39a7c786550a0aabe24c94f5fc4df0d4_L.jpg
  • Anasayfa» 
  • Alıntılar»
  •  İran'ın düşürdüğü İHA, ABD'nin ödeyeceği bedelin çok daha büyük olacağının işaretidir

İran'ın düşürdüğü İHA, ABD'nin ödeyeceği bedelin çok daha büyük olacağının işaretidir

Pahalı bir ABD İHA'sının vurulup düşürülmesi Pentagon'da şok yarattı. Bu, aynı zamanda, ABD'nin İran'a karşı topyekün savaşının bedelinin, ABD emperyalizminin Ortadoğu'daki önceki askeri müdahalelerinden çok daha büyük olacağına ilişkin başka bir uyarıdır.

22 Haziran 2019 Cumartesi
İNTİZAR - İran'nın Amerika'ya ait pahalı ve teknik donanımı çok yüksek olan bir İHA'yı düşürmesi ABD yönetiminde şok etkisi oluşturdu. Bu olay ile birlikte Trump yönetimi ve Amerikan askeri karar vericilerin aslında çok da hazırlıklı olmadıkları ortaya çıkmış oldu. Her ne kadar Trump'ın saldırı kararını son anda geri çektiğine dair bir iddiası bulunsa da bazı kaynaklarda böylesi bir durumun hiç olmadığına dair iddialar da yer alıyor. 
 
Bahsi geçen bu kaynaklara göre İran tarafından düşürülen drone için karşı saldırı aslında hiç masaya çıkmamış olabilir. Hatta Trump'ı kurtaracak sembolik bir karşı saldırı imkanı arayışı söz konusu da olmuş. Eğer bu iddialar doğru ise aslında Amerika'nın İran'ı karşısına alacak esaslı bir saldırıya pek de yakın olmadığı, belki bir mahalle kabadayısı misali attığı naralar ile iş görmenin peşinde olduğu söylenebilir. İlerleyen günlerde bu konu ile ilgili belirsizlik ortadan kalkacaktır. İran iş görürken ince hesap edilmiş bir strateji ile hareket eder. Buradan hareketle İran'daki karar alıcılar Amerikan yönetiminin neleri yapabileceği ve neleri yapamayacağını da iyi hesap etmiş ve ona göre böylesi bir operasyonun altına imza atmıştır gibi bir sonuç çıkarmak mümkündür.
 
Amerikalı iktidar mensuplarının devamlı pervasız bir şekilde davranıp karşısındaki güçlerin geri çekilmesine dayalı alışıla gelen iş görme tekniği bu kez İran duvarına çarpmış ve Amerika'nın elinde bulunan en pahalı silahlarından biri olan bu İHA vurularak düşürülmüştür. Bununla birlikte Amerika'nın kifayetsiz yöneticilerinin oynamakta olduğu bu oyunun ne denli büyük tehlikeleri de içinde barındırdığı gözden ırak tutulacak bir durum değildir. Elindeki büyük güce dayanarak İran'a geri adım attırmaya çalışan Trump ve ekibi büyük bir çatışmanın fitilini de ateşleyebilirlirler. Bu süreci konu edinen WSWS'de yayınlanan Bill Van Auken imzalı yazıyı ilginize sunuyoruz...
 
 
Trump, İran'a karşı savaş tehditlerini tırmandırıyor
 
New York Times (NYT), ABD Başkanı Donald Trump'ın Perşembe günü İran'a karşı askeri saldırı yetkisi verdiğini ve ardından beklenmedik bir şekilde kararını iptal ettiğini bildirdi. Bu ani adım, Ortadoğu'da potansiyel olarak milyonlarca kişiyi öldürecek ve küresel bir askeri çatışmayı tetikleyecek yeni ve eli kulağında bir büyük savaş olasılığını açık bırakıyor.
 
NYT, Perşembe günü, “Yetkililer, başkanın, başlangıçta İran'ın radar ve füze bataryaları gibi birkaç hedefine yönelik saldırılara onay vermiş olduğunu söylediler,” diye bildirdi.
 
Haber, Trump'ın, İran toprakları üzerinde casusluk yapan bir insansız hava aracının İran tarafından düşürülmesi üzerine misilleme tehdidinde bulunan bir dizi çelişkili açıklama yapmasının ardından geldi. Trump, aynı zamanda, bunun, İran ordusundan birinin yaptığı bir “hata” olabileceğini öne sürüyordu.
 
Trump, Beyaz Saray'daki gazetecilere, “Doğrusunu isterseniz, bunun kasıtlı olduğuna inanmak güç,” dedi ve ekledi: “Sanırım o gün gevşek ve aptal birileri vardı.”
 
Bu açıklama, onun aynı gün daha önce yaptığı açıklamayla çelişiyordu. Trump, “İran çok büyük bir hata yaptı,” demiş ve gazetecilerin bunun savaşa yol açıp açmayacağına ilişkin sorularına, “Göreceksiniz,” yanıtını vermişti.
 
ABD yönetiminin gerçek planları belirsiz olmayı sürdürüyor. Trump, Kongre'nin başlıca önderlerini, İran üzerine gizli bir bilgilendirme toplantısı için Perşembe akşamı Beyaz Saray'ın “durum odası”na çağırdı. Toplantıya katılanlar arasında, Senato Çoğunluk Önderi Mitch McConnell, Temsilciler Meclisi Sözcüsü Nancy Pelosi, Senato Azınlık Önderi Charles E. Schumer, Temsilciler Meclisi Azınlık Önderi Kevin McCarthy ile Temsilciler Meclisi'nin ve Senato'nun istihbarat ve silahlı hizmetler komitelerinin başkanları ve kıdemli üyeleri vardı.
 
Böyle bir toplantı, pekala ABD askeri harekatının başlangıcı olabilir.
 
Trump'ın, insansız hava aracının (İHA) düşürülmesinin bir “hata” olduğu iddiası, İran hükümetinin açıklamasıyla şiddetli biçimde çelişmektedir.
 
İran'ın İslami Devrim Muhafızları (İDM), stratejik Hürmüz Boğazı yakınlarında meydana gelen düşürülme olayının sorumluluğunu derhal üstlendi ve bunun Washington'a bir mesaj göndermek anlamına geldiğini ilan etti.
 
İDM komutanı General Hüseyin Selami, Perşembe günü yaptığı açıklamada, “Mesajımız, İslami İran sınırlarının muhafızlarının her yabancının bu topraklara yönelik ihlaline kararlılıkla karşılık vereceği biçimindedir,” dedi ve İran televizyonunda canlı yayınlanan konuşmasında şunları ekledi: “Düşmanlarımız için tek çözüm, İran'ın toprak bütünlüğüne ve ulusal çıkarlarına saygı göstermektir.”
 
İran ülkenin hava sahasını “yasadışı ve kışkırtıcı” bir şekilde ihlal etmiş olduğu gerekçesiyle İHA'yı vurup düşürdüğünü hemen kabul ederken, ABD ordusu, başlangıçta, ABD uçaklarının “bugün İran hava sahasında uçtuğunu” inkar etmenin dışında, İHA'nın vurulup düşürülmesi hakkında bir yorum yapmadı.
 
İran'ın karadan havaya füzesi tarafından imha edilen İHA, ABD Donanması'nın “Geniş Bölge Gözetleme İnsansız Uçak Sistemi” olarak kullandığı bir RQ-4B Global Hawk idi. 737 kişilik bir yolcu uçağının kanat genişliğine sahip olan bu insansız uçaklar, elektronik gözetleme donanımıyla dolu ve her birinin Pentagon'a maliyeti 200 milyon dolar civarında.
 
Bu insansız uçak, 65.000 fit kadar yüksek rakımlarda uçabiliyor ve yerden saldırılara karşı savunmasız olduğundan hiç kaygı duyulmadan, ABD ordusunun Irak ve Suriye müdahalelerinde kullanıldı. Ancak, İHA'nın düşürülmesinin açıkça ortaya koyduğu gibi, İran'a karşı savaş takviyesi farklı bir konudur.
 
İran, uçağı, kendi yapımı Sevom Khordad füze savunma sistemi ile düşürdüğünü açıkladı. Bununla birlikte, ülke, Rusya'dan, henüz yerleştirmeye başladığı S-400 karadan havaya füze sistemi dahil füze savunma sistemleri satın aldı.
 
Pahalı bir ABD İHA'sının vurulup düşürülmesi Pentagon'da şok yarattı. Bu, aynı zamanda, ABD'nin İran'a karşı topyekün savaşının bedelinin, ABD emperyalizminin Ortadoğu'daki önceki askeri müdahalelerinden çok daha büyük olacağına ilişkin başka bir uyarıdır.
 
Bununla, bölgede bu ay ikinci kez ABD'ye ait bir insansız hava aracı vurulup düşürülmüş oldu. 6 Haziran'da, ABD'ye ait bir MQ-9 Reaper İHA'sı, Suudi Arabistan'ın ve müttefiklerinin yürüttüğü soykırımsal savaşa destek verdiği için, Yemen üzerinde Husi asiler tarafından vurulmuştu. Yemen'e karşı savaş, 80.000'i aşkın sivili katletti ve milyonlarca insanı açlıktan ölümün eşiğine getirdi.
 
İran, son uçaktan önce, ABD'nin beş başka İHA'sını daha düşürmüş ya da ele geçirmiş olduğunu iddia ediyor. Aralık 2011'de, ABD'nin Afganistan'daki bir üsten kalkan ve İran toprakları üzerinde uçan Lockheed Martin RQ-170 adlı hayalet İHA'sını ele geçirmişti. İran, kendi uçak çeşidini üretmek üzere bu İHA'ya tersine mühendislik uygulayabilmişti.
 
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), insansız hava aracının Perşembe günü İran üzerinde düşürülmesine verdiği tepkide, füze saldırısının “kışkırtılmamış bir saldırı” olduğunu ve hava aracının uluslararası sularda uçtuğunu iddia etti.
 
Umman Körfezi'ndeki tankerlere verilen zarardan İran'ın sorumlu olduğuna ilişkin iddialarda olduğu gibi, ABD'nin uçağın düşürülmesi hakkındaki bu son suçlamalarının doğruluğunu kanıtlamak için de hiçbir kanıt sunulmadı.
 
Hem Pentagon hem de İran hükümeti, kendi iddialarını desteklemek üzere haritalar gösterdiler.
 
İşin aslı şu ki, İran toprakları konusunda Washington ile Tahran arasında bir uzlaşma söz konusu değil. İran'ın kıyılarından –Hürmüz Boğazı kısmı dahil– 12 deniz miline uzanan kara sularında hak iddiasını ortaya atan, ABD destekli Şah diktatörlüğüydü. Boğaz, en dar yerinde, yalnızca 21 deniz mili uzunluğunda.
 
ABD'nin casus uçağının uçuş güzergahı ne olursa olsun, uçağın bir İran füzesiyle düşürülmesinin “kışkırtılmamış” olduğu iddiası saçmalıktan ibarettir.
 
İnsansız uçak, Washington'ın bir uçak gemisi muharebe grubunu, nükleer kapasiteli B-52'ler önderliğindeki bombardıman uçağı gücünü ve ABD Deniz Piyadelerini taşıyan bir amfibi çıkarma grubunu bölgeye sevk ederek İran'a karşı askeri tehditlerini durmadan tırmandırdığı koşullarda, ülkeyi gözetlemek için kullanılıyordu. Bu sevkiyatları, bölgeye önce 1.500, ardından da 1.000 ABD askerinin gönderilmesi takip etti ve bunların hepsi, İran'ın bölgedeki “ABD çıkarlarına” yönelik olduğu iddia edilen kanıtlanmamış tehditlerini “caydırma” adına yapıldı.
 
Bu askeri takviye, ABD'nin İran'a karşı bir savaş durumuna denk olan ekonomik kuşatması koşullarında gerçekleştiriliyor. Büyük güçlerle yapılmış olan 2015 İran nükleer anlaşmasını tek taraflı olarak yırtıp atan Trump yönetimi, “azami baskı” diye övdüğü harekatını yürütüyor. Bu ekonomik olarak boğma harekatı, İran'ın enerji ihracatını sıfıra indirmeyi ve İran halkını, nefret edilen Şah diktatörlüğüne benzer ABD destekli bir kukla rejimin geri getirilmesine boyun eğdirmek üzere aç bırakmayı amaçlıyor.
 
Hem Cumhuriyetçi hem Demokrat yönetimlerin İran'a karşı son 40 yıldır sürdürdüğü bu ekonomik ve askeri kuşatmanın stratejik hedefi, ABD'nin petrol zengini Ortadoğu üzerinde egemenliğini ileri sürmek ve böylece, Washington'ı, başlıca küresel rakibi olan Çin'in enerji ithalatını karneye bağlayabilecek ya da kesebilecek bir konuma getirmektir.
 
ABD devlet aygıtı içinde İran'a karşı savaş yönelimi konusunda derin bölünme işaretleri var olsa da, ABD'nin Basra Körfezi'ndeki provokasyonları hızla on binlerce yaşama mal olabilecek bir silahlı çatışmaya doğru ilerliyor.
 
Bununla beraber, ABD'nin İran kuşatması üzerine hem Avrupa hem de Çin ile yaşanan gerilimler, bir askeri çatışmanın patlamasının yeni bir dünya savaşına dönüşebileceğine ilişkin apaçık bir uyarı oluşturuyor.

 

Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler