gh3-1.jpg

Suriye’deki İran-Rusya ortaklığı çatırdıyor mu?

İran ve Rusya Suriye'de görüş ayrılıkları yaşasa da temel menfaatleri muhtemelen kesişmeye devam edecek ve bu da Rusya'yı İran-İsrail gerilimini kontrol altında tutmaya itecek.

21 Haziran 2018 Perşembe
Suriye'deki mücadelenin yıllardır bariz olan bir boyutu – İran-İsrail çekişmesi- dünyanın dikkatini yeni yeni çekmeye başladı. Oysa İran ve İsrail için Cumhurbaşkanı Beşar Esad'a karşı isyanın başladığı mart 2011'den bu yana Suriye'de yaşanan her şeyin özünde bu mücadele yatıyor. İran açısından Esad her şeyden önce İsrail'le yaşanabilecek bir çatışmada güvenilir bir müttefik anlamına geliyor. Bu çatışma İsrail ile İran'ın en yakın ortağı Lübnan Hizbullahı arasında da olabilir, bizzat İran'ın dâhil olduğu daha geniş bir çatışmaya da dönüşebilir. Bu nedenledir ki Esad'ın konumu tehlikeye düştüğünde Tahran büyük bir tehdit algıladı ve Esad'ın iktidarda kalması için hemen devreye girdi. Bu durum Esad'a alternatif bulma fikrine İran'ın niçin tahammül edemediğini de açıklayabilir. Zira Tahran yönetimine göre İran'ın Suriye'de İsrail'e karşı bir hudut konumu elde etmesine Esad'dan başkası cesaret gösteremez.
 
Ancak Esad'ın tek müttefiki İran değil. Rusya da Şam rejiminin sağlam bir ortağı. Esad'ın iktidarda kalması Moskova ile Tahran arasında yıllardır süren bir mutabakat konusu, dahası Rusya'nın İran'la iş birliğine girerken taahhüt ettiği tek konu.
 
Bu bağlamda İran'ın Suriye'de İsrail'e karşı konumlanma çabaları, Rusya'nın koruma sağlayacağı veya uğruna İsrail'le ilişkilerini feda edeceği bir şey değil. Suriye'de güçlü bir oyuncu haline gelen Rusya, İran'la İsrail arasında yaşanacak bir savaşla veya statükoyu değiştirecek herhangi bir çatışmayla bu konumu sarsılsın istemiyor. Öte yandan İran'da Rusya'nın Suriye politikası hakkında çıkan çatlak seslere bakılırsa Rusların hedeflerine ilişkin tereddütler sürüyor.
 
İran'daki resmi ağızlar durumu yeni bir şey yokmuş gibi göstermeye çalışsa da sahadaki kaynaklar Suriye savaşında çerçevenin değişmekte olduğuna işaret ediyor.
 
Tahran Üniversitesi öğretim görevlisi Emad Abşinas'a göre İran da Rusya da aralarındaki ilişkiyi ittifak olarak görüyor. Al-Monitor'a konuşan Abşinas, iki ülkenin menfaatlerinin iş birliğini bitirecek kadar ayrışmadığını vurguluyor ve şöyle diyor: “Orta Doğu'da ABD'yle olan çatışma Rusya'yla İran arasındaki eş güdümü en üst seviyede tutuyor. (...) Rusya için İsrail dost bir ülkedir, İran ise müttefiktir. Rusya iki tarafla ilişkilerini bu temelde koordine ediyor.”
 
Moskova'nın olası bir İran-İsrail çatışmasının başka oyuncuları da Suriye'ye çekeceğinden korktuğunu belirten Abşinas şöyle devam ediyor: “Ruslar dost bir ülke ile müttefik bir ülke arasındaki tansiyonu düşürmek için çabalıyor ama (...) İsrail medyası durumu İran-Rusya gerginliği olarak göstermeye çalışıyor. Bu doğru değil, özellikle de ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilmesinden sonra. İran Rusya ve Çin'le daha da yakınlaşmış durumda.”
 
Sahadaki gerilim, 4 Haziran'da bir Rus birliğinin Suriye-Lübnan sınırındaki Kuseyr'de Hizbullah mevzilerinin yakınlarına konuşlanmasıyla görülmemiş bir noktaya ulaştı. Suriye-İran ittifakından bir kaynağın Al-Monitor'a yaptığı değerlendirmeye göre Rusya bu hamlesi ile çok hassas bir bölgede İran ve Hizbullah'ın nabzını yoklamak istedi. Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan kaynak şöyle dedi: “O bölgenin yakınlarında bir üs kurma planları vardı. Olaydan birkaç gün sonra yapılan görüşmede yetkililerimiz, Rus komutanlara bundan sonra bu tip hareketlere müsamaha göstermeyeceğimizi açıkça söylediler. Ruslar da üs kurma gibi bir niyetlerinin olmadığını, bundan sonra tüm hareketlerini koordine edeceklerini söylediler.”
 
Rusya-İran ilişkisinin değiştiğini düşünen İranlı gazeteci Siavaş Fellahpur Al-Monitor'a şu değerlendirmeyi yaptı: “Rusya stratejik bir müttefikten bölgesel bir oyuncuya dönüştü. (...) Suriye rejimine muhalif Batı destekli silahlı gruplar söz konusu olduğunda İran ve Rusya en üst seviyede koordinasyon yürütüyor ama İsrail'e gelince durum değişiyor. Rusya İsrail'in ulusal güvenliğini gözetiyor. Yine de İran'da bu ilişkiye inananlar hâlâ Rusya'ya bel bağlıyor, İran'ın (bölgesel) rolüne yaklaşım açısından Rusya ile Batı arasında dağlar kadar fark olduğunu söylüyorlar. Rusya kendi menfaatlerini gözetiyor ki bu anlaşılabilir bir durum. Batı ise düşmanlıktan başka bir şey yapmıyor.”
 
Peki, Suriye'nin güneyindeki İsrail sınırında İran'ın varlığı söz konusu olunca Rusya'nın menfaatleri tam olarak nedir? Moskova'yla Tahran arasındaki menfaat çatışması nasıl idare edilecek? Bu sorulara iki tarafın da açıklık getirmesi gerekiyor. Son günlerde basına yansıyanlar, İran'ın güney Suriye'deki varlığına Rusya'nın İsrail'den pek farklı yaklaşmadığına işaret ediyor. İran'a gelince görünen o ki İran durumun zorlanabileceğini düşünüyor. Milli Güvenlik Üst Kurulu Sekreteri Ali Şamkani, 2 Haziran'da verdiği mülakatta “Rusya'nın Suriye-Ürdün sınırındaki teröristlerin temizlenmesi, bölgenin Suriye ordusunun kontrolüne alınması için sarf ettiği çabalara güçlü destek verdiklerini” belirtti. Ayrıca İran'ın bu bölgede bulunmadığını vurgulayarak “İranlı askeri danışmanların güney Suriye'de bulunmadığını, buradaki son operasyonlarda yer almadığını daha önce de söylemiştik.” dedi.
 
Güneyde durum iyi olabilir ama bu, Suriye'nin diğer kesimleri için pek geçerli değil. Nitekim Hizbullah lideri Hasan Nasrallah 8 Haziran'da “bütün dünya” bir araya gelse de Hizbullah'ı Suriye'den çıkaramayacağını söyledi. Nasrallah şöyle devam etti: “İsrail Cumhurbaşkanı Esad'ın devrilmesine bel bağlıyor ve militanlardan medet umuyordu. Ancak Siyonistler şimdi Suriye'deki hedeflerini değiştirdiler ve Suriye'deki mücadelede hedefin İran ve Hizbullah'ın buradan çıkarılması olduğunu söylüyorlar.” İsrail'e seslenen Nasrallah “Siz Siyonistler Suriye'de yenildiğinizi, direnişin ana direğini yıkamadığınızı kabul etmek zorundasınız.” dedi.
 
Bu açıklamaları değerlendiren Abşinas, müttefiklerinin tam anlamıyla kontrol sahibi olacağı garantisi almadan İran'ın Suriye'den çıkmayacağını belirtti. Suriye-İran ittifakının en iyi dönemini yaşadığını vurgulayan Abşinas şöyle dedi: “Rusya'yla ilişkiler etkilense bile Suriye, İran ve Hizbullah'ı bir araya getiren eksen devam edecek. Çünkü bu, İran milli güvenliğinin parçasıdır. İran bu bağın zarar görmesine tahammül edemez. Zira bu bağ gevşeyecek olursa tarafların ayrı ayrı vurulması kolaylaşacak."
 
Makram Najmuddine
Al-Monitor
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler