fuzelerkorsanisrailaskerlerinipanikletti.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  "İsrail” Direniş'in füze gücü sebebiyle yeni bir savaş birimine hazırlık mı yapıyor?

"İsrail” Direniş'in füze gücü sebebiyle yeni bir savaş birimine hazırlık mı yapıyor?

İran'ın Lübnan'da monte edilen basit füzeleri hassas füzelere dönüştürmesinden dolayı, İsrail güvenlik güçleri arasında endişe yayılmaya başladı. Direniş, düşmana bir şok yaşatacak füze kapasitesine ulaşmış gibi görünüyor. Direniş'in hassas güdümlü füzeleri, İsrail'in güvenlik senaryosunda değişiklikler meydana getirdi.

5 Mart 2018 Pazartesi

İNTIZAR - İsrail ordusu “karadan karaya” füze sisteminin, ilk saatlerde savaşın kaderini belirleyeceğini düşünüyor. Bu bağlamda, geçmişte meydana gelen iki İsrail askerlerinin Lübnan'a kaçırılması olayına işret eden İsrail, o dönem askerlerin kaçırılmasının ardından Kuzey'den kaçırılmalarını engellemek için kararın çıktığı an bir dakikadan kısa süre içerisinde Litani, Hasbani ve Zehrani köprülerini yerle bir etmişti.

Direniş, aktif bir şekilde etkisini gördüğü füze gücünü geliştirmeye ve yıkıcı gücünü arttırmaya devam ediyor. Filistin Direnişinin İsrail ile savaşmak için sahip olduğu temel caydırıcı silah, füze gücüdür. Bundan dolayı uzun zamandan beri İsrail'in derinliklerine acı verici bir darbe vuracak füze gücüne sahip olmaya çalışan Direniş, düşmana bir şok yaşatacak füze kapasitesine ulaşmış gibi görünüyor.

Öte yandan, Direniş'in hassas güdümlü füzeleri, İsrail'in güvenlik senaryosunda da değişiklikler meydana getirdi. Son zamanlarda, İran'ın Lübnan'da monte edilen basit füzeleri hassas füzelere dönüştürmesinden dolayı, İsrail güvenlik güçleri arasında endişe yayılmaya başladı. Bundan dolayı, İran, Suriye üzerinden Lübnan'a füze göndermek yerine, Lübnan'da mevcut olan basit füzeler üzerinde, yönlendirme sistemleri oluşturmaya hazırlanıyor. Bu durumda, büyük fabrikalar kurulmasına gerek kalmayacak. İsrail ordusunu, karşı karşıya kaldığı bu tehlikelerden dolayı kesin bir çözüm arayışına götüren bu durum karşısında, şimdiye kadar hâkim olan algının değiştirilmesini gerektiriyor. Savaş, kısa süre önce çeşitli tarzlarda ve yıkıcı gücü olan nokta vuruşlu füzelerden oluşan büyük miktarda bir cephanelik hazırlığı yaparak başladı. İşgal ordusu, Hizbullah'ın elinde 150 bin füze olduğunu ve Gazze Direnişi'nin elinde de binlerce füze bulunduğunu tahmin ediyor. Direniş'in, yeni savaş yöntemleriyle hazırlık ve donanımına ara vermeden devam ettiğini öngören İsrail, Direniş'in sahip olduğu füzeler karşısında endişe duyuyor.

İsrail'in esas problemi, savaşta her gün fırlatılacak olan füzelerin sayısı değil, İsrail'in savaşa girmeye niyeti olmadığı bir anda gelecek ani bir saldırı sırasında, ilk saldırılarda fırlatılacak olan füzelerin sayısıdır. Direniş'in elinde 150 bin füzelik cephane olduğunu varsaydığı hesaplara dayanan Siyonist ordusu, savaş sırasında işgal topraklarına günde yüzlerce füzenin fırlatılacağını düşünüyor. İsrail'in tahminleri, Direniş'in, -eğer hala edinmediyse- çok kısa süre içerisinde hassas füzeler elde edeceğine dayanıyor. Buna göre füzelerden her biri, hedefi nokta atışıyla vurma yeteneğine sahip olacak olan füzeler, istihbarat sistemlerine, yönetime ve hava kuvvetleri üslerine şiddetli zararlar verilmesine yol açabilir. Bunun yanı sıra, elektrik, su ve doğalgaz şebekeleri gibi altyapılar, Knesset, hükümet ve güvenlik organı gibi devletin sembollerinin de hedefleneceği tahmin ediliyor.

Direniş, İsrail'in kendi füze yetenekleri ile başa çıkamayacağını çok iyi biliyor. İsrail ordusunun yeteneklerini sınırlamak için kendisini gelişmiş füzelerle donatan Direniş'in bu füze gücünü kullanması, savaş sırasında pek çok avantaj sağlar:

1- Kısa bir süre içerisinde, uygun zaman ve görev planlamasına göre fırlatma kararı alınıyor.

2- Fırlatma operasyonunda, gece, gündüz ya da hava muhalefetinin bir önemi yoktur.

3- Küçük ve kamufle edilmiş bölgelerden veya araçlardan çeşitli tarzlarda füzelerin depolanması ve kullanılması mümkündür.

4- Hassasiyet, sistemin niteliğine yani güdümlü ya da güdümsüz füzeler olmasına bağlıdır.  

5- Uyarı ve isabet arasındaki kısa süre, operasyon üzerinde etki sahibidir. Sığınak aramak için kullanılan bu süre, aynı zamanda psikolojik etki de meydana getirmektedir.

 

Geçmişte İsrail'e fırlatılan füzeler güdümlü değildi. Zararın boyutu, ya da stratejik bölgelerin maruz kaldığı tehdit çok azdı. En önemli olay, savaş sırasında Kassam roketlerinin fırlatılmasından sonra Ben Gorion Havaalanında uçuşların ertelenmesi olmuştu. Aynı zamanda Kassam roketleri, İsrail'e ani bir saldırı düzenleyerek savaşın hedeflerinin büyük kısmını bozguna uğratmıştı. Direniş güçlerinin geçmiş savaşlardan istifade ettikleri dersler neticesinde, elindeki füzelerin niteliğini arttırma ihtiyacı ve hassasiyeti ile menzili dahil olmak üzere füze tehdidini arttırma ihtiyacı ortaya çıktı. Bugün İsrail'e, bu tehdidin nasıl etkisiz hale getirileceği sorusu yöneltiliyor. Bilindiği üzere İsrail'in askeri ideolojisinin en önemli etkenlerinden biri, caydırıcılıktır. Eğer caydırmak konusunda başarısız olursa ve herhangi bir sebeple savaş patlak verirse, İsrail'in önünde iki seçenek olacaktır.

1- “Demir kubbe” gibi mevcut yöntemlerle füze tehdidinin engellenmesi. Bu durumda, İsrail ordusunun kendisini füzelerin ilk yaylım ateşine karşı koymak için hazırlaması gerekiyor.

2-  Füze fırlatılmasın devamlılığını engellemek ki, bu da henüz fırlatılmamış füze gücünün yok edilmesi yoluyla ile gerçekleşir.

Aynı şekilde “istihbarat aşaması” hazırlık ve ani bir saldırı için donanım çalışmaları, hedeflerini gerçekleştirme yeteneği ve kara üzerinde tam güç elde etmek birkaç gün sürebilir.

Askeri analist Alex Fishman, birkaç sene önce hava kuvvetlerinin uçaklar satın aldığını söylemenin mümkün olduğunu ve bu uçakların her birinin, pahalı başlıklı savaş füzelerine kıyasla daha ağır başlıklı olan 24 adet güdümlü bomba taşıyabilecek kapasitede olduğunu, hava kuvvetlerine ait havaalanlarının yanı sıra, ekiplerinin de bulunduğuna işaret etti. Aynı şekilde hava kuvvetlerinin bir günde binlerce hedefi yerle bir edecek kapasiteye sahip olduğunu ve ellerinde hedefleri ile ilgili tüm istihbarat bilgilerinin mevcut olduğunu, bundan dolayı kara füzelerine ihtiyaç olmadığını belirtti.

Ancak, Fishman'a göre bugün bu durum değişti. Sahip olduğu uçaksavar silahları önemli oranda geliştiren Direniş Ekseni, bunun yanı sıra hassas füzelerin kalitesi de arttırdı. Bu bağlamda gelecek savaşta askeri havaalanlarına art arda hassas füzelerin fırlatılması, bunun gibi bir senaryoya hazırlanan hava kuvvetlerini felce uğratmaz, ancak saldırılarda devamlılık oluşturma yeteneği ile hava kuvvetlerinin etkinliği zarara uğratabilir.

Burada İsrail ordusu liderliği, çözümün son derece kritik bir soruyu cevaplamak durumunda olduğunu anladı. Bu soru: İsrail, niçin Direniş'in kendisine karşı geliştirdiği gibi bir “Füze birimi” kurmuyor?

Eğer bu birim bağımsız bir kol ise veya kara kuvvetleri ve topçu birliklerinin ya da hava kuvvetlerinin bir parçası olacaksa, düşman liderliği için bir önemi yoktur. Sonunda bu düşünce geçtiğimiz Ocak ayının 4'ünde, İsrail Savaş Bakanı Avigdor Lieberman'ın Tel Aviv'deki ofisinde tartışıldı. Kara kuvvetlerine bağlı bir füze birimi oluşturmaya karar verildi.

Alex Fishman, karar hakkında konuşmanın, ordunun savaş inancında değişim tohumları içerdiğini söylüyor. Analiste göre, orta menzilli (karada karaya) bir füze sisteminin kurulması 2020 yılında tamamlanır. Çünkü Lieberman, projeyi onaylama işini hızlandırdı ve güvenlik bütçesinden bu proje için yarım milyar şikel tahsis etti. Bu hamle, İsrailli güvenlik organı içerisinde onlarca senedir süren, 150 ila 300 km menzilli bir füze koluna ihtiyaç duyulması hakkındaki tartışmanın ardından geldi. Plana göre, ilk aşamada kara güçleri tarafından harekete geçirilecek olan 150 km menzilli karadan karaya füze sistemi kurulacak. Burada İsrail askeri sanayisi tarafından üretilen “Extra” füzelerinden söz ediliyor. Bu noktada deniz donanmasına ait savaş gemileri de silahlandırılırken, ilerleyen aşamalarda, füzelerin menzili 300 km'ye çıkarılacak.

İsrail ordusu “karadan karaya” füze sisteminin, ilk saatlerde savaşın kaderini belirleyeceğini düşünüyor. Bu bağlamda, geçmişte meydana gelen iki İsrail askerlerinin Lübnan'a kaçırılması olayına işret eden İsrail, o dönem askerlerin kaçırılmasının ardından Kuzey'den kaçırılmalarını engellemek için kararın çıktığı an, bir dakikadan kısa süre içerisinde Litani, Hasbani ve Zehrani köprülerini yerle bir etmişti.Ne var ki, 2006 yılı Temmuz ayında, Ehud Goldwasser ve Eldad Regev isimli iki İsrailli askerin kaçırılma operasyonunda, hassas Vuruşlu atışlarla hiçbir destek sağlanmadı. Aynı şekilde saldırı helikopterleri de, kaçırılan askerler bölgenin dışına çıkarıldıktan sonra geldi.

Direniş, füze atışlarının Siyonist cephe üzerinde sağladığı etkiden faydalandı. Dolayısıyla, bugün füzelerinin etkisini arttırmak için çalışmalar yürüten Direniş'in, son savaşların çıkarımlarını iyi okuduğu yadsınamaz bir gerçektir. Son savaşın ayrıntılarını geniş bir şekilde okuyarak elini düşmanın zayıf noktaları üzerine koyan Direniş Ekseni, gelecek savaş için hazırlığın güçlendirildiği uygulamaları hızlandırmış gibi görünüyor.

Rabi Ebu Zubeyde
Kaynak: El-Meyadin
Çeviri: Merve Soydaş

 

Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler