20161121954616.jpg

Yemen krizi niçin karşılıklı bir çıkmaza girdi?

"Mevcut koşullarda savaş alanındaki gelişmeler, siyasi süreçler ve bölgesel denklemler ve etkileşimler, Yemen'deki durumun halen belirsiz olduğunu ve büyük oranda ilgili aktörlerin potansiyellerine ve bunların nasıl başa çıkılacağına dair anlayışlarına bağlı olduğunu anlamamıza neden olmaktadır."

22 Kasım 2016 Salı
İNTİZAR - Alwaght'ta yer alan ve Suudi Arabistan'ın saldırısı neticesinde bir krize dönüşen Yemen meselesinin mevcut durumunu resmeden analizi ilginize sunuyoruz...
 
Suudi Arabistan'ın komşu Yemen'e yönelik saldırganlığı ve bölgedeki terörist gruplara verdiği büyük destek yüzünden 81 milyar dolarlık büyük bir bütçe açığı ile karşı karşıya bulunduğu bir dönemde ve ekonomik krizin etkilerini ele almak için kemer sıkma önlemleri getirilmesi ve milyar dolarlık altyapı projelerinin iptali söz konusu olduğu süreçte, ABD başkanı olarak Donald Trump'ın seçilmesi, Washington'un Batı Asya bölgesindeki Suudi Arabistan politikalarına desteğini azaltma ihtimalini artırdı. Bu çerçeve Yemen krizinin yakın gelecekte çözümlenmesi konusunda iyimserliğe neden olabilir. Ensarullah hareketi liderliğindeki Yemenilerin kendileri ülkenin siyasi süreçlerini yönlendirmeyi başardı ve bu durum yeni parlamento ve ulusal birlik hükümetinin kurulmasına yol açtı.
 
Bununla birlikte, Suud rejiminin Yemen'e yönelik saldırısı sırasında yaşanan gelişmelerin seyri, onları etkileyen bazı faktörlerden dolayı Yemen'deki siyasi gelişmelerin geleceğini tahmin etmenin kolay olmadığını göstermektedir. Aslında belirleyici olan ve geleceği hakkında en son sözü savaşın taraflarının savaş alanında görebileceği yenilgiler ve zaferlerdir.
 
Mevcut koşullarda savaş alanındaki gelişmeler, siyasi süreçler ve bölgesel denklemler ve etkileşimler, Yemen'deki durumun halen belirsiz olduğunu ve büyük oranda ilgili aktörlerin potansiyellerine ve bunların nasıl başa çıkılacağına dair anlayışlarına bağlı olduğunu anlamamıza neden olmaktadır. Mevcut koşullar aynı zamanda Suud rejiminin Yemenilerle ateşkes anlaşmasını ihlal etmesine ve Suudi liderliğindeki Arap askeri koalisyonunun savaş uçakları tarafından Yemen'i 24 saat dövmesine rağmen, BM'nin Yemen Özel Temsilcisi İsmail Vild eş-Şeyh Ahmed'in çabaları sayesinde siyasi diyalog için umut ihtimali hala mevcut. Aslında, hala siyasi görüşmelerin, Yemen'de çatışan aktörlerin paylarıyla bağlı olarak sonuçlara ulaşma şansı var.
 
Ensarullah hareketi şimdi, Zeydi, Şafiiler ve bazı önemli Yemen kavimleri de dahil olmak üzere Yemen toplumunun geniş bir yelpazesini desteklediği için, büyük askeri ve idari yeteneklere sahip bir siyasi hareket olarak tanınmaktadır. Ensarullah hareketi, eski düşmanı Eski Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih ile ittifak kurduktan sonra mevcut siyasi koşulların mükemmel bir şekilde anlaşıldığını ortaya koydu. Bu siyasi olgunluk göstergesi, Suudileri bile doğrudan ya da dolaylı olarak Ensarullah'ı Yemen siyasi sahnesinde önemli bir aktör olarak kabul ve tanıma sürecene itti ve böylece diyalog pazarlıklarında kilit bir taraf olarak müzakere masasında pay sahibi olma noktasına getirdi.
 
Bununla birlikte, Yemen'de Suudi liderliğindeki askeri operasyonlar devam ediyor ve  birkaç husus, Yemen içi siyasi görüşmeleri bir çıkmazla karşı karşıya bırakıyor. Birincisi, ele geçirilen topraklar ve Yemen güçlerinin elindeki yarı-ağır ve ağır silah meselesidir. Müzakereler, Suudi Arabistan ve Yemen'in istifa eden cumhurbaşkanı Abd Rabbuh Mansur Hadi tarafından bu iki konu hakkında yapılan talepler nedeniyle bir kilitlenme ile karşı karşıyayız. Aslında hem toprak hem de silahlar Yemen'de ve mevcut anarşik koşullarda hem siyasi görüşmelerde hem de savaş alanında önemli bir rol oynuyorlar.
 
İkincisi, Suudi Arabistan Yemen altyapılarını, Yemenilerin maliyetlerini en üst düzeye çıkarmak için aşındırıcı bir süreçle yok etmeyi amaçlıyor. Böylece Insani koşullar kötüleştiğinde bir süre sonra Ensarullah ve müttefikleri yeniden yapılanma çalışmalarına odaklansınlar. Bu, gelecekteki müzakerelerde Riyad'a bir ayrıcalık sağlayabilir. Fakat bu Suudi planı geri tepti ve halk direnişi ve Yemen gruplarının bir yandan savaşı ve öte yandan Suudi askeri masraflarındaki artış nedeniyle krallık için koşullar kötüleşti ve aslında Yemen'e karşı savaşta beklenen avantajlar artık yok. Şu halde, mevcut koşullarda, belirsizlik halinin ülkeyi istikrara kavuşturma ve bir çözüm bulma yollarını gölgelediğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte, askeri kampanyanın ilk günlerinden ve askeri koalisyonun kurulmasından farklı olarak, Suudi Arabistan'ın üstünlüğü yok ve sonuç olarak Ensarullah ve müttefikleri için geçmişe kıyasla umutların biraz daha geliştiği söylenebilir.
 
 
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler