trump-putin-us-russia-relations-rex-tillerson-836090.jpg

Şah mat! Washington kaybetti!

Rusya'nın kendisini Irak ve Suriye'nin Kürt bölgelerinin tam ortasına yerleştirmesi, Anglo-Amerikan ve İsraillilerin “Büyük Kürdistan” ve NATO kontrolündeki Büyük Ortadoğu planlarına dahice bir siyasal darbe indirdi. Şah mat! Washington, Ortadoğu'yu kaybettin.

22 Kasım 2017 Çarşamba
İNTİZAR - Amerika'nın uzunca bir zamandır Batı Asya'da uygulamakta olduğu startejik planlarının çöktüğü ve kaybettiğine dair analizler sütunları doldurur oldu. 
 
Amerika'nın planlarının çöküşünü ve bölgede kaybedişini analiz eden ve bir solukta okunacak akıcılıktaki, F.William Engdahl imzası ile Global Research'de orijinali, Deniz Özge Gürsu'nun çevirisi ile sendika.org'da Türçesi yayınlanan analizi ilginize sunuyoruz...  
 
Kürdistan'da Rus inisiyatifi ABD planlarının önüne geçiyor
 
Şimdilik Rusların çalkantılı Ortadoğu'daki üçboyutlu jeopolitik satranç hamleleri, Washington'ın bağımsız Kürdistan yaratma planlarını sekteye uğratacak gibi görünüyor. Eylül ayında Irak'taki Kürtler, Irak ve Kerkük çevresindeki zengin petrol yataklarını da kontrolü altında tutacak bağımsız Kürdistan'ın kurulması için ezici bir çoğunlukla evet oyu verdi. Bir ay sonra, ABD ve İsrail destekli Kürt lider Mesud Barzani, Irak Kürt Parlamentosu'nda büyük güç kaybı ile karşı karşıya. Sonuçları Ortadoğu'dan fazlasını etkileyecek olan ve hızla değişen gelişmelerin merkezinde Rusya ve ona ait petrol devi Rosneft var.
 
ABD ve AB, Mesud Barzani ve partisi Kürdistan Demokrat Partisi'ni (KDP) Batı türü demokrasinin şampiyonları olarak gösteren kaygan bir propaganda yürüttü. Ancak Barzani, Ezidi ve Süryanilerin bulunduğu topraklardaki petrol yataklarının kontrolünü kazanmak için 2014'e kadar sürdürdüğü tarihsel işgal ile bu insanlara karşı zalimce etnik temizlik politikası yürüten bir savaş ağası. Barzani aşireti ve onun Peşmerge ordusu, ilk olarak Saddam Hüseyin yönetimine karşı çıkmak için 1960'ların sonundan itibaren İsrail istihbarat örgütü Mossad'dan Yarbay Tzuri Sagi tarafından eğitildi. Barzani aşiretinin İsrail ile olan bağı o zamandan beri baki.
 
Mesud Barzani'nin aşireti o zamandan bu yana suikast, yolsuzluk ve 2014'ten itibaren Türkiye aracılığıyla Irak petrolünü satarak Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) diktatöryal bir güç oluşturdu. 2015'te IKBY'de başkanlık döneminin bitmesine ve IKBY Parlamentosu'nun başkanlığını uzatmayı reddetmesine karşın Barzani, herhangi bir yasal dayanak olmaksızın başkanlığa devam etti. Mesud'un oğlu Mesrur, IKBY Güvenlik Konseyi ile tüm askeri ve sivil istihbaratı kontrol ediyor.
 
 
Kan sınırları
 
Dünyanın dört bir yanından gelen şiddetli itirazlara rağmen Barzani, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun açık desteği ile bağımsız bir Kürt devleti için referanduma gitti. Ortadoğu'nun bütününün jeopolitik haritasının domino stilinde yeniden şekillenişinin başlangıcı, ABD ordusundan Albay Ralph Peters'ın 2006'daki Silahlı Kuvvetler Dergisi'nde (US Armed Forces Journal) yayımlanan “Kan Sınırları: Ortadoğu Nasıl Daha İyi Görünür” isimli makalesindeki gibi olacaktı.
 
 
İngiliz ve Fransızlar, Birinci Dünya Savaşı sürerken 1916'da imzaladıkları gizli Sykes-Picot Anlaşması ile çöken Osmanlı İmparatorluğu'nun petrol zengini topraklarını bölüştüler. Etnik kökeni Kürt olanlar ise kasten İran, Irak, Suriye ve Türkiye sınırları arasında bölündü. Şu anda tek bir Kürt devleti kurmak tüm bölgenin ve daha da fazlasının istikrarını bozar. Kürtlerin farklı etnik grupları arasındaki sorunlar, Kürt lehçelerindeki farklılıklar kadar, bazen İngilizler ve modern Almanlar arasındaki farklılıklar kadar büyük. Politik farklılıklar da bir o kadar önemli.
 
ABD ve İsrail 23 milyon nüfuslu Büyük Kürdistan'ın öncüsü olarak bağımsız Kürt devletini Irak'ta kurmayı başarsaydı bu İran'dan Irak'a, Suriye'den Türkiye'ye tüm bölgeyi savaşın içine sürüklerdi ki bu da Pentagon'un neo-conlarının 2003'te uydurdukları “Saddam Hüseyin'in kitle imha silahları var” sahte kanıtından bu yana salyalarının aktığı türden büyük bir savaş olurdu.
 
İlginçtir ki 2003'teki Saddam Hüseyin karşıtı savaş yanlısı lobi olan ve ABD'de Irak'taki savaşa karşı desteği arttırmak için üretimi kullanan, “Amerika'yı İleri Taşı” (Move America Forward) adlı organizasyonu kuran Kaliforniyalı halkla ilişkiler şirketi Russo & Rogers, 2005'ten bu yana Barzani aşiretinin Kerkük petrolünün bağımsız Kürdistan'ın bir parçası olması gerektiği fikrinin ABD'de propagandasını yapmak için kullanılan halkla ilişkiler şirketi.
 
 
 
Bir ay sonra…
 
Bir ay sonra IKBY nasıl değişti? Barzani karşıtı Kürt gruplar tarafından apaçık desteklenen ani askeri harekat ile Irak ordusu, Kerkük'ü ve 2014'ten bu yana Barzani güçlerince yasadışı bir biçimde işgal edilmiş önemli petrol yataklarını geri aldı.
 
Bu şu demek oluyor; Barzani ve Tel Aviv'in “bağımsız” Irak Kürdistanı'nın finansal anahtarı, Kerkük ve Bay Hasan yataklarından çıkarılan günlük yaklaşık 1,2 milyon varil artık Barzani mafyasının elinde değil.
 
Barzani'nin çetesi 2014'te Kerkük'ün petrol zengini bölgesinin kontrolünü ele geçirdikten sonra yüzbinlerce Ezidi ve Süryani evlerinden edildi, ABD'li petrol çıkardaşları Barzani'nin gücünü tesis etmesine yardımcı oldu. ExxonMobil CEO'su Rex Tillerson, Bağdat hükümetine karşı geldi ve Irak'ın Kürt bölgesine 2014'te ABD'nin bağımsız petrol zengini Kürdistan hazırlıklarının açıkça parçası olan Chevron ile birlikte yatırım yattı.
 
2014'ten sonra IŞİD'in Irak ve Suriye genelindeki istilasının yarattığı kaos -ki başlangıçta Barzani'nin Kerkük petrolüne el koymayı kolaylaştırmasına için davet çıkarmıştır- arasında Barzani aşireti, Kerkük petrolünü Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ailesi ile Türk boru hattı üzerinden İsrail'e satıp kendisine milyar dolarlar kazandırmak için yasal olmayan bir anlaşma yaptı. Jerusalem Post, Ağustos 2015'te İsrail'in ithal ettiği petrolün yüzde 77'sinin, Türkiye'nin Ceyhan Limanı'ndan İsrail'in petrol limanı Aşkelon'a uzanan boru hattı ile Kürt işgali altındaki Kerkük bölgesinden geldiğini yazıyordu.
 
Irak hükümeti, Barzani'nin bağımsızlık referandumunda yüzde 93'lük evet oyunu ilan etmesini takiben, Türkiye ve İran dahil diğerlerinin de yaptığı gibi oylamayı yasadışı ilan etti. Bağdat IKBY'ye yaptırımlar uygulamak için hızla harekete geçti. Kürt bağımsızlığının etkisinin Suriye ve Irak sınırında büyük bir Kürt nüfus barındıran Türkiye'ye sıçramasından korkan Erdoğan'ın Türkiyesi, Kürt boru hattındaki akımı kesti.
 
Sonrasında Bağdat, yakın zamanda ölen Celal Talabani'nin muhalif Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile gizli görüşmeler başlattı. KYB referandum fikrine karşı çıktı ve Kerkük'ü büyük oranda kontrol altında tutan onların askerleriydi.
 
Yakın zamanda hayatını kaybeden Celal Talabani'nin oğlu Pavel Talabani'ye göre, Irak ordusu ve Şii Haşd el-Şaabi militanları ortak operasyonla Kerkük'ü geri almak üzere harekete geçmesinden hemen önce, KYB kontrolündeki Peşmerge güçlerinin şehirden barış içinde geri çekilmesi, diyalog yolu bulup binlerce insanın hayatının kurtarılması için Bağdat ile anlaşmaya varılmıştı. Talabani, sonucuna dair açık uyarılara karşın Barzani'nin referandumun arkasında durmasını “muazzam bir hata” olarak değerlendirdi.
 
Mesud Barzani 29 Ekim'de, İsrail destekli referandum girişiminin başarısızlığını kabullenerek IKBY Başkanlığı'ndan (zaten gayri meşruydu) istifa ettiğini açıkladı.
 
 
Rus Petrol jeopolitiği
 
Son aylarda Irak ve Suriye'nin Kürt bölgelerinin jeopolitik enerji sahasındaki stratejik değişimde en önemli faktör Rusya, özellikle de Rus devletine ait petrol devi Rosneft.
 
Rosneft CEO'su Igor Sechin, 25 Eylül'deki Irak Kürt referandum oylamasının hemen ardından birçoklarını şaşırtarak, Rosneft'in Irak Kürdistan'ının ana petrol boru hattının kontrolünü satın almayı kabul ettiğini, böylece IKBY'deki yatırımını 4 milyar dolara çıkardığını açıkladı.
 
Rosneft boru hattının kapasitesini 950.000 varile çıkarmayı planlıyor. Anlaşmaya göre Rosneft, geri kalan kısmı mevcut işletmeci Erbilli Kürt KAR Group'ta kalmak üzere yüzde 60'lık çoğunluğa hakim olacak. Kürt boru hattına 3,5 milyar dolar yatırmaya ek olarak Rosneft bu yılın başlarında bölgesel Kürt yönetimine bütçe krizini aşabilmesi için 1,2 milyar dolar borç verdi ki bu da Rusya'yı açık ara ile IKBY'deki en büyük yabancı yatırımcı yaptı.
 
 
Deyrizor'da YPG-Rus anlaşması
 
Aynı gün 19 Ekim'de Suriye'nin petrol ve gaz zengini bölgesi Deyrizor'da süren savaşta ABD silahları ve eğitimi ile desteklenen YPG-YPJ öncülüğündeki Demokratik Suriye Güçleri (QSD), Beyrut merkezli Al-Masdar News'in haberine göre zengin gaz yataklarını Rus Kara Kuvvetleri'ne teslim etmek için sürpriz bir anlaşma yaptı.
 
YPG-QSD'nin 23 Eylül'de IŞİD'den ele geçirdiği El-Tabiya gaz sahasını teslim etmeyi kabul ettiği haberi, Rusya'nın hem Suriye hem Irak petrolü ve gaz kalkınmasında, yanı sıra Kürt kalkınmasında oynadığı küçük rolden çok daha fazlası. Önceden Amerikan Conoco şirketi tarafından işletilen El-Tabiya gaz sahası, Suriye'deki herhangi bir sahadan çok daha fazla kapasiteye sahip. Her gün tam 13 milyon metreküp gaz üretme kapasitesine sahip. Al Masdar News'in haberi, Rusların kontrolü Şam yönetimine geri vereceğini ortaya koyuyor. Anlaşmanın ardından Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Putin'in Ortadoğu Özel Temsilcisi Mihail Bogdanov, Suriyeli ve Kürt liderlerle gizli görüşmeler gerçekleştirmek için Rojava Demokratik Özerk Bölgesi'ndeki Kamışlı'ya gitti.
 
 
Erdoğan Şam'la ve Rusya'yla anlaşmak zorunda
 
25 Ekim'de Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, iki ülkenin arasındaki buzları eritmek için Ankara'da Tayyip Erdoğan ile görüştü. Barzani'nin ABD ve İsrail destekli bağımsız Kürdistan girişimi tamamen geri tepti. Yine, Washington'ın jeopolitik aptallığı ve neo-conların savaş manyaklığı, şimdiye kadarki jeopolitik düşmanları, üç sene önce hayal dahi edilemez bir biçimde işbirliği yapmaya zorladı.
 
Rusya jeopolitik satranç oyununu uyanıkça oynadı. Moskova, Rosneft'in Irak Kürdistan'ının enerji ekonomisindeki elinde tutması halinde Kürtlerin petrollerini ülke dışına çıkarmak için Türkiye'den başka seçeneklerini kalmadığının farkında. İki sene önce Erdoğan'ın Suriye üzerindeki Rus jetini düşürmesinin ardından Rusya'ya uzlaşma önermesinden önce Türkiye, Beşar Esad rejimine karşı IŞİD'i finanse ediyordu ve aynı zamanda söylentilere bakılırsa Türk devletine ait şirket yoluyla Suriye'den petrol ihracatını kolaylaştırıyordu. Katar Müslüman Kardeşler'i, IŞİD'i ve Suriye'deki diğer Selefi terör örgütlerini finanse etmek için milyar dolarlar harcıyordu. Şimdi ise Türkiye'nin Rus desteği ile ayakta kalan Beşar Esad yönetimindeki Şam'la ve Irak gazı için de Rosneft ile anlaşmak zorunda. Türkiye'nin şu an yapıyor göründüğü tek şey de bu zaten; ki bu da Ankara ve Washington arasındaki düşmanlığı büyütüyor.
 
Washington için daha büyük bir terslik ise Katar etrafındaki gelişmeler. Washington ve İsrail hesapsız Suudileri geçen yaz Sünni petrol devletlerinin (bir de İsrail'in) İran'ı hedef alan gülünç “Arap NATO'su” kurma fikrine teşvik ettiğinden bu yana bu “Arap NATO'su”nun ilk işi eski Körfer İşbirliği Konseyi müttefiki, Müslüman Kardeşler destekli Katar'a ekonomik ambargo koymak oldu. Katar eski baş düşmanı İran ile AB'ye ortak gaz sevk etmek amacıyla açık bir biçimde işbirliği yaptığı için Suudiler tarafından hedef alındı. Katar şimdi Suudi Arabistan'a karşı İran, Türkiye, Rusya ve Çin'le jeopolitik bir ittifak içinde hareket ediyor.
 
 
Yeni bir dünya kurma zamanı
 
Rusya'nın kendisini Irak ve Suriye'nin Kürt bölgelerinin tam ortasına yerleştirmesi, Anglo-Amerikan ve İsraillilerin “Büyük Kürdistan” ve NATO kontrolündeki Büyük Ortadoğu planlarına dahice bir siyasal darbe indirdi.
 
Şah mat! Washington, Ortadoğu'yu kaybettin. Suudi Kralı'nın Ruslardan silah istemek için gittiği eşi benzeri görülmemiş ziyaret gerçekleşirken, Rusya ile Suudi Arabistan ve Kuveyt arasındaki daha ileri gelişmelerin gündeme gelmesi an meselesi.
 
Donald J. Trump'ın etrafındaki neoconlar, 36 yaşındaki acemi damadı “Baş Danışman” Jared Kushner, gittikçe daha acınası hale gelen ExxonMobil Dışişleri Bakanı Rex Tillerson oldukça üzgün. Dünya onların yok edici savaşlarından yoruldu. Şimdi yenisini kurma zamanı.
 
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler