49863-cats.jpg

ARAMCO saldırısı tamamıyla bir eksen politikasıdır

Sorun başlangıçta Yemen kriziydi. Ancak bugün ARAMCO'nun durumu, Amerikalılar ile müttefiklerini tek bir cephede birleştiren daha büyük bir krizdir. İran'a gelince, aynı şekilde tüm müttefiklerini tek bir cephede toplamayı başaran İran sabır aşamasından savunma savaşı aşamasına geçmeye karar verdiğinde tüm müttefiklerinin yardımı ve hizmetini görecektir… İşte durumun özeti budur.

23 Eylül 2019 Pazartesi

İNTİZAR - Suudi Arabistan için “ARAMCO” petrol tesisinin vurulmasına dair gizlediği gerçeklerin sorumluluğunu üstlenmek zor olacaktır. Bu durum, Riyad yönetiminin söyleyeceği gerçeklerin sorumluluğunu üstlenememesi ya da ABD önderliğindeki Batı dünyasının, bölgedeki geniş ve feci bir savaşı önemsememesinden kaynaklanmaktadır. Bu, Ensarullah'ın kendisine dayatılan tüm zorluk ve yaptırımları aştığını Suudilerin çok iyi öğrenmesi demektir. Çünkü Ensarullah, sadece bu tesisleri bombalamakla kalmadı, Suudilerin daha önceden bildiği birçok şeyi de yapabildi.

Suudi rejiminin önündeki yeni yol, gerçekleri itiraf etmektir. Yemen'e karşı savaşında, görmezden gelmek, gerçeği karartmak, yayın yasağı koymak ve haberlerin üzerini örtmek artık Suudiler için kâr etmiyor. Zira bu son yaşanan haberi dünyada hiç kimse gizleyemez. Suudiler ordularının Yemen sınırında girdiği savaşta askerlerinin öldüğünü bile açıklamaya başladılar.

ARAMCO saldırısı düzenlendiğinden bu yana, Suudi rejimi hala Ensarullah'ın kahramanca operasyonu hakkında ciddi bir açıklama yapmaktan çekiniyor. Tek söylediği, silahların İran yapımı olduğudur. Bilindiği üzere, incelemeler İranlılarının batı ya da doğu menşeili silahları geliştirdiklerini ve bölgedeki Direniş Ekseninin de yine aynı şeyi yaptığını gösteriyor. Ancak Suudi Arabistan'ın resmi açıklamasındaki en önemli nokta, “Saldırının başlatıldığı bölgeyi öğrenmek için araştırmalar devam ediyor” ifadesidir.

Amerikalılar olayın ardından hiç vakit kaybetmeden saldırı İHA'larının Yemen'den fırlatılmadığını söylemeye başladı. Daha ilk anlarda, başka bölgeleri işaret etmeye çalıştılar ancak ellerinde İran ya da Irak numarasından başka hiçbir şey yoktu. Apar topar bir incelemeden sonra, saldırının İran ya da Irak kaynaklı olmadığını gördüler. Öyleyse İHA'lar nereden gönderildi?

Bu noktada Ensarullah'ın saldırı hakkındaki açıklamalarına dönelim: “Hava Kuvvetleri bu sabah 10 insansız uçak ile doğu bölgesinde ARAMCO Şirketine bağlı Bukayk ve Khurays rafinerilerini hedef alan geniş bir saldırı düzenledi. Hedef hassas bir şekilde doğrudan vuruldu…. Bu operasyon güçlerimizin Suudi Arabistan'da düzenlediği en büyük operasyonlardan biridir. Hassas istihbarat operasyonları, önceden gözlem ve Krallıktaki özgür ve şerefli kişilerin katılımı ile gerçekleşti.”

Bu açıklamada üç ana başlık vardır:

Birincisi: Ensarullah'ın bu eylemi gerçekleştirdiği inkâr edilemez. Bunun dışındaki tüm iddiaları çürütecek kanıtları vardır. Yemen'de sürdürülen füze gücü ve insansız silahları üretim ve geliştirme operasyonları, Direniş ülkelerindeki Ensarullah müttefiklerini bile şaşırtacak kadar nitelikli bir sıçrama yaşadı.

İkincisi: Operasyon, hassas bir istihbarat ve gözlem çalışması sonrasında geldi. Bu bir kez daha, Ensarullah ve müttefiklerinin insan kaynaklı ve teknik ekipmanlar dâhil olmak üzere çeşitli araştırma yöntemleri kullanarak hedefi belirlediği anlamına geliyor. Bu yöntem sadece hedefi belirlemiyor akabinde sivil kayıp vermeden operasyonu en doğru zamanda yapmayı sağlayan bilgiler de veriyor.

Üçüncüsü: Operasyon, Suudi Arabistan içerisindeki onurlu ve özgür kişilerin işbirliği ile gerçekleşti. Burada Suudi taraflar bu işbirliğinin zannettiklerinden daha geniş olabileceğini anlamalıdır. Bu işbirliği sadece bilgi temin eden muhbirler ile değil aynı zamanda savaşın bitmesini ya da Suud rejiminin düşmesini isteyen Suudilerin varlığı ile gerçekleşmiştir. Bu kişiler Ensarullah'ın hedefine ulaşmasını sağlayan toprak, doğa ve bilgiye sahiptirler.

Geriye tek bir soru kalıyor: Operasyon sadece İnsansız uçaklar yoluyla mı gerçekleştirildi, yoksa Cruise füzeleri de kullanıldı mı?

Suudiler ve Amerikan müttefiklerinin çıkıp gerçeği açıklaması uzun sürmeyecektir. Ulaşacakları her veri, gerçeğin ta kendisi olsa bile onları tekrar başa döndürerek şu gerçeğe getirecektir: Ensarullah Yemen'i ve topraklarının, denizlerinin ve hava sahasının sınırlarını çok iyi biliyor. Sınır bölgelerinden fazlasına, deniz kıyılarından fazlasına ve bölgesel hava sahasından girebileceklerini biliyorlar. Bunun da ötesinde, Suudi güçlerinin herhangi bir direnişi olmadan Suudi topraklarının derinliklerine ulaşabileceklerini ve operasyonun başarılı olması için gerekli unsurları sağlayabileceklerini de gayet iyi biliyorlar.

Bu münasebetle, Ensarullah daima karşı tarafı dikkate alır:

Suudiler bir süre önce aralarında 25 adet Suudi subay ve askerin bulunduğu 2 binden fazla savaşçının Ensarullah'a teslim edildiğini biliyor mu? Husiler bu büyük ve nitelikli operasyonun Suudileri küçük düşürücü ayrıntılarını niçin paylaşmıyor?

Suudi rejimi ve batılı destekçileri ile birlikte, Suudi Arabistanlı yetkililerin olayın hemen ardından Husilere ulaşma girişiminin Suudiler tarafından açıklanmamasının sebebini biliyorlar mı? Bu noktada Husilerin yakınları ya da dostları ile değil, direk Ensarullah yetkilileri ile iletişim kurularak onlarla anlaşma yapılmak istendi.

Husiler, Birleşik Arap Emirlikleri'nden resmi güvenlik ve diplomatik heyetlerin en az dört defa İran'a temasta bulunması ve ziyaretleri hakkındaki bildiklerini açıkladı mı? Bu ziyaretlerde Abu Dabi yönetiminin tarafsızlaştırılması ve Yemen hakkında diyaloğa hazırlık talepleri iletildi.

Husiler ölümcül silahlarını, bir kısmı San'a savaşına katılan Güney Yemen halkına karşı kullandı mı? Bir kez bile Suudi Arabistan'da sivil yaşam merkezleri vuruldu mu?

Suud ailesinin dev medya imparatorluğunun yanında Amerika, İngiltere, Almanya ve İsrail'in bölgede faaliyet gösteren istihbaratları, Husilerin Yemen içinde veya dışındaki saldırılarında sivillerin öldüğünü gösteren bir kanıt getirebilir mi?

Tüm bu sorularla kastedilen şey, ARAMCO operasyonunu yürütme kararı, ilk olarak Suudi rejimine saldırılarını durdurması için vurulan darbenin seviyesini yükseltmek için alındı. Yani, Suudiler savaşı durdurmadıkça, Suudi Arabistan'ın verdiği kayıplar petrol tesisleri ile sınırlı kalmayacak ve giderek artacaktır.

Riyad, Washington ve Abu Dabi'deki şeytanlar ne zaman inkar politikası uygularsa, Husiler onların kırmızı çizgilerini biraz daha düşürmek zorunda kalacak.

Bugün, insanlık düşmanlarının savaşı durdurmaktan başka seçenekleri yoktur. Ya savaşı durduracaklar, ya da kazanamayacakları bir zafer için mali ve askeri güçlerini rehin bırakacakları felaket sonuçlar doğuracak bir tırmandırmaya gidecekler.

Sorun başlangıçta Yemen kriziydi. Ancak bugün ARAMCO'nun durumu, Amerikalılar ile müttefiklerini tek bir cephede birleştiren daha büyük bir krizdir. İran'a gelince, aynı şekilde tüm müttefiklerini tek bir cephede toplamayı başaran İran sabır aşamasından savunma savaşı aşamasına geçmeye karar verdiğinde tüm müttefiklerinin yardımı ve hizmetini görecektir… İşte durumun özeti budur.

El-Akhbar

Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler