aloewenstein0717uae.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  Dış kaynaklı savaş: Yabancılar ve paralı askerler BAE ordusunu nasıl destekliyor?

Dış kaynaklı savaş: Yabancılar ve paralı askerler BAE ordusunu nasıl destekliyor?

BAE'nin son derece modern şehirleri ve hızla gelişen ekonomisi petro-dolarlarla beslenen yabancı uzmanlık ve çabalar temelinde yükselmektedir ve ordusu da aynı durumdadır. Gerek Yemen'deki savaşta, gerekse Ortadoğu'da baskın bir kara, hava ve deniz gücü olma tutkusunda BAE'nin en önemli dayanağı ordusunu dönüştürecek ve ona rehberlik edecek yabancı uzmanlıktır.

6 Ağustos 2018 Pazartesi
İNTİZAR - Geçen yıl California'nın Mohave Çölünde, başında askeri başlık ve üzerinde çelik yelek olan Amerikalı bir adam askeri eğitim için ABD'de bulunan silahlı Birleşik Arap Emirlikleri birlikleri önünde ayakta duruyordu.
 
Kameralara döndü ve belirgin bir Amerikan aksanıyla, “Benim adım General Stephen A. Toumajan” ifadesini kullandı. Kurşun geçirmez ağır yeleğin kenarlarından sıkıca tuttuğu halde devam etti: “Birleşik Arap Emirlikleri Ortak Hava Komutanlığı genel komutanıyım.”
 
ABD ordusundan emekli bir tuğgeneral olan Toumajan'ın söyledikleri yanlış değildi. Birleşik Arap Emirlikleri askeri helikopter koluna komutanlık ediyordu. Birleşik Arap Emirlikleri üniforması giyiyor, Emirliklerin askerlerine emirler veriyor ve ABD'li mevkidaşlarıyla karşılaştığında da kendisini yabancı bir gücün komutanı olarak tanıtıyordu.
 
Birleşik Arap Emirlikleri'nin son derece modern şehirleri ve hızla gelişen ekonomisi petro-dolarlarla beslenen yabancı uzmanlık ve çabalar temelinde yükselmektedir ve ordusu da aynı durumdadır. Gerek Yemen'deki savaşta, gerekse Ortadoğu'da baskın bir kara, hava ve deniz gücü olma tutkusunda Birleşik Arap Emirlikleri'nin en önemli dayanağı ordusunu dönüştürecek ve ona rehberlik edecek yabancı uzmanlıktır.
 
Toujaman gibi komutanlardan paralı askerler ve eğitmenlere kadar yabancılar Birleşik Arap Emirlikleri ordusunun güçlenmesinde merkezi bir role sahiptir.
 
Londra'daki King's College'de öğretim üyeliği de yapan Körfez uzmanlarından David Roberts, “Bence Birleşik Arap Emirlikleri'nin kullandığı yöntem kendi askeri yeteneklerini geliştirme anlamında merkezi bir öneme sahiptir. Onların kullandığı yöntem yabancılardan entegre etmek ve öğrenmektir. Zaten başka da seçenekleri yoktur. Körfez'de bulunan tüm askeri güçler çok sayıda yabancı istihdam etmektedir. Ancak Birleşik Arap Emirlikleri açısından durum farklıdır, zira sonuçları daha etkilidir” ifadelerini kullanmaktadır.
 
Birleşik Arap Emirlikleri üniforması giyen yabancılar
 
Birleşik Arap Emirlikleri silahlı kuvvetlerinde yer alan tek yabancı komutan Toumajan değil.
 
Avustralyalı Mike Hindmarsh da Birleşik Arap Emirlikleri Başkanlık Muhafızları'na komuta etmektedir. Bu birlik, Arap dünyasındaki en seçkin muharebe birlikleri arasında sayılmaktadır ve Yemen'de aktif bir rol oynamaktadır.
 
Öte yandan gerek Toumajan gerekse Hindmarsh'ın tam olarak ne yaptıkları da açık değildir.
 
Söylenenlere göre, Başkanlık Muhafızları, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Yemen'de konuşlu birliklerine önderlik etmektedir ve Hindmarsh da doğrudan Veliaht Prens Muhammed bin Zayid'e hesap vermektedir.
 
Ancak Toumajan'ın Birleşik Arap Emirlikleri ordusundaki rolü tartışmalıdır. Nitekim kendisi de bu yıl içerisinde Buzzfeed'e yaptığı açıklamada Yemen'de kendisine bağlı bir birlik olmadığını ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne bağlılık yemini etmediğini ifade etmiştir.
 
Birleşik Arap Emirlikleri ordusunda bir rütbeye sahip olmasına, Birleşik Arap Emirlikleri'nin aktif bir temsilcisi gibi hareket etmesine ve ABD güçleri tarafından yabancı bir komutan olarak görülmesine rağmen kendisini “sivil bir sözleşme tarafı” olarak adlandırmaktadır.
 
İngiliz uzman Roberts'a göre bu komutanların rolü göstermelik değil kilit pozisyondadır.
 
Ona göre bu komutanlar planlama sürecinde üst düzey Birleşik Arap Emirlikleri yetkilikleriyle birlikte oldukça etkilidirler.
 
Birleşik Arap Emirlikleri ordusu üniforması giyen ve rütbe sahibi olan başka Batılı subaylar da mevcuttur, ancak rolleri eğitim ile sınırlıdır.
 
Birleşik Arap Emirlikleri ordusunu su üstünde tutmak
 
Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait Knowledge Point isimli bir şirket askeri birliklere eğitim ve danışmanlıkla görevli çok sayıda emekli ABD'li subay istihdam etmektedir.
 
Onlara verilen bazı görevler, askeri ders kitapları hazırlamak gibi sıradan olduğu halde birisi kendisini “Kara Kuvvetleri Komutanı kıdemli danışmanı” olarak tanıtmaktadır. Diğer çalışanlar da internette bulunan özgeçmişlerinde kendilerinin Birleşik Arap Emirlikleri askerlerini, özellikle Yemen'deki savaş için hazırlamakta olduklarını yazmışlardır.
 
Kendisi eski bir paralı asker olan ve halihazırda özel askeri sözleşmeler hakkında çalışma ve yazıları bulunan Sean McFate, bu tür kısa süreli işlerin ABD'li emekli subayları cezbettiğini ifade etmektedir.
 
McFate konuyla ilgili olarak, “Kıdemli askerseniz 25 yıllık görevin ardından 45-50 yaşlarında emekli olursunuz. Eğer bir askerseniz ne yapabilirsiniz? Walmart'ta mı çalışacaksınız? Hayır! Bu şekilde yeteneklerinizi kullanarak büyük paralar kazanabilirsiniz” ifadelerini kullanmaktadır.
 
ABD'nin savunma ve Ortadoğu politikaları uzmanı ve Rand Corporation siyaset analizcisi Becca Wasser, Birleşik Arap Emirlikleri birliklerinin ABD ve Fransa birlikleri ile Afganistan'da konuşlanmış olmasından ve birlikte eğitim görmekten faydalandıklarını belirtiyor. Ancak ona göre, sözleşmelerin sürmesinin sebebi Birleşik Arap Emirlikleri'nin yabancılara bağımlı olması.
 
Wasser ayrıca, “Güvenlik işbirliği faaliyetleri, Birleşik Arap Emirlikleri Silahlı Kuvvetleri'nin sözleşmelere büyük destek vermesiyle güçlenmiş durumda. Bu sözleşmeler özellikle lojistik ve bakım alanlarında daha fazla öne çıkıyor. ABD'li eski subay ve diğer askeri personelin de aralarında bulunduğu yükleniciler Birleşik Arap Emirlikleri ordusunu suyun üzerinde kalmasını sağlayan sıradan çalışmaları sayesinde genellikle aslan payını alan taraf oluyor” ifadelerini kullanıyor.
 
Dış kaynak kullanılan savaş
 
Birleşik Arap Emirlikleri ordusunun yabancılara dayanarak hareket etmesi yeni bir durum değil.
 
2010 yılına gidersek Blackwater'ın kurucusu Erik Prince, Birleşik Arap Emirlikleri'nde olası bir işçi ya da demokrasi yanlısı ayaklanmayı bastıracak bir paralı asker ordusu kurmakla görevlendirildi.
 
ABD Savunma Bakanı General Jim Mattis de, Trump yönetiminde görev almadan önce 2015 yılında Birleşik Arap Emirlikleri'nde askeri bir danışman olarak hizmet vermek için ABD Deniz Piyade Komutanlığından izin almıştı.
 
Birleşik Arap Emirlikleri ayrıca, yine Prince tarafından kurulan orduya üye Latin Amerikalı yüzlerce paralı askeri Yemen'e göndermekle suçlanıyor.
 
Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri birlikleri Yemen'de konuşlu durumda ve önemli bir role sahipken kendi askerlerinin göreceği zararı sınırlandırmak için Husi karşıtı Yemenli müttefiklerinden faydalanmıştı.
 
Emekli paralı asker McFate'e göre, bu politika savaş girmeyi kolaylaştırıyor.
 
McFate “Savaşa dışarıdan kaynak bulabiliyor olmak, gelecekte daha fazla savaş yaşanma ihtimalini artırıyor. Bu işi tehlikeli yapan da bu. Eğer bir arabanız varsa ve uzun dönemli hasarları karşılamak zorunda değilseniz, hız tümseklerinden geçmek isteyebilirsiniz. Ancak araba size aitse bunu asla yapmazsınız. Paralı askerler kiralık araba gibidir. Daha sorumsuz davranabilirsiniz” ifadelerini kullanıyor. McFate'e göre, bu şekilde savaşların başlaması da uzaması da çok kolay.
 
Diğer yandan Birleşik Arap Emirlikleri'nin askeri hırsları güçlenmeye devam ediyor.
 
Birleşik Arap Emirlikleri ordusu Yemen'de savaş halinde. Ülkenin Katar'a karşı askeri eylem düşündüğü rapor ediliyor. Doğu Afrika'da, Eritre'de bir üssü var ve Somali'de yarı özerk bir bölge olan Somaliland'da da başka bir üs kurmayı planlıyor.
 
Askeri arzularını beslemek isteyen yönetim, 2014 yılında 18 ila 30 yaş arası erkekler için bir yıl zorunlu askerlik getirdi. 2018 yılı Temmuz ayında da bu süre 16 aya çıkarıldı.
 
Wasser'a göre, bir ülkenin ana kaynağı yani nüfusu kısıtlı olduğu halde bu tür faaliyetler içinde olması bir risk. Bu yüzden de çatışma dışı rollerde dışarıdan destek almayı sürdürmeleri muhtemel görünüyor.
 
Yasal belirsizlik
 
Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen'de dördüncü yılına giren savaşta sivil hedefleri bombalamaktan, tutuklama merkezlerinde sivillere işkence etmeye kadar peç çok suçlamayla karşı karşıya bulunuyor.
 
Peki, bir yabancı tarafından yönetilen bir birlik savaş suçu işlerse ne olur?
 
Washington DC Amerikan Üniversitesi'nde hukuk dalında öğretim üyesi olan Rebecca Hamilton, komuta kademesindeki yetkilinin rolü belirsiz ise savaş suçlarının yasal takibinin zor olduğunu belirtiyor.
 
"Bir savaş suçu işlense bile ihtiyaç duyduğunuz bilgiyi ispatlamaya çalışmak ve olayla ilgili kişileri tespit etmek daima zordur."
 
Diğer yandan yabancı komutanın nereden geldiği de önemlidir. Birleşik Krallık ya da Avustralya kökenli bir yabancı komutan muhtemelen Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanacaktır. Ancak ABD söz konusu mahkemenin kuruluş tüzüğüne imza atan ülkeler arasında bulunmamaktadır. Yani Uluslararası Ceza Mahkemesi Amerikalılar için bir ceza seçeneği değildir.
 
ABD'de 1996 yılından beri Savaş Suçları Eylemi yasası yürürlüktedir. Bu yasa ile Ceneviz Konvansiyonu'nun ihlal edildiği suçların kovuşturulması mümkün hale gelmiştir. Ancak bu yasa şu ana kadar hiç kullanılmamıştır. Hamilton'a göre yasanın uygulanması için güçlü deliller ve tabii ki yeterli bir siyasi irade gerekmektedir.
 
Pasaportların üzerindeki yazıları dikkatli okuyan Amerikalılar yabancı bir askeri güce hizmet etmeleri durumunda ABD vatandaşlığını kaybetme riski ile karşı karşıya kalabilecekleri uyarısını hatırlayacaktır. Ancak gerçek çok daha karmaşıktır.
 
Yasaya göre bir Amerikan vatandaşı, ABD'ye düşman bir yabancı askeri güce gönüllü ve bilinçli olarak katılır veya herhangi bir yabancı orduda subay olarak görev alırsa vatandaşlıklarını kaybedebilir.
 
ABD anayasasının gelirlerle ilgili bölümü emekli subayların Kongre'nin izin verdiği durumlar hariç yabancı güçler adına çalışmalarını yasaklamaktadır.
 
Ancak Toumajan, ABD vatandaşlığını kaybetmek istemediği ve Birleşik Arap Emirlikleri adına çalışmak için gerekli izne sahip olduğu sürece suçlu sayılmaz.
 
Yabancı komutanlar savaş suçu işlemekle itham edilen ordulara hizmet etmeyi sürdürüp herhangi bir tepkiyle karşılaşmazlarsa başkaları da aynı yolu izlemek isteyecektir.
 
Hukuk uzmanı Hamilton'un konuyla ilgili diğer ifadeleri şu şekildedir: “Genel olarak konuşursak, eğer sizin kitapta yazılı bir yasanız varsa, ancak pratikte uygulanmıyorsa fazla bir caydırıcılığı da olmaz. Eğer savaş suçlarıyla ilgili yasaklayıcı kanunlar uygulanmaz ise bu yasakları çiğnemek isteyen insanlar kaygılanmalarına gerek olmadığını düşünecektir.”
 
Josh Wood
Kaynak: Middleeasteye / 10 Temmuz 2018
Çeviri: Gürkan Bayır

 

Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler