375590.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  İsrail Genelkurmay Başkanı Hizbullah’a karşı savaşın yıl sonundan önce gelmesini bekliyor

İsrail Genelkurmay Başkanı Hizbullah’a karşı savaşın yıl sonundan önce gelmesini bekliyor

İsrail Ordusu Genelkurmay Başkanı General Gadi Eizenkot, Hizbullah’a karşı savaşın yıl sonundan önce gelmesini bekliyor… Bu gerçek bir tehdit mi, yoksa sadece psikolojik savaş mı? Peki, savaş sahası neden sadece Lübnan’ın güneyinden Kuzey Beyrut’a kadar belirledi? İran’ın müdahalesi nasıl uzak ihtimal sayılıyor?

6 Nisan 2018 Cuma

İNTİZAR - İsrail Ordusu Genelkurmay Başkanı General Gadi Eizenkot, İsrailli “Kaynak” sitesine yaptığı açıklamalarıyla şaşırtmadı. Eizenkot, Hizbullah'ı ve yanı sıra İran ile Suriye'yi bitirmek için yıkıcı bir savaşın patlak vermesinin, işgalci İsrail için en büyük tehdit olduğunu söyledi.

İsrailli yetkililer, geçtiğiniz yıllar boyunca bu tehditten söz etmeyi sürdürdü. Ancak yeni ve şaşırtıcı olan, Eizenkot'un bu savaşın zamanlamasını ve ne zamandan gerçekleşeceğini belirtmesi oldu. Yani sekiz aydır bulunduğu görevi sona ermeden önce.

Savaşın zamanlamasından bu kadar net bir şekilde söz etmek, İsrail Ordusu komutanlarının pek adeti değildir. Çünkü askeri sırlarını korumak ve sürprizler ile baskın yapma unsurlarına özen gösterirler. General Eizenkot'un bu kuralı neden bu kadar net bir şekilde kırdığı ise bilinmiyor.

İsrail için en büyük askeri tehdidin kuzey cephesinde, özellikle de İran, Suriye ve Lübnan'da olduğuna dair sözleriyle, kesinlikle tartışmıyoruz. Çünkü özellikle Mısır, Ürdün ve Filistin yönetimi olmak üzere İsrail'i çevreleyen tüm ülkeler gasıp rejim ile müttefik hale gelerek, İsrail otoritesi ile güvenlik koordinasyonu sağlar hale geldi. Suudi Arabistan Krallığı ve diğer Körfez ülkeleri gibi “destekçi” ülkeler ise son yıllarda “düşman” hanesinden “dost” hanesine intikal edip yeni düşman İran'a karşı mücadelede, İsrail'in yanında yer alır hale geldi.

İsrailliler ile Amerikalı ve Avrupalı müttefikleri, hazırlıklarını tamamen bitirmeden savaş takvimlerini ilan etmezler. Buradan da operasyonun start saatinin belirlenmiş olabileceği açık bir şekilde görülüyor. Bugün yaşanan son gelişmeler de, bu hazırlık kapsamındadır. Özellikle de Amerikan Başkanı Donald Trump'ın, Suriye'den Amerikan kuvvetlerini çekmeye yönelik ani kararı ve önümüzdeki Mayıs ayında İran ile yapılan Nükleer İttifak'tan çekileceğine dair kehanetlerin şiddetinin artışından sonra, bu öngörüler kuvvet kazanmıştır.

İsrailli General Eizenkot verdiği demeçte, Lübnan'da Hizbullah'a ait binlerce hedefin yıkım listesine konduğundan söz etti. Bu savaşın sahasının Beyrut'tan Celîle de dahil olmak üzere Lübnan'ın Güneyine kadar uzanacağını açık bir şekilde söyledi. Bu da, hedefin Hizbullah'ın sivil ve askerî altyapısı olduğu anlamına geliyor. Yani 2006 Temmuz'daki savaş senaryosunun şu ya da bu biçimle ama daha büyük bir yıkım kapasitesiyle tekrarı yaşanacağı anlamına geliyor.

İsrail Ordusu Komutanının, Lübnan'daki gelecek savaşta sivillerin canının korunacağına dair güvence olmayacağına dair sözleri, burada dikkat çekicidir. Bu söz, büyük bir derecede tehlike barındırıyor ve Hizbullah'a kucak açan insanlara, yani Lübnan'ın güneyindeki Şiilere yönelik benzeri görülmemiş katliamlar meydana geleceği haberini veriyor. Görünen o ki, iki gün önce Gazze şeridinde düzenlenen geri dönüş yürüyüşlerine katılan sivillere General Ezinkot'un gözetiminde açılan ve 16 masum sivilin İsrailli keskin nişancılar tarafından öldürüldüğü ateş, İsrail'in önümüzdeki süreçte işleyeceği savaş suçlarının ilki olacağa benziyor.

General Ezinkot, sanki Lübnan'a karşı açılacak savaş, sonucu belli olan bir eğlence tek bir yönde seyredecek bir savaş gibi, diğer tarafta yıkım olacağından söz edip tehdit ediyor ve vaatlerde bulunuyor. Bu, psikolojik savaş çerçevesinde olsa da gerçeğe tamamen aykırıdır. Çünkü diğer eksen – yani Direniş Ekseni – daha önce görülmemiş bir yıkıcı saldırı gücüne sahiptir. Bunun için de cephanesindeki her türlü roketi İsrail şehirlerine fırlatacaktır. Seyyid Hasan Nasrallah da, İsraillileri gelecek bir savaşa karşı uyardı. İsrailli yerleşimcileri vakit kaybetmeden işgal edilmiş toprakları terk etmeye çağıran Nasrallah, buranın kaçınılmaz olarak savaşın yakıtı olacağı uyarısında bulundu. Geçmiş savaşların ve deneyimlerin ıspatladığı gibi, Nasrallah bu güne kadar söylediği tüm sözleri gerçekleştirmiştir.

İsrail Ordusu Komutanı General Ezinkot'un, “Savaş çıkması halinde İran'ın müdahale etmesi ve Hizbullah'ı desteklemesi zayıf (ihtimal) görünüyor” sözüne katılmıyoruz. Çünkü İran, Hizbullah ve Suriye tek bir askeri ve siyasi kütledir. Bu eksenin lideri de bunun bölgedeki son savaş olabileceğinin iyi bir şekilde farkında ve İsrail'i Hizbullah'ı askeri açıdan ve varlık açıdan tek başına yok etmeye bırakıp uzaktan izlemez. Bu yüzden General Ezinkot'un bu sözleri sadece temenniden ibarettir.

Ezinkot'un idrak etmediği şey, önümüzdeki savaşta kendi devletindeki ve yerleşim birimlerindeki demir kubbelerin onu kurtaramayacağı ve asayiş ile istikrarı gerçekleştiremeyeceği. Çünkü bunlar onun şehirleri ve köylerine yağmur gibi yağacak roketlere karşı koyabilmekten daha zayıf. Generallerin de şahitlik ettiği gibi Amerika'nın en modern caydırma metotlarından biri olan Patriot füzeler bile, Husî Ensarullah'ın Riyad'a attığı roketleri durdurmakta başarısız olmuşsa bunun İsrailli sürümü başarılı olur mu? Bu daha az verimlilikteki İsrail versiyonu roketler; Hizbullah'ın daha fazla yetkinliğe ve gelişmişliğe sahip roketlerine karşı koymada başarılı olacak mı?

Kaynak: Ray el-Yevm
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler