latuff-yemen.png

Yemen direnişi karşısında Suudi Arabistan'ın gizlenen iflası

Suudi Arabistan'ın Yemen'e hukuksuz saldırısı ile ilan ettiği savaşta bekleneni temin edemediği gibi iflasın eşiğine gelmiş olduğuna dair bilgiler sızmaya devam ediyor. Gelen haberlere göre Suudi Arabistan ordusu ve temin edilen paralı askerler tamamen psikolojik yıkıntı içerisinde. Savunma Bakanı Muhammed bin Salman artık Savunma Bakanlığı ofisine uğramıyor bile.

4 Mayıs 2017 Perşembe
İNTİZAR - Kifayetsiz idarecilerin aldığı kararlar binlece masum sivilin yerlerinden olması, en insani ihtiyaçlarını karşılamak noktasında muhrum kalması, açlıkla karşı karşıya kalması ve ölümle karışı karşıya kalmalarına sebep oluyor.
 
Amerikalı ve Avrupalı egemen seçkinlerin ve Suudi Arabistan'ın sürdürdüğü Yemen savaşı da böyle bir akıbet ile devam ediyor. Fakat Yemenli direniş örgütlerinin ve Yemen ordusunun ortaya koyduğu direniş karşısında Suudi Arabistan ordusu ve paralı askerlerinin büyük bir psikolojik çöküntü içerisinde olduğu, orduda firarların gerçekleştiği, bu savaşın en önemli karar alıcılarından olan Savunma Bakanı Muhammed bin Selman'ın bakanlık ofisine bile uğramadığı, bakanlık resmi emir yazılarının bakanlık özel kalemi imzası ile gönderildiği gibi bilgiler Suudi idaresinin tamamen bir iflasın içerisinde olduğunu gösteriyor. 
 
Suriye'den Somer Sultan'ın bildirdiği, Al Ahbar gazetesinde Ali Murad imzası ile yayınlanan haber analizde bu konu ile ilgili çok önemli bilgiler yer alıyor. İlgili yazıyı Somer Sultan'ın derlemesi ile ilginize sunuyoruz... 
 
 
Bin Salman subaylarının gözüyle: "Bu çocuk bizi bitirdi!"
 
Ali Murad – Al Ahbar gazetesi
 
Suudi veliahtının veliahtı, son verdiği röportajdan on gün önce, yani nisanın 22'sinde, kral Salman "içişleri ve savunma bakanlığı, vatani muhafızlar ve genel istihbarat başkanlığına müntesip olup, kararlılık fırtınası ile umudu geri getirmek operasyonlarında ön saflarda fiili olarak katılanlara iki maaş kadar mükafaat verme" kararı almıştı. Suud resmi haber ajansı bu kararı bin Salman'ın hassas mevkileri elinde tutmasını pekiştiren ve kendisine babasından sonra iktidara geçme yollarını açan krallık kararlarıyla eş zamanda yayınladı. Ancak, bu iki maaşı verme kararı ilk değildir. Kral Selman geçen ağustos ayının sonlarında Yemen'e saldırıda yer alan askeri kıtalara ek bir maaş verme talimatında da bulunmuştu. Nisan 2015'te de bir ek maaş mükafaat verilmişti. Kral ile savaşı isterlerse en kısa zamanda bitirebildiklerini söyleyen oğlu neden ikide bir krallık askerlerine böyle ek maaş ödüyor, hele saldırgan kuvvetlerin bu ikilinin iki küsur yıl boyunca umdukları hiç bir hedefi yeri getiremediği halde.
 
Bir çok kişi bu kraliyet bağışlarının "El Yamame" sarayı sakini için, Suudi askeri kesimlerin cesedini kemiren, olumsuz etkileri üst üste biriken sorunlar yüzünden büyük bir önem arzettiğini düşünmektedir. Başarısızlığının üzerini örtmek isteyen kral, askerleri memnun edecek mükafaat ve maaşlarla sorunları gidermeye çalışıyor. Ancak, krizin bir başka yüzü ortaya çıktı.
 
Suud ordusundan ayrıldığını iddia eden, Abdülvahit bin  Abdülmuhsin el Ureyme El Harbi adında bir assubay, El Ahbar'a yaptığı açıklamalarda Yemen'e saldırının dördüncü ayından itibaren Suud askerlerinin morallerinin yıkıldığını bildirdi. Bu yılın başında Almanya'ya iltica eden El Harbi, kaçmadan önce, silahlı kuvvetler üyelerinin sorunlarına bakmak ve onları yargılamadan sorumlu "Silahlı Kuvvetler Yönetim Heyeti" başkanı tümgeneral Ali bin Saad Âl Miri'nin sekreteri olduğunu söyledi. Bin Salman'ın savunma bakanlığının askerlerinin yaşadıkları zorlukları anlatıkları raporları onun ofisinden geçmektedir.
 
Görev icabı tümgeneral Âl Miri ofisine gelen raporların içerdiği hassas bilgilere vakıf olan El Harbi, Yemen'de savaşan birlikler açısında durumların maaşların düşürülmesinden sonra çok kötüleştiğini ve geçen yılın son üç ayında güney sınırlardan 7 tane telegraf geldiğini, hepisinde üst düzey subayların askerlerin savaşçı maneviyatının düşük olduğunu bildirdiklerini kaydedip sözüne şöyle devam etti: "Muhammet bin Salman bütün bunları görmezden geldi, tam şunu söyledi: (Riyad'da Nasıriyye semtindeki) ofisimin kapısı önünde hiç bir asker görmek isyemiyorum"
 
Veliahtın veliahtının cevabından sonra, genel kurmayda askeri kesim komutanlarından bir heyetin kralın çocuğuna ordunun morallerinin yıkılmış olduğunu bildirmek için gittiğini belirten El Harbi, bin Salman'ın cevabının "Sabredin" olduğunu kaydetti. El Harbi, akabinde emirlere itaatsızlığın yayıldığını ekledi. Verdiği bilgiler arasında daha sonra güney sınırlarda bazı askerlerin kaybolduğu, bir takım subayın onları arabulucu yoluyla Yemenli tarafta aradığı, Yemenlilerden ellerinde böyle esirler olmadığı yönünde yanıt geldiğinde ise askeri polisin sınırdaki savaş hatlarına yakın bölgeleri taradığını ve sonuç almadığı ve daha sonra askerlerin cepheden kaçıp Suudi Arabistan'ın sınır dışına geçtikleri ya da akrabalarının ziraat bölgelerine gizli bir şekilde iltica ettikleri anlaşıldığıdır.
 
Ayrılmasından üç ay önce 62 askerin kaçtığını belgelebildiğini kaydeden El Harbi, askeri polisin son dönemde onları aramakta isteksiz olmaya başladığını söyledi. Verdiği bilgiye göre; savaşmayı reddetmenin bir başka şekli ortaya çıkmaya başladı, bazı askerler makinelerini ateşe veriyor, buna rağmen cezalandırılmıyorlar. Ya da işgal ettikleri mevkileri aydınlatıp Yemenli taraftan bombalanmasını sağlıyorlar.
 
Cephelerde muharip subayların raporlarına vakıf olan El Harbi çalıştığı heyetin 4700 Suudi ve Haliçli askerin öldüğünü saydığını öne sürdü. El Harbi idareye görevlerden "psikolojik sorun ve rahatsızlık" bahanesiyle muaf olma taleplerinin geldiğini bildirip bu bilgiyi ekledi: "psikoloji sorunlar hastanelerinde tedavi gören askerlerin sayısı 2 bine ulaştı. Bu yüzden genel kurmay, talepleri reddedip askerleri psikolojik tedaviye yollamayı durdurdu"
 
Muhammed bin Salman'ın savunma bakanlığındaki ofisine nadiren uğradığını açıklayan El Harbi, daha çok ekonomi, petrol fiyatları ve yatırımları takip etmeyi tercih ettiğini, şimdiki kalem müdürü Muhammed Âl El-Şeyh'e savunma bakanlığı işlerini yürütme ve genel kurmaya talimat verme görevini devrettiğini belirtti.
 
Ordudan ayrılan assubay, üst rütbeli subayların bin Salman'ın bakanlıktaki vurdumduymaz politikasından ötürü çok kızgın olduklarını, savunma bakanlığından gelen ve kalem müdürünün imzasını taşıyan talimat ve kararlardan rahatsızlık duyduklarını kaydetti. Bu noktada El Harbi bakan ofisinden bir dosyanın geldiği bir albayın ofisinde şahit olduğu bir olayı anlatıyor. Albay dosyanın bakanın ofisinden geldiğini öğrendiğinde getiren askere "Ver bakalım, bu çocuk bizi bitirdi!" demiş.
 
Daha önce iki general ve bir tümgenerale sekreterlik yapan El Harbi, bin Salman'ın inatçılık ve hezimeti kabul etmeme politikası uyguladığını kaydedip; ne silahlı kuvvetlerinin, ne Sudan ve diğer ülkelerden getirttirdiği paralı güçlerin, ne de ek maaş ve mükafaatlarının kendisine bir zafer getirmeyeceği yönündeki görüşünü aktarıp sözünü "Kendisi bu gerçeği biliyor, ancak Yemen çamurundan her hangi bir yolla çıkmaya çalışıyor, bu çıkış bir medya zaferinin ötesi olmasa bile" diyerek noktaladı.
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler