b_26092017ki2uJT7KHeGz2d6Alh1Jy9nSo.jpg

İran’ın füze yeteneklerini güçlendirmesinin nedenleri

Füze savunma alanındaki askeri uzmanlara göre: Füze sistemlerinin yeteneği, savaş uçaklarından daha üstün olarak kabul edilebilir. Çünkü füze sistemleri belirli bir noktayı hedefliyorsa, o hedefi tamamen yok edebilir. Bu nedenle İran gibi bir ülkenin, füze sanayi alanında büyük adımlar atması çok doğaldır. Bugün, İran İslam Cumhuriyeti'nin elinde çok sayıda ve çeşitte füze bulunmaktadır.

27 Temmuz 2018 Cuma
İNTİZAR - Bugün insanoğlunun yaşadığı yeni koşullar, silahların geliştirilmesi ve çeşitliliği göz önünde bulundurulduğunda, tüm ülkeler askeri ve savunma yeteneklerini en kolay ve en ucuz yolla geliştirmeyi ve iç güvenliği sağlayabilmek için dış tehditleri yok etmeyi hedefliyor. İran İslam Cumhuriyeti ise, maruz kaldığı askeri tehditlerin artışı sebebiyle, düşmanları planlarını uygulamaktan caydıracak kolay ve etkili bir savunma aracı kullanmak zorunda kaldı. Özellikle de bölgede konuşlanmış 40'tan fazla askeri üssü bulunan ABD, Batı Asya'da nükleer cephanelik ve askeri kışlası ile bulunan Siyonist düşman ve bunun yanı sıra İran'a karşı İsrail ve ABD'nin safında duran bazı Arap ülkelerinin varlığı, İran için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
 
Böyle bir durumda, hava savunma sistemleri, havadan ve karadan füzelerin kullanılması ve füze savunma sistemleri, İran için gereklilik halinde kullanılabilecek zorunlu ihtiyaçlardır. Bu füze gücü, aynı zamanda düşman tehdidine karşı en az masraf ve en yüksek caydırıcılığı olan savunma sistemi olarak kabul ediliyor.
 
Füze savunma alanında ihtisas yapmış askeri uzmanlara göre: Füze sistemlerinin yeteneği, savaş uçaklarından daha üstün olarak kabul edilebilir. Çünkü füze sistemleri belirli bir noktayı hedefliyorsa, o hedefi tamamen yok edebilir. Bu nedenle ve belirtilen diğer nedenlerden dolayı İran gibi bir ülkenin, füze sanayi alanında büyük adımlar atması çok doğaldır. Bugün, İran İslam Cumhuriyeti'nin elinde çok sayıda ve çeşitte füze bulunmaktadır.
 
 
Tabi ki İran, başlatmayı düşünmediği bir savaşa girmese dahi, düşmanın saldırısını engellemek için güçlü savunma ağırlığı olan bir caydırıcılığa sahip olmalıdır. Nitekim bir saldırı halinde İhtiyaç duyulduğunda bu savunma ağırlığının yüksek olması gerekiyor.
 
Geçtiğimiz kırk yıl boyunca, İran'a çok sayıda sebepten ötürü savaşlar dayatıldı. 8 yıl süren Irak savaşı gibi uzun savaşlar, 1988 yılında Körfezdeki İran petrol platformlarına Amerika tarafından düzenlenen saldırı gibi sınırlı saldırılar ya da aynı yıl İran'ın yolcu uçağına düzenlenen saldırı olayı gibi hadiseler yaşanmıştır. Tüm bunlar, geçmişte saldırılara maruz kalan İran'ın şu anda da tehdit altında olduğuna işaret ediyor. Bu noktada İran, güçlü ve etkili bir savunma sistemine ihtiyaç duyuyor. Ülkenin durumu ve coğrafi özelliklerine bakılırsa İran kısa, orta ve uzun menzilli çeşitli balistik füzelerden üretip sanayileştirebildiği bir füze savunma sistemine ihtiyaç duyuyor.
 
Diğer yandan, İran ile nükleer anlaşmayı sürdürmek isteyen Avrupa ülkeleri, İran'ın füze savunma sistemleri ile ilgili şaşkınlık uyandıran konuları gündeme getiriyor. Aslına bakılırsa, İran'ın defalarca bu füze gücünün ülkenin savunma yetenekleri dâhilinde olduğunu ve bu konunun pazarlığa açık olmadığını defalarca vurgulamasına rağmen, Avrupa ülkeleri İran'ın füze savunma yeteneklerinden endişeliler ve bu füzeler konusunda müzakere masasına oturmak istiyorlar. Bu bağlamda, İran'ın füzelerinin menzilinin Avrupa ülkelerine ulaşmasına dair endişelerini sürekli dile getiriyorlar. Burada bir gerçeğe işaret etmek gerekiyor; İran'ın füzelerinin menzilinin Avrupa'ya ulaşması son derece normal bir durumdur. Çünkü İran da aynı şekilde Avrupa'nın tehdidini hissetmektedir ve defalarca tehdit altında kalmıştır.
 
İngiltere ve Fransa gibi Avrupa ülkeleri, stratejileri ve planlarını İran'ı bölgede zayıflatmak üzere geliştirdiler. Öte taraftan 40'tan fazla Avrupa ülkesini kapsayan NATO'da, İran'ın savunma gücü ve yeteneklerini zayıflatmaya çalışıyor. Bundan dolayı İran'a göre, Avrupa ülkeleri İran için bir düşman olarak görülmese de, aynı zamanda NATO ile Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin planları, Tahran'ın güvenliği için bir tehdit unsuru anlamına geliyor. Bu doğrultuda İran İslam Cumhuriyeti, Avrupa cephesinden gelebilecek bir saldırı ihtimalini de göz ardı etmiyor. Bu sebeple, Avrupa'nın bu tehditlerini hayata geçirmesi durumuna karşı, tehditleri sınırlandıracak bir şekilde İran'ın füze savunma sistemlerini düzenlemesi son derece normaldir.
 
Bundan dolayı İran İslam Cumhuriyeti, Avrupa ülkelerinden gelebilecek füzeleri göz ardı etmemelidir. Hatta bu füzelerin menzilinin, İran'ı daima tehdit eden Amerika sınırlarına kadar ulaşması gerekiyor. Bu sebeple füzelerin menzili 2 bin kilometreden 10 bin kilometreye çıkarılmalıdır ki, ABD İran'ı hedef alamasın.
 
Kaynak: Al-Waght
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler