53690-cats.jpg

Direniş askerlerinin Fua ve Keferya’dan dönüşü

Uzun bir sabır ve bekleyişin ardından, 6 adet Direniş askeri Fua ve Keferya'da ezilen mazlum halkı savunma görevlerini başarıyla tamamladılar. Boğulma noktasına gelen Fua ve Keferya halkını korumak için görevlendirilen askerler, görevlerini yerine getirdikten sonra evlerine geri döndü. Direnişin mücahidleri, şartlar ne olursa olsun, ezilenin yanında durma sözünü yerine getirdiler.

24 Temmuz 2018 Salı
İNTİZAR - Temmuz izzetin, onurun ve ilahi zaferin ayıdır. Siyonist askerlerinin güney Lübnan'da yenilgiye uğratılarak boyun eğdirildiği 2006 yılı Temmuz ayından, Lübnan'ın Cerud bölgesinin tekfirci teröristlerden kurtarıldığı 2018 yılı Temmuz ayına uzanan Direnişin zaferleri devam ediyor.
 
Uzun bir sabır ve bekleyişin ardından, 6 adet Direniş askeri Fua ve Keferya'da ezilen mazlum halkı savunma görevlerini başarıyla tamamladılar. Boğulma noktasına gelen Fua ve Keferya halkını korumak için görevlendirilen askerler, görevlerini yerine getirdikten sonra evlerine geri döndü. Ailelerinden ve sevdiklerinden 3 yıl uzak olmalarına rağmen, mücahit şehidler ile masum sivillerin kanlarıyla boyanan ve Suriye'nin tamamı tekfirci teröristlerden temizlenmedikçe çiçek açmayacak olan topraklara yakında geri dönme sözlerini yenilediler. Uzak görünen o gün, bu davanın mücadelesini verenler için çok yakın görünüyor.
 
Direniş mücahidlerinin evlerine geri döndüğü gün, adeta tüm Lübnan topraklarında kutlanan bir düğüne benziyordu. Başkent Beyrut ve banliyölerinden, Sayda şehri ve semtlerine kadar tüm Lübnan halkı bir araya toplanarak kutlamalar düzenledi. Kutlamalarda, şehid Cemil Fakih (Ebu Yasir) dâhil olmak üzere, 4 yıl boyunca Fua ve Keferya şehirlerini koruyan ve bu topraklarda şehit düşenl Direniş askerleri de anıldı.
 
Heybetli bir karşılama
 
Fua ve Keferya'dan dönen mücahidler için kutlama yapan Lübnan halkının ilk durağı banliyöler oldu. Safir bölgesi, başta milletvekili Ali Ammar'ın bulunduğu bir dizi milletvekili tarafından karşılanan mücahidlerin buluşma noktası oldu.
 
Güney banliyösünün ardından, kutlamaların ikinci noktası, güney Sayda kapısı oldu. Mücahid Ali Salih, Sayda'nın bir mahallesinde olan ailesine döndü. Salih, “Onların çocukları sayesinde biz şimdi yaşıyoruz” diyen şehit ailelerine teşekkür etti.
 
Sayda'nın ardından, güneyde yer alan Kavneyn köyü, doğrudan şehit kardeşinin mezarına giden mücahid Ahmed Beşir'i karşıladı. Beşir şehitlikte şu sözleri kullandı: “Bu kurbanları veren Direniş, asla yenilgiye uğratılamaz.”
 
Yine güneyde yer alan Bedyas bölgesinde, mücahid Muhammed Safi ed-Din'i karşılama törenleri vardı. Mücahid, kasabaya ulaştığında şöyle söyledi: "Biz Hizbullah'ın hikmetli liderlik dönemini yeniliyoruz. Olmamız gereken her yerde olacak ve daima savunmasız mazlumların yanında yer alacağım.”
 
Kutlamalar aynı zamanda güneydeki Qana kasabasına da taşındı. Burada da Fua ve Keferya'dan dönen Muhammed Atiyye ve Fadl Hakim adlı iki mücahit coşkuyla karşılandı. Atiye şu sözleri kullandı: “Bizler ne yaparsak yapalım şehid ve yaralıların ailelerinin hakkını inkâr edemeyiz. Bizler her yerde ve her zaman mazlumları savunmak için hazırız.” Mücahid Hekim ise: “Bizler, halkı topraklarını ve namusunu koruyan iki önemli şehir olan Fua ve Keferya'daydık. Biz daima olmamız gereken her yerde olacağız” dedi.
 
Geri dönen altı mücahid de, bu iki kasabaya tekfirciler tarafından uygulanan ablukanın yanı sıra, füze ve bombalı saldırılara rağmen, hiçbir şeyin Hizbullah'ın bayrağı altında teröristlerle olan mücadelelerini ve performanslarını engellenmediğini söyledi.
 
Direniş askerleri, üç ana başlığı olan tarihi bir destanın yazılmasına katkı sağladıklarını vurguladılar:
 
1- Fua ve Keferya'da Müminlerin namusunu savunmak.
 
2- Direniş Ekseni destekli Suriye'nin kendi konumunda payidar kılmak.
 
3- Bölgedeki tekfircilere karşı yeni bir zafer daha kazanmak.
 
Hizbullah kimseyi arkasında bırakarak ilerlemez
 
Dün yaşananlar, 'İslami Direniş'in teröristler tarafından esir alınan ya da şehit düşen hiçbir mücahidi arkasında bırakmadığı ve inkâr etmediği gerçeğini doğruluyor. Bu, güney Lübnan'ın kurtarıldığı 2000 yılından bu güne kadar defalarca tanık olduğumuz bir durumdur. 2000 yılında, güney Lübnan'ın düşman İsrail'den kurtarılmasının ardından, Hizbullah, İsrail tarafından tutuklanan çok sayıda esiri kurtarabildi. Bunun yanı sıra, bu yolu başarıya ulaştırabilmek uğruna canını feda eden çok sayıda şehidin naaşlarını da geri aldı. O zamandan bu yana Hizbullah, düşman İsrail'e ve teröristlere karşı anlayış ve zorlama stratejisi uyguladı. 2006 Temmuz ayında, Hizbullah iki İsrail askerini kaçırdığında, bu stratejiyi herkese gösterdi. O zaman bu kaçırma eyleminde Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah, Siyonist hapishanelerinde tutsak olan Samir Kuntar ve diğer esirlerin kurtarılmasını hedef alan bir esir takası anlaşmasını açıkladı. Bu anlaşma, 33 gün savaşlarında düşman İsrail Ordusuna esir düşen 3 Direniş askerini de kapsıyordu.
 
Bu strateji aynı zamanda 27 Temmuz 2017 tarihinde, Lübnan'ın doğusunda bulunan Cerud bölgesinin tekfirci teröristlerden kurtarıldığı savaşta da uygulandı. Bu sayede Hizbullah 8 esiri ve 5 şehidin naaşını kurtarabildi. Dün gerçekleşen başarı, Fua ve Keferya halkını kuşatmadan kurtarmak ve mücahidlerin vatanlarına geri dönmelerini sağlamanın yanı sıra, Hizbullah'ın yaralılarına, esirlerine ve şehidlerinin naaşlarına son derece önem verdiğini ve savuşturmadığını vurguluyor.
 
Öyleyse bu, zaferin ardından yazılan bir zafer hikâyesidir. Bu, Lübnan'da İslami Direnişin mücahidlerinin bir zaferden diğer zafere yazdığı bir hikâyedir. Direnişin mücahidleri, şartlar ne olursa olsun, ezilenin yanında durma sözünü yerine getirdiler.
 
Kaynak: Al-Waght
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler