İNTİZAR – Hazırlamış olduğu bundan bir önceki dosyada, Suriye'deki Vekalet Savaşı'nda son durum ve cepheleri iki bölüm halinde detaylarıyla bizlere aktaran arkadaşımız Eren Dalkesen, bu makalesinde de Haseke ve Deraa'da yaşanan savaşları süreç süreç ele alıp istifademize sunuyor:
Suriye'yi yakından takip edenler bu aralar Haseke'de çok yoğun çatışmaların devam ettiğini bilirler.
Yaklaşık üç hafta önce güney kırsalındaki hapishaneyi ele geçiren IŞİD şehrin girişine kadar gelmiş ve birkaç köyü ele geçirmişti. Ardından Kamışlı'dan gelen takviye birlikleriyle IŞİD püskürtülmüş ve elektrik dairesi içinde tuttuğu birçok nokta da tekrar ordu kontrolüne geçmişti. Fakat son saldırılar ordunun beklemediği noktadan, güneybatı tarafındaki Neşva mahallesinden geldi.
Önceki saldırılarda (2 hafta öncesine kadar) kırsalda ordu ile IŞİD çatışırken, Neşva mahallesinde yaklaşık 20 kişi IŞİD'in şehre girdiğini ve diğer mahallelerdeki halkın evlerinden kaçtığını söyleyerek Neşva mahallesinde kaos yaratmış, bunda dolayı da halkın bir kısmı mahalleden ayrılmıştı. Tüm bu yaşananların ardından ordunun saldırıları püskürttüğü öğrenilince bu söylentileri yayan birkaç IŞİD mensubu yakalandı diğerleri ise ortalıktan kayboldu. Ordu ve bölge asayişinin baskınları sonucu ise birkaç “uyuyan hücre” ortaya çıkarıldı. Fakat hücrelerin büyük kısmı son saldırıya kadar saklanmayı başardı.
Ordu ve Baas Tugayı güneyden ve eski hapishane çevresinde yeni bir IŞİD saldırısı için savunmaya hazırlanırken, IŞİD'in ordu bariyerlerine yaptığı intihar saldırısında Haseke'nin güvenliğinden sorumlu komutan öldürüldü.
Bir gün sonra ise IŞİD Kobane ile eşzamanlı olarak Haseke güneybatısından şehrin dış mahallesine girdi. Aynı gece uyuyan hücreler aktif hale geçerek Neşva mahallesinde nöbette olan savunma kuvvetleri askerlerini öldürdü.
Bölgeye sessizce giren yüzlerce IŞİD militanı sabaha karşı bütün mahalleyi ele geçirdi. Haberi çok geç alan birliklerden Baas Tugayı mahallenin kuzeyine, NDF ise doğu tarafına konuşlandı. Güney kırsalındaki askerlerin bir kısmının şehre dönmesini fırsat bilen IŞİD güneyden başka bir büyük saldırı başlatarak Neşva mahallesine göre doğuda kalan Gweyran'ı ele geçirdi.

28.06.2015 tarihli harita – @Amin_Akh adlı twitter kullanıcısına aittir.
Sabaha doğru yaklaşık 200 savaşcıyla beraber merkeze gelen General Muhammed Khadur aşiret savaşcılarının büyük kısmını Gweyran-Neşva arasına göndererek IŞİD'in iki mahalleyi birleştirmesini engelledi. Neşva mahallesinden spor kompleksine kadar ilerleyen IŞİD spor kompleksinin doğusunda durduruldu. Gece ordunun karşı saldırısı kısmen başarılı sonuç verdi ve doğu ve batıdaki IŞİD militanlarının birleşmesini engelledi. YPG ile görüşen Muhammed Khadur toplatıdan olumsuz sonuç çıkınca Deyr ez-Zor'dan birlikler çağırdı. Aynı gece General İsam Zahreddin ve 100 kadar Cumhuriyet Muhafızı askeri Kamışlı'ya ulaştı. Şam'dan gelen 200 kadar Cumhuriyet Muhafızı ve yaklaşık 40 Hizbullah keskin nişancısı da bölgeye konuşlandırıldı.
İlk olarak, destek için Neşva ve Gweyran mahallesine giden İsam Zahreddin ve askerleri saldırıları durdurduktan sonra Gweyran'da karşı saldırıya geçerek, yaklaşık 20 saat içerisinde mahallenin büyük kısmını, bir süre sonra da tamamını ele geçirdi.
Gweyran ile eşzamanlı olarak NDF ve Baas Tugayı da Neşva mahallesine girerek özellikle kuzey ve doğu tarafında çok sayıda binayı ele geçirdi. Spor kompleksi, stadyum ve hapishane tekrar ordunun kontrolüne girdi.
Şuan çatışmalar IŞİD'in ilk gece girdiği Neşva mahallesinde devam ediyor. Şehrin diğer mahallelerinde çatışmaların büyük ölçüde bittiği haberini alıyoruz.
Gweyran'ın büyük oranda temizlenmesiyle birlikte Suriye ordusunun yeni operasyonları muhtemelen, üç taraftan çevrilmiş olan Neşva mahallesinde, ardından ise kırsalda devam edecektir.
Suriye'nin kuzey tarafından çok daha güneye, Deraa'ya göz atalım:
Yaklaşık 1 ay öncesine kadar İdlib kırsalında sürekli ilerleyen Fetih Ordusu'nun ilerleyişi yavaşlayıp durma aşamasına gelince, güneyde yaklaşık bir yıldır hazırlanan cihatçı ve selefi destekli gruplar aktif hale gelmeye başladı.
Önce 52. Tuga'ya saldırı başlatarak bir ön hazırlık yapan cihatçı gruplar ardından Thalah Hava üssü ve kısmen, Dürzi şehri Süveyde'ye saldırmış, fakat ağır kayıplarla geri çekilmişlerdi. Fakat asıl hedeflerinin Süveyde'nin komşusu Deraa şehri olduğunu açıklayan militan gruplar İdlib'te olduğu gibi burada da bir çatı örgütü kurdular. Yaklaşık 50 silahlı grup birleşerek Deraa'yı özgürleştirme adı altında “Güney Fırtınası” operasyonuna başladı.
Savaşın ayrıntılarına geçmeden önce, Deraa şehrinden kabaca bahsetmek gerekirse şehrin yarısının Suriye ordusu, diğer yarısının ise militanların kontrolünde olduğunu söyleyebiliriz.
Cephe her ne kadar benzese de Deraa ile İdlib'in çok farklı dinamikleri olduğunu da ekleyelim. İdlib'de savunmayı büyük oranda Halk Savunma Birlikleri (NDF) sağlarken, Deraa'da ana güç olarak ordu ve Özel Kuvvetler bulunuyor. Fakat bu saldırıların püskürtülmesinde Suriye ordusunun en önemli kozu istihbarat ağı oldu.

Harita @petolucem adlı twitter kullanıcısına aittir. Deraa kent merkezinde son durumu gösterir
Saldırının ayrıntılarına geçecek olursak:
Bir hafta önce militanlar şehrin orduda bulunan kısmına geceden sabaha kadar 7 saat boyunca farklı noktalardan füze ve havan toplarıyla saldırdılar. Fakat ordunun bu bombardımanlarda kaybı yok denecek kadar azdı. Sabaha kadar devam eden havan ve topçu atışlarının çoğu, füze bataryalarının savaş uçakları tarafından vurulmasıyla susturuldu. Aynı gün Muhaberat'ın bölgedeki ve militanların içerisindeki istihbaratçılarının verdiği haberler doğrultusunda 3 toplanma noktası vuruldu. Buradaki militanların çoğu saldırıya başlayamadan Ürdün'deki hastanelere kaldırıldı. (Senaryo aynı: Kuzeyde Türkiye hastaneleri, güney cephesinde ise İsrail ve Ürdün hastaneleri)
Öğleye doğru militanlar büyük bir taarruza geçerek şehir merkezine ve şehir hastanesine doğru 300-400 metre kadar ilerleyebildi. Asıl çatışmalar ise burada yaşandı. Birkaç saat süren yoğun çatışmaların ardından ordunun ateş gücü ve uçak saldırılarına cevap veremeyen militanlar çok sayıda kayıp vererek saldırıya başladıkları noktaların daha da gerisine çekildiler.
Gece başka bir saldırı dalgasıyla batı kırsalından şehre girmeye çalışan militan grubun çoğu ise öldürüldü. Sabaha doğru şehirde çatışmalar seyrekleşince militanlar son bir saldırı ile tekrar batı kırsalından şehre girmeye çalıştı. Kırsalda Nusra Cephesi'nin tank ve topçu desteğiyle ilerleyen militanlar birkaç yüz metre sonra durduruldu. Hava Kuvvetleri ise karşı saldırı başlatarak batı kırsalını adeta cehenneme çevirdi. Bu saldırı da kırılınca militanlar saldırıları tamamen bıraktılar.
Yaralanan cihatçıların çoğu Ürdün'e taşınırken uçak ve füzelerle vuruldu. Aynı gece Ürdün'den Suriye'ye giren 40 kadar Çeçen keskin nişancı Muhaberat'ın istihbaratı doğrultusunda bir binada toplantı sırasında kara füzesi ile vuruldu. Yine aynı gece istihbarat doğrultusunda Deraa saldırılarının yönetim merkezi olan karargah binası vuruldu ve en az 7 saha komutanı ve çok sayıda militan öldürüldü. Karargahın vurulması ile birlikte militanların saldırısı başarısız sonuçlanmış oldu.
Üç gün boyunca +100 sorti düzenleyen Suriye Hava Kuvvetleri belki de Suriye'deki savaşta ilk defa bu kadar etkili ve seri operasyonlar gerçekleştirdi.
Tarafların kayıplarından bahsedecek olursak, Ürdün merkezli haber sitesinin (al-Rai) bildirdiğine göre, 200-300 arasında ölü ve 500'e yakın yaralı Ürdün'e getirilmiş. Çoğu hava saldırılarında yara almış ya da öldürülmüş.
Sonuç olarak, büyük beklentilerle başlatılan Deraa savaşı Suriye ordusunun sert savunması ve yoğun hava desteğiyle militanların aleyhine sonuçlanmış oldu. Ürdün ve Suud kaynaklı, İsrail destekli cihatçı gruplar büyük bir yenilgi alarak geri çekilmek zorunda kaldılar.