2016-06-20T151932Z_931578544_S1AETKZZZOAC_RTRMADP_3_BAHRAIN-POLITICS-CLERIC.jpg

Bahreyn'deki Halife rejiminin sonu yaklaştı

Ayetullah Kasım'ın kaderi Bahreyn milletinin demokratik talepleri ile düğümlenmiştir ve bu da onu ulaşılmaz hale getirmiştir. Arabistan da Bahreyn'de hala kontrolü kendi elinde tuttuğunu zannediyor, oysa Riyad yönetiminin Bahreyn üzerindeki nüfuzu şiddetle azalmıştır. Nitekim Halife rejimi de saltanatı uzatma dakikalarına geldiğini fark ettiği gözleniyor.

22 Haziran 2017 Perşembe
Bahreyn kriz hattında
 
Bahreyn'de yargı kurumu bu ülkede başlayan inkılâbın manevi lideri Ayetullah İsa Kasım hakkında açıkladığı kararının ardından durum iyice gerginleşmeye başladı.
 
Bölge medyası bu konuyu ele alarak Halife rejiminin karşı karşıya bulunduğu sorunları masaya yatırırken, önümüzdeki günlerde bu ülkenin elebaşları için zorlu günler tahmininde bulundu.
 
IRNA haber ajansı Halife rejimine bağlı güvenlik güçleri Daraz semtinde Şii lider Şeyh İsa Kasım'ın taraftarlarına saldırarak beş kişiyi şehit ettiğini, 200 kişiyi yaraladığını ve 286 kişiyi gözaltına aldığını duyurdu.
 
Halife rejiminin güvenlik güçleri Bahreyn mahkemesi Şeyh İsa Kasım'ı para aklama ve teröre ortak etme gibi mesnetsiz ve asılsız suçlarla suçlayarak bir yıl askıya alınan hapis cezasının yanı sıra 265 bin dolar da para cezasına çarpmasının ardından Daraz semtine baskın düzenledi.
 
 
Peki, Arap medyası, Bahreyn gelişmelerini nasıl değerlendirdi?
 
Lübnan'ın El Ahbar gazetesi, Irak'ın So'tul Irak radyosu, BAE'nin Ayun El Halic medyası ve Lübnan'ın El Minar TV kanalının internet sitesi, Şeyh İsa Kasım hakkında verilen kararı Amerika Başkanı Donald Trump ve Arap ülkelerinin liderlerinin Riyad'da düzenlediği ortak oturumla bağlantılı niteledi.
 
El Ahbar gazetesi, belki de FKİK üyeleri arasında en küçük tellal hükümdar olan Bahreyn kralı ABD Başkanı ile Riyad zirvesinin kulisinde yaptığı görüşmede bazı destek ve yardım sözleri aldığını yazdı. Gazete, Bahreyn kralı belki de ülkesinde muhalifleri bastırmayı sürdürmek üzere Trump'dan açık çek almış olabileceği değerlendirmesinde bulundu. Bahreyn kralı Trump'la görüşmesinde ikili ilişkilerin iyi gittiğinden söz etti ve ülkesinin ABD ve Britanya tarafından sömürülmesini stratejik işbirliği olarak niteledi.
 
Bahreyn kralı Batılı firmalar için milyonlarca dolar para harcayarak dünya kamuoyu gözündeki vampir ve baskıcı imajını düzeltmeye çalışıyor. Ancak bütün dünya Bahreyn rejimi ile Trump ilişkileri bölgeye hâkim olan şartların ve Suudi hanedanının gözetiminde sıkı ilişkilere dönüştüğünü çok iyi biliyor.
 
Suudi Arabistan elebaşları da bundan bir kaç gün önce Bahreyn rejiminin yaptığı gibi Arabistan'ın doğusunda Avamiye bölgesine yıkıcı baskınlar düzenlemeyi gündemine aldı.
 
Bahreyn kralı ile Suudi kralı aslında ortak siyasi zihniyetleri taşıyor ve işlerini, kan akıtmak ve savaşları körüklemek ve ülkelerinde ve bölgede etnik ayrımcılık yapmakla yürütüyor. Bu rejimler bu stratejileri ile kendilerine meşruiyet kazandırmaya çalışıyor, oysa etnik ayrımcılığın hiç kimseye meşruiyet kazandıramayacağı açıkça ortadadır.
 
Lübnan El Ahbar gazetesinin belirttiğine göre, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Halife rejimine bağlı güvenlik güçlerinin Şeyh İsa Kasım taraftarlarına saldırması, aslında Trump'la Arap liderlerin Riyad'da imza attıkları sıcak ilişkilerin ürünü olduğunu belirtti. Dışişleri Bakanı Zarif twitter sayfasında şöyle yazdı: ABD Başkanı ile Arap padişahların Riyad'da sergiledikleri sıkı ilişkilerin ilk sonucu kendini Bahreyn rejiminin bu ülkede muhaliflerin barışçıl itirazlarına saldırmakta gösterdi.
 
Gazete şöyle devam etti: Lübnan Hizbullah hareketi de Bahreyn'de yaşanan tüm olaylarda Suudi Arabistan'ın terörist rejimini sorumlu tuttu. Hizbullah hareketi Ayetullah Şeyh İsa Kasım'ın hayatı ve kerametinin hedef alınması, hiç kimsenin tehlikelerini ve sonuçlarını tahmin edemeyeceği olaylara sebebiyet vereceği uyarısında bulundu.
 
Lübnan Hizbullah hareketi Bahreyn olayları ile ilgili yayımladığı bildiride ayrıca şu ifadelere yer verdi: Bahreyn kralı, patronu Donald Trump iki ülke ilişkilerinin gerilmesine müsaade etmeyeceği ve insan hakları örgütlerinin Bahreyn'le ilgili tutumlarını umursamayacağı sonucuna vardıktan sonra ordusunu muhalifleri bastırmak üzere gönderdi.
 
Ayun El Halic gazetesi de bir süre önce Bahreynli muhalif aktivist Abbas Ümran'dan naklen şöyle yazdı:
 
Halife rejimi Şeyh İsa Kasım'ı hedef alarak, sömürücülerin dini ve etnik savaşları körükleme ve her türlü barışçıl protesto eylemini bastırma deneyimlerinden yararlanıyor. Bahreyn rejimi muhaliflerin liderlerini hapse atıyor ve bu hareketi ile tüm inkılâpçı protesto eylemlerini bastırabileceğini zannediyor. Ancak bu rejim hezimete uğramıştır, zira Bahreyn halkı hala taleplerinin peşindedir. Bahreyn halkının bilinçlenmesi ve Şeyh İsa Kasım'ın tedbirli önderliği sayesinde halkın inkılâbı devam ediyor. Gerçi Bahreyn rejimi Şeyh İsa Kasım'ı hapsederek gövde gösterisi yapıyor, ama Şeyh İsa Kasım asla haraç taleplerine ve pazarlıklara boyun eğmeyecektir.
 
El Minar kanalının internet sitesi, Suud hanedanı Halife hanedanının en büyük hamisi olduğunu yazdı. El Minar, Bahreyn rejimi tüm cinayetlerini Suudi Arabistan ile koordineli olarak yaptığını belirtti. El Minar, Suudi Arabistan Bahreynli Şii Müslümanlara yönelik gerginliği tırmandırma peşinde olduğunu ve Halife rejiminin uygulamaları Suudi rejiminin yeşil ışık yakması ile gerçekleştiğini kaydetti. Aslında Suudi Arabistan'ın Bahreyn'de yarattığı gerginlik, Suudi rejiminin Irak, Yemen ve Suriye'de hezimete uğramış olmasından kaynaklanmaktadır.
 
Irak'ın Sot'ul Irak medyasının yazdığına göre, Halife rejimi Riyad zirvesine katılarak cinayetlerini örtbas etmeye çalıştı ve şimdi de Şeyh İsa Kasım'a zarar vererek çılgınlık yapıyor ve bu da Riyad zirvesinin ilk sonucudur.
 
Gazete şöyle devam etti: Amerika ve Arap liderlerin Riyad'da zirvesi dini ve etnik ayrımcılık kokan bir zirveydi ve esas amacı bölgede Şii Müslümanları yok etmek ve muhalif sesleri susturmaktı. Nitekim Trump'la Arap liderlerin Riyad'daki zirvesinin üzerinden henüz bir gün geçmeden Halife rejimi Bahreynli Şii lider Şeyh İsa Kasım'ın evini kuşatma altına aldı. Bahreyn rejiminin bu hareketine paralel olarak Şeyh İsa Kasım'ın taraftarları manevi liderlerine destek vermeye başladı. Halife rejiminin saldırısında bir kaç kişi şehit düştü, birçokları yaralandı veya gözaltına alındı.
 
Sot'ul Irak gazetesi şöyle devam etti:
 
Ayetullah Şeyh İsa Kasım terörist veya radikal biri değildi. O Maname sokaklarında düzenlenen barışçıl protesto eylemlerini destekliyordu. Şeyh Kasım Halife rejiminden halkın gasp edilen haklarını onlara iade etmesini ve halk arasında adaleti inşa etmesini ve siyasi ve bürokratik kurumlarda denge kurmasını istiyordu. Ancak Halife rejimi halkın taleplerini kabul etmedi ve krizleri kontrol altına almadı, bu yüzden halkla rejim arasında çatlaklar her gün biraz daha derinleşti. Halife rejimi muhalifleri bastırmak, gözaltına almak, işkence etmek, işkence altında zorla itiraf almakla bu kıyamı bastırmaya çalıştı. Halife rejimi bu bahane ile bazı inkılâpçıları infaz etti. Şeyh İsa Kasım buna itiraz ettiğinde, Halife rejimi onu vatandaşlıktan çıkardı ve yurt dışına sürgün etmek istedi. Bahreyn nüfusunun %70'ini Şii Müslümanlar oluşturuyor. Halife rejimi son yıllarda başka ülkelerin Sünni Müslümanlarına vatandaşlık hakkı tanıyarak Bahreyn nüfusunun yapısını değiştirmeye çalıştı ve birçok ecnebiyi bu ülkenin güvenlik ve askeri ve kamu kurumlarında işe aldı. Halife rejimi ayrıca Suudi Arabistan'ın başını çektiği Ada Kalkanı güçlerine Bahreyn'e girmelerine ve muhalifleri bastırmalarına izin verdi.
 
***
 
El Minar haber kanalı internet sitesinde yayımladığı raporun bir bölümünde Bahreyn rejiminin Şii âlim Ayetullah İsa Kasım ve diğer muhaliflerin hakkında verdiği kararları değerlendirdi.
 
El Minar sitesinin belirttiğine göre Ayetullah İsa Kasım hakkında verilen kararın ardından birçok gözlemci, Halife rejimi bu kararla birlikte pazarlık gücünü arttırmak ve Ayetullah Kasım'ı haraca bağlayarak Bahreyn halkının barışçıl hareketini sonlandırmak istediği yorumunu gündeme getirdi. Bu durum Halife rejimi hala ülkede huzuru sağlamak ve kendi halkının haklı taleplerine kulak vermek yerine Bahreyn'in geleceği hakkında maceracılığa devam etmek istediğini ortaya koydu. Halife rejimi halkı kışkırtmak ve siyasi mahkemelerde yargılamak sureti ile kendi halkını haraca bağlamak ve halkın muhalefetini dini ve etnik muhalefet gibi göstermek istiyor.
 
Bahreyn'in Sotal Bahreyn sitesi, BAE'nin Ayun El Halic gazetesi ve Mısır'ın El Vafad sitesi de Bahreyn rejiminin muhaliflerini bastırma politikasını masaya yatıran Arap medya organlarıydı.
 
Sotal Bahreyn sitesi, Şeyh İsa Kasım hakkında verilen haksız karar, Bahreynli muhaliflerin muhalefetini daha da tırmandırdığını yazdı. Nitekim Bahreynli âlimler de halktan halkçı hareketlerini sürdürmelerini istedi. Şimdi siyasi aktivistler Halife rejimi ile Bahreynli muhaliflerin arasında açık bir gerginlik ortaya çıkacağını belirtiyor. Halife rejimi bu kararı ile aslında bu ülkenin dini şahsiyetleri ile doğrudan çatışmaya girerek kendini zor durumda bırakıyor. Nitekim Bahreynli muhalif liderler mahkeme kararını Halife rejimi için büyük bir hezimet olarak değerlendiriyor.
 
El Minar sitesi ise yayımladığı raporunda Bahreyn halkı Şeyh İsa Kasım'ın konumuna her türlü el uzatmaya karşı olduğunu ve onu hedef almanın dini vecibeleri hedef alma şeklinde telakki ettiklerini yazdı.
 
Aslında Bahreyn'de sadece dindar kesim değil, diğer kesimler de rejimin Şeyh İsa Kasım'a darbe vurmasıyla son milli güvencesini da kaybetmesine yol açacağına inanıyor. Bahreynli muhalif liderler Şeyh İsa Kasım'ın hedef alınması bölgede etnik savaşları tetikleyeceği uyarısında bulundu ve Şeyh Kasım'ı sürgün kararı da çok kötü bir senaryonun başlangıcı olacağını açıkladı. Ancak şimdiye kadar Halife rejimi bu krizin patlak vermesinde önemli etkisi olacak adımlar attığı gözleniyor.
 
BAE'nin Ayun El Halic gazetesi, bir süre önce Şeyh İsa Kasım ile dayanışmasını ilan eden Bahreynli aktivist Ali Maşima'dan naklen şöyle yazdı: Şeyh İsa Kasım'ın Bahreyn rejimi tarafından hedef alınması tüm Bahreyn halkını hedef alma anlamına gelir ve bu mesele gelecekte Bahreyn halkını rejimi devirme çabasında birleştirecektir.
 
Maşima, Şeyh İsa Kasım'a indirilecek her türlü darbe Bahreyn halkını rejime karşı mücadelesini, geçmişten farklı olan yeni bir aşamaya taşıyacağı uyarısında bulundu.
 
Öte yandan El Vafat sitesi de ABD'nin El Monitor gazetesinden naklen şöyle yazdı: Bahreyn'de devam eden siyasi kriz bu ülkenin istikrarını tehdit ederek durumu daha da vahim hale getirebilir. Altı yıl önce huzursuzluklar başladığında birçok Bahreynli muhalif taleplerini barışçıl bir şekilde dile getiriyor ve şiddete başvurmaktan kaçınıyordu. Ancak şimdi Bahreyn'in siyaset arenasında göze çarpan sıkıntıların gölgesinde bazı muhalifler şiddete başvurmaya başladı.
 
Bu arada Hak hareketi sözcüsü Abdulgani Hançer de yaptığı açıklamada, güvenlik güçlerinin Daraz semtine saldırması ve halkı katletmesinden sonra artık Bahreyn inkılâbının barışçıl kalacağı yönünde hiç bir güvence kalmadığını belirtti.
 
Hak hareketi sözcüsü ve Bahreynli siyasi aktivist Abdulgani Hançer, Daraz semtine düzenlenen saldırı, ABD Başkanı Donald Trump'ın Riyad'a yaptığı ziyaretinin ilk sonucu olduğunu belirterek şöyle dedi:
 
Halife rejimine bağlı güvenlik güçlerinin Daraz semtine saldırmasında dikkat çeken nokta, bu saldırının ABD Başkanı Donald Trump'ın Arabistan ziyareti ve ardından işgal altındaki Filistin'i ziyaret etmesi ve ayrıca Riyad'da Bahreyn diktatörü ile görüşmesinin hemen ardından gerçekleşmesiydi. Kuşkusuz Trump Bahreyn kralı ile görüşmesinde Bahreyn halkını bastırmayı şiddetlendirme ve Şeyh İsa Kasım'a tepki gösterme konusunda yeşil ışık yaktı.
 
Hak hareketi sözcüsü ve Bahreynli siyasi aktivist Abdulgani Hançer açıklamasını şöyle sürdürdü:
 
Halife rejimi Bahreyn halkının halkçı inkılâbını tam olarak bastırmayı ve bu inkılabı durdurmayı amaçlıyor. Onlar Şeyh İsa Kasım'ı bu inkılâbın devam etmesinin başlıca nedeni olarak görüyor ve bu yüzden ona baskı yaparak böylece muhalif hareketleri teslim olmaya zorlamaya çalışıyor. Halife rejimi ayrıca halkın moralini bozmaya çalışıyor ve Daraz semtinde Şeyh İsa Kasım'ın evine saldırmakla halkın direniş ruhunu kırmak istiyor. Saldırıda güvenlik güçleri Şeyh Kasım'ın evinin bahçesine girdiler ve Şeyh Kasım'ı korumak üzere bahçede bulunan bazı eylemcileri gözaltına aldılar. Bence Halife rejimi Şeyh İsa Kasım'ı tutuklamak gibi daha şiddetli hareketlere hazırlanıyor.
 
Hak hareketi sözcüsü ve Bahreynli siyasi aktivist Abdulgani Hançer Bahreynli ulema ve inkılâpçı hareketlerin Daraz olaylarına tepkilerini de şöyle değerlendirdi:
 
Mulahif hareketler ve ulema olağanüstü hal ilan etti ve halktan Şeyh Kasım'ı savunmak üzere evlerinden çıkmalarını istedi. Bu mesele hiç kuşkusuz Halife rejimini hesaplarını bozacak ve olaylar bu rejimin istediği gibi gelişmemesine sebebiyet verecektir. İnkılâpçı akımlar halktan var güçleri ile ve ellerine ne geçerse mukaddesatını savunmalarını istedi. Zira biz Halife rejimine bağlı güvenlik güçleri evlatlarımızı bastırıp katliam ederken bu duruma seyirci kalamayız. Halife rejiminin güçlerin karşı direnmeliyiz, zira uluslararası camia da Bahreyn halkını savunmak için harekete geçmiyor ve bölgede ABD ve FKİK üyeleri arasında Bahreyn halkına karşı bölgesel bir ittifak kurulduğu anlaşılıyor.
 
Hak hareketi sözcüsü ve Bahreynli siyasi aktivist Abdulgani Hançer, Daraz semtine ve Şeyh İsa Kasım'ın evine düzenlenen baskın ve bazı muhaliflerin şehit edilmesi telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağı konusunda uyarıda bulunarak sözlerini şöyle sürdürdü:
 
Bu saldırıdan sonra artık hiç bir şey kesinlikle eskisi gibi olmayacaktır, çünkü güvenlik güçlerinin halka saldırmasından sonra halkın Halife rejimine karşı barışçıl davranmaları için hiç bir güvence yoktur.
 
Hançer ayrıca Halife rejiminin neler planladığını bilemediklerini, ancak güvenlik güçleri geri çekilir çekilmez halk yeniden oturma eylemine devam edeceğini vurguladı.
 
Hak hareketi sözcüsü ve Bahreynli siyasi aktivist Abdulgani Hançer sözlerini şöyle sürdürdü:
 
Halife rejimi Daraz semtinde bulunan Ayetullah İsa Kasım'ın evini kuşatması ve Şeyh Kasım'a ev hapsi uygulaması konusunda ciddi sıkıntılarla karşı karşıya bulunuyor ve Şeyh Kasım'ın tutuklanma ihtimali de vardır. Donald Trump Riyad'a gelmek ve bölgenin diktatörleri ile görüşmek ve bu zümreye işledikleri cinayetleri için gerekli siyasi kılıfı temin etme güvencesi vermekle bölgede şer bir ittifakın kurulmasına davetiye çıkardı ve şimdi bölgemiz Amerika tarafından ciddi bir tehditle karşı karşıya kalmıştır.
 
***
 
Bahreyn kralı Hamad bin İsa'nın bir kaç gün önce Amerika Başkanı Donald Trump ile görüşmesinde yaptığı yalakalık ve 120 yıl boyunca Amerika'nın Bahreyn'i sömürmesini stratejik eski ortaklık nitelemesinin ödülü, fitneci ve vampir kralın ABD'den Bahreyn milletini bastırmak için beyaz çek alması oldu.
 
Lübnan'ın El Ahbar gazetesi, Bahreyn kralı Hamad bin İsa'nın bir kaç gün önce Riyad'da düzenlenen Amerika ve Arap ve İslam ülkeleri liderleri zirvesinin kulisinde Amerika Başkanı Donald Trump ile görüşmesinde yaptığı yalakalık ve 120 yıl boyunca Amerika'nın Bahreyn'i sömürmesini stratejik eski ortaklık nitelemesinin ardından Bahreyn halkını bastırmak için ABD'den yeşil ışık aldığını yazdı.
 
Bahreyn mahkemesi Şii âlim Ayetullah İsa Kasım hakkında aldığı kararın ardından Halife rejimi Bahreyn halkının bir yıldır Ayetullah Kasım'ın Daraz semtindeki evinin çevresinde düzenlediği oturma eylemini bozmak üzere operasyon başlattı.
 
Bahreyn içişleri bakanlığı sözde güvenliği sağlamak amacıyla düzenlenen bu operasyonun sırasında 286 inkılapçının terörist olma suçundan arandıklarını veya hapisten kaçan kişiler olduklarını ileri sürerek gözaltına alındıklarını açıkladı. Bu arada Ayetullah İsa Kasım'ın kaderi belirsizliğini sürdürüyor.
 
Bahreyn insan hakları ve demokrasi merkezinin açıklamasına göre Fars körfezinde yer alan Arap emirliklerinin karşısında küçük bir rejim olan Bahreyn kralı Hamad bir kaç gün önce Riyad'da düzenlenen Amerika ve Arap ve İslam ülkeleri liderleri zirvesinin kulisinde Amerika Başkanı Donald Trump ile görüşmesinde kendi milletini bastırma izni almış oldu.
 
Bahreyn kralı Hamad Amerikalı patronu ve ayrıca Fars körfezindeki Arap emirlikleri liderleri önünde ülkesi ile ABD arasındaki iyi ilişkilerden söz etti ve ülkesinin 120 yıl boyunca Amerika tarafından sömürülmesini stratejik eski ortaklık niteledi.
 
Ancak ne var ki Bahreyn'in zalim ve baskıcı rejimi elbette yakın bir gelecekte devrilecektir. Nitekim Halife rejiminin Bahreynli gençleri ve din âlimlerini katliam etmesi ve bastırması da bu rejimi istikrar getiremeyecektir. Zira hangi hükümet kendi halkını bastırmaya başladıysa veya cinayetler işleyerek kendi halkı arasında panik ve dehşet yaratmak istediyse tarihin de şahadet getirdiğine göre aslında kendisinin devrilmesi için zemin hazırlamış olur.
 
Halife rejimi son günlerde Bahreyn halkına karşı baskılarını ve cinayetleri arttırmaya başladı ve Ayetullah İsa Kasım'ın evini savunan inkılâpçı halka karşı şiddet uygulamaya ve masum insanların kanını akıtmaya veya yakalamaya başladı.
 
Suud rejiminin desteğinden yararlanan Bahreyn rejimine bağlı güvenlik güçleri düzenledikleri operasyonda Bahreyn halkının dini lideri Ayetullah İsa Kasım'ı yakalayarak bilinmeyen bir yere götürdü. Bu baskın, bundan önce de Halife rejimi halkın barışçıl protesto eylemlerini bastırmak ve dini liderleri ortadan kaldırmak için benzer baskınları yaptığı bir sırada gerçekleştirildi.
 
Fakat görünen o ki Halife rejiminin kendi halkına karşı şiddet uygulaması ve Bahreynli inkılâpçı gençleri katletmesi ve ulemayı bastırması Bahreyn'de istikrara ve bu rejimin temellerinin pekişmesine asla yardımcı olmayacaktır. Nitekim biraz önce de belirtildiği üzere, hangi hükümet kendi halkını bastırmaya başladıysa veya cinayetler işleyerek kendi halkı arasında panik ve dehşet yaratmak istediyse tarihin de şahadet getirdiğine göre aslında kendisinin devrilmesi için zemin hazırlamış olur.
 
 
Peki, Ayetullah İsa Kasım kimdir ve Halife rejimi neden bu din âliminden bu kadar korkmaktadır?
 
 
Şeyh İsa Kasım olarak ün yapan Ayetullah İsa Ahmet Kasım Buhrani, Bahreyn'in seçkin Şii âlimi ve Bahreyn halkının zalim Halife rejimi ve cinayetleri ve baskılarına karşı başlattığı barışçıl inkılabın liderlerinden biridir.
 
Şeyh İsa Kasım 1938 yılında Bahreyn'in şimdiki başkenti Maname'nin yakınında yer alan Daraz köyünde dünyaya geldi. Daraz bölgesi hali hazırda da Ayetullah İsa Kasım'ın dini ve sosyal faaliyetlerinin merkezi sayılır.
 
Ayetullah İsa Kasım'ın baştanbaşa hizmetlerle dolu olan yaşamı kısaca şöyle anlatılıyor:
 
Şeyh İsa Kasım 1964 yılında İslamî ilimlerin tahsiline devam etmek üzere Necef kentine hicret etti ve bu kentin fıkıh ve usul fakültesinde akademik eğitimine devam etti ve aynı zamanda dini ilimler merkezindeki ulemadan da feyiz aldı. Şehit Seyyid Muhammed Bakır Sadr, Ayetullah İsa Kasım'ın düşüncelerini etkileyen şahsiyetlerden biriydi.
 
Ayetullah İsa Kasım o yıllarda dini tebliğ etmek amacıyla iki kez ülkesine geldi ve en son 1972 yılında kendisinden Bahreyn'e gelmesi ve anayasayı hazırlayan meclise katılması ve halkçı bir meclisin yanı sıra halkın seçtiği üç erkin kurulmasına katkı sağlaması istendi.
 
Ayetullah İsa Kasım, şehit Seyyid Muhammed Bakır Sadr ve Şeyh Muhammed Emin Zeyneddin'in talimatı üzerine Bahreyn'e geri döndü ve bu meclise katıldı ve burada bulunduğu süre içerisinde İslam talimatının hayata geçirilmesini savunmaya devam etti ve elinden gelen çabayı sarf etti.
 
Ayetullah İsa Kasım 1972 yılında aynı zamanda İslamî Toiye Cemiyeti'nin kuruluşuna katıldı. Bu cemiyetin kuruluş amacı, o dönemde Bahreynli gençlerin arasında Marksist ideolojinin yaygınlaşmasını önlemekti ve Bahreyn elebaşları bu cemiyetin faaliyetini yasakladığı 1984 yılına kadar da cemiyetin başkanlığını üstlendi.
 
Ayetullah İsa Kasım 1973 yılında Bahreyn milli meclisinin en aktif dini şahsiyetlerinden biriydi ve toplumda İslam dininin uygulanmasını savunuyordu. Ayetullah İsa Kasım, toplumun ancak İslam talimatı yerine getirilerek korunabileceğine inanıyordu. Sonunda Halife rejimi 1975 yılında milli meclisi feshetti.
 
Ayetullah İsa Kasım hayatını dini korumaya vakfeden bir şahsiyettir. Ayetullah İsa Kasım sürekli İslami ilimleri ders vermek ve İslam dinini tebliğ etmek ve Bahreyn camilerinde Cuma namazları ve cemaat namazlarında vaaz etmek ve dini ve siyasi meclislerde konuşma yapmakla İslamî ilkeleri yaygınlaştırdı. Dini etkinliklerde aktif rol ifa etti ve böylece Bahreynli Şii seçkin ulema arasında simge haline geldi.
 
Ayetullah İsa Kasım o dönemlerde İslamî toplumları hedef alan süreçte Bahreynli gençleri Marksist ve kapitalist düşüncelerin tutsağı olmaları ile mücadelede büyük mücadele verdi.
 
Ayetullah İsa Kasım 1992 yılında dini eğitimini tamamlamak üzere Kum dini ilimler merkezine geldi ve Ayetullah Seyyid Kazım Hairi ve Ayetullah Fadıl Lenkerani ve Ayetullah Seyyid Mahmut Haşimi Şahrudi gibi büyük ulemadan dersler aldı. Nihayetinde dini ilimler merkezinin büyük âlimleri tarafından fakihlik ve içtihat mertebesine nail oldu ve kendisi tedris etmeye başladı.
 
1994 yılında Bahreyn halkı meşru taleplerini savunmak üzere harekete geçtiğinde, Ayetullah İsa Kasım halka gerekli tavsiyelerde bulunuyordu, öyle ki konuşmaları ve hutbeleri halkın en zorlu anlarında onlara moral veriyordu.
 
2001 yılında siyasi atmosfer sakinleştiğinde Ayetullah İsa Kasım Bahreyn'e geri döndü ve halkın coşkulu karşılamasının ardından toplumun önderliğini üstlendi ve şimdiye kadar da halkın önderi olmayı hak ettiğini ispat eden icraatta bulundu.
 
Ayetullah İsa Kasım 2004 yılında Bahreyn'de İslamî ulema meclisini kurdu. Bu meclis Bahreyn'de birçok hedefi izliyor. İslamî ulema meclisi Bahreyn'de Şii gençleri toplumda onları hedef alan her türlü fesat ve sapkınlığın ortasında iman, düşünce ve ideoloji bakımından korumaya ve Şii mezhebinin doğru inançlarını savunan bir kuşak yetiştirmeye çalışıyor.
 
Ayetullah İsa Kasım bu meclisin ilk dönemine başkanlık etti ve ikinci dönem başkanlığı da kendisinin tavsiyeleri doğrultusunda faaliyetini sürdürdü.
 
***
 
Bahreyn'de Şubat 2011'de başlayan hareket ve Bahreyn halkının zalim ve despot Halife rejimine karşı barışçıl kıyamının başlamasının ardından Ayetullah İsa Kasım pratikte bu inkılâbın lideri oldu.
 
Ayetullah İsa Kasım'ın Cuma hutbeleri ve konuşmaları bu inkılâbın yönünün belirlenmesinde etkili rol ifa etti. Ayetullah İsa Kasım Bahreyn halkını Halife hanedanı ve Suudi hanedanının cinayetlerine karşı direnişe çağırdı. Bu arada Bahreyn halkının inkılâbı sırasında adalet bakanlığı Ayetullah İsa Kasım aleyhinde hakaret içeren bir mektup yayımladı ve böylece halk arasındaki desteği sınamaya çalıştı. Bunun üzerine Bahreyn halkı Cuma namazını boykot etti ve sadece Ayetullah İsa Kasım'ın kıldırdığı Cuma namazına katıldı.
 
Bir başka gelişmede Bahreyn kralı Şeyh Hamad bin İsa Al-i Halife bir keresinde muhaliflerinin sayısını çok az niteleyince, Ayetullah İsa Kasım'ın daveti üzerine Maname'de yarım milyon insanın katıldığı Lebbeyk ya Bahreyn yürüyüşü düzenlendi. Bu eylem Bahreyn tarihinde en büyük eylemdi ve Bahreyn nüfusunun yarısından fazlası bu eyleme katıldı, öyle ki gözlemciler yürüyüşün büyük bir referandum olarak niteledi. Ayetullah İsa Kasım da ilk kez bu yürüyüşe katıldı.
 
Bahreyn içişleri bakanlığı bir yıl önce bir bildiride asılsız iddiaları ileri sürerek Ayetullah İsa Kasım'ın vatandaşlıktan çıkarıldığını açıkladı. Aslında Halife rejimi bu hareketi ile Ayetullah İsa Kasım'ın tutuklanması ve ardından Bahreyn'den sürgün edilmesi için zemin hazırlamak istiyordu. O günden beri Halife rejimi şimdiye kadar birçok kez Ayetullah İsa Kasım'ın Daraz semtindeki evine baskın düzenleyerek onu yakalamak istedi, fakat Bahreynli cesur inkılâpçı gençler elleri boş ve silahsız olmalarına karşın Halife rejiminin güvenlik güçlerine karşı direndi ve bu komploya mani oldu.
 
Son günlerde yayımlanan raporlara göre de Halife rejimine bağlı güvenlik güçleri Ayetullah İsa Kasım'ı tutuklamak için Daraz semtindeki evine baskın düzenledi ve bu kez yine göz yaşartıcı bombalar ve zehirli gazlar içeren bombalar kullandı. Ancak Bahreyn halkı Ayetullah İsa Kasım'ın tutuklanmasını engellemek için evinin etrafında oturma eylemine devam etti.
 
Halife rejimi Daraz semtinde Ayetullah İsa Kasım'ın canını korumak için toplanan Bahreynli inkılâpçı kadınları ve erkekleri dağıtmak için Ürdünlü ve Arabistanlı güçleri devreye soktu. Görgü tanıkları ise Ayetullah İsa Kasım'ın can güvenliği bulunmadığını, zira Halife rejimine bağlı güvenlik güçleri Ayetullah Kasım'ın evini tamamen kuşatma altına aldığını belirtti.
 
Açıklamalarda Halife rejimine bağlı güvenlik güçlerinin Ayetullah İsa Kasım'ın evine ve oturma eylemi düzenleyenlere yönelik düzenledikleri operasyonda bir kaç eylemcinin şehit düştüğü ve yüzlerce kişi yaralandığı ve yüzlerce kişi de gözaltına alındığı belirtiliyor.
 
Bu arada dikkat çeken bir konu, Halife rejimi bu cinayetlerini Batılı insan hakları havarileri bu cinayetlere göz yumduğu bir sırada işlediğidir. Öte yandan Halife rejiminin cinayetlerinin en büyük ortağı da Suudi rejimidir.
 
Son günlerde Amerika Başkanı Donald Trump Arabistan'a geldi ve Batılı devlet adamları utanmaksızın Suudi rejimi gibi beşeriyet karşıtı bir rejime daha fazla silah satmaktan onur duyduklarını açıkladı.
 
Gerçekte hiç bir Batılı devletin lideri Suud hanedanı ve Halife hanedanı gibi despot aşiret rejimlerini işledikleri cinayetleri yüzünden tenkit bile etmiyor ve bilakis perde arkasında bu iki rejimi ve işledikleri cinayetleri tam destekliyor.
 
Bu durum, Batılı insan hakları havarilerinin en çirkin yüzünü ortaya koyuyor.  Bu durum Batı'nın insaniyet ülkülerine açık ve aşikâr ihaneti ve ikiyüzlülüğünün göstergesidir. Batı insan hakları meselesini sırf muhaliflerine karşı baskı aracı olarak kullanıyor. Batılı hükümdarlar ve özellikle cani Amerikalı yetkililer bir yandan Suudi rejimi ve Halife rejimi gibi acımasız zalim rejimleri destekliyor ve öbür yandan İran İslam Cumhuriyeti gibi halkın oyları ile kurulan halkçı nizamlara baskı uyguluyor ve İran'da İslam Cumhuriyeti nizamını devirmeye çalışıyor. Bu yüzden hangi hükümet kendi halkını bastırmaya başladıysa veya cinayetler işleyerek kendi halkı arasında panik ve dehşet yaratmak istediyse tarihin de şahadet getirdiğine göre aslında kendisinin devrilmesi için zemin hazırlamış olur.
 
Öte yandan Londra'ya bulunan siyaset meseleleri uzmanı Catherine Shakdam, Baheryn milletinin Ayetullah Şeyh İsa Kasım'a destek yönünde düzenlediği protesto eylemlerine dikkat çekiyor. Batılı uzman Catherine Shakdam şöyle diyor: Bahreyn halkının Ayetullah İsa Kasım'a destek yönünde düzenlediği protesto eylemleri Halife rejimine büyük baskı uyguluyor, nitekim bu Şii âlim hakkında verilen hapis kararının hafifletilmesi de Halife rejiminin Bahreyn'de konumunu hızla kaybettiğini gösteriyor.
 
Shakdam şöyle devam ediyor: insaflı olmak gerekirse, Şeyh İsa Kasım hakkındaki kararın hafifletilmesi Halife rejimi halk arasında konumunu kaybettiğini gösterdiğini söylemem gerekir. Burada Maname yönetiminin halkın baskılarına karşı teslim olması çok önemlidir ve halkçı kıyamın Halife rejimini istikrarsızlaştırdığını ve bu ülkenin yöneticilerini içine büyük korku saldığını gösteriyor.
 
Halife rejimi Şeyh İsa Kasım'ı bir yıl hapis cezasına çarptı ve bu kararın uygulanmasını da üç yıl askıya aldı. Catherine Shakdam bu kararı şöyle değerlendiriyor: Eğer Ayetullah Kasım'a iç ve dış desteği göz önünde bulunduracak olursanız, en çok Halife rejiminin kendi kararlarının doğuracağı sonuçların hakkında kaygı duyması gerektiği açıkça anlaşılır. Şeyh İsa Kasım sadece Şii bir âlim değil, aynı zamanda Bahreyn halkının demokratik değişim ve arzularının sembolüdür. Dediği gibi Maname yönetiminin halkın baskılarına karşı teslim olması çok önemlidir ve halkçı kıyamın Halife rejimini istikrarsızlaştırdığını ve bu ülkenin yöneticilerini içine büyük korku saldığını gösteriyor.
 
Londra'ya bulunan siyaset meseleleri uzmanı Catherine Shakdam, değerlendirmesini şöyle noktalıyor: Bahreyn halkının Ayetullah İsa Kasım'ı desteklemesi bu süreçte önemli ve anahtar rol ifa etmiştir. Eğer böylesine bir destek ve dayanışma olmasaydı, Halife rejimi çok önceleri Ayetullah İsa Kasım'ı tutuklamış olurdu. Şeyh İsa Kasım hali hazırda Bahreyn inkılâbının simgesidir. Ayetullah Kasım'ın kaderi Bahreyn milletinin demokratik talepleri ile düğümlenmiştir ve bu da onu ulaşılmaz hale getirmiştir. Arabistan da Bahreyn'de hala kontrolü kendi elinde tuttuğunu zannediyor, oysa Riyad yönetiminin Bahreyn üzerindeki nüfuzu şiddetle azalmıştır. Nitekim Halife rejimi de saltanatı uzatma dakikalarına geldiğini fark ettiği gözleniyor.
 
Parstoday
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler