75d872a09888393f1b32878073c5fbc315ce6febb3512c5969420450c41db57f.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  Lübnan, yerel "zorbalık" krizinden, "İsrail zorbalığı" krizine geçiyor

Lübnan, yerel "zorbalık" krizinden, "İsrail zorbalığı" krizine geçiyor

Lübnan, yerel "zorbalık" krizinden, daha tehlikeli olan "İsrail zorbalığı" krizine geçiş yapıyor... Lieberman, petrol ve doğalgaz savaşının fitilini ateşliyor... Ve Hizbullah, sert bir şekilde karşı koyma sözü verdi... Bir sonraki füze savaşı hem deniz hem de kara üzerinden mi gerçekleşecek?

3 Şubat 2018 Cumartesi

İNTİZAR - Son günlerde Lübnan'ın siyasi ve medya lugatlarında en sık rastlanan kelime, "zorbalık" oldu. Lübnan'da bölünme ve ayrılma unsuru haline gelen bu kavram, mezhep savaşı tehdidini de barındırıyor. Zira "zorbalık" kavramı, geçtiğimiz günlerde Lübnan Dışişleri Bakanı Cebran Basil tarafından Meclis Başkanı Nebih Berriye karşı kullanıldı.  Bu durum, "zorbalığı" daha tehlikeli ve büyük bir hale getirmeye başlıyor.

Biz bu gazetede, "bilmece" dilini kullanmaktan hoşlanmıyoruz. Kullananlara kişisel ve profesyonel saygımız olmasına rağmen, uzun girişlerden de haz etmiyoruz. İsrail Savaş Bakanı Avigdor  Lieberman'ın, geçtiğimiz çarşamba günü Tel Aviv'de düzenlenen Güvenlik Kongresinde yaptığı konuşmasında Lübnan'a gönderdiği tehditleri de burada ciddiyetle değerlendiriyoruz. Lieberman konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Lübnanlıların, tüm standartlara göre bize ait olan dokuzuncu petrol arama bölgesini kapsayan gaz sahası ihalesi, bize karşı açık bir meydan okuma ve kışkırtıcı bir hamledir." Lieberman, bu sözlerinin ardından uluslararası şirketleri teklif vermemeye çağırdı.

Akdeniz'deki Lübnan sularında gaz ve petrol keşfi* yapmak için 5 adet petrol arama bölgesi bulunuyor. Hükümet, bu bölgelerden ikisinde arama yapmak için teklif sunmaya karar verdi. Bu bölgelerin arasında, işgal altındaki Filistin'in karasuları sınırı ile bitişik olan dokuzuncu bölge de bulunuyor. İhale, İtalyan "Eni", Fransız "Total" ve Rus "Novak" şirketleri olmak üzere üç dev uluslararası şirket tarafından oluşturulan bir konsorsiyum tarafından kazanıldı. 

Lieberman, bahsi geçen şirketlere üstü kapalı tehditte bulunarak, Lübnan'a karşı en kötü zorbalık türünü uygulamaya başlayarak, bölgede sondaj yapılmasına izin vermeyeceği sinyalleri verdi. Bu durum, Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn tarafından da kendi karasuları üzerindeki egemenlik hakkı için tehdit olarak değerlendirildi. Hizbullah ise, petrol ve gaz haklarına düzenlenecek bir saldırıya sert ve kararlı bir şekilde karşı koyacağı, Lübnan'ın kurumlarını savunduğu ve servetini koruduğunu vurgulayan bir bildiri yayınladı. 

Filistin'in servetine yaptığı ve Suriye'nin Golan tepelerini işgal ettiği gibi Lübnan'ın servetini yağmalamak isteyen İsrail, Lübnan'ın zayıflığının askeri üstünlüğünün de desteğiyle bu yağmalama işini kendisi için kolaylaştıracağı hatasına kapılıyor. 

İsrail'in bu tehditleri, Lübnan'ı belki de askeri bir savaşa dönüşebilecek hukuki bir çatışmanın eşiğine getirdi. Bu durum, Lübnan Direnişinin silahlarına daha fazla meşruiyet kazandırırken, Lübnan ordusu ile tüm Lübnanlılara farklı mezhepleri ile birlik olma olanağı veriyor.

İsrail'in, Lübnan Hizbullah'ına karşı tırmandırılmış düşmanlığı ve Hizbullah'ın aktif, güçlü ve gelişmiş bir füze cephaneliğini elde etmesini engelleme girişimleri, Lübnan'ı zayıflatmanın yanı sıra Akdeniz'deki tüm gaz ve petrol rezervlerini çalma niyetini yansıtıyor.

Lübnan'ın İsrail'e karşı savaşı, artık Şeba Çiftliklerinin geri alınması ile sınırlı değildir. Aynı zamanda İsrail tehdidi altındaki karasularda petrol ve doğalgaz kaynaklarının savunmasıdır. İsrail'in bu savaşa hazırlık olarak, özellikle de Lübnan sınırı yakınlarındaki sondaj platformlarına Demir Kubbe füzelerini taşıyarak bir deniz savaşına hazırlık yapması dikkat çekiyor. 

Lübnanlılar ve özellikle de siyasi liderleri, kendilerini ve servetlerini tehdit eden en tehlikeli "zorbalık" türü olan "İsrail zorbalığı" karşısında birlik olmalı ve ayağa kalkmalıdır. Tüm özürler bu zorbalığın karşısında kabul edilmeli ve affetmek ve hoşgörü için teşvik edici olunmalıdır.  Nitekim bu işin sonu, istisnasız olarak herkesi tehdit eden bu tehlike karşısında ulusal birlik ile sonuçlanacaktır. 

Kaynak: Ray el-Yevm 
Çeviri: Merve Soydaş  
 
 
------------------------------------------------------------------------------------------------------
 
Bu haberde dikkat çakilen çatışma ihtimali içeren gerginliğin ne denli önemli boyutlarda olabileceğinin daha iyi analşılabilmesi için Al-Monitor'da Joe Macaron imzası ile daha önce yayınlanmış yazının bir kısmını, bir dip not olarak dikkatinize sunuyoruz... 
 
 Lübnan'ın enerji umudu bölgede oyunu değiştirebilir
 
Aralık 2017'de meydana gelen birbiriyle bağlantılı üç gelişme Lübnan için uzun vadeli etkiler doğuracak. Lübnan hükümeti çoktandır gecikmiş iki konuda karar vardı: Enerji alanında arama çalışmalarına başlanması ve mayısta parlamento seçimlerine gidilmesi. Bölgesel yansımaları olan üçüncü gelişme ise şu: Al-Monitor'un resmi bir Lübnanlı kaynaktan edindiği bilgiye göre Lübnan ve İsrail arasında Birleşmiş Milletler aracılığıyla deniz sınırının belirlenmesi konusunda ilk kez bir görüşme yapıldı.
 
Yıllarca süren gerilim ve aksamaların ardından Lübnan hükümeti, ocak 2017'de Lübnan açıklarında yer alan petrol ve gaz bloklarının siyasi, coğrafi ve mezhepsel temelde taksim etme formülünü kabul etmişti. Lisanslama sürecinin ilk turunu Fransa'nın Total, İtalya'nın ENI ve Rusya'nın Novatek şirketlerinden oluşan konsorsiyum kazandı. Konsorsiyumun teklifi, güneyde İsrail'in Münhasır Ekonomik Bölgesi yakınlarında yer alan Blok 9 dâhil iki blokla sınırlıydı. Al-Monitor'un Lübnan'da resmi kaynaklardan edindiği bilgiye göre Lübnan hükümeti ile konsorsiyum arasındaki arama ve üretim anlaşması ocak ayının sonunda imzalanacak. Arama çalışmalarının 2019'un ortalarında, üretimin ise 2011-2012'de başlaması bekleniyor.
 
Petrol üretim sürecinin düzgün işlemesi ancak iki unsurla sağlanabilir: Lübnanlı liderler arasında asgari düzeyde mutabakatın sürmesi ve Hizbullah ile İsrail arasında mevcut angajman kurallarının devam etmesi.
 
İç siyaset açısından bakıldığında enerji süreci öngörülebilir gelecekte büyük ölçüde Cumhurbaşkanı Mişel Aun ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki dinamiklere bağlı olacak. Aun, petrol ve gaz arama çalışmalarının 2009'dan beri kendi siyasi hareketinin etkisinde olan Enerji Bakanlığı'nda kalmasını hedefliyor. Berri ise süreç üzerinde söz sahibi olabilmek için yeni kurumların oluşturulmasını istiyor.
 
Yeni seçilecek parlamentonun görev süresi arama çalışmalarının tamamlanacağı 2022 yılına kadar devam edecek. Bu parlamentonun petrol ve gaz üretiminden gelir fazlasını korumak ve yatırıma yönlendirmek üzere bir varlık fonunun kurulmasını ele alması gerekecek. Arama çalışmalarının mali boyutuna hâlihazırda Maliye Bakanlığı'nda küçük bir birim bakıyor, teknik konuları ise farklı mezheplerin temsil edildiği Petrol Kurumu danışmanlığında enerji bakanı yürütüyor. Önümüzdeki süreçte en azından üretim başlayana kadar arama çalışmalarının iç siyasetten etkilenmesi beklenmiyor.
 
Denizdeki “mavi hat”
 
Akdeniz'deki petrol ve gaz arama çalışmalarının İsrail ile Hizbullah arasındaki çetrefilli husumete yeni bir katman eklediği açık, özellikle de petrol ve gaz rezervlerinin çok bol olduğu düşünülen en güneydeki bloklarda. Lübnan ile İsrail arasında 2000 yılında Şeba Çiftlikleri'nden Nakura'ya kadar çizilen “mavi hat” denize uzanmamıştı. Bu durum uluslararası sularda 860 metre karelik bir alanda kavgaya neden oldu ve Lübnan ile İsrail arasında bir arama yarışını tetikledi.
 
ABD ve BM'nin anlaşmazlığı çözme çabaları başarısız oldu ve 2014'ten beri askıda. Ancak Lübnan'daki resmi bir kaynağın Al-Monitor'a verdiği bilgiye göre geçtiğimiz aralık ayının sonlarında “deniz mavi hattı” olarak bilinen sınırın belirlenmesi konusunda Lübnan, İsrail ve BM Lübnan Geçici Görev Gücü'nden (UNIFIL) askeri komutanlar arasında üçlü bir görüşme yapıldı. Bu arada Lübnan ve İsrail ihtilaflı uluslararası sulardan uzak durmaya çalışıyor.
 
Enerji kaynaklarının keşfi Lübnan ve çevresi için azımsanmaması gereken jeopolitik etkiler doğuruyor. Bu faktör, Lübnan'ın 2011'den bu yana Suriye krizinden tutun da son olarak Başbakan Saad Hariri'nin istifa olayına kadar birçok iç ve bölgesel çalkantıyı atlatmasına katkıda bulundu. İsrail'in Orta Doğu'da bir enerji aktörü olmasını isteyen ABD ise yoldaki engellerin temizlenmesi adına Lübnan siyasetine daha dikkatli yaklaşmaya başladı. ...
 
İstikrarın korunmasına uluslararası toplum da katkıda bulunuyor. Avrupa-Rusya konsorsiyumu Lübnan'ın petrol üreticisi olmasına destek vermek anlamına geliyor. Lübnan-İsrail sınır bölgesinde görev yapan UNIFIL'e Fransa ve İtalya'nın önemli katkılarına atfen kimileri buna “petrol UNIFIL'i” diyor.
...
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler