9A8mcXQBh06vsFlArbXctw.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  Amerikan güçleri ateş altında, Tel Aviv'in akıbeti ise çöküş olacaktır

Amerikan güçleri ateş altında, Tel Aviv'in akıbeti ise çöküş olacaktır

Amerika geleneksel silahlar konusunda üstünlüğünü kaybetti. Amerika'nın tüm kısa menzilli savunma sistemlerinin başarısızlığı söz konusu. Putin tarafından son olarak duyurulan füzelerle birlikte, Amerika'nın füze kalkanı metal yığınına dönüştü. Amerika yakın gelecekte ne kendi güçlerini ne de müttefiklerini koruyamaz. İsrail için ölebileceğini söyleyenler için belki de vakit yaklaşmıştır.

1 Nisan 2018 Pazar

 İNTİZAR - Geçtiğimiz aylarda, bölgedeki en önemli güç gösterilerinden biri sergilendi. ABD uçaklarının Şayrat Havaalanına düzenlediği saldırıda, uçaksavarların ilk saldırısı ile hedefe ulaşabilmek için düzenlenen ikinci saldırı arasında bir süre ara verildi. Saldırıya karşı, Suriye hava savunması henüz hazır değildi, ancak Rus güçleri, 36 füze atışı ile saldırıya karşılık verdi.

Saldırıda, Amerika Donanma güçlerinden füze fırlatmak için Rus uçaklarının geri dönüşünden faydalanırken, bu durum, Rusya'yı Suriye hava savunmasını güçlendirmeye götürdü. Suriye hava savunmasının güçlendirilmesi zorunluluğu hakkında açıklama yapan Rusya lideri, ilerleyen günlerde Suriye güçlerinin hava sahasını koruyabilecek yeterliliğe ulaştığını açıklamıştı. Siyonist düşman da aynı yolla Suriye'de iki havaalanına saldırı düzenlemeye çalıştı. Ancak Suriye Hava Savunma Kuvvetleri, buna karşı hazırlıklıydı. Siyonist düşman tarafından havadan ve karadan fırlatılan roket atışları, Suriye tarafından yüzde 70 oranında avlanabildi. Düşman, F-16 uçağının çok eski Suriye uçakları ile düşürüldüğünü kabul etti. Suriye'nin Hava Savunma Sistemlerinin büyük kısmını yenilemesi ve İran'ın S-300 sistemini kurmasını aynı zamana denk gelmesi, düşmanın hava savunmasında sistematik bir çöküş başlattı. 

Geçtiğimiz hafta gece yarısı, Siyonistler ile Vahhabilerin savunma sistemlerinde yeni bir boşluk meydana geldi. Filistin'de düzenlenen ve işgal edilmiş topraklardaki herhangi bir yeri hedef almayan Doçka atışının ardından Demir Kubbe Savunma Sistemi, 2 milyon Dolar değerinde 20 adet füze fırlattı. Bu durum, Demir Kubbe Savunma Sisteminde tehlikeli bir açık olduğunu kesinleştiriyor. 

Riyad'a fırlatılan füzeler karşısında Patriot sisteminin yetersizliğinin Siyonistler tarafından itiraf edilmesinin ardından, balistik füzeler ile kanatlı hava araçlarına karşı koyamayan bu savunma sistemi, kullananlar için büyük bir tehdit oluşturdu. Zira bu durum, Amerika ve müttefiklerinin savunmasının çöküşünü doğrulayan birçok işaret barındırıyor. Bununla birlikte, Amerika'nın geleneksel savaş sisteminin de çöküşünün en önemi işaretleri şunlardır: 

Hizbullah uçağı, bölgedeki en korunaklı bölge olarak bilinen Dimona nükleer reaktörünün üzerinde uçarken, Siyonist savunma sistemi, görsel takip birimine yönelene kadar bu uçuşu fark etmedi. İran ise, dünyanın en yeni uçaklarından biri olarak kabul edilen Amerikan uçağını ele geçirdi. Bunun yanı sıra, Suriye savaşı sırasında Suriye güçleri, yüzlerce seyir füzesini düşürdü. Dahası, Humeymim'deki güçler, en küçük ve karmaşık olan Amerikan yapımı seyir füzesinin kontrolünü ele geçirmeyi başarırken, İran yapımı Suriye uçakları da Tenef semalarında süzüldü. Amerika güçleri, modern ABD savaş uçakları sayesinde ancak bir kere uçaklardan birini düşürmeyi başardı. 

- Yemen savaşı ile Lübnan ve Gazze saldırıları, balistik füzeler, kısa menzilli füzeler ve kanatlı hava araçlarına karşı koyma konusundaki Patriotlar'ın etkili olmadığı kanıtladı. Ancak bunun da ötesinde, düşman güçlerinin büyük bir zafiyet yaşadığını ortaya koydu. Nitekim Yemenliler, çok ucuz ve küçük bir seyir füzesi aracılığıyla, Patriot sistemini saf dışı bıraktı. Riyad'daki Patriot füzesinin düşüşü, bu sistemin büyük bir kusuru veya zayıf noktası olduğunu gösteriyor. Tahminlere göre, Patriot'un düşüşünün nedeni bir üretim hatası değil, sistemdeki bir zayıf noktadır. Henüz uçmadan yerde patlaması da Yemen Ordusunun belki de füzeleri kamufle etmek için elektronik savaş sistemlerinden faydalandığı düşüncesini doğuruyor.

- Siyonist-Amerikan savunmasının başarısızlığının gölgesinde Suriye, hava savunma sistemleri, taşınabilir sistemler ve destek uçakları olmaksızın, Pantsir-S1 füzelerini kullanarak, Balistik, kanatlı ve uzun menzilli uçaklardan fırlatılanlar dahil olmak üzere Siyonistlerin füzelerini yüzde 70 oranında engellemeyi başardı.

Yemen, F-15 savaş uçağnı, 30 yıldan daha eski olan R-27 T füzesi ile karadan vurarak düşürebilirken, Suriye ise F-16 savaş uçağını, savaş sistemleri kullanmaksızın, 30 yıldan daha eski olan bir füze ile düşürmeyi başardı. Suriye'nin MİG-25'leri ise, tehdit olmaksızın Siyonist savaş uçaklarını kovaladı.

- Bu olanlar, Amerika'nın tüm kısa menzilli savunma sistemlerinin başarısızlığını doğruluyor. Ancak bunun da ötesinde, Çin hava sahasını delen Kore füzelerinin Washington tarafından engellenemediğinde orta menzilli ve uzun menzilli füzelerin başarısızlığı Çin'de kanıtlandı. 

- Amerika'nın en tehlikeli hava savunma sistemi, Doğu Avrupa'daki füze kalkanıdır. Ancak Putin tarafından son olarak duyurulan füzelerle birlikte, Amerika'nın füze kalkanı metal yığınına dönüştü. 

Patriot ve Demir Kubbe'nin başarısız olması için, Yemen'in Bedir-1 ya da Toşka füzeleri gibi taktiksel füzelerin kullanılması bile gerekmiyor. Elbette büyük bir savaş haline, durum tamamen değişecektir.

- Birleşik Arap Emirlikleri'nin füze savunmasına rağmen, Yemen'in füzelerine karşı herhangi bir tehlike bulunmuyor. 

Buna rağmen, Yemenlilerin Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait füze savunmasını, keşif uçakları ve füzelerle yıkmayı başarması ve seyir füzeleriyle hedefi doğrulaması, Siyonist rejime askeri bir mesaj gönderdi. Eğer Birleşik Arap Emirlikleri'nin füze savunma platformlarının yıkılması, Siyonist-Amerikan ittifakı için kendi başına bir mesaj ise, keşif uçaklarının hedefi doğrulaması, Amerikan füze savunması ve radarları için başlı başına bir skandaldır. 

- Keşif uçaklarının kazalarına geri dönersek, elektronik sistemleri karıştırmada bir üstünlük elde eden Amerikalılar, artık bu konuda geride kaldı. Çünkü, kendi uçakları savunmasız bir şekilde kontrol altına alınabilirken, ABD diğer keşif uçaklarını kontrol altına alamıyor. Belki de karmaşa üstünlüğü Rus-Çin iş birliğinden kaynaklanıyor. 

Tüm bunlar, Amerika'nın geleneksel silahlar konusunda üstünlüğünü kaybettiğini doğruluyor. Ancak Amerika'nın savaş tarihine geri dönersek, hiçbir savaşa doğrudan girmediğini görürüz. Askeri savaşa girmeden yıllar önce, Amerika'nın El-Kaide örgütü aracılığıyla kan kaybettirerek yıprattığı Yugoslavya tecrübesi buna bir örnektir. Bununla birlikte, en iyi uçaklarına hasar verdi. Irak'ta da savaşa girmeden uzun yıllar önce kuşatma, baskı ve zorlama başlamıştı. Eğer bazı liderler ihanet etmeseydi, Amerika Irak'a giremezdi. Ne var ki oyun Suriye'de tutmadı. Amerika'nın küstahlığı Suriye'de ayaklar altına alındı. El-Kaide örgütü sayesinde bazı bölgeleri işgal edebildi ancak Suriye, tekrar toparlanarak yaralarını sarmayı başardı. Bölgede yaşanan geçmiş savaşların ve gelişmelerin neticesinde, Amerika savaşa girmekten tamamıyla aciz kalmış duruma geldi. Belki de bugün müttefiklerini de korumaktan aciz durumda. Bu, Putin'in, Rusya'nın nükleer silaha ihtiyaç duymadan bir askeri saldırıya girebileceği, çünkü Amerika'nın geleneksel silahlarının öngörüldüğü gibi düştüğüne dair sözlerini doğruluyor. Bu durum kaçınılmaz olarak bölgedeki güç dengelerine yansıyacaktır. Bir ülkeye yıpratmadan önce saldırmaya korkan kimse, o ülke durumunu iyileştirip kendini toparladıktan sonra saldırmaya asla cesaret edemez. Yakın gelecekte ne kendi güçlerini ne de müttefiklerini koruyamaz. İsrail için ölebileceğini söyleyenler için belki de vakit yaklaşmıştır.

Kaynak:  El-Alem
Çeviri: Merve Soydaş 
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler