60539-cats.jpg

İdlib’in kurtuluşu Amerikalılar için neden ölüm kalım savaşı?

Suriye Arap Ordusu ve müttefiklerinin yaklaşan İdlib'i kurtarma savaşı, Amerikan yönetimi için ölüm kalım savaşı olarak görülüyor. Peki, bunun sebebi nedir? Suriye'nin teröristler ve başta Amerika olmak üzere onların sponsorları ile gireceği bu son savaş neyi temsil ediyor?

1 Eylül 2018 Cumartesi
İNTİZAR - Suriye'ye düzenlenmesi öngörülen ABD saldırısı hakkında, Suriye Ordusunun İdlib'de teröristlere ait hedeflere kimyasal silahlarla “kararlı ilerleyişi” ve Batılıların iddialarına göre bu saldırının sivil kayıplara sebep olacağı nedenleriyle Amerika tarafından planlandığını düşünmek, saçmalıktır.
 
Çünkü Batı'nın Suriye'ye saldırmak için kimyasal silahları (bahane olarak) kullanması ve lojistik ve teknik açıdan önceden hazırlanmış düzmece tiyatro unsurlarını kullanması, artık son kullanma tarihi geçmiş bir eylemdir. Bundan dolayı beklenen saldırının gerçek nedenlerini, kimyasal silah kullanılması bahanelerinden uzak tutarak konuyu ele almak gerekiyor.
 
Bu noktada, tüm askeri ve diplomatik veriler bu saldırının gerçekleşeceğine işaret ederken, bunun yanı sıra gerçekleşmeyeceğine dair küçük olmayan bir olasılık da vardır. Amerika'nın Suriye'ye karşı planlanan bu saldırıyı gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği bir kenarda dursun, Amerikalıların bu kez ihtiyatlı davrandığı ortadadır. Suriye Arap Ordusu ve müttefiklerinin yaklaşan İdlib'i kurtarma savaşı, Amerikan yönetimi için ölüm kalım savaşı olarak görülüyor. Peki, bunun sebebi nedir? Suriye'nin teröristler ve başta Amerika olmak üzere onların sponsorları ile gireceği bu son savaş neyi temsil ediyor?
 
Teknik olarak, Suriye Demokratik Güçleri ile ciddi bir şekilde girilen dolaylı ya da doğrudan müzakerelerin ardından Suriye'nin doğusunun çatışma ve etki alanı dairesinden çıktığını söylemek mümkündür. Bu anlaşma, Suriye Demokratik Güçleri'ni askeri çözümden uzaklaştırdı –elbette kesin olarak değil-, çıtayı Kürtler için aşılmaz bir hale getirdi ve görünüşe göre, devlet merkezinden ayrılmak ve özerk yönetim kurmayı uzaklaştıracak kültürel ve idari bazı reformlara ikna etti. Çünkü Suriye yönetimi, bedeli ne olursa olsun bağımsızlığından taviz vermeyeceğini herkese kanıtladı ve bunu Suriye topraklarının büyük kısmında savaşarak ispat etti.
 
İdlib'e ve kurtuluş savaşına dönersek, bu son savaş Suriye devletinin tüm topraklarını kurtarmak için sahadaki son sıçrayış olarak kabul ediliyor. Bu kurtuluş, ister askeri olarak tamamlansın, ister kararlılık ve müzakere arasında karmaşık bir manevra yoluyla gerçekleşsin, İdlib'in kurtuluşu ile birlikte Suriye savaşının da biteceği ve Suriye devletinin ülkeyi yeniden imar etme sürecine gireceğini söyleyebiliriz. Suriye devleti, ilk olarak oluşan tahribatı, sonra hata eden ve yollarını kaybeden insanları ve ardından kendisini destekleyen dürüst dostları ve düşmanları ile olan ilişkilerini gereken şekilde yeniden inşa edecektir.
 
İdlib'in kurtuluşu ve dolayısıyla Suriye savaşının sona ermesi ile birlikte, Rusya dağılmış stratejisini dayatmayı başardı. Bu, terörle savaşta ve sıcak sulardaki stratejik varlığını sabitleştirmek ve Suriye'de rejimi koruma stratejisidir. Elbette burada kastedilen rejim Beşar Esad yönetimi değil, Rusya'nın korumayı dayatabildiği bir rejimdir. Yani, başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın her yerinde, geleneksel Amerikan stratejisi ile savaşabilecek güçlü bir devlet rejimidir.
 
Bahsi geçen Amerikan stratejisi, kendi hâkimiyeti altına almayı başaramadığı birbirine bağlı rejimlere karşı bu ülkelerin halklarını ekonomik, sosyal ve toplumsal olarak harekete geçirmeye dayanmaktadır. Bu rejimler elbette ezilmiş, yıpranmış ve üzerinde vakit kaybetmeyi gerektirmeyen rejimler değildir. Ortadoğu'da bunun örnekleri vardır.
 
İdlib'in kurtuluşu ile birlikte İran da, Basra Körfezinde Amerikalılar ve yardakçıları tarafından karşılaştıkları en zor savaş ve büyük bir baskı altındaki koşullarda, Suriye devletine tam bir özgürlük için sunduğu desteğinde başarılı olmuş olacaktır. İran aynı zamanda bu kurtuluşu engellemek ya da Tahran'ın Ortadoğu'daki etkisini zayıflatmak için İsrail'in seferberliğini, gerilim seviyesi en üst düzeyde olan bu savaşta başarısızlığa uğratmış olacak.
 
Yine İdlib'in kurtuluşunun yanı sıra, Suriye coğrafyasının tamamının kurtuluşu ve Lübnan'ın korunması ile birlikte, Hizbullah kutsal savunma savaşının ne anlama geldiğini ve “Olmamız gereken yerde olacağız” denkleminin ne demek olduğunu açık bir şekilde kanıtlamış olacaktır.
 
Bu noktada Amerika, Suriye devletinin Ortadoğu'da ve dünyada önemli bir denklemi sağlamlaştırmasını sağlayacak olan İdlib'in kurtarılmasını engellemek, baltalamak ve zorlaştırmak için tüm gücüyle çalışıyor.
 
Yukarıda zikrettiğimiz sebeplerden dolayı, Suriye Arap Ordusu'nun İdlib'i kurtarma savaşı, Amerikalılar için bir hayat memat meselesi olarak kabul ediliyor. Bu zaferi engellemek için uğraşıyorlar ve uğraşmaya devam edecekler. Peki, bugüne kadar Suriye'nin büyük kısmında başarısız olan manevraları, bugün İdlib'de işe yarayacak mıdır?
 
Charlie Abi Nader
Kaynak: Ensarullah
Çeviri: Merve Soyda
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler