el-Esad1-620x330.jpg
  • Anasayfa» 
  • Röportaj»
  •  Beşşar Esad: "‘Ilımlı Muhalifler’ adı altında 'Cihatçı'ları destekleyenler IŞİD konusunda sorumludurlar"

Beşşar Esad: "‘Ilımlı Muhalifler’ adı altında 'Cihatçı'ları destekleyenler IŞİD konusunda sorumludurlar"

"IŞİD’in Suriye’de mevcut olması konusunda Suriye hükümetinin kesinlikle bir sorumluluğu yoktur, bu konuda asıl sorumluluk sahibi ‘ılımlı muhalifler’ adı altında cihatçıları destekleyen Fransa rejimidir."

21 Nisan 2015 Salı

İNTİZAR - Cumhurbaşkanı Beşşar el Esad France 2 televizyon kanalına verdiği röportajda; Suriye'de teröristleri destekleyen Batılı devletlerin terörle mücadele yada siyasi çözümü destekleme iddialarında ciddi olmadıklarını belirtti.

Teröristler İlk Haftalarda Kimi Devletlerin Desteği ile Saldırılarda Bulundu

El-Esad kendisince Suriye'de yaşananlardan ne kadar sorumlu olduğu yönündeki bir soruya cevabında; Suriye'de olayların başladığı ilk haftalardan beri silahlı teröristlerin bölgesel ve Batılı devletlerin destekleriyle terör eylemlerinde bulunduklarına dikkat çekti.

Silahlı terör grupların o zamanlarda kamu ve özel mülklere bulundukları saldırıların Suriye devleti tarafından değil de bizzat kendileri tarafından internette belgelenmiş olduğunu belirten el Esad; Suriye'de hükümete düşen rolün de Suriye halkı ve toplumunu savunmak olduğunun altını çizdi.

Suriye hükümetinin tüm bu süre içinde ulusal ve anayasal sorumlulukları çerçevesinde halkı ve vatanı koruma mücadelesi verdiğine dikkat çeken el Esad; şayet hükümetin ya da cumhurbaşkanının bu olanlarda iddia edildiği gibi büyük bir sorumluluğu olsaydı Suriye halkının çoktan beri desteğini kesmiş olması gerektiğini ifade etti. El Esad halkın desteğini almayan bir hükümet ya da bir cumhurbaşkanının tüm bu süre içinde dünyanın en büyük devletleri ve siyasi güçleri tarafından desteklenen silahlı terör örgütler karşısında mücadele etmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Terör örgütlerin bölge devletleri tarafından desteklenip Petro-dolarlarla finanse edildiklerine dikkat çeken el Esad; halkına karşı vahşet işleyen bir cumhurbaşkanının dört yıldan fazla süredir muhtelif yönlü savaş karşısında halkının desteği olmadan direnmesinin imkansız olduğunu söyledi.

Asıl Sorulması Gereken Soru Budur

Suriye'de olayların başlarında sokağa çıkan on binlerce insanın tümünün cihatçı olup olmadıklarına ilişkin soruya cevabında el Esad; kesinlikle tümünün cihatçı olmadıklarını söyledi.

Sözlerine devam eden el Esad; fakat olayların başlamasının altıncı gününde ilk ölenin bir polis olduğuna vurgu yaptı. Asıl sorulması gereken sorunun da bu polisin nasıl öldüğü sorusuna işaret eden el Esad; bu polisin ‘barışçıl gösterilerde' silahlı teröristler tarafından öldürüldüğünün altını çizdi. El Esad ‘barışçıl göstericiler' olarak nitelendirilenlerin tümü cihatçı olmasa da sonuç itibarıyla silah taşıyıp bir polisi öldürmeleriyle terörist sıfatını taşıdıklarını vurguladı.

Özgürlük ile Okulları, Hastaneleri ve Hizmet Kurumlarını Sabote Etmek Arasında Bir Bağlantı Yoktur

İlk başlarda gösteri düzenleyenlerin tümünün ne terörist ne de cihatçı olmadıklarını; sadece demokrasi ve özgürlük talepçileri olduğu yönündeki bir soruya cevabında el Esad; her vatandaşın özgürlük ve demokrasi talep etme hakkı olduğunu, her hükümetin de anayasa kapsamında özgürlük ve demokrasiyi desteklemesi gerektiğini belirti.

El Esad fakat özgürlük ve demokrasinin sivilleri veya polisleri öldürme anlamına gelmediğini, okulları, hastaneleri, elektrik şebekelerini ve diğer hizmet kurumlarını sabote etme anlamına gelmediğinin altını çizdi. Hizmet kurumlarının hükümetin mülkü değil de halkın mülkü olduğuna dikkat çeken el Esad; silahlı teröristlerin ilk günlerden dış devletlerin provokasyonuyla bunları yaptıklarını ifade etti.

IŞİD, 2006'da ABD Denetimi Altında Irak'ta Teşkil Edildi

Kendisinin IŞİD'in ortaya çıkmasına yardım ettiği iddialarına ilişkin soruya cevabında el Esad; IŞİD'in aslında 2006 yılında ABD denetimi altında Irak'ta teşkil edildiğinin altını çizdi. El Esad kendisinin ise hiçbir zaman Irak'ta olmadığını ve orada da hiçbir otoritesi olmadığına vurgu yaptı.

Irak'ta olanların ABD'liler olduğunu, IŞİD'İn de Irak'tan Suriye'ye geldiğine dikkat çeken el Esad; kaos ve terörün de bulaşıcı olduğunu belirtti.

Kaos yaşayan herhangi bir devletin teröristler için uygun ve verimli bir ortam teşkil edeceğine dikkat çeken el Esad; Suriye'de kaosun başlamasıyla IŞİD'in Irak'tan Suriye'ye geçtiğini söyledi.

Sözlerine devam eden el Esad Suriye'de IŞİD'ten önce Kaide Örgütünün bir kolu olan Nusra Cephesinin bulunduğunu, ondan önce de Müslüman Kardeşlerin mevcut olduğuna vurgu yaptı. El Esad tüm bunların da daha sonra IŞİD'in üstüne yapılanacağı radikal tabanı teşkil ettiklerine, temelde de tümünün radikal bir ideolojiden gelip bir olduklarının altını çizdi.

Asıl Sorumlu ‘Ilımlı Muhalifler' Adı Altında Cihatçıları Destekleyenlerdir

Suriye'de son dört yıldır yaşanan durumlar konusunda kendisinin her hangi bir sorumluluğu olup olmadığına ilişkin tekrarlanan soruya cevabında el Esad; hiçbir şeyin mutlak olmadığını ifade etti.

Herkese nispi bir sorumluluk düştüğünü belirten el Esad; Suriye'de bir meselelerin mevcut olduğunu, bu meselelerde de hükümete ve her vatandaşa da bir sorumluluk düştüğünü söyledi. Fakat IŞİD'in Suriye'de mevcut olması konusunda ise Suriye hükümetinin kesinlikle bir sorumluluğu olmadığını söyleyen el Esad; bu konuda asıl sorumluluk sahibinin ‘ılımlı muhalifler' adı altında cihatçıları destekleyen Fransa rejimi olduğunun altını çizdi.

Batılı Silahlara Sahip Olanların Kendileri IŞİD'li Oldular

Fransa'nın ‘ulusal koalisyonu' desteklediğini ve onun terörist bir oluşum olup olmadığına ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriye'de muhtelif adlandırmalar altında desteklenip Batılı silahlarla donatılan şahısların IŞİD'li olduklarını dikkat çekti.

Sözlerine devam eden el Esad Fransa savunma bakanının bizzat bunu itiraf ettiğini hatırlattı. Fransa savunma bakanının bu yılın başlarında ‘Suriye'deki ılımlı muhaliflere silah ve askeri ekipmanlar gönderdiklerini' itiraf ettiğine işaret eden el Ead; bu silahların IŞİD'in eline nasıl geçtiklerine vurgu yaptı. El Esad aynı zamanda ‘ılımlı muhalifler' olarak adlandırılan silahlı grupların IŞİD ya da Kaide Örgütünün Suriye kolu olup uluslar arası terör örgütleri listesinde yer alan Nusra Cephesi saflarına nasıl geçtiklerine de dikkat çekti.

Suriye Ordusu Sadece ve Sadece Nizami Cephane Kullanıyor

Suriye ordusunun ‘varil bombaları' gibi yıkıcı veya hedefi belli olmayan silahlar kullanmaya devam ettiği iddialarına ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriye ordusunun hedefi belli olmayan silahlar kullanmasının hiçbir mantığı ya da geçerli nedeni olmadığına dikkat çekti.

Hedefi belirlenemeyen bir silahı kullanmada ordunun ne gibi bir amacı olacağı sorusuna dikkat çeken el Esad; ordunun sivilleri öldürmesinde ne çıkarı olabileceği sorusuna da vurgu yaptı. Halkı hedefsiz katleden bir ordunun bu halkın desteğini almaya devam etmesinin de mümkün olmadığını belirten el Esad; halkın desteğini almayan bir ordunun da bu denli hırçın bir savaşta ayakta kalmasının mümkün olamayacağını ifade etti.

Bir diğer noktanın ise sivil ya da silahlı arasında fark gözetmeyen bir silahtan bahsedildiğinde önemli olanın o silahın nasıl kullanıldığı olduğuna dikkat çeken el Esad; örnek olarak ABD'nin Afganistan ve Pakistan'da kullandığı insansız uçakların teröristlerin sayısından kat kat daha çok sivil insanları katlettiklerinin altını çizdi.

El Esad Suriye ordusunun tüm operasyonlarında sadece ve sadece terörist hedefleri vurduğunu, sadece ve sadece nizami cephane kullandığını, hedef ayırt etmeyen yada gelişi güzel düşen hiçbir cephanenin kullanılmadığını vurguladı.

Suriye'de savaşın klasik bir savaş olmadığına bir kez daha vurgu yapmak istediğini ifade eden el Esad; bu gibi savaşlarda insanların akıllarını ve gönüllerini kazanmanın büyük bir önem taşıdığını belirtti. Bu durumda insanları gelişi güzel öldürmenin ne gibi bir faydası ya da amacı olabileceği sorusuna dikkat çeken el Esad; halkın desteğine sahip olmayan bir ordu ya da bir hükümetin uzun süre mücadele etmesinin imkansızlığına bir kez daha vurgu yaptı.

Klor Kullanma Gereksinimi Yoktur

Suriye ordusunun son bir ay içinde İdlib'te klor gazı kullanıp kullanmadığına ilişkin soruya cevabında el Esad; bunun Batılı hükümetler tarafından hazırlanan asılsız bir rivayet olduğunu söyledi.

Suriye'de iki klor fabrikasının bulunduğunu söyleyen el Esad; birinin birkaç yıl önce tamamen kapatıldığını, ikincisinin ise Türkiye sınırları yakınlarında teröristlerin bulundukları bir bölgede olduğunu açıkladı. El Esad Suriye'nin bu konuda BM'ye resmi mektuplar gönderdiğine dikkat çekerken, Suriye'de klor fabrikalarının terör örgütlerinin elinde olduğunu söyledi.

Sözlerine devam eden el Esad Suriye ordusunun elinde klordan daha etkili nizami silahları bulunduğunu, dolayısıyla iddia edildiği gibi klor kullanma gibi bir zorunluluğu olmadığının altını çizdi.

Herhangi Bir Kanıt Yoktur

Suriye ordusunun klor gazı kullandığı iddialarına ilişkin uluslar arası raporlar konusunda ise el Esad; bu iddiaların aslı gerçeği olmadığını, bu konuda da hiçbir kanıtın bulunmadığını vurguladı.

Sözlerine devam eden el Esad; Suriye'de ordunun kimyasal silah kullandığı iddialarının tümünde Suriye hükümetinin bu konuda soruşturmanın yapılmasını bizzat kendisi talep ettiğinin altını çizdi. El Esad Suriye ordusunun iki yıl önce sarin gazı saldırısına maruz kaldığına işaret ederek, Suriye'nin BM'den konuya ilişkin soruşturma talep ettiğini, fakat bu talebin olumlu bir cevap almadığını belirtti.

İdlib'te son iddialara ilişkin bir soruşturmanın yapılmasını kabul edip etmeyeceği konusunda ise el Esad; Suriye'nin her daim bu konuda tarafsız bir soruşturma yapılmasını kabul ettiğini ifade etti.

Koalisyon Teröre Karşı Mücadelede Ciddi Değildir

ABD komutasındaki uluslar arası koalisyonun Suriye'de IŞİD mevkilerini havadan bombalamasına Suriye'nin yaklaşımı konusunda bir soruya cevabında el Esad; koalisyonun bu operasyonlarında ciddi olmadığını bir kez daha belirtti.

Koalisyonda 60'tan fazla devletin bulunmasına rağmen Suriye ordusunun günlük ortalama olarak bu koalisyondan kat kat daha fazla operasyonlarda bulunduğuna dikkat çeken el Esad; örnek olarak Halep kırsalının Ayn Arap Kasabasını verdi. El Esad; Ayn Arap'ta karada Suriyeli silahlıların IŞİD'e karşı savaşmalarına rağmen koalisyonun yardımlarıyla kasabayı IŞİD'ten temizlemenin 4 aydan fazla bir süre aldığına dikkat çekti.

Fransa'nın koalisyona katılması konusunda ise el Esad; terörü destekleyen devletlerin terörle mücadelede ne derecede ciddi olabilecekleri sorusuna vurgu yaptı.

El Esad koalisyonda bulunan çoğu devletlerin Suriye ve Irak'ta radikal teröristlere askeri ve lojistik destekte bulunduklarının altını çizdi.

İletişim Var Ama İşbirliği Yoktur

IŞİD'e karşı savaşta Suriye ile Fransa arasında herhangi bir işbirliğinin olup olmadığı konusunda ise el Esad; bir nevi iletişimin bulunduğunu, fakat işbirliğinin olmadığını söyledi. Bilgi alış verişinin olup olmadığı konusunda ise el Esad böyle bir şeyin olmadığını sözlerine ekledi.

Suriye hükümetinin Suriye'ye bilgi alma amacıyla gelen Fransız yetkililerle görüştüğünü söyleyen el Esad; Fransa hükümetinin Suriye'de vatandaşları katleden teröristlere destek verdiği sürece Suriye hükümetinin ona bilgi vermesinin mantıklı olmadığını ifade etti.

Sözlerine devam eden el Esad; Fransız istihbaratının Suriye ile bağlantıya geçme ve bilgi yardımı alma talebinde bulunduğunu söyledi.

Suriye'de terör eylemlerine katılan Fransızlardan tutuklananların olup olmadığı konusunda ise el Esad; Fransızların Suriye'ye cihat etmek ve cennete gitmek için geldiklerini, fakat şu ana dek Fransız tutukluların bulunmadığını belirtti.

Benim Onları Değil, Onların Beni İkna Etmeleri Gerekiyor

Kendisinin Suriye'de çözümün bir parası olduğu konusunda Fransızları ikna edecek ne gibi planları olduğuna ilişkin bir soruya cevabında el Esad; kendisinin değil de, Fransızların bizzat kendilerinin Suriye'de teröristleri desteklemediklerini ve kanların akıtılması suçunda ortak olmadıklarına ilişkin kendisini ikna etmeleri gerektiğini belirtti.

Ulusal egemenlik kapsamında Suriye halkının çıkarlarını koruma ve siyasi çözüm sağlama yönünde ciddi her çabaya olumlu yaklaşımını ifade eden el Esad; Fransızlar ve Batılıların diyalog ya da çözüm arzularında ciddiyetlerini kanıtlamaları, teröre desteklerini de kesmeleri gerektiğini vurguladı.

Fransa başkanına mesajı olup olmadığı konusunda bir soruya cevabında ise el Esad; mesajı göndermesi gerekenin Fransa halkının kendisi olduğunu belirtti. El Esad Fransa'nın şu anki başkanının 1950'lerden beri an az popülariteye sahip başkan olduğuna dikkat çekti.

Sözlerine devam eden el Esad; Fransa rejiminin desteklediği terörün bir gün Fransa'nın kendisini hedef alması tehlikesine karşı uyardı.

Devlet Olarak Yardım Almak ile Teröristleri Desteklemek Bir Değildir

Batılı devletlerin Suriye'de ‘ılımlı muhalifleri' destekledikleri iddiaları konusunda ise el Esad; muhalefetin silahlarla değil siyasetle yapılması gerektiğini belirtti.

Batılı devletlerin silahlı grupları desteklemeleri mukabilinde Suriye'nin de İran ve Hizbullah'tan yardım aldığı konusunda bir soruya cevabında el Esad; Suriye'nin evrensel savaşa karşı yardım istemesi ile Batılı devletlerin içişlerine müdahale etmeleri ve terör örgütleri desteklemeleri arasında büyük bir fark olduğunu ifade etti.

El Esad; Hizbullah'ın Suriye'de pek yüksek sayıda bulunmadığına dikkat çekerken; Suriye'de İranlı güçlerin bulunmadığını belirtti.

Suriye ve İran arasında on yıllara uzanan stratejik ilişkilere dikkat çeken el Esad; bu derin ilişkiler kapsamında koordinasyon ve görüş alışverişi kapsamında karşılıklı ziyaretlerin bulunduğunu, fakat Suriye'de İranlı güçlerin bulunmadığını söyledi.

Artık Kimse Avrupalı Yetkililerin Açıklamalarını Takmıyor

Avrupalı yetkililerin kendisine ilişkin itham ve açıklamaları konusunda ise el Esad; kimsenin artık Batılıların açıklamalarını kafaya takmadığını belirtti.

Fransa'nın ise bölgede ABD tabiliği bir politika izlediğini belirten el Esad; güvenirlik ve etkinliğini kaybettiğini ifade etti.

Sözlerine devam eden el Esad; her şeye rağmen kendisi açısından asıl önemli olanın Batılı yetkililerin değil; Suriye halkının düşünceleri olduğunun altını çizdi.

Daha Önemli Olan Tüm Bunlardan Ders Almaktır

Suriye'nin savaşı kazanacağı ve hiçbir şey olmamış gibi eskiye döneceğine ilişkin soruya cevabında el Esad; hiçbir şeyin eskisi gibi olmasının doğal olarak mümkün olmadığını ifade etti.

Sözlerine devam eden el Esad önemli olanın; her kesin geçmişten ve yaşananlardan ders alıp her zaman daha iyisine çaba harcaması olduğunu söyledi.

Suriye'de yönetimde kalmayı isteyip istemediği konusunda ise el Esad; kendisinin şahsi olarak bunu önemsemediğini, asıl önemli olanın Suriye halkının ne istediği olduğuna vurgu yaptı.

Suriye halkının kendisini desteklediğini nasıl anlayacağı konusunda ise; 23 milyondan oluşan bir halkın hiçbir baskı ya da dayatma altında dört yıl boyunca cumhurbaşkanını ve ordusunu desteklemesinin mümkün olmadığını söyledi.

Demokrasi Süreci Uzun Bir Süreçtir

Suriye'de demokrasi ve ifade özgürlüğünün olup olmadığı konusunda ise el Esad; demokrasi ve özgürlük sürecinin uzun bir süreç olduğunu belirtti. El Esad Suriye'nin kriz öncesinde bu süreçte ilerlemeler kaydettiğini belirtti. Suriye'nin bu bağlamda Avrupa devletleriyle kıyaslanmasının mantıklı olmadığını ifade eden el Esad; Fransa'nın en yakın dostları ve müttefiklerinden biri sayılan Suudi Arabistan ile kıyaslandığında ise farkın ortada görülebileceğine dikkat çekti.

Kendisinin yönetimden çekilmesinin Suriye'de barış ve istikrarı getireceği garantisi olması halince buna hazır olup olmadığına ilişkin soruya cevabında el Esad; bunu hiç tereddütsüz yapmaya hazır olduğunu söyledi.

Fransız Gazeteciyi Kimin Öldürdüğü Bellidir

İki yıl önce Suriye'de öldürülen Fransız gazetecinin ölümü konusunda ise el Esad; onun Suriye devletinin kontrolü altındaki bir bölgede kurşunla değil de bir havan mermisinin şarapnelleriyle öldüğüne dikkat çekti.

El Esad Suriye hükümetinin de kendi kontrolü altındaki bölgeleri havan mermileriyle vurmayacağının dikkate alınmasıyla Fransız gazeteciyi kimin öldürdüğünün net bir şekilde tahmin edilmesi gerektiğini söyledi.

Sözlerine devam eden el Esad; Fransız gazetecinin, Fransa hükümetinin ‘muhalifler' olarak adlandırdığı teröristlerin havan mermisiyle öldürüldüğüne vurgu yaptı.

Fransa hükümetinin konuya ilişkin soruşturma yapmasına Suriye'nin izin verip vermeyeceği konusunda ise el Esad; bunun anlaşmalar kapsamında ve ulusal egemenliğe saygı çerçevesinde olması durumunda Suriye'nin hiçbir manisi olmadığını belirtti.

 

Kaynak: sana.sy

 

Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler