katar.jpg

Katar'a askeri müdahaleye doğru

Katar’a askeri müdahale kapıda mı? Arap dünyasının tanınmış yazarı Abdulbari Atwan, youtube’de yaptığı haftalık değerlendirmesinde krizin daha da büyüyeceğini söyledi. Atwan arabulucuların başarısız olması nedeniyle krizin tırmandırılmasından başka seçenek kalmadığına ve askeri seçeneğin de gündemde olduğuna dikkat çekti.

31 Temmuz 2017 Pazartesi
İNTİZAR - Katar krizi bir belirsizlik süreci yaşarken bu günlerde önemli gelişmelerin olabileceğine dair işaretler olmuşmaya başladı. Bu işaretlerin birbirleri ile bağlantılı gelişmeler olması önümüzdeki günlerde ciddi gelişmeler yaşayabileceğimizi ortaya koyuyor. 
 
Arap dünyasının önemli analistlerinden olan gazeteci Abdulbari Atwan'ın dikkat çektiği bu gelişmeler yine Atwan'ın beklentilerini doğrulayacak şekilde sonuçlar ortaya çıkarırsa, başta Türkiye'nin ve bölgedeki diğer denge unsuru olan ülkelerin etkileneceği yeni bir taplo ortaya çıkabilir. Zira Atwan'ın beklentilerine göre Katar'da mevcut emirin bir askeri müdahale ile birlikte değiştirilmesi söz konusu. Böyle bir şey gerçkeleşirse Katar'da askeri bir üssü olan Türkiye'nin doğrudan etkilenmesi ve belki de fiili olarak kendisini olayın içerisinde bulması mümkün olabilir. Hatta Katar'ın mevcut yönetimine karşı Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve Bahreyn'den oluşan bir iradenin askeri müdahalede bulunmasını belki de Türkiye'ye de yapılmış bir müdahale olarak algılanması söz konusu olabilir.
 
Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve Bahreyn'in Manama'da bu hafta sonu Katar ile ilgili gerçekleştirdikleri toplantıdan Katar'a bir askeri müdahale kararı çıkmış olması halinde hesabı ve kontrolü yapılamayan bir takım olaylar silsilesinin ortaya çıkması muhtemel. Hatta böyle bir olayın gerçekleşmesi durumunda bölgede henüz hattları belli olmak ile birlikte değişme imkanı olan kapmlaşma net çizgilerler kendini ortaya koyabilir. Katar krizi ile birlikte başını Suudi Arabistan'ın çektiği kamp, Katar'ı, Türkiye ile birlikte başını İran'ın çektiği Direniş Cephesi kampına doğru iterek daha net çizgileri olan bir cepheleşme ortaya çıkabilir. 
 
Böylesi önemli sonuçları olabilecek gelişmelerin arefesinde olduğumuza dair ip uçlarını irdeleyen Arap dünyasının önemli gazetecilerinen Abdulbari Atwan'ın Evrensel gazetesinden Ali Karataş'ın derlediği değerlendirmelerini ilginize sunuyoruz...
 
 
 
Geçtiğimiz hafta yaşanan birçok  gelişmenin arasında en önemlisi şüphesiz dörtlü devletlerin (Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır) geçtiğimiz Cumartesi ve Pazar günü  Bahreyn'in başkenti Manama'da yaptıkları toplantıydı. Arap dünyasının tanınmış yazarı Abdulbari Atwan, youtube'de yaptığı haftalık değerlendirmesinde krizin daha da büyüyeceğini söyledi. Atwan arabulucuların başarısız olması nedeniyle krizin tırmandırılmasından başka seçenek kalmadığına ve askeri seçeneğin de gündemde olduğuna dikkat çekti. 
 
 
 
Bu hafta körfez krizine odaklanacağım. Niçin körfez krizine odaklanacağım? Şahsi olarak birçok sebepten dolayı ben bu krizin önümüzdeki haftalarda daha fazla büyümeye aday olduğunu düşünüyorum.
 
Bunlardan birincisi Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el Ahmet'e ek olarak altı arabulucunun tümü krizin bir sonuca ulaşmasında başarısız oldu. Katar pozisyonunu korumakta ısrarlı. Kendisine dayatılan 13 talebi reddetti. Çünkü bu maddelerin egemenliğinin büyük bir bölümünü ortadan kaldıracağını, üzerine bir vesayet uygulanacağını düşünüyor. Buna karşılık diğer devletler bu kararların uygulanmasında ısrarlı.
 
 
Tek seçenek krizin büyümesi
 
Daha sonra altı maddeye inen taleplerin de Katar devleti tarafından uygulanması reddedildi. Katar devleti “bizim dış politikamıza müdahale edilmesini istemiyoruz. Biz egemen bir devletiz” dedi. Arabulucunun olmadığı ve daha önceki arabulucuların başarısızlığının gölgesinde burada krizde bir tek yönelim olabilir o da krizin büyümesi.
 
 
Bakanların önemli toplantısı
 
Dörtlü devletlerin (Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır) Bahreyn'in başkenti Manama'da önümüzdeki cumartesi ve Pazar günü toplanacaklar.* Bu toplantının hedefi cesur, güçlü bir pozisyon almak. Bu ayın (Temmuz)  başında Kahire'de dışişleri bakanlarının yaptığı toplantı birkaç saat sürmüştü. Bu sefer niye iki gün toplanıyorlar. Bu oldukça ciddi icraatların ortaya çıkacağı anlamına geliyor. Bunların arasında belki de askeri adımlar olabilir.
 
 
Askeri müdahale mümkün
 
Krizde ekonomik yaptırımlar bir yükseliş olabilir. Suudi Arabistan'ın Katar bankalarından 20 Milyar dolarını çekmesi, Katar'ı terörle ilişkilendirecek yeni belgelerin sunulması da mümkün. Lakin bana göre bu bir araya geliş “askeri müdahalenin imkanlarını” da  araştıracak. Bu toplantıdan önce iki önemli gelişme oldu. Bu gelişmeler bana bu konuda bir ajanda olduğuna emin olmamı sağladı.
 
 
HAMAS'la önemli toplantı
 
Bunlardan birinci ve en endişe ettiğim gelişme dört devletin Filistin direnişi yani bizzat HAMAS kozunu Katar'ın elinden alması. Mısır istihbaratı BAE'nin desteğiyle daha önce olmadık şekilde çok endişe verici bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya el Fetihten ayrılan milletvekili Muhammed Dahlan, Gazze'de Hamas'ın lideri Yahya Sinvar ve Hamas'ın siyasi kanadından Siyasi Büro Üyesi Musa Ebu Merzuk ve Dahlan'ın sağ kolu Semir el Meşheravi katıldı. Bu toplantıda Gazze üzerindeki kuşatmanın hafifletilmesi için ciddi sonuçlara varıldı. Burada biz biliyoruz ki iki milyon Filistinli kuşatma altında. Bu icraatların arasında Gazze'nin dünyaya açılan tek kapısı Refahın açılması, BAE'nin Gazze'yi 24 saat besleyecek bir elektrik santrali için 100 milyon dolar ödemesi ve diğer ekonomik desteklerin yanı sıra liman ve hava limanının yapılması söz konusu. İkincisi,  dört devlet Katar'daki 19  örgüt ve şahsiyeti terör listesine aldı. Bu çok ciddi bir gelişmedir.
 
 
Temim'in yerine geçecek kişi hazır 
 
Katar'a yakın medya kuruluşları, es Sani ailesinden muhalif kesiminden önemi bir kişinin Suudi Arabistan'da bulunduğundan, askeri bir darbe  veya askeri operasyon düzenlenmesi durumunda Temim yerine iktidara gelmek için aday olduğundan söz ediyor.
 
Manama toplantısı gerçekten çok endişe verici bir toplantı. Manama toplantısından sonra Önümüzdeki haftalar krizin yükselişine tanıklık edebiliriz.
 
* Konuşma geçen Cuma günü yapıldı. Geçtiğimiz Cumartesi ve Pazardan söz ediliyor.
 
 
 
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler