donad-trum-suudi-arabistan.jpg

Suudi Arabistan ve Amerika'nın Suriye’ye gizli teklifi

Suriye liderliği, iki teklifi de kesin bir şekilde reddetti. ABD Başkanı Trump, kendisini devirmeye götürecek ve küçük düşürücü bir şekilde Beyaz Saray'dan kovulmasına sebep olacak skandalları yüzünden ülke içindeki artan baskıyı hafifletmek için küçük bir zafer arıyor. Ancak bu zaferi Suriye'de bulacağından şüpheliyiz. Çünkü artık oyunun tüm kuralları değişti.

30 Ağustos 2018 Perşembe

İNTİZAR - Suudi Arabistan ve Amerika'nın, Suriye liderine sundukları “cazip” gizli teklifler gün geçtikçe artıyor. Bu teklifler, Direniş Ekseninden (İran ve özellikle de Hizbullah) ayrılması karşılığında, Esad'a ömür boyu başkanlık ve ülkeyi yeniden imar etme projesine milyar dolarlık yardımlar vaat ediyor. Bununla eşzamanlı olarak, Suriye'de yakın bir askeri saldırıya işaret eden askeri varlık ise arttırıldı. Dolayısıyla Suriye rejimini zorla değiştirme tehdidi de geri döndü. Ne var ki, Amerika-İngiltere-Fransa tarafından gerçekleştirilecek bir üçlü saldırıya Rusya'nın cevap verme olasılığı, Suriye sahilinin karşısında yer alan iki Rus denizaltısı ve yaklaşık on savaş gemisinin gölgesinde bu kez farklı olabilir, hatta şok etkisi yatabilir.

Geçtiğimiz haftalarda Suriye liderine gelen gizli tekliflerden başlayacak olursak, havuç ve sopa politikası çerçevesinde gelen bu teklifleri iki başlık altında özetleyebiliriz:

Birincisi: İlk teklif, Hizbullah'a yakınlığı ile bilinen Lübnanlı “el-Ahbar” gazetesi ve İranlı yarı resmi “Fars” haber ajansı tarafından geçtiğimiz Salı günü ortaya çıkarıldı. Habere göre, ABD'li bir üst düzey askeri lider ve beraberinde Amerikan istihbarat organından bir grup temsilci, Birleşik Arap Emirliklerine ait özel uçakla Şam Havaalanına gitti. Burada Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı General Ali Memluk, İstihbarat Şefi General Dib Zeytun ve Suriye Ordusu Genelkurmay Başkanı yardımcısı General Muvaffak Es-Sad onları karşılaadı. Görüşme dört saat boyunca devam etti.

Görüşmede, Amerika'nın 3 talebinin Şam yönetimi tarafından uygulanması karşılığında, ABD güçlerinin Suriye'den çekilmesi teklifi sunuldu. Bu taleplerden ilki: İran'ın, İsrail ile sınır bölgesi olan Suriye'nin güneyinden çekilmesi. İkincisi: Fırat'ın doğusundaki Suriye petrolünden hisse alınması konusunda Amerikalı şirketlere garanti verilmesi. Üçüncüsü: Suriye'deki terörist gruplar ve unsurları hakkında kapsamlı bir bilgi verilmesi.

İkincisi: İkinci teklif ise, Lübnan parlamentosu Hizbullah fraksiyonu üyesi Nevaf El-Musevi tarafından, Lübnanlı “el-Meyadin” kanalında katıldığı bir televizyon programı sırasında ortaya çıkardı. Bu programın konuklarından biri de bendim (Abdulbari Atvan). Seyyid el-Musevi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın geçtiğimiz ay Suriye Cumhurbaşkanı Esad'a, hayatı boyunca başkanlık koltuğunda oturmasını vaat eden bir teklif taşıyan bir elçi gönderdiğini söyledi. İran ve Hizbullah ile ilişkilerin kesilmesi karşılığında sunulan teklifte ayrıca Suriye'nin yeniden yapılandırılmasına Suudi Arabistan'ın cömert katkılarda bulunacağı vurgulandı.

*****

Suriye liderliği, iki teklifi de kesin bir şekilde reddetti. Suriye, Amerikalı heyete, “Suriye'deki güçleriniz işgalci güçlerdir ve sizinle de bu temelde görüşeceğiz. Bu, stratejik bir eksenin parçasıdır ve müttefikimiz olan İran ile Hizbullah'ı terk etmemiz mümkün değildir” dedi. Terörist gruplar hakkında istihbarat bilgisi verme konusuna gelince, bu konunun siyasi ilişkiler kurulduktan sonra incelenebileceği belirtildi. Amerikan şirketlerinin, Suriye gazı ve petrol sanayisinde hisse sahibi olması konusunda da aynı şey söylendi.

Prens Muhammed bin Selman'ın Esad'a ömür boyu başkanlık garantisi veren ve ülkenin yeniden imar edilmesine katkı sağlama teklifi, aslına bakılırsa yeni bir teklif değildir. Suudi Veliaht Prensi bin Selman, krizin başlangıcında Rusya aracılığıyla düzenlenen gizli bir görüşmede General Ali Memluk'a İran ve Hizbullah ile ilişkilerin kesilmesi teklifini zaten sunmuştu (Haziran 2015). O dönem Suudi ziyaretçinin teklifi yine kati bir şekilde reddedilmişti. Yani silahlı muhalif grupların Suudi Arabistan, Amerika ve Batı'nın desteğiyle ülke topraklarının yüzde 80'ini kontrol altına almasına rağmen Suriye teklifleri reddetmişti.

Bugün, Suriye Arap Ordusu'nun ülke topraklarının yüzde 85'inden fazlasını geri almasının ardından, Suudi Arabistan'ın aynı teklifi yeniden sunması ve bunun yanı sıra, Suudi Arabistan'ın Esad'ı ömrü boyunca başkan olarak benimsemesi ilginç ve anlaşılmaz görünüyor. Suriye krizinde rejimi değiştirme amacıyla silahlı gruplara destek veren, eğiten ve finansör olan ülkelerin ülkenin yeniden imarına katılımı konusunda ise, evvela bu ülkelerin uluslararası yasalar gereği yüz milyarlarca dolar tazminat ödemeleri gerekiyor. Bu para, ülkeyi yeniden inşa etmek için değil, Suriye'nin yıkımına verdikleri destekten dolayı kurbanlar veren ailelere tazminat olarak verilmelidir.

İdlib kentini geri almak için Suriye Arap Ordusu tarafından askeri hazırlıkların başlaması ve askeri yığınaklar oluşturulması ile birlikte, Suriye'nin tüm teklifleri reddetmesi, Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron'un ifadeleri okunduğunda daha net anlaşılıyor. Arap ve yabancı büyükelçilere yaptığı yıllık konuşmasında konuya değinen Macron şöyle söyledi: “Suriye'de Esad'ın yönetimde kalması ile birlikte normal koşulların geri dönmesi büyük bir hatadır.”

******

Amerika, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye üçlü saldırısı, çok yakın değilse bile uzak bir ihtimal olarak da görülmüyor. Suriye rejiminin kimyasal silah kullanmasını bahane edecek olan bu olası saldırı, geçtiğimin Nisan ayındaki ilk saldırıya benziyor ancak ikisi arasındaki farkı iki nokta üzerinden özetleyebiliriz:

Birincisi: Eğer saldırıya girmeye karar verirlerse, bu kez daha geniş bir saldırı olabilir. Belki de Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayının da aralarında bulunduğu stratejik hedefleri kapsayabilir.

İkincisi: Kimyasal silah kullanılması üzerine yazılan bahane senaryolarını açığa vuran Rusya, bu kez hiçbir şey yapmadan durmayacaktır. Belki de Amerika ile gergin ilişkilerinin gölgesinde bu saldırılara karşı çıkabilir.

ABD Başkanı Trump, kendisini devirmeye götürecek ve küçük düşürücü bir şekilde Beyaz Saray'dan kovulmasına sebep olacak skandalları yüzünden ülke içindeki artan baskıyı hafifletmek için küçük bir zafer arıyor. Ancak bu zaferi Suriye'de bulacağından şüpheliyiz. Çünkü artık oyunun tüm kuralları değişti.

Abdulbari Atvan
Kaynak: Ray el-Yevm
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler