70372-1383363_518.jpg

Zaria'da Müslüman Şiileri katleden Nijerya ordusu Siyonistlerin kontrolünde

"Nijerya’nın askeri yapısı ülkenin Genelkurmay Başkanı olan ‘’Muhammed Buhari’’ gibi bir kişinin elindedir. Zira onların çoğu da Siyonist rejimin güvenlik ve istihbarat sistemlerinin nüfuzu ve gözetimi altındadırlar.. Ve şunu söylemek gerekir ki, Nijerya ordusu Şiilere karşı ne yazık ki uluslararası kuruluşların da sessiz kaldığı ve hiçbir girişimde bulunmadıkları bir soykırım gerçekleştirmiştir"

25 Aralık 2015 Cuma

İNTİZAR - Deneyimli Afrika meseleleri uzmanı Dr Hüseyin Kenani Mukaddem'in Meşrik Newse verdiği röportajda Nijerya ordusunun saldırısı ile 500'den fazla sivilin ölümüyle gündeme gelen Nijerya İslami Hareketi ve onun önderi olan Şeyh İbrahim Zakzaki ile ilgili önemli tespitler içeriyor...

---------------

Nijerya'daki Şiilerin Nüfusu/Zaria Faciasının Sorumlularının Uluslararası Ceza Mahkemesinde Yargılanmaları/ Siyonistlerin Kontrolündeki Nijerya Ordusu/Nijerya Büyükelçisinin Çağrılması Ve Gerçekleri Araştırma Komitesinin Kurulması

-----------

Uluslararası resmi istatistik kurumunun verileri Nijerya'nın 170 milyonluk bir nüfusa sahip olduğu ve ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 10'nun ise Şii olduğu yönünde.

Nijerya ordusunun Zaria şehrinde bulunan Nijerya İslami Hareketi lideri Şeyh İbrahim Zakzaki'nin evine ve ‘'Bakiyyetullah'' Hüseyniyesine yaptığı 2 saldırıda, Şeyh Zakzaki'nin karısı ve oğlunun yanı sıra 500'den fazla Şii de şehit oldu.

Deneyimli Afrika Meseleleri Uzmanı Doktor ‘'Hüseyin Kenani Mukaddem'' Meşrik Newse verdiği röportajda, Nijerya'da yaşanan olaylara,  ülkedeki İslam'a yönelişin köklerini ve yabancı aktörlerin özellikle Nijerya ordusundaki nüfuslarını ve ülkedeki Şii katliamının gerçek nedenleri hakkındaki olasılıkları anlattı.

 

 

Bu röportajın tamamı şu şekildedir:

Nijerya'daki Müslümanların güçlenmelerinin geçmişi hangi döneme dayanmaktadır?

Nijerya Afrika'nın en önemli ülkelerinden birisi olup bu kıtanın Batısında yer almaktadır ve onun İslami geçmişi ise İslam'ın Afrika kıtasına ve Tanzanya ve Batı Afrika sahillerine girdiği ve nüfusunun da bu kıtanın Güneyine ulaştığı dönemlere dayanmaktadır.

Bu geçmiş Nijerya halkının İslam'a olan derin ilgilerinin bir göstergesidir ve nitekim Nijerya'daki bu İslami hareketlerin barışçıl bir şekilde ve İslam ahkâmının yönetim yapısında halkın istekleri doğrultusunda uygulanması yönündeki söz konusu faaliyetlerine şahittik. Öte yandan Nijerya'nın geçmiş hükümetleri de Müslümanları hükümetle ilgili ve ülkenin egemenliği konularında söz hakkına sahip en önemli gruplardan biri olarak kabul ederlerdi.

Ayetullah Şeyh İbrahim Zakzaki liderliğindeki Nijerya İslami Hareketi geçen yıllar boyunca İslam öğretilerine dayalı faaliyetlerini barışçıl bir hareket kurarak, İslam'ı tebliğ etmeyi başarmıştır. Böylelikle Nijerya halkının eğitimi yolunda, uluslararası toplumda ve İslam ülkelerinde önemli bir yere sahip olmuştur.

Burada Nijerya İslami Hareketinin ve faaliyetlerinin ülkedeki Şiiler tarafından desteklendiğini ve sadece onların takdirini kazandığını söyleyemeyiz, aksine İslami Hareket Nijerya'daki tüm Müslümanların saygı duyduğu bir harekettir.

Öte yandan Şeyh İbrahim Zakzaki'nin saldırıya uğraması da ilk değil, zira o geçen yıl Kudüs Günü yürüyüşünde Nijerya Ordusunun saldırısına maruz kalarak 3 çocuğunu şehit verdi ve çok sayıda gösterici de şehit oldu.

Ancak her hâlükârda Nijerya İslami Hareketi bu saldırıya karşılık vermek için gerekli şartlara sahip olmasına rağmen, misilleme yapmadı. Fakat yalnızca barışçıl eylemler üzerinde odaklandı ve bu durumlar karşısında sabır ve tahammül gösterdi.

 

Nijerya nüfusu ve ülkedeki Şiilerle ilgili elinizde kesin rakamlar var mı?

Uluslararası resmi istatistik kurumunun verileri Nijerya'nın 170 milyonluk bir nüfusa sahip olduğu ve ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 10'nun ise Şii olduğu yönünde. Bazı istatiksel raporlarda bu rakamların az verilmesinin nedeni ise, ülkedeki Şiilerin takiyye etmelerinden kaynaklanmaktadır. 

Bununla birlikte ülke içinde siyasi baskılar,   gibi hâkim olan şartlar yüzünden, ülkedeki Şiiler Şii olduklarını gizliyorlar. Dolayısıyla bazı raporlarda Şii nüfusunun 5 milyon olarak geçmesi, buradaki Şiilerin takiyye etmelerinden kaynaklanıyor.

 

Nijerya'da ‘'Boko Haram'' terör grubunun faaliyetleri bulunmaktadır. Sorum şu Nijerya devleti ve ordusu bu grupla neden ciddi bir biçimde mücadele etmiyor ve bazen de son olarak Zaria faciasında olduğu gibi, onlarla aynı doğrultuda mı hareket ediyorlar?

Nijerya'nın askeri yapısı ülkenin Genelkurmay Başkanı olan ‘'Muhammed Buhari'' gibi bir kişinin elindedir. Zira onların çoğu da Siyonist rejimin güvenlik ve istihbarat sistemlerinin nüfuzu ve gözetimi altındadırlar.

Doğal olarak, bu kişiler Batının ve Siyonist rejimin İslamofobi projesine karşı IŞİD ve El-Kaide gibi faaliyet gösteren Boko Haram gibi, gruplarla mücadele etmeyi amaçlamıyorlardır. Ancak bu odakların mücadele alanı El-Kaide ve IŞİD'i kapsamamakta ve nitekim Nijerya'daki mücadele de Boko Haramı kapsamamaktadır. Bilakis onların mücadelesi Direnişçi olarak tanımlanan ve anti-Siyonist olan cemaatleri ve grupları kapsamaktadır. 

Bu nedenle Nijerya ordusunun Genelkurmay Başkanına saldırı bahanesiyle İslami Harekete karşı geçmişte ya da hali hazırda gerçekleştirdiği eylem süreci, aslında bu grupla mücadele için değildi, aksine İslami Harekete karşı saldırısını geçen yıllarda yaptığı gibi tekrar gerçekleştirdi. Ve eldeki bilgilere ve uzmanların deyimine göre, bu plan önceden tasarlanmıştı ve Nijerya ordusu da ülkedeki Şiilere karşı bir eylem yapma bahanesinin peşindeydi.

Mevcut istatistikler bu vahşi saldırıda 500'den fazla ve yaklaşık 1000'e yakın kişinin şehit edildiği yönünde. Ve şunu söylemek gerekir ki, Nijerya ordusu Şiilere karşı ne yazık ki uluslararası kuruluşların da sessiz kaldığı ve hiçbir girişimde bulunmadıkları bir soykırım gerçekleştirmiştir. Oysa bu katliamın boyutu ve kapsamı Batının IŞİD'e karşı saf tutmasına ve bu gruba karşı askeri operasyon hazırlığına girmesine neden olan Paris'te tanık olduğumuz terör saldırısından çok daha kapsamlıydı.

 

Yıllar sonra Müslüman birinin Nijerya'da Cumhurbaşkanı olarak göreve geldiğine şahit olduk, sorum şu Nijerya Cumhurbaşkanı orduyla mücadele edebilecek güce ve yetkiye sahip değil midir? Nijerya hükümetinin bu eylem karşısındaki tutumunun ne olduğu şimdiye kadar belirlenmemiştir, acaba ordunun bu eylemini desteklemiş ya da bunu kınamış mıdır? Bu tezatlıkları nasıl çözebiliriz?

İran'ın Nijerya ile çok iyi ilişkileri var ve nitekim bu ülke Cumhurbaşkanın bu yıl Tahran'a geldiğine şahit olduk. Ve Şiilerin soykırıma uğramasında o şahsın herhangi bir parmağı olduğu pek olası gözükmemektedir. Ancak Siyonist danışmanların Nijerya ordusu yapısındaki varlıkları, ordunun genellikle ülkenin Cumhurbaşkanının gözetimi ve kontrolü altında olmadığını gösteriyor. Buna karşın, ülkedeki iç karışıklıkları ordunun bastırma gücü ve buna göre kendi operasyonlarını yönetmeye ve yönlendirmeye yetkisi vardır.

Yani orada amaçlanan, sadece Nijerya'daki Afrika'daki Şiileri hedef almak değil, zira Şiilere karşı geniş bir eylemin şekillendiğini görüyoruz. Nitekim bunun benzerlerine Asya'da Azerbaycan'da da şahit oluyoruz. Ve bu aslında Siyonistlerin kilitlediği İslamofobi projesiyle uyumlu olan Şiafobi projesidir. Ve bunun uluslararası arenada daha geniş bir boyut kazandığı söylenebilir.

 

 Sizce ülkemizdeki diplomasinin, bu cinayetler karşısında nasıl bir strateji belirlemesi gerekiyor?

Dışişleri Bakanlığı bu konuyu ciddi bir biçimde diplomasi gündemine koymalı ve bu doğrultuda Nijerya Büyükelçisini çağırarak konuyla ilgili açıklama talep etmelidir.

Aynı şekilde Dışişleri Bakanlığı, İslam ülkeleri arasından ya da İslam konferansından durum tespit komitesinin kurulmasını isteyebilir.

Bu komitenin görevlerinden biri de bu saldırının nedenlerini araştırmak olmalıdır. Ve eğer Nijerya'daki Şii bölgelerinde gerçekten savaş suçu işlenmişse, üst düzey komutanların Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanmalarını sağlamalıdır. Çünkü Uluslararası Ceza Mahkemesi eğer taraflar, devlet ya da bireyler belirli bir dinin takipçilerine karşı cinayet işledikleri takdirde, onları savaş suçluları olarak yargılama yetkisine sahiptir.

 

Suudi Arabistan ve Fransa'nın bu katliamdaki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Suudi Arabistanlı akademisyen, Hasan El-Amiri bir yazısında, Nijerya'nın şimdiki Cumhurbaşkanının Suudi Arabistan, Fransa ve Siyonist rejimin politikalarıyla uyum içerisinde olmadığını yazmıştı ve bu da bu eylemin arkasında Riyad'ın Fransa ve Tel Aviv'in olduğunu gösteriyor. Bu görüşler ne ölçüde doğrudur ve Nijerya ordusunun bu devletlerle ilişkisini ispatlayacak kanıtlar var mıdır?

Gerçek şu ki Fransa ve Suudi Arabistan Afrika'daki varlıkları ve nüfuzları konusunda ortak menfaat ve çıkarlara sahiptirler. Fransa askeri ve mali güce sahip sömürgeci bir ülke olarak, Afrika'da kendi nüfuzunu geliştirmenin ve genişletmenin peşindedir. Öte yandan, mali ve ideolojik bir güç göstergesi olarak Vahhabilik fırkasında kendini gösteren Suudi Arabistan, kendi İslami görüşünü Afrikalı Müslümanlar arasında yaymak için çabalıyor böylelikle İslam'ın gerçek çehresinin görünmesini engellemek istiyor.

Dolayısıyla Arabistan ve Fransa hakiki İslam'ın Afrika'da kök salmaması için çabalayan iki ucu keskin bir makastırlar. Hiç kuşkusuz Fransa ve Suudi Arabistan Nijerya'nın iç meselelerine müdahil olmaktadırlar. Ve bu 2 ülkenin kesinlikle Nijerya ordusunda nüfuzları vardır ve nitekim bu saldırıların bir nevi Paris'teki terörist saldırılarının bir intikamı olması pek olası gözükmemektedir.

Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler