlerinize, savaş malzemelerinize silahlarınıza, uçaklarınıza ihtiyacımız yok.

Sonuç olarak, bu keder elbet bir gün bitecek. Onların büyük orduları kaçınılmaz bir yenilgi ile mağlup edilecek. Yemen'in eskisi gibi başı dik kalacak. Tüm Yemenlileri kararlılığa, dayanıklılığa, işbirliğine, ayrılıkları bir kenara bırakmaya ve bölücü çağrılara itibar etmemeye çağırıyorum. Aynı zamanda, nefret kültürünü ülkede yaygınlaştırmayı, Yemen'in birliğini vurmayı amaçlayan tüm suç eylemlerine sırt çevirmeliyiz. Ülkemizin zenginlikleri ve varlığına göz diken sömürgecilerin projelerini reddedin, onların tüm planlarını boşa çıkarın. Ülkemizin bağımsızlık ve şerefini korumak için canlarını feda eden şehitlerimizin kanını asla aklınızdan çıkarmayın.

Ali Abdullah el-Ğaffari
Kaynak: İuvmpress
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler