D-5ChIBWkAAkXbq.jpg

Şiilerin evini bölerek zayıflatma projesi

Irak halkının özellikle Ayetullah Sistani olmak üzere Şii yönetime olan desteği göz önüne alındığında, sapkın akımların geliştirilmesi ve önemli bölgelere yerleştirilmesi Şii Müslümanların düşmanlarının bir numaralı stratejisi haline geldi. Bu yöntemle, Irak'ın Şii toplumu arasında bölünme ve anlaşmazlıklar yaratmaya eylemlerine hız verildi.

6 Aralık 2019 Cuma

İNTİZAR - Irak'ın Şii yönetimi son yıllarda ülkeyi, hassas bölgelerdeki tekfirci teröristler ile IŞİD'in yeni fetihlerinden yeni protesto dalgalarına kadar birçok karmaşadan kurtarmayı başardı. Bu etki ve Irak halkının özellikle Ayetullah Sistani olmak üzere Şii yönetime olan desteği göz önüne alındığında, sapkın akımların geliştirilmesi ve önemli bölgelere yerleştirilmesi Şii Müslümanların düşmanlarının bir numaralı stratejisi haline geldi. Bu yöntemle, Irak'ın Şii toplumu arasında bölünme ve anlaşmazlıklar yaratmaya eylemlerine hız verildi.

Bu aşırılıkçı gruplara en büyük desteğin Suudi rejimi ile ABD yönetiminin düşmanca politikalarından geldiği açıktır. Bu dini akımlar, Washington ve Riyad'a sadık paralı güçler tarafından, Müslüman ülkeler arasında İslami devrimin geniş etkisine direnmek ve absorbe etmek için geliştirilen aracılar gibi görünüyor.

Kendini İmam-ı Zaman'ın elçisi olarak ilan eden sapkın Yemani akımı da Irak'ta karmaşa ve bozgunculuk yaratan bir numaralı faktörler arasında yer alıyor. Saddam yönetiminin son yıllarında ortaya çıkan bu akım Baas partisi düştükten sonra, bazı Baas kalıntılarının yardımıyla Necef, Kerbela, Nasiriye ve Basra gibi önemli bölgelerde büyük bir örgüt kurdu. Bu sapkın akımın kurucusu olan Ahmed El-Hasan adıyla bilinen İsmail Gath, 1973 yılında Basra ilinin banliyölerinden birinde Samir kabilesinde dünyaya geldi. 1999 yılında Necef'te Mühendislik Fakültesinden mezun oldu.

Ahmed El-Hasan ve takipçileri propagandalarına Basra ilinden başladı. 1997 yılında ilk propaganda yolculuklarını İran'a yaptılar, 2000 yılında bu yolculuk tekrarlandı. İran'a giden El-Hasan, burada iki yıl kaldı. Bu süre boyunca bazı dönemler Kum'da bulundu. Ahmed El-Hasan gizlice Hasan Razi El-Kabi ile iletişim kurdu. Âlimleri Ahmed El-Hasan'ın akımına çağırmak için 24 makama mektup yazdılar. Ancak âlimler onları asla kabul etmedi ve Ahmed Hasan'ı yalancı ilan ettiler.

Aslında, Irak'ta Ahmed El-Hasan ve Mehdiyye'nin ve Suriye'de IŞİD'in iddialarını okuyanlar, bu yeni akımın Sünni ve Şii geleneklerinde çeşitli faktörler ve öneriler nedeniyle Şii tarihi ve tarihi kaynaklardan farklı kıyafet ve renklerde olduğunu anlayacaktır.

IŞİD, Suudi bayrağı altında şiddet içerikli bir İslam imajı yayıyor. Ancak gerçek bunu tam tersidir. Şii kaynaklarında yer alan bazı zuhur alametleri ve zuhur çağındaki olumlu figürler hakkında çok konuşulması nedeniyle, İmam Mehdi'nin takipçileri olan ve temiz niyetli olan bu Şii Müslümanlara karşı bu durumu sömürmeye odaklandılar. Bundan dolayı uzmanlar, IŞİD ve Ahmed El-Hasan'ın İslam dünyasında mevcut olan doğu-batı çalışmalarının son versiyonu olduğunu düşünüyor.

Bu bağlamda, bahsi geçen iki grubun çok sayıda ortak noktası olduğuna işaret edebiliriz: IŞİD bayrağının rengi ve Ahmed El-Hasan'ın bayrağının renklerine bakacak olursak her ikisi de siyahtır. IŞİD bayrağının üzerindeki beyaz cümle dünyada Sünnilerin sembolü olarak bilinen bir yazıyla “La İlahe İlla Allah Muhammedun Resulullah” yazıyor. Yalancı Yemani'nin bayrağında ise Şiilerin sembolü olan bir ifade yer alıyor.

Ahmed El-Hasan'ın, 2018 yılında Basra'da İran İslam Cumhuriyeti'ne saldırdığında yıldızı parladı. Kendisi yıllardır İran içerisinde bazı Iraklılara karşı çıkan birtakım sorunları sürdürmeye ve hatta düşmanın iki ülke arasını ayırma savaşını tamamlamaya çalışıyor.

Bugün de, sosyal paylaşım siteleri ve siber ortamlar yoluyla insanların Ahmed El-Hasan'a bağlılığını güçlendirmeye çalışıyorlar.

Kaynak: İuvmpress
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler