8b58f3f118abc27f253e7b4e813d83d3_920_420.jpg

Irak seçimlerinde ABD karşıtı güçler silip süpürdü

Hâlihazırdaki sonuçlara dayanak, Irak'ta “Amerikan karşıtı” eksenin zafer kazandığı sonucuna ulaşabiliriz. Mukteda Es-Sadr ve Hadi el-Amiri'nin liderlik ettiği koalisyonun zaferinin Irak siyasi arenasına ilk etkisi, Amerika'nın Irak'ın siyasi işleri üzerindeki etkisini azaltmak olacaktır.

18 Mayıs 2018 Cuma

İNTİZAR - Irak'ta parlamento seçimlerinin gerçekleştirilmesinin ardından, Bağımsız Seçim Yüksek Komiserliği, 18 ilin seçim sonuçlarını açıkladı. Bildirilen sonuçlara göre, Mukteda Es-Sadr'ın liderlik ettiği “Sairun” Koalisyonu 54 sandalye kazanırken, Hadi el-Amiri'nin önderliğindeki “el-Fetih” koalisyonu ise 47 sandalye kazandı. Haydar el-İbadi'nin önderliğindeki Nasır koalisyonu ise, toplamda 328 sandalye olan Irak Parlamentosunda 43 sandalye kazandı.

Diğer yandan, oyların geri kalanını elde eden siyasi koalisyonlar ve akımlardan, Hukuk Devleti Koalisyonu 25, Kürdistan Demokrat Partisi 23 sandalye kazandı. Bu sonuçların nihai olmaması ile birlikte, sonuçların değişme olasılığı çok düşük bir ihtimal olarak görülüyor.

Hâlihazırdaki sonuçlara dayanak, Irak'ta “Amerikan karşıtı” eksenin zafer kazandığı sonucuna ulaşabiliriz. Seçimlerden önceki birkaç ay, Irak Başbakanı Haydar el-İbadi'nin IŞİD terör örgütüne karşı kazandığı askeri zafer ve ülkenin çöküşünü engellemesi göz önüne alındığında, analistlerin büyük kısmı, seçimlerde “Nasır” Koalisyonu olarak bilinen el-İbadi'nin koalisyonunun kazanmasını bekliyordu. Ne var ki, Amerikan karşıtı en büyük ve önemli siyasi akımlardan biri olarak bilinen “el-Fetih”, daha fazla koltuk kazandı. Bu durum, Irak halkının parlamento seçimleri ile verdiği büyük bir mesajı barındırıyor.

Amerika ve müttefiklerinin, Irak'ta hükümet oluşturmak üzerindeki etkisini kısıtlamak

Mukteda Es-Sadr ve Hadi el-Amiri'nin liderlik ettiği koalisyonun zaferinin Irak siyasi arenasına ilk etkisi, Amerika'nın Irak'ın siyasi işleri üzerindeki etkisini azaltmak olabilir. Özellikle de yeni hükümet oluşturma konusunda Amerika'nın müdahalesi kısıtlanacaktır. Esasen, “Sairun” ve “el-Fetih” akımlarının son bir ay içerisindeki seçim kampanyaları, Irak'ın egemenliğini korumak ve ülkenin toplumsal – ekonomik durumunu iyileştirmeye yönelik sloganlar üzerinde yoğunlaşıyordu. Ancak bugün gözlemciler ve analistlerin beklemediği bu zaferin ardından, Iraklıların çoğunluğunun ülkelerinde Amerikan varlığından memnun olmadığı sonucu açıkça ortaya çıkıyor.

Buna dayanarak, önümüzdeki aylarda Irak hükümetinin kurulması sırasında Beyaz Saray'ın, hükümet üyelerini seçme sürecini etkileme çabalarının arttığı görülecektir. Gelgelelim ki, Irak'ta önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmelere karşı Amerika'nın rolünün sınırlı olacağını söyleyebiliriz. Şimdi, Iraklı siyasilerin Amerika ile olan ilişkilerinde her zamankinden daha fazla dikkatli olmaları gerekiyor.

2003 yılından sonra Irak'ta Amerikan karşıtı güçlerin peyderpey ortaya çıkışı

Son seçimlerde gerçekleşen, Amerikan karşıtı iki büyük kuvvetin zaferini analiz ederken, Irak toplumundaki Amerikan karşıtı dalgayı takip etmek gerekiyor. Bu dalga, 2003 yılında Amerika'nın Irak'ı işgalinin ardından, yıllar içerisinde geniş noktalarda yayılmaya başladı. İşgalin gerçekleştiği dönemde, Saddam Hüseyin'in devrilmesinde kilit bir rol oynadığı gerekçesiyle, Irak siyasi toplumu arasında Amerika'ya karşı iyimser bir bakış açısı hâkimdi. Bu durum, çok sayıda Iraklı siyasi partiyi Amerika ile iyi ilişkiler kurmaya götürdü.

Yukarıdakilere dayanarak, Amerika-İngiltere işgaline karşı Irak'ta direnişe başlayan Mehdi ordusunun kurulmasının ardından, Amerika'nın ülkedeki varlığına karşı olan Mukteda es-Sadr'ın rolüyle bu ABD karşıtı dalganın başladığını görebiliriz. Bu Direniş gücü, aktivitelerini başta ABD olmak üzere yabancı güçlerin bulunduğu Bağdat ve Basra şehirlerinde yoğunlaştırdı. Bu bağlamda Mehdi Ordusu, Amerikan güçlerinin, gayrı meşru ve istikrarsız bir güç olduğunu açıklayarak, en kısa zamanda Irak'tan çekilme çağrısında bulundu. Beyaz Saray ve ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı 2005 – 2007 yılları arasında Mukteda es-Sadr'ı öldürmek üzere bir takım girişimlerde bulunana kadar, Mehdi Ordusu faaliyetlerini sürdürdü.

Mukteda es-Sadr'ın yanı sıra, 2003 yılının başlarından bu yana bağımsız bir Şii olan Bedir örgütü başkanı Hadi el-Amiri, Amerika'nın Irak'taki varlığına şiddetle karşı çıktığını açıkladı. 2010 yılından sonra gelen yıllarda, Parlamento Başkanı ve Ulaştırma Bakanlığı görevlerini üstlenen Amiri, Washington tarafından Irak'ın iç işlerine müdahale edilmesine muhalefet eden Amerikan karşıtı bir siyasetçi olarak tanındı.

Özetle, Hadi el-Amiri ve Mukteda es-Sadr'ın siyasi faaliyetleri gözden geçirildiğinde, 2003'ü takip eden yıllarda siyasi grupların çoğunluğu Amerika ile hoşgörü stratejisi benimserken, bu iki siyasi liderin ABD'ye muhalif bir konumda olduğu söylenebilir. Ancak bugün gerçekleşen seçimler, Iraklıların gerçek yüzünü gösterdi. Irak vatandaşları, Amerika'nın karşısında doğru yolu buldular.

Kaynak: al-waght
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler