iran-balistik-füze-696x392.jpg

İran füze açısından süper güç olduğunu ortaya koydu

Amerika Ulusal Çıkarlar Merkezi, Savunma Araştırmaları Düşünce Kuruluşu Müdürü Harry Kazianis İran'ın Çarşamba günü erken saatlerde Amerika'nın Irak'taki üslerine saldırısına tepki olarak Trump'a İran'ın füze açısından süper güç olduğu uyarısında bulunduğunu söyledi.

10 Ocak 2020 Cuma
İNTİZAR - Korgeneral Kasım Süleymani suikastı sonrasında İslami İran'ın Irak'taki iki Amerikan askeri üssüne düzenlemiş olduğu karşı füze saldırısı ile ilgili değerlendirmeler devam ediyor. Yapılan değerlendirmelerin çoğunlukla subjiktif nitelikli olduğu ortadadır. Kibri ile iş görmeye alışmış, daha çok sokak kabadayılarının klasik yöntemi olan korkutarak çıkarlarını temin eden ABD'nin bu kez sert kayaya tosladığı bütün netliği ile ortadadır. Bu olay göstermiştir ki Amerika artık korkutarak işlerini göremeyecektir ve karşısındaki güç de daha önce karşılaştığı güçlerden farklıdır. 
 
İran İslam Cumhuriyeti'nin bu olayda ortaya koyduğu duruş aslında gelecekte gerçekleşebilecek bir çok olayın da kapısını aralamıştır. Aslında tahakküm altındaki halklarda var olan Amerikan karşıtlığı bundan sonra ete kemiğe bürünecek ve ABD emperyalizminin karşısına dikilecektir. Belki de subjektif değerlendirmelerdeki aşırılık bu yüzdendir.
 
Olayı doğru okuyabilen bir çok analist de var. Bu analistler Amerika'nın başını çektiği Batı çağının sonunun geldiğini ve artık Asya çağının başladığını gayet net olarak ortaya koyuyorlar. Amerika tıpkı bir zamanların Sovyetler Birliği gibi dağılma noktasına gelmiştir.
 
Bu gün dünyada bilginin ulaşılabilirliğinin geldi noktada özgür ruhlu halkların bu imkanı kendi mutlak bağımsızlıklarını inşa etmek için kullandıkları ve bunu geleceğe taşıyacakları görülmektedir.
 
Bu bağlamda İslami İran'ın füze teknolojisinin hangi aşamaya geldiği de anlaşılmış oldu. Yine bazı Batılı analistlerin değerlendirmelerine göre İran'ın füze açısından bir süper güç olduğu bu olayla ortaya konulmuş oldu. 
 
Parstoday'da yayınlanan bir analizde İslamı İran'ın ABD'nin Irak'taki üslerine karşı gerçekleştirdiği füze saldırısı ile ilgili tespitlerin olduğu yazıyı bu çerçevede ilginize sunuyoruz... 
 
Trump'ın İran'ın intikam mahiyeti taşıyan füzeli saldırılarına pasif tepkisi
 
İran İslam Cumhuriyeti'nin Amerika'dan şehit General Kasım Süleymani ve arkadaşlarının Bağdat'ta suikaste uğraması yüzünden intikam alması vaatleri doğrultusunda Amerika'nın Irak'taki Aynel Esad ve Erbil askeri üsleri füzelerle hedef alındı.
 
Washington'un İran'ın her girişimine karşı kat kat daha tepki göstereceği tehditlerine rağmen, Amerika başkanı Donald Trump'ın İran'ın saldırılarına tepkisi Amerika'nın korkusunu açıkça gözler önüne serdi. 
 
Beyaz Saray'ın psikolojik savaşı ve Amerikan Başkanı Donald Trump'ın İran'ın misilleme saldırısı ile ilgili önemli konuşma yapacağı vaatlerine rağmen Donald Trump 8 Ocak Çarşamba günü yaptığı konuşmada pasif açıklamalarda bulunarak İran ile iddialarını sırf tekrarlayarak İran aleyhinde yeni yaptırımlar vaadinde bulundu. İşte bu pasif yaklaşım Trump'ın İran'ın füzeli misillemesine gösterdiği tepkinin ilgi çekici yanı idi. 
 
Trump İran'ın Amerika'nın Irak'taki üslerine füzeli saldırısına tepki olarak yaptığı konuşmada İran karşıtı iddialarını tekrarlayarak İran'ın bu misilleme girişimini önemsiz göstermeye çalışarak şöyle bir açıklamada bulundu: " Hiçbir Amerikan askeri zarar görmedi ve sadece üslerimiz az bir hasar gördü. " 
 
Trump bu iddiada bulunsa da yerel kaynakların bildirdiğine göre İran İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu'nun bu üslere füzeli saldırıları büyük ve ağır zayiat ve hasara yol açmıştır. İran İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusuna bağlı bilgi kaynakları da en az 80 Amerikan askeri personelinin bu saldırılarda öldüğünü ve 200 civarında askerin de yaralandığını duyurdu. 
 
Aslında Trump kasten Washington ve bölgesel ortakları ile çok tehlikeli sonuçlar doğuracak İran ile askeri bir çatışmaya girmemek için İran'ın Amerika'nın Irak'taki askeri üslerine yönelik misilleme saldırısının sonuçlarını ve etkilerini önemsiz göstermeye çalıştı. 
 
Görünen o ki Trump başkanlık döneminde her daim diğer ülkeleri özellikle de İran İslam Cumhuriyeti'ni tehdit etme siyasetini düzenlemiştir. Şimdi de aynı siyaset çerçevesinde İran'a maksimum baskı siyaseti uygulayarak kendi zannınca Tahran makamlarına korkutarak onları Korgeneral Kasım Süleymani'ye yönelik suikast dolayısı ile her türlü misillemesini önlemek istiyor. Aslında gözden kaçırılmaması gereken nokta Trump konuşmasında son bir kaç günde İran'ın misillemesi ile ilgili olan tehditlere değinmemesi idi. Trump 7 Ocak Salı günü "İran yapmaması gereken işi yaparsa çok aşırı sonuçlar ile karşı karşıya kalacaktır" açıklamasında bulundu. Trump Amerika'nın İran'ın her türlü girişimi ve saldırısına karşılık vermeye hazır olduğunu iddia etmişti. Donald Trump açık bir şekilde İran tarafından yapılacak her türlü misillemeye orantısız ve kaç kat daha şiddetli tepki göstereceklerini bildirmişti. 
 
Buna rağmen Amerikan başkanı Çarşamba günü konuşmasında iddialarının sırf boş söz olduğunu, esasen İran ile geniş çaplı bir askeri çatışma hesabı olmadığını gösterdi. Buna ilaveten Amerika içinde de Trump'ın savaş yanlısı yaklaşımına gelen ağır ve sert eleştirilerin yanı sıra Amerika'nın İran'ın sert intikamı ve misillemesi hususundaki ağır ve vahim sonuçları konusunda da ciddi uyarılar yapılmıştı. 
 
Amerika Ulusal Çıkarlar Merkezi, Savunma Araştırmaları Düşünce Kuruluşu Müdürü Harry Kazianis İran'ın Çarşamba günü erken saatlerde Amerika'nın Irak'taki üslerine saldırısına tepki olarak Trump'a İran'ın füze açısından süper güc olduğu uyarısında bulunduğunu söyledi. 
 
Trump'ın konuşmasında ortaya attığı diğer mesele de İran'ı nükleer silah elde etmekle suçlaması idi. Trump başkan olduğu sürece İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını iddia etti. Trump'ın bu iddiası Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun defalarca İran'ın nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğuna dair yayımladığı raporlarına rağmen ortaya atılmaktadır. Ancak 4+1 grubu üyeleri bile bu iddiayı kabul etmemektedir. Görünen o ki Donald Trump'ın İran'ı nükleer silah elde etme iddiası sırf onun İran'ın misillemesi karşısındaki pasif tepkisinin örtbas edilmesi doğrultusundadır.
Görüldüğü üzere Amerika'nın Temsilciler Meclisi tarafından yetkileri de kısıtlanan Başkanı Donald Trump aslında iyice köşeye sıkışmış durumdadır. Hatta sadece Trump değil ABD, hatta sadece ABD değil onun başını çektiği Batı bloku da iyice sıkışmış durumdadır. Daha önce çöken Doğu bloku gibi şimdi de Batı bloku çökme aşamasına gelmiş ve artık çok kutuplu dünyaya açılan kapı ardına kadar açılma noktasına gelmiştir... 
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler