sermayenin-yeni-koleleri-siginmaci-cocuk-isciler-74609-5.jpg

Dünyada 200 milyon insan modern köle ya da çocuk işçi konumunda

Dünyada milyonlarca insan modern köle yada çocuk işçi konumunda yaşıyor. Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) raporu; dünyadaki egemen güçlerin dayattığı mevcut hakim düzenin yüzyıllar boyu var olan köleliğin aslında son bulmadığını, varlığını devam ettirdiğini, bu egemenlerin çıkarları doğrultusunda çocuk işçilerin uzun çalışma süreleriyle çalıştırıldığını ortaya koydu.

25 Kasım 2017 Cumartesi

İNTİZAR - Danyada Batı'nın ortaya koyduğu ve çoğunlukla da ulaşılması hedeflenen bir medeniyet seviyesi olarak insanların bilinç altına yerleştirilen, aslında bu noktadan bile bir sömürü kaynağı olan dünya hegemonyası büyük bir insani facianın sebebi olmak durumunda. 

Dünyanın bir tarafında belli bir standarda dayalı bir düzeni tesis ederken dünyanın başka tarafında ise kaos oluşturulması üzerinden kendilerine gelecek temin etmek üzerine kurulu dünya egemenliğinin ortaya çıkardığı, milyonlarca insanın moden köle veya uzun saatler boyunca çalıştıralan çocuk işçiler tablosudur. 

Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)'nun raporu üzerinden bu tabloyu ortaya koyan wsws.org'da Trevon Austin imzası ile yayınlanan yazıyı ilginize sunuyoruz...

 

Yaklaşık 200 milyon insan modern köle ya da çocuk işçi konumunda

Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) raporuna göre, dünya çapında yaklaşık 200 milyon insan modern kölelik ya da çocuk işçiliği kurbanı. 2016'da, 40,3 milyon erkek, kadın ve çocuk modern kölelik kurbanıydı. Neredeyse her on çocuktan biri çocuk işçi.
 
Rapor, “modern köleliği”, “insan hakları ve çalışma standartları üzerine uluslararası belgelerde yasaklanmış olan çeşitli zorlama biçimleri” olarak tanımlıyor. Bu tanım, köleliği, devletin dayattığı zorunlu çalışmayı, zorla evliliği ve insan kaçakçılığını da kapsıyor. Zorunlu çalışmanın dört kurbanından biri çocuk ve toplam kurbanların yüzde 71'i kadın.
 
2016'da her gün, aşağı yukarı 16 milyon kişi özel sektörde çalışmaya zorlandı. Bu çalışmanın yarıdan fazlası, ev içi, inşaat ve imalat sektörlerini içeriyor. Kurbanlar, kaçmadan ya da bırakılmadan önce ortalama 20,5 ay alıkonuldular.
 
Araştırma, ayrıca, 4,8 milyon insanın zorla alıkonularak cinsel istismar kurbanı olduğunu bildiriyor. Bu kurbanlar, kaçmadan ya da serbest bırakılmadan önce ortalama 23,4 ay alıkonulmuşlar. Onların ezici çoğunluğu kadınlar ve kız çocukları; çocuklar, kurbanların yüzde 20'den fazlasını oluşturuyor.
 
Bölge olarak Afrika, 1.000 kişi başına 7,6 ile en yüksek modern kölelik oranına sahip. Bu oran Asya'da ve Pasifik'te 1.000 kişide 6,1; Avrupa'da ve Orta Asya'da 3,9; Arap devletlerinde 3,3 ve Amerika kıtalarında 1,9. Savaş eliyle mahvedilmekte olan veya kısa süre önce yıkıma uğratılmış ülkeler, daha yüksek sömürü düzeylerine sahip.
 
ILO, çocuk işçiliği tanımına yasal istihdam biçimleriyle çalıştırılanları dahil etmiyor. Araştırmada kullanılan tanımlama, tehlikeli olan, çok uzun süre çalışma gerektiren, genellikle çocukları oyundan ve eğitimden yoksun bırakan ve sağlıkları için risk oluşturan işleri kapsıyor. Araştırma, tanımlamanın sınırlı kapsamına rağmen, dünya çapındaki çocuk emeğinin sarsıcı düzeyine ilişkin bir tablo sunmaktadır.
 
Araştırmaya göre, çocuk işçilerin hemen hemen yarısı (72,5 milyon çocuk), sağlıklarını, güvenliklerini ya da ahlaki gelişmelerini riske atan tehlikeli işlerde çalışıyor. 5-11 yaşları arasındaki 19 milyondan fazla çocuk; 12-14 yaşları arasındaki 16,3 milyondan fazla çocuk ve 15-17 yaşları arasındaki 37 milyon çocuk tehlikeli işlerde istihdam ediliyor. Çocukların çalışmaya zorlandığı süreler de dehşet verici. 15-17 yaşları arasındaki çocuk işçilerin yaklaşık yüzde 63,3'ü, haftada 43 saat veya daha fazla çalışmaya zorlanıyor.
 
Çocuk işçiliğinde yer alan çocukların yaklaşık üçte biri eğitim sisteminin dışında. Okula devam edenler, çalışmayan yaşıtlarından daha başarısız olma eğiliminde. Çalışmaya harcanan zaman ve enerji, derste geçirilen saatlerden tam olarak yararlanma becerisine zarar veriyor ve okul dışında ders çalışmayı engelliyor.
 
Çocuk işçiliğinin önemli bir kısmı, modern kölelikte olduğu gibi, çatışmadan ve felaketten etkilenmiş ülkelerde bulunuyor. Savaştan zarar gören ülkelerdeki çocukların yaklaşık yüzde 17'si çocuk işçi ve bu, dünya ortalamasının neredeyse iki katı.
 
Raporda silahlı çatışmadan etkilenen ülkeler olarak yer alanlar arasında, Afganistan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kolombiya, Irak, Mali, Nijerya, Filipinler, Güney Sudan, Ukrayna, Yemen ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti bulunuyor. Suriye ve Libya gibi diğer ülkeler, tahminler mevcut olmadığı için raporda yer almıyor.
 
Afrika'da, her beş çocuktan biri çocuk işçi. Bu, bölgeyi çocuk işçiliğinin en yoğun olduğu yer yapıyor. Onu, Asya ve Pasifik izliyor. Ancak çocuk işçiliği düşük gelirli bölgelerle sınırlı değil. Gerçekten de, söz konusu çocukların yarısından fazlası, alt orta ve üst orta gelirli ülkelerde yaşıyor ve yüksek gelirli ülkelerdeki çocukların yüzde 1,3'ü çocuk işçi.
 
Çocuk işçiliğe dahil olan çocukların oranı küresel ölçekte 2012'den beri hafifçe azalmış olsa da, Sahraaltı Afrika'da artmış durumda.
 
Kölelik ve çocuk işçiliği salgını, kapitalist sömürünün bir yönüdür. Uluslararası Çalışma Örgütü, zorunlu çalıştırmadan, özel sektörde her yıl 150 milyar dolar kar elde edildiğini tahmin ediyor.
 
Sorun, yeni sömürgeci yağma ve emperyalist fetih kurbanı ülkelerde daha da şiddetli. CNN'in bu hafta yayınlandığı bir video, Obama yönetiminin başlattığı ABD destekli savaş eliyle yıkıma uğrayan bir ülke olan Libya'da, gençlerin çiftlik işçileri olarak açık arttırma ile satıldığını gösteriyordu.
 
Uluslararası Af Örgütü'nün 2016 yılındaki bir araştırması, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde, dünya çapında milyonlarca kişiye satılan akıllı telefonlarda, arabalarda ve bilgisayarlarda kullanılan kobalt madenini çıkarmak için, 7 yaşındaki çocukların çok tehlikeli koşullarda çalıştırıldıklarını açığa çıkarmıştı. Bu madenler, Apple, Microsoft ve Vodafone gibi şirketlerin ihtiyacını karşılıyor.
 
Birleşmiş Milletler ve sanayileşmiş ülkelerin önderleri, modern kölelik ve çocuk işçiliği sorunları ile mücadele etmek için çok az önlem alıyor. Bu salgın, bir yasa ve reform sorunu değil, kapitalizmin bir sonucudur.
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler