2017122414307729.jpg

Yemen'in denklemleri.. Dişe diş

Saldırının 1000'inci günü sebebiyle Seyyid Husi'nin yaptığı konuşmasında belirlediği denklemler, Suudi Arabistan - BAE ve ABD ile olan bu savaşta yeni bir safhanın başladığını ve askeri operasyonlarda kilit birer rol oynamaları sebebiyle Suudi Arabistan ve BAE'ye yöneltilen tehditlerin dozunun artacağını ortaya koyuyor.

2 Ocak 2018 Salı

"Siz Sana'yı bombalarsınız, biz Riyad ve Abu Dabi'yi.. Siz Sana'daki başkanlık sarayına saldırırsınız, bizim balistik füzelerimiz Riyad'daki Yemame sarayına ulaşır.. Siz bizim yaşam alanlarımızı ve ekonomik tesislerimizi hedeflersiniz, biz de aynı şekilde misilleme yaparız.. Kana kan, dişe diş... Bugün denklemleri yeniden yazacağız ve ülkemizi düşman saldırılarından korumak için her türlü meşru yolla, sorumlulukla ve tüm gücümüzle çalışacağız." Bu ifadeler, Yemen' karşı 1000 günden fazla süredir devam eden Suudi Amerika'nin saldırı güçlerine hitaben, Ensarullah hareketi lideri Seyyid Adulmelik Bedreddin el-Husi'nin kullandığı kararlı ve açık sözlerdir.

Seyyid Husi'nin sözleri, Yemen'de silahsız halkı, sivil - devlet kuruluşlarını hedef alan ve altyapılar, okullar, hastaneler, yollar, köprüler, devlet tesisleri, özel mülkler, ibadethaneler, kutlama alanları ve sosyal tesislere kadar her yeri hedef alarak hiçbir dini - ahlaki değer ve uluslararası kanun gözetmeyen adaletsiz bir savaşa açan düşmana karşı yeni bir denkelemin habercisidir.

 

Yemen'in cevabı hazır.. Yeni dönem başlıyor

Bölge, vatandaş ayırmaksızın Yemen'in tüm şehirlerini hedef alan düşman güçleri, uluslararası yasaları çiğnemek, savaş suçları, insan hakları suçları, ve her gün Yemen'e karşı işlenen saldırı suçlarından dolayı Suudi Arabistan ile saldırıya destek veren diğer ülkelerin liderlerinin yargılanma olasılığını düşünmeden, Yemen'in acılarını daha da arttıran bir abluka uyguluyor. Üstelik bu saldırıların büyük kısmı, askerlere ve daha da kötüsü sivillere karşı kullanılmasına izin verilmeyen uluslararası kanunlarca yasaklanmış silahlar yoluyla işleniyor.

Saldırının 1000'inci günü sebebiyle Seyyid Husi'nin yaptığı konuşmasında  belirlediği denklemler, Suudi Arabistan - BAE ve ABD ile olan bu savaşta yeni bir safhanın başladığını ve askeri operasyonlarda kilit birer rol oynamaları sebebiyle Suudi Arabistan ve BAE'ye yöneltilen tehditlerin dozunun artacağını ortaya koyuyor. Husi konuşmasında, Yemenli liderlerin aldığı karara göre saldırıların cevabının, saldırı güçlerinin Yemenlilere yaptığının aksine masum ve silahsız sivilleri tehlikeye atmayacak şekilde olacağını belirterek, son günlerde gerçekleştirilen balistik füze saldırılarının hedefi onikiden vurmasının, Yemen'in yeteneklerini vurguladığını ortaya koydu. Yemen güçleri, son günlerde düzenlediği saldırılarda Abu Dabi ve Riyad'a yönelik çok sayıda balistik füze gönderirken, Suudi ve BAE ordusunun büyük cephaneliği ve teçhizatı bu saldırıları engellemeyi başaramadı.

Seyyid Husi'nin açıklaması aynı zamanda, çeşitli ölümcül silahlar ve yasaklanmış silahlarla 1000 gündür saldırarak kuşatma altına aldığı ülkenin saldırıları karşısında kendini koruyamayan Suudi Arabistan'ı tehdit ettiği mevkileri vurmak konusunda, Yemen'in yüksek yeteneklerini doğruluyor. ABD füze savunma sistemi patriot'un Kraliyet sarayını korumak konusunda başarısızlığından sonra, Suudi Arabistan, Rusya'nın s-400 füze sistemlerini elde etmek için acil arayışının sebebi de budur. 

 

Saldırının maliyeti yükseliyor

Suudi medyası, Patriot füze savunma sistemlerinin Yemen füzelerini engellediği yönünde asılsız haberler yayınlasa da, Suudi Arabistan'ın yanı sıra birtakım Batılı ülke ve güvenlik konseyinin paniği, bir yandan Suudi Arabistan'ın yetersizliği ve Yemen'in füzeleri karşısında kendine güvenmediğini kanıtlarken, diğer yandan da Yemen'de kaybettiği savaş yüzünden yeni tehlikeler ile karşı karşıya kalan Suudi Arabistan'ı ağır bir zarara uğratacak hayali maliyetleri öngörüyor. Yani, Yemen'e düzenlediği saldırı boyunca ödediği ve ödeyeceği masraflar bir yana, Patriot ve diğer füze sistemlerinin maliyeti Suudi Arabistan'a pahalıya mal olacak.

S-400 sistemlerini satın almak için herhangi bir anlaşmanın masrafı henüz belirlenmese de, Patriot sisteminin maliyeti, Suudi güçlerinin Yemen füzelerini etkisiz hale getirmek için asıl gönderdiği füzelerinin yerine kolaylıkla geçemeyecek kadar yüksektir. Göstergeler, Suudi Arabistan'ın Yemen tarafından gönderilen her füzeye karşı yaklaşık 10 patriot füzesine ihtiyaç duyduğuna işaret ediyor. Patriot füzelerinin fiyatı ise 4 ila 7 milyon dolar arasında değişiyor. Yani Yemen'den fırltılan her füze saldırısının Suudi Arabistan'a 40 ila 70 milyon dolar arasında maliyeti olacaktır. Öte yandan, Yemen'in balistik füzelerinin ise herhangi bir masrafı yoktur. Çünkü bu füzeler milyon dolarlar harcanarak elde edilmemiş, üstün yetenekli ve parlak zekalı Yemenliler tarafından Rusya'nın "scud" tipi füzelerinin geliştirilmiş şeklidir.

Yemen füzelerinin Suudi Arabistan'a doğrudan maliyeti şöyle dursun, bu füzelerin yerli ve yabancı yatırıma yansıyan sonuçların yanı sıra ekonomik sonuçlar da buna dahil olmak üzere, Suudi Arabistan'da iç güvenlik, Yönetimin merkezi binaları, iktidar ailesi ve askeri karargahlara karşı oluşturacağı tehlikeler de hesaba katılmalıdır. Özellikle Veliaht Prens Muhammed bin Selman ülkesini bir değişime götürerek, Suudi Arabistan'ı modern, açık görüşlü ve laik bir ülke haline getirecek ve Vahhabi düşüncesini terk etmek isteyen birçok plan ve proje geliştirmiştir. Tüm bu projeleri ugulayabilmek için güvenlik sağlamak, sükunet ve istikrarın yanı sıra, yabancı yatırımları çekmeye ve dünya ülkeleri ile halklarını buna ikna etmeye ihtiyaç vardır. Aksi taktirde, Suudi liderlerinin pervasız politikaları sonucu üllke hızlı bir iflasın tehdidi altındadır.

 
Zulfikar Daher
Almanar 
Çeviri: Merve Soydaş 
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler