109533.jpg

ABD Golan kararıyla İran'ı hedef alıyor!

ABD'nin, İran ile yapılan uluslararası nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinden ve sözde ABD askerlerini Suriye'den çekmesinden sonra, İsrail'in Golan üzerindeki egemenliğini tanımasının İran'ı hedef aldığı açıktır. Trump'ın Golan kararı ile seçimlerde Netanyanu'yu desteklemesi, ABD emperyalizminin İran'ın etkisini zayıflatma yönündeki daha kapsamlı hedefleri ile bağlantılıdır.

26 Mart 2019 Salı
Trump, İsrail'in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıdı
 
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü, Twitter'da, ülkesinin yıllardır devam eden resmi tarafsızlığına son vererek, Suriye'nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerinde İsrail'in egemenliğini tanıyan bir mesaj yayınladı.
 
Trump, mesajında, “52 yıl sonra, Amerika Birleşik Devletleri'nin, İsrail Devleti ve Bölgesel İstikrar açısından kritik stratejik ve güvenlik önemi taşıyan Golan Tepeleri üzerinde İsrail'in Egemenliğini tamamen tanımasının zamanı geldi!” diye yazdı.
 
Trump'ın twitter mesajı, zor yoluyla toprak edinmeyi yasadışı kılan uluslararası hukuku ihlal ediyor. Bu tür ilhaklar, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından, Almanya'daki Nazi rejiminin gerçekleştirdiği türde eylemlerin tekrarlanmasını önlemek için yürürlüğe konan Cenevre Sözleşmesi ile yasadışı ilan edilmişti.
 
Trump, ABD büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıma kararının yanı sıra, II. Dünya Savaşı sonrası kurulmuş tüm uluslararası düzeni etkin biçimde reddediyor ve militarizmin, toprakları genişletmenin ve sömürgeciliğin gündemde olduğunun işaretini veriyor.
 
İsrail, Celile'yi gören önemli bir stratejik konumda bulunan Golan Tepeleri'ni, Haziran 1967'deki savaş sırasında, bölgenin 100.000 sakinini kaçmaya zorlayıp 200 köyün büyük kısmını imha ederek, Suriye'den ele geçirmişti. Çok geçmeden yerleşimler inşa etmeye başlamış ve bölgeyi, 1981'de, İsrail hukukuna ve yönetimine tabi kılarak ilhak etmişti.
 
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, bu adımı kınamıştı. BM'nin 242. Kararı, “savaş yoluyla toprak edinmenin kabul edilemezliği”ni vurgularken, 497. Kararı'nda şunlar belirtilir: “İsrail'in, Suriye'nin işgal altındaki Golan Tepeleri'nde kendi hukukunu, yargısını ve yönetimini uygulamaya koyma kararı hükümsüzdür ve uluslararası hukuki bağlayıcılıktan yoksundur.”
 
Golan, kurak bir bölgedeki çok önemli bir su kaynağıdır; su havzasında biriken yağmur suları Ürdün (Şeria) Nehri'ni besler ve İsrail'in su kaynaklarının üçte birini sağlar. Bölge, önemli enerji rezervleri de içeriyor olabilir. 2016'da, İsrailli yetkililer, ABD'li Genie Energy'nin İsrail'e bağlı bir alt kuruluşu olan Afek enerji şirketine, bir petrol yatağının keşfedilmesinin ardından, Golan'da daha fazla kuyu açma izni verdiler.
 
İsrail'in işgali altındaki Golan, şu anda, büyük kısmı Dürzi topluluğundan 20.000 dolayında Suriyeliye ve 20.000 yerleşimciye ev sahipliği yapıyor.
 
Trump'ın kararı, Washington'ın hem müttefiklerinden hem düşmanlarından, neredeyse genel bir kınama ile karşılaştı.
 
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcük değişikliğinin bir politika değişikliği anlamına gelmediğinde ısrar etse de, bu adım, hiç de bir sapma değil. Bu, Washington ile Tel Aviv arasındaki diplomatik görüşmelerde gündemin ilk sırasında yer alıyordu. Önceki günlerde, ABD, yıllık insan hakları raporunda, Golan'a ilişkin alışılmış “İsrail işgali altında” biçimindeki adlandırmayı bırakmıştı.
 
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun İsrail'e yaptığı resmi ziyaret öncesinde gelen açıklamayı memnuniyetle karşıladı. Netanyahu, şunları söyledi: “Başkan Trump tam anlamıyla tarih yazıyor. Onu aradım. İsrail halkı adına teşekkür ettim. Yine yaptı yapacağını. Başkan Trump, dünyaya, Amerika'nın İsrail'in yanında olduğu mesajını vermiştir.”
 
Trump'ın kararı ve Pompeo'nun ziyareti, 9 Nisan'da yapılması planlanan seçimlerde siyasi yaşamı ve özgürlüğü söz konusu olan Netanyahu'yu desteklemeyi amaçlamaktadır.
 
Yolsuzluğa batmış olan Netanyahu, rüşvet, sahtekarlık ve güveni suistimal gibi çok sayıda suçlama ile karşı karşıya bulunuyor. İsrail başbakanı, Mavi ve Beyaz (İsrail'in bayrağına atıf) adlı yeni bir seçim ittifakından gelen beklenmedik derecede çetin bir muhalefetin karşısına çıkıyor. Mavi ve Beyaz ittifakı, eski genelkurmay başkanı Benny Gantz'ın seçim aracı Direnç Partisi'nden, Yair Lapid'in Yeş Atid (Gelecek) partisinden, eski Likud partili savunma bakanı Moşe Ya'alon'un Telem'i ile eski genelkurmay başkanı Gabi Aşkenazi'den oluşuyor.
 
Netanyahu'nun tüm muhalifleri de ABD'nin kararını alkışladı.
 
Trump, faşist Musevi Gücü (Otzma Yehudit) partisi ile dinci Siyonistlerin daha köklü, sağcı partisi Musevi Evi arasında bir seçim birliğine aracılık yapan Netanyahu başkanlığında neo-faşist bir hükümetin seçilmesine destek işareti verdi. Netanyahu'nun hedefi, Likud önderliğinde yeni bir koalisyon kurmak için, aşırı milliyetçi ve dinci partilerden yeterli desteği sağlayabilmek. O, bu amaçla, kökleri Meir Kahane'nin uzun süredir yasadışı olan ve ABD'nin de terör örgütü ilan ettiği Kach partisine uzanan bir örgüte meşruluk kazandırdı.
 
Otzma Yehudit, Musevi Evi partisi gibi, Filistinlilere karşı şiddeti teşvik ediyor, Arapların İsrail'den ve işgal altındaki topraklardan çıkarılması çağrısı yapıyor ve Museviler ile Araplar arası evliliğin ya da cinsel ilişkinin yasaklanmasını savunuyor. Bu faşist grup, Musevi Evi ile seçim ittifakının ardından, Knesset'te (parlamento) koltuk kazanabilir ve bir sonraki hükümetin parçası olabilir.
 
Otzma Yehudit'in iki önderi, Michael Ben Ari ile Itamar Ben Gvir, 2014'te Kudüs'te Musevi ve Arap çocukların okuduğu bir okulda kasten yangın çıkarmakla suçlanan bir grubun kurucularıdır. 2012'de, Ben Ari'ye, terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle, ABD vizesi verilmemişti. Ben Gvir, evinde, 1994'te El Halil'deki (Hebron) bir camide 29 Filistinliyi katleden Kahane destekçisi Baruch Goldstein'ın bir tablosunun olduğunu kabul etti.
 
Geçtiğimiz hafta, Yüksek Mahkeme, seçim komitesinin önceki kararını iptal ederek, “ırkçılığı kışkırttığı” gerekçesiyle, Ben Ari'yi seçime katılmaktan menetti. Bu, yeni kurulan Hayamin Hehadaş (Yeni Sağ) partisinden Adalet Bakanı Ayelet Şaked'in sert eleştirilerine yol açtı. Şaked, yargının bağımsızlığını sona erdirmek amacıyla, Adalet Bakanlığı'na milletvekilleri tarafından onaylanmaları için yargıçları aday gösterme yetkisi veren geniş kapsamlı bir politika paketini geçirmeyi vaat etmişti. Şaked'in, şehvetli pozlarla Faşizm adlı kurgusal bir parfümü tanıtan bir seçim reklamında oynaması uluslararası ölçekte öfkeye yol açtı. Reklamda, aşırı milliyetçiliğine ve otoriter rejim yanlılığına yönelik eleştirileri hicveden Şaked, parfüm şişesini açıp koklayarak, “Bence, demokrasi gibi kokuyor,” diyor.
 
Netanyahu'nun önderliğinde, büyük olasılıkla Şaked'i de içerecek olan bir hükümet, genişlemeye ve yeni Siyonist yerleşimler yaratmaya hız verecek, Filistinlilerin Doğu Kudüs'ten etnik olarak temizlenmesini tırmandıracak ve işgal altındaki Batı Şeria'nın yüzde 60'ını oluşturan ve C Bölgesi olarak bilinen Filistin toprağının apaçık ilhakını onaylayacaktır.
 
Trump'ın Golan Tepeleri kararı, bölgesel saldırı köpeğini destekleyen bir dizi adımı takip ediyor: Amerikan büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınması; Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Washington'daki ofisinin kapatılması; ABD'nin Filistinlilere yaptığı, OECD verilerine göre, 1993-2017 yılları arasında 7,3 milyar dolar olduğu tahmin edilen yardımın sona erdirilmesi; İsrail tarafından öldürülen Filistinli siyasi tutukluların ve bireylerin ailelerine finansal destek sağlamayı “terörle mücadele” bahanesiyle yasaklayan ABD yasalarının kabulü ve boykot, yatırımların geri çekilmesi ve yaptırımlar (BDS) hareketi dahil olmak üzere, İsrail'e yönelik her türlü eleştiriyi Musevi karşıtı olarak damgalama adımları. ABD, BM İnsan Hakları Konseyi'ni, İsrail'in politikalarını incelemesini protesto etmek için terk etti.
 
Trump'ın İsrail seçimlerine açıkça müdahale etmesi, ABD emperyalizminin Ortadoğu'daki askeri müdahalesini tırmandırma; özellikle de Irak'ta, Libya'da ve Suriye'de art arda uğradığı bozgunlardan sonra İran'ın etkisini zayıflatma yönündeki daha kapsamlı hedefleri ile bağlantılıdır.
 
İsrail, uzun süredir, İran'dan, Suriye'den ve onların Lübnanlı müttefiki Hizbullah'tan gelen aralıksız tehdidin, Golan'ın kontrolünü sürdürmeyi güvenliği için yaşamsal kıldığını iddia ediyor. Bununla birlikte, ABD'nin, İran ile yapılan uluslararası nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinden ve sözde ABD askerlerini Suriye'den çekmesinden sonra, İsrail'in Golan üzerindeki egemenliğini tanımasının İran'ı hedef aldığı açıktır.
 
Ha'aretz'e göre, iki hafta önce, İsrail silahlı kuvvetleri, iddiaya göre, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın bilmediği bir “Hizbullah terör hücresi”nin Suriye tarafındaki bir köye sızmayı planladığını ortaya çıkaran “Golan Dosyası”nı yayımlamış. Gazete, bunun, Esad'ın kendisi ile Hizbullah ve İran arasına mesafe koymaması durumunda, İsrail'in askeri yanıtını gerektireceğini bildirdi.
 
Jean Shaoul
WSWS 
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler