israil-istihbarat-subayi-hizbullah-ucuncu-bir-savas-icin-tunel-kaziyoraef13907f175d1a35aea.jpg

İsrail savaşa acele ediyor, Hizbullah ise cevabına

İsrail bölgedeki aracıları ve Batılı destekçileri, bölgedeki kaostan faydalanarak, yakın zamanda Hizbullah'a karşı savaş ilan etmeyi her zamankinden daha fazla istiyorlar. Hizbullah savaşçılarının sahip olduğu yüksek lojistik ve caydırıcılık gücün yanı sıra gelişmiş silah cephaneliği gibi etkenler, bütünüyle bölgedeki çatışma tarafları için askeri haritada köklü bir değişime yol açacaktır.

16 Mart 2018 Cuma

İNTİZAR - Siyonistler ve Amerika, Hizbullah'a karşı medyada ve siyasi arenada tırmandırma eylemlerini bir arada sürdürürken, bu tırmandırma, Siyonistlerin Lübnan ve Hizbullah'a karşı askeri planlarına eşlik ediyor. Son günlerde yaşanan gelişmeler tümüyle, "İsrail" ile bir süredir ertelenen "yakın" savaşın kaçınılmazlığını kesinleştirdi. Ancak bu kez savaş öncekilerden çok farklı olacak.

Siyonistlerin, beklenen savaşın arkasındaki hedefi, Hizbullah'ın askeri ve lojistik yeteneklerini vurmak ve felce uğratmak olsa da, bu uluslararası, Arap ve bölgesel güçlerin, Hizbullah'ın askeri olarak tasfiye edilmesi için Direnişe karşı savaşın taraflarına verdiği desteğin varlığını gizlemiyor. Bu destek, İsrail'e "Hizbullah ile gelecek savaşınız, bölge ülkeleri ve Arap ülkeleri tarafından destekleyici tepkiler alacaktır" içerikli güven mesajı gönderen Amerikalı karar mekanizmaları tarafından, daimî bir şekilde doğrulanıyor.  

Yahudi medyası, Siyonist toplumu girilecek savaşa hazırlamaya başladı. Siyasi ve haber programları, Siyonist televizyon kanallarında, sayısı, menzili ve hassasiyeti bakımından Hizbullah'ın sahip olduğu füze tehdidinin konuşulduğu yayınlara yoğun bir şekilde yer vermeye başladı. Aynı şekilde, İran ve Suriye'den Hizbullah'a füze aktarılması tehlikesi ve Hizbullah'ın füze sistemlerinin Siyonist varlıktaki yerleşim bölgelerine, alt yapılara ve orduya doğrudan zarar verebilme yeteneği konularında da açık bir şekilde yorumlar yapılıyor. 

Bu doğrultuda, İsrailli medya organlarına göre, Siyonist kamuoyunu, "Hizbullah'ın füze yeteneğini kullanmasını engellemek ve Hizbullah'ın füze stoklarını devre dışı bırakmak için Lübnan'a savaş seçeneğini desteklemek" doğrultusunda yönlendirmek gerekiyor. 

Son dönemlerde Siyonist bakanların ve üst düzey güvenlik yetkililerinin açıklamalarını dinleyenler, tüm bu söylemler, analizler ve senaryoların, Direnişin lojistik ve askeri sistemlerini vurmak doğrultusunda Kuzey'e doğru harekete geçirmek için gündeme getirildiğini anlayacaktır. Buradan hareketle, İsraillilerin Hizbullah ile gelecek savaşın senaryosunu yazdığı ve buna hazırlanmaya başladığı, fakat savaşa başlamak için Washington'un açıklamasını beklediği açıkça görünüyor. 

Washington'un beklenen savaştaki rolüne gelmişken, -2006 savaşının tekrarı olarak- ABD'de son günlerde, haftalarda ve aylarda hazırlanan siyasi ve askeri raporlar, Hizbullah'ın artan yetenekleri üzerinde yoğunlaşmış durumda. 

Bu raporlar, Hizbullah'ın gelişen askeri gücü ve silahlarının, bölgedeki güç dengelerini yeniden çizmek isteyen proje için büyük bir engel oluşturduğunu gösteriyor. Hizbullah savaşçılarının sahip olduğu yüksek lojistik ve caydırıcılık gücün yanı sıra gelişmiş silah cephaneliği gibi etkenler, bütünüyle bölgedeki çatışma tarafları için askeri haritada köklü bir değişime yol açacaktır.

Amerika'nın çatışan taraflar üzerindeki hedefi, bir yanda Direniş güçleri, diğer yanda "İsrail" ile bölgedeki Arap aracılarının olmasıdır. Amerika tarafından hazırlanan rapordan şu sonucu çıkarabiliriz: Amerika'daki liderlerin, kanaat önderlerinin ve karar mekanizmaları, bölgede İsrail'in gücünü en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan büyük projelerinin, 2006 yılında meydana gelen Temmuz savaşı yenilgisinden bu yana, varoluşsal bir tehditle karşı karşıya olduğunu her zamankinden daha çok anlamaya başladılar. Gazze saldırıları sonucu İsrail'in tattığı büyük yenilginin ve Rusya'nın bölgeye müdahale etmesinin ardından, tüm bunlar Amerikalı karar mekanizmalarını İsrail'i bölgede yeni bir savaşa doğru itmeye götürdü. 2000 yılından itibaren peş peşe gelen yenilgilerin ardından kaybettikleri prestiji geri kazanmayı umut ettiler. 

Siyonist ordusundaki cephe liderlerinin, Hizbullah'ın gelecek savaşta işgal altındaki topraklara günlük 1000 ila 1500 adet füze fırlatacak yeteneğe sahip olduğunu ortaya çıkardıkları zaman, bu konu hakkındaki açıklamalar ve analizler, Siyonist ordusunun işgal altındaki Golan Tepelerinde açık ve gizli birtakım tatbikatlar yaptığı bir zamana denk geldi. Bu tatbikatlar, Güney Lübnan'daki köyleri ve şehirleri işgal etmeyi prova ediyordu. Tüm bunlar, Hizbullah ile gelecek savaş için Siyonistlerin yazdığı, Lübnan'a karadan girmeyi içeren savaş senaryoları çerçevesinde geldi. Tüm ayrıntılar bir araya getirildiğinde, Siyonist varlık liderlerinin Direniş ile gelecek savaşın senaryolarına aktif bir şekilde hazırlandığı gerçeğini kesin olarak doğruluyor. 

Siyonist karar mekanizmalarının içerisine girdiği hazırlıkları mutlak bir şekilde yansıtan Siyonist medyasında yer alanları objektif bir şekilde okuyunca, Siyonist rejimin, varlığını tüm gücüyle bölgeye dayatacağı bir savaşa tam bir şekilde hazırlandığı görülüyor. Bölgedeki kaosların kesişmesini, müdahaleleri ve Siyonizm'in hedefleri doğrultusundaki hareketlerini takip eden gözlemciler, Siyonistlerin özellikle de Gazze'de başarı elde edemediği son saldırılarının ardından, bölgede yeni bir savaşı dayatmaya yönelik askeri hareketlilik için güçlü bir isteği olduğunu belirtiyor. Bu noktada, gözlemciler Netanyahu - Trump ikilisinin ilk maceralarının Hizbullah'a karşı bir askeri operasyon olacağını öngörülerinde bulunuyor. Elbette ki Netanyahu'nun bu yeni çabasının, İsrailli kanaat önderleri, politikacılar ve çok sayıda generalin yanı sıra, Washington, Londra ve bölgedeki Direniş karşıtı müttefikleri tarafından desteklenmesi bekleniyor. 

Özetle, İsrailliler bölgedeki aracıları ve Batılı destekçileri, bölgedeki kaostan faydalanarak, yakın zamanda Hizbullah'a karşı savaş ilan etmeyi her zamankinden daha fazla istiyor ve planlıyorlar. Medyanın Hizbullah'ı şeytanlaştırmasından sonra, Hizbullah'ın büyük bir savaşa dayanma kabiliyeti üzerine büyük iddialar ortaya koyuldu. Bölgedeki gelişmeleri yakından takip eden gözlemciler, Hizbullah'ın askeri - insani caydırıcı gücü ve bundan da önemlisi, bazı bölgesel güçlerle kurduğu derin ittifakları ile, herhangi bir saldırıyı caydırma ve karşı koyma kabiliyeti, Hizbullah liderlerinin anlattığı gibi Siyonist rejimin varlığını ortadan kaldırmak üzere nitelikli zaferler elde etme yolunda ilerleyen tarihi yolda olduğunu düşünüyor.  

İuvmpress
Çeviri: Merve Soydaş  
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler