1271857.jpg

Plan Irak'ın da Suriye gibi bir iç savaşa sürüklenmesidir

Söz konusu akımların başlıca görevleri, halk gösterileri arasında “ölü yaratmak”, Haşdi Şabi'yi halk arasında kötülemek, din merciliğine hakaret etmek ve nihayeten Irak'tan yeni bir Suriye oluşturmaktır; böylece Irak'ın da Suriye gibi bir iç savaşa yakalanmasıdır. Bu savaşta ise Şia grupları bir biri ile çatışacaktır.

8 Kasım 2019 Cuma
Irak'taki huzursuzluklardan ABD ve İsrail'in memnuniyeti
 
ABD Başkanı ve Siyonist rejim dışişleri bakanı Irak'ta baş gösteren huzursuzluklardan duydukları memnuniyeti dile getirirken, bu kargaşalı ortamın devamı için destek vereceklerini belirttiler.
 
Irak ilk olarak 1 Ekim tarihinden birkaç gün için hükumet karşıtı itirazlara sahne oldu ve daha sonra 25 Ekim'den bu güne kadar da aynı itirazlara tanıklık ediyor. Söz konusu itirazlar sokakta şiddete yol açıp itirazcıların ölümü veya yaralanmasına neden oldu.
 
Irak halkının bu protesto eylemleri aslında işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk ve sosyal hizmetlerin zafiyeti nedeniyle gündeme gelmektedir ama ne var ki güvenlik güçleri ile halkın çatışmasına dönüşen bu gergin ortam Irak'ın siyasi düzeninin muhalifleri tarafından planlanmış ve yönlendirilen bir komployu gösteriyor.
 
Amerika ve İsrail rejimi Irak'ta güvensizliğin yaşanmasından duydukları memnuniyetle yetinmeyip aynı zamanda halkın barışçıl itirazlarını şiddet eylemlerine dönüştürenlerin destekçisi ve yönlendiricisidir.
 
ABD başkanı Donald Trump kendi twitter sayfasında Irak'ta İran konsolosluğuna düzenlenen saldırıyı yayımlanan İran İnternational kanalı ve Arap News haber ajansı'nın iki görüntüsünü paylaştı. Buna paralel olarak Siyonist rejim Dışişleri Bakanı Yisrael Katz 3 kasım pazar günü paylaştığı bir twitte açıkça Irak'ta vuku bulan olaylara destek vererek İran'ın bu şiddetlerde izi olduğunu iddia etti.
 
İşte bu mesaj bir kaç önemli noktaya işaret ediyor. İlkin şu ki ABD ile İsrail-Arap ekseni ile birlikte Irak'ta sokak şiddetlerini yönlendiriyorlar. Bu doğrultuda Irak Asaibul Hak Hareketi  Genel Sekreteri Kays El Hazali şöyle diyor:
"İsrail ABD'den daha güçlü bir şekilde bu huzursuzluklarda payı vardır. Kuzey Irak'ın bir kaç ilinde hatta Süleymaniye'de bile MOSSAD'ın bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca CIA ile MOSSAD'ın Bağdat hava limanında ortak bir üssü bulunuyor. MOSSAD, çatışmaları tırmandırmak için bazı sapkın hareketleri ve haklarından mahrum bırakılmış partileri kullanmaya çalışıyor."
 
İkincisi şu ki, Washington ve Tel Aviv bazı sapkın Şii gruplar ve Baas rejimi kalıntıları ile Irak gelişmelerini etkilemeye ve halkın ekonomik taleplerini siyasileştirmeye çalışıyorlar.
 
Üçüncü noktada ise, ABD ve İsrail kendi medyaları vasıtası ile özellikle sosyal medya kanalları ile Irak'taki itirazları İran İslam Cumhuriyetine doğru yönlendirmeye çalışmaları ve İran karşıtı planlarını Irak topraklarında takip etmeleri meselesidir. İsrail, ABD ve Arap ekseni bir taraftan İran ile Irak arasındaki yakın ilişkilerden  memnun olmazken diğer yandan da İran İslam Cumhuriyetinin bölgesel gücü ve nüfuzunu kabullenemiyorlar.
 
Siyonist İsrail rejimi, ABD ve Arap ekseni İran İslam Cumhuriyeti içinde kaos yaratma ve azami baskı politikasından umudunu yitirdiği bir ortamda İran'ın bölgedeki müttefiklerini güvensizleştirmeye çalışıp daha sonra geniş propaganda ile İran'ı bu huzursuzlukların nedeni olarak tanıttıktan sonra Tahran ile Bağdat ilişkileri dahil olmak üzere İran'ın diğer müttefikleri ile ilişkilerini olumsuz yönde etkileyip değiştirmek istiyor.
 
Son olarak şunu söylemek gerekir ki Irak halkı, İbrani-Arap ve Amerikan yaklaşımından etkilenmedi ve İsrail ile  Amerikan bayraklarını yakmakla  Irak iç işlerinde herhangi bir dış müdahaleye karşı olduklarını göstermiş oldu.
 
...
 
Irak olaylarında sapkın akımların varlığı
 
Irak halkının barışçıl gösterilerinin iç kargaşalara ve şiddete dönüşmesinin sebeplerinden biri, halk gösterilerinde Arap-siyonizm-Amerikan eksenindeki güdümlü akımların devreye girmesidir.
 
Irak'ta günümüzde görevde olan hükumetin iç ve dış muhalefet aktörleri, Irak'ın geniş çapta memnuniyetsizlik, huzursuzluk ve kargaşalara sahne olması için büyük çaba harcıyorlar. Tabi ki bu arada Baas partisi kalıntıları da unutmamak gerekiyor. 
 
Irak medyasından Borasa Haber Ajansı Irak halkının barışçıl gösterilerini saptırarak şiddete çevirmek için rol oynayan iki akımdan söz etti: Kapatılan Baas partisinin kalıntı liderleri ve el-Sorhiye akımı.  
 
Saddam rejiminin Irak'ta devrilmesi ardından Baas partisi kapatıldı ve faaliyetleri Irak'ta yasa dışı ilan edildi. Fakat kapatılan Baas partisi kalıntıları hala Irak'ın çeşitli bölgelerinde çalışmalarına devam ediyorlar. Geçen yıl Irak'ta Şia illerinde yaşanan gösteriler ayrıca daha önce de Ehli sünnetin çoğunlukta olduğu bölgelerde yaşanan itiraz gösterilerinde kapatılan Baas partisi kalıntılarının önemli rolleri oldu. Bu grup Irak'ın eski sarı renkli bayrağı ile gösterilere katılıyor ve eskiye dönüş sloganları atıyorlar. 
 
Irak'ın güney illerindeki son gösterilerde de Baas partisi kalıntıları “Saddam diktatörlüğünü” tahrif ederek gösterilerin büyük çoğunluğunu oluşturan gençleri, görevde olan hükumete karşı kötümser olmaya ve eski diktatörlüğü ise ütopya göstermeye çalıştılar. Bu yüzden bazı göstericiler eskiye dönüş mahiyeti taşıyan siloganlar attılar. 
 
Sapkın akımlardan biri olan el-Sorhiye akımı, son Irak gösterilerinin sokak çatışmasına ve şiddete dönüşmesinde önemli rolü vardır. Akımın liderliğini yapan Mahmut el-Sorhi mercilik iddiasındadır ve Arabistan medyasından el-Arabiye de ondan, merkezi Necef'te olan “Şia'nın geleneksel dini ve mezhebi lideri muhalifi” olarak tanıtıyor.
 
Sayıları yaklaşık 30 bin tahmin edilen El-Sorhi güçleri daha önce de Irak güvenlik güçleri ile çatışmış ve son olaylarda da İran'ın Kerbela konsolosluğuna saldırıda baş rolü oynadı.
 
Baasçılar ve el-Sorhi akımının yanısıra "Yemani" sapkın akımı da Irak'ta halk itirazlarını şiddete dönüştüren diğer bir akımdır. Yemani sapkın akımı Saddam rejiminin son yıllarında oluştu ve ülkede çoğunluk olan Şia kültürü ve din merciliğini taklit kültürüne karşı muhalefet ediyor, ayrıca tüm bunları da İmam Mehdi (a.s.) tarafından görevli olduğu iddiası ile gerçekleştiriyor. Bu akım Irak'ın siyasi düzeni ve özellikle Şia gruplara karşı bir çok karalama kampanyası yürütmüştür.
 
Tüm bunlara ilaveten Irak'ta IŞİD kalıntıları da hala çalışmalarına devam ediyor ve son Irak gösterilerinde sokak çatışmalarının yaşanmasında etkili oldular. 
 
Söz konusu akımlar ve özellikle Baasçılar, Yemaniler ve el-Sorhiye kalıntıları başta Arabistan, Amerika ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi yabancı büyükelçiliklerine bağlıdırlar ve bu ülkelerin Irak'taki piyonları sayılıyorlar. Söz konusu akımların başlıca görevleri, halk gösterileri arasında “ölü yaratmak”, Haşdi Şabi'yi halk arasında kötülemek, din merciliğine hakaret etmek ve nihayeten Irak'tan yeni bir Suriye oluşturmaktır; böylece Irak'ın da Suriye gibi bir iç savaşa yakalanmasıdır. Bu savaşta ise Şia grupları bir biri ile çatışacaktır. 
 
Parstoday
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler