070620131057098504403.jpg

“Savaş kahramanı büyük vatansever” öldü, Amerikan Savaş Partisi yasta

Amerikan Senatosu'nda protesto eden Amerikalı barış eylemcilerine “buradan hemen defolun aşağılık pislikler” diye bağıran McCain, senatoda düzenlenenin “adi” bir eylem olduğunu söylemişti. Onun için barış “aşağılık pisliklerin” savunduğu “adi” bir düşünceydi, bu nedenle birkaç yıl önce katıldığı İran konulu bir toplantıda konuşmasını “bombala! bombala! bombala!” sözleriyle bitirmişti.

29 Ağustos 2018 Çarşamba
Liberal New York Times ardından ağıtlar yakıyor; “John McCain: Savaş kahramanı, Senatör ve Başkanlık yarışmacısı” koymuş John McCain'in ölümünü bildiren haberinin başlığını. Liberal Guardian manşetini, “Hanoi'deki tutsaklığı sırasında gösterdiği büyük cesaret nedeniyle hayran olunan vatansever senatör”e ayırmış. Guardian ve New York Times'a göre, o bir savaş kahramanı. Washington Post'a göre vefat eden McCain “özgürlük ve umudun yol göstericisidir.” Financial Times'ın manşetine göre, o ölümüyle bölünmüşler arasında köprü kurmuş ve yasıyla farklı taraflardaki politikacıları birleştirmiştir. The Economist ise onu “direnişin anlamları” şeklinde tanımlıyor.
 
Ardından ağıt yakılan bu “savaş kahramanı” ne tür bir savaşta, hangi kahramanca davranışları sergilemişti, özgürlüğe ve umuda nasıl yol göstermişti, hangi direnişe anlam vermişti?
 
McCain'in kahramanlığı
 
John McCain'in dedesi ve babası Amerikan Donanması'nın 4 yıldızlı amiralleriydi. McCain ailesinin geçmişi Missisipi'de kölelerin çalıştırıldığı büyük bir plantasyonun sahipliğine dayanıyordu. Kölelerin çalıştırıldığı büyük plantasyonlara sahip ailelerin Amerikan Ordusu'na üst düzey komutanlar vermesi ülkede sık rastlanan bir durumdu. John McCain de aile geleneğini takip ederek donanmaya girmiş ve savaş pilotu olmuştu. Onu böylesine kutsanan bir “savaş kahramanı” haline getiren, bir Amerikan savaş pilotu olarak yakın tarihteki haksız savaşların en büyüklerinden biri olan Vietnam savaşında mazlum Vietnam halkının üzerine yağdırdığı Napalm bombalarıydı. McCain'in de aralarında olduğu Amerikan savaş pilotları savaş sırasında Vietnam halkının üzerine 400.000 ton Napalm bombası yağdırmıştı. Napalm bombalarının yanı sıra çok yüksek miktarda kimyasal silah da kullanan savaş pilotlarından birisi de işte bu “gösterdiği büyük cesaret nedeniyle hayran olunan vatansever senatör” John McCain'di. Bu “vatansever kahramanların” yağdırdığı bombalar marifetiyle 3 milyondan fazla Vietnamlı katledilmişti. Bu azgın saldırılarda yağdırılan bombaların yüzde 90'ı Vietnamlı gerillalarla ilişkili olduğu düşünülen sivil yerleşim birimlerini ve savunmasız halkı hedef almıştı.
 
Bir bombalama sırasında karadan havaya fırlatılan füzeyle uçağı vurulan McCain, kolları ve bir bacağı kırık halde Hanoi yakınlarındaki bir göle düşmüş ve bir grup Vietnamlı tarafından gölden çıkarılarak boğulmaktan kurtarılmıştı. Üzerine bomba yağdırdığı Vietnamlılar onu boğulmak üzereyken kurtarmışlardı. Bugün onun Vietnamlılar tarafından kurtarılma anının fotoları da yayımlandı. Ona asıl şöhreti getiren, tüm bunların yaşandığı sırada Amiral babasının Amerikan Donanması'nın Pasifik komutanı olmasıydı. McCain, babasının bu konumu nedeniyle dünyanın en tanınan savaş tutsağı olmuştu. Vietnam'daki 5 yıllık tutsaklığın ardından serbest kalan McCain, ordudaki görevine geri döndü, emekliliğinin ardından Cumhuriyetçi Parti'den politikaya girdi.
 
Askeri-sınai kompleksin temsilcisi
 
2008'de Obama karşısında Cumhuriyetçi Parti adayı olarak başkanlık seçimine giren ve kaybeden McCain'in ölümünün ardından Amerikan Başkanları Trump, Obama ve Bush övgü dolu mesajlar yayımladılar. McCain'in cesaretinin ve vatanseverliğinin vurgulandığı bu mesajlarda, onun “ülkesine bağlılığı ve ülkesi için yerine getirdiği hizmetler” kutsanıyordu. Hem Demokrat Partili hem Cumhuriyetçi birçok politikacı da uyum içinde aynı mesajları verdiler. Ortak vurguya göre, Amerika büyük bir “vatanseverini” kaybetmişti.
 
Hillary Clinton, “sağlam bir politikacıyı” ve “güvenilir bir dostu kaybettiklerini” söylerken, onun gibisinin bir daha gelmesinin çok zor olduğunu dile getiriyordu. Bill Clinton, McCain'in kaybının özgürlük değerleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekiyordu. Demokrat Parti'nin parlamento liderlerinden Nancy Pelosi, McCain'in ölümüyle Amerikan ulusunun “derin vatanseverliği, seçkin cesareti, cesur bir ruhu temsil eden bir liderini” kaybettiğini ifade ediyordu.
 
ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesi'nde uzun yıllar üyelik ve başkanlık yapan McCain, Amerikan emperyalizminin en önemli ekonomik ve politik güç merkezlerden biri olan askeri-sınai kompleksin etkili unsurlarındandı. McCain'in uzun yıllar başkanlığını yaptığı Senato Silahlı Hizmetler Komitesi, “silah şirketlerinin, askeri komutanların ve burjuva politikacılarının yakın füzyonu” olarak tanımlanan askeri-sınai kompleksin en temsil edici ve etkin kurumlarından biriydi.
 
“Aşağılık pislikler”
 
Amerikan emperyalizminin son 30 yıla sığdırdığı büyük hegemonya savaşlarının keskin savunucusu olan McCain, Afganistan ve Irak istilalarının propagandasını da son derece gür bir sesle yapmıştı. Komünizme karşı savaşın sona ermesinin ardından ABD'de devreye giren yeni-emperyalist “teröre karşı küresel savaş” söylem ve politikasının üreticilerinden olan McCain, dünyada “iyilik ile kötülüğün” savaşmak zorunda olduğunu iddia ediyor ve Amerikan halkını “kötülüğe” karşı savaşmak için sürekli ajite ediyordu.
 
Latin Amerika'dan, Asya'ya, Ortadoğu'ya ezilen halklar ve emekçiler açısından korkunç sonuçlar yaratan savaşların ve 1960-70'lerin faşist diktatörlüklerinin baş mimarlarından Henry Kissinger'ı 2015 yılında Amerikan Senatosu'nda protesto eden Amerikalı barış eylemcilerine “buradan hemen defolun aşağılık pislikler” diye bağıran McCain, senatoda düzenlenenin “adi” bir eylem olduğunu söylemişti. Onun için barış “aşağılık pisliklerin” savunduğu “adi” bir düşünceydi, bu nedenle birkaç yıl önce katıldığı İran konulu bir toplantıda konuşmasını “bombala! bombala! bombala!” sözleriyle bitirmişti.
 
Ardından yazılan ve söylenenlerde genel olarak doğru saptandığı gibi, kendisini var eden Amerikan emperyalizmi için yaşamı boyunca enerjik bir tarzda çalışmaktan hiç yorulmayan McCain, Cihatçı katillere cesaret vermek, ABD'nin onların arkasında olduğunu göstermek için bir gün Suriye'de Cihatçıların karargahında sahne alıyor; başka bir gün Ukrayna'da “Moskova-Yahudi Mafyasına” karşı savaştığını söyleyen Banderacı Neo-faşist çete liderleriyle kendi deyimiyle “Ukrayna vatanseverleriyle” omuz omuza poz veriyordu. Kaddafi'nin katledilmesinin ardından sevinç içinde “Kaddafi'nin işi bitti, sıra Beşar Esad'da” mesajını paylaşan bu faşist şef, şimdi ABD politik elitinin, ABD sermaye sınıfının tüm odaklarının tam mutabakatıyla bir kutsallık halesiyle sarılıp sarmalanarak son yolculuğuna uğurlanıyor.
 
“İsrail'in gerçek bir dostuydu”
 
McCain'in ölümünün ardından bir açıklama yapan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “İsrail'in gerçek bir dostuydu” dedi ve McCain'in “İsrail'e ve kendisine yönelik güçlü dostluğuna” şükran duyduğunu belirtti. Netanyahu, McCain'in İsrail dostluğunun “demokrasi ve özgürlük ilkelerine inancından geldiğini” de sözlerine eklemeyi ihmal etmedi. McCain, tam da Netanyahu'nun belirttiği gibi gerçek bir İsrail ve Netanyahu dostuydu ve gerçekten de “demokrasi ve özgürlük ilkelerine bağlılığı” tam olarak bu ilkelere İsrail egemenlerinin bağlılığına benziyordu. İşte bu nedenle, Yahudi yazar Chemi Shalev, Haaretz'de, McCain'in ölümünün İsrail'de büyük bir üzüntüyle karşılandığını söylüyor ve ekliyordu: “O İsrail güvenliğinin ve ihtiyaçlarının ve aynı zamanda İsrail'in askeri operasyonlarının yorulmak bilmez bir savaşçısıydı.” Shalev McCain'in, her bulduğu fırsatta Filistinlilere saldırdığını ve Filistin-İsrail barış sürecini “boş, gereksiz ve faydasız” bulduğunu hep açık açık dillendirdiğini anımsatıyordu.
 
“Batı değerleri” adına
 
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, McCain'in Kuzey Amerika ve Avrupa'da karakteri, cesareti ve NATO'ya desteği nedeniyle unutulmayacağını söylerken, Fransa devlet başkanı Macron yayımladığı mesajda, “bundan sonra, gerçek bir Amerikan kahramanının sesinin çok özleneceğini” dile getiriyordu. Macron da söylediklerinde son derece haklıydı, McCain'in “gerçek bir Amerikan kahramanı” haline geldiği Vietnam savaşını Fransa başlatmış ve sürdürmüş, ABD Fransa'nın bu savaşı kazanamayacağını anladığında “Batı değerleri” adına devreye girmişti.
 
Amerika dev bir kutsallık halesiyle sarılıp sarmalanan bu savaş suçlusu faşist katil için yas tutuyor. O kariyerine Vietnam halkının üzerine yağdırdığı bombalarla başlamıştı. Politikaya girdiği ilk yıllarda, bu kez doğru yolda olduğunu gösteren başka bir işaret vermiş bir grup parlamenter arkadaşıyla birlikte bir yolsuzluk dosyasında soruşturulmaya başlanmıştı. Kısa zaman içinde daha da zengin, yüz milyonlarca dolarlık bir servetin sahibi olmuştu ve kendi ifadesiyle “artık kaç tane ev satın almış olduğunu bilmiyordu”. Yani sayısını bilemeyecek kadar çok ev satın almıştı.
 
Amerikan askeri-sınai kompleksinin en büyüklerinden Lockheed Martin'in CEO'su Marillyn Hewson da paylaştığı mesajla McCain'i kutsadı. McCain'in “tüm yaşamını ülkesine vakfeden gerçek bir vatansever ve olağanüstü cesaretli bir lider” olduğunu yazan Hewson, McCain'in kariyeri boyunca ulusal “savunma sektörü” yani askeri-sınai kompleksin kapasitelerini geliştirmek için çok çaba harcadığını ve haklı olarak sektörde yer alan şirketler için zorlu standartlar geliştirdiğini vurguladı. Tüm ulusun bu büyük kayıp nedeniyle yas tutmaya başladığını dile getiren Hewson'un mesajı, McCain'in “ulusal savunma sektörü” adını verdikleri askeri-sınai kompleksle derin bağını ilk elden gösterir nitelikteydi.
 
McCain'in bayrağını yere düşürmeyenler
 
Katliamcı faşistlerden “kutsal kahramanlar” yaratmak kuşkusuz ne yeni ne de ABD'ye özgü ancak bu ABD pratikleriyle sürekli yeni boyutlar kazanıyor. Tıpkı John McCain gibi, sürekli olarak İran'ı bombalama çağrıları yapan, Kuzey Kore'ye Nükleer saldırı düzenlemekten söz eden bir başka savaş manyağı Trump'ın başdanışmanı faşist Bolton, geçen hafta Rusya Güvenlik Konseyi Danışmanı Nikolay Patruşev'le yaptığı görüşmede, “Washington'un Suriye hükümet güçlerine yeni ve daha güçlü bir darbe indirmeye hazır olduğu” uyarısını yapmış. Tabii hep olduğu gibi ABD'nin bu uyarıyı yapmasının nedeni, Suriye yönetiminin yeni operasyonlarında sivillere karşı kimyasal silah kullanması olasılığıymış. ABD, daha önce olduğu gibi, yine Suriyeli sivilleri koruma kutsal görevi örtüsünü kullanarak saldırmayı düşünüyor Suriye yönetimi hedeflerine. Bu haberin düşmesinden birkaç gün sonra bu kez Rusya Savunma Bakanlığı sözcüsü konuyla ilgili yeni bir açıklama yaptı.
 
Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü General İgor Konaşenkov'un açıklamasında, “Birkaç kaynaktan aynı anda elde ettiğimiz istihbarat verilerine göre, ABD ve müttefikleri Suriye'nin İdlip bölgesinde yeni kimyasal saldırı provokasyonu hazırlıyor. Heyet-i Tahrir'uş Şam (HTŞ) ile El Nusra militanlarına 8 varil içerisinde zehirli klor ulaştırıldı. İlk önce İdlip bölgesi Cisr'uş Şuğur kasabasına indirilen bu variller daha sonra Halluz köyüne nakledildi. Bununla birlikte Suriye'nin İdlip bölgesine İngiliz paramiliter ‘Oliva askerleri' nakledildi. Kimyasal saldırı provokasyonunun ardından Oliva grubu, zamanında ‘Beyaz Miğferliler'in yaptığı gibi sivil halkı kimyasal saldırıdan kurtarma mizansenini sahneleyecek” iddiasında bulundu.
 
ABD yönetici elitinin farklı güç merkezleri arasında yaşanan çatışmanın yeniden alevlenmesi üzerine yaşanan gelişmeler Trump'ı oldukça zor bir noktaya doğru sürüklüyor. Bu bunaltıcı gündemden biraz olsun uzaklaşmak ve dikkatleri başka yere çekmek için, son aylarda çok önemli askeri başarılar elde ederek konumunu oldukça güçlendiren ve Suriye'deki Kürt hareketiyle bir müzakere süreci geliştirerek Suriye'deki savaşın sona erdirilmesi yönünde önemli bir adım atan Suriye yönetimi hedeflerinin vurulması herhalde işlevsel bulunuyor. Suriye yönetimi hedeflerine düzenlenecek bir füze saldırısına “savaş kahramanı büyük vatansever John McCain”in ismi de verilebilir, çok da yakışır. John McCain'in ölümünün açığa çıkardığı en önemli gerçek, Amerikan Savaş Partisi: Askeri-sınai kompleksin ülkede kurum ve ilişkilere ne derece güçlü ve derin nüfuz etmiş olduğunun çıplak biçimde görülmesidir. ABD'nin en önemli politik kurumlarında, ana akım basınında militarizm ve savaş manyaklığının, şovenizmin ne derece yaygın ve geniş bir etki alanına sahip olduğunu en iyi McCain hakkında yazılan, çizilen ve söylenenler göstermektedir.
 
Cenk Ağcabay
sendika.org
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler