1391465179105067.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  Hizbullah’ın gelişmiş füze cephaneliği, İsraillilerin kâbusu oldu

Hizbullah’ın gelişmiş füze cephaneliği, İsraillilerin kâbusu oldu

Siyonist Savunma Bakanı Avigdor Lieberman, bu noktada iki stratejik değişikliği vurguladı: “Düşmanımız, hassas füzelere sahiptir. İç cephe gelecek savaşın ana cephesi haline geldi. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; her şey değişti, son üç yıl içerisinde tehditler dört kat arttı.”

24 Eylül 2018 Pazartesi
İNTİZAR - Lübnan Hizbullah'ı Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah'ın, Aşura töreninde yaptığı açıklamada, Hizbullah'ın gelişmiş ve hassas füzelere sahip olduğunu bildirmesi, İsrailli liderler ve Siyonist medyası arasında telaşa sebep oldu. Açıklamanın ardından, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun televizyona çıkarak Hizbullah'ın tehditlerinin izlerini silmeye çalışması, İsrail'in çırpınışlarının en yüksek seviyede olduğunu gösterdi. Ancak Netanyahu ve diğer Siyonist liderlerin tüm çabaları nafiledir. Çünkü bu iş bitmiş ve İsrail'in bunu engellemek için tüm saldırılarına rağmen Hizbullah, gelişmiş modern silahları elde etmiştir.
 
Suriye'ye karşı düzenlenen 200 saldırı
Suriye Ordusunun müttefikleri ile birlikte, krizin ilk yıllarında kaybettiği bölgelerin çoğunluğunda kontrolü sağlamasının ardından, Suriye'deki savaş son sahnesine geldi. Suriye'nin komşuları, her koşulda yönetimin düşmesi için baskı yapıyordu. Çünkü Suriye'nin, dağıtarak bitirmek istedikleri Direniş Ekseni için çok önemli bir ana dayanak olduğu herkes tarafından biliniyor. Ne var ki, bu seçenek tüm yönleri ile başarısız oldu. Direniş Ekseni parçalanmak yerine büyük bir önem ve uluslararası konum kazandı. Bu durum, Suriye'de verdiği bazı kayıplara rağmen, elbette Hizbullah'a olumlu yansıdı. Hizbullah askerleri, her zamankinden daha donanımlı bir hale gelerek, işgal ordusunun hiç istemediği bir askeri uzmanlık ve deneyim kazandılar.
 
İşgalci rejim, silah ve finansman sağladığı silahlı teröristler yoluyla Direnişin bel kemiğini kırmak konusunda başarılı olmayınca, İsrailliler, İran ile Hizbullah'a ait olduğunu iddia ederek Suriye'deki hedeflere doğrudan saldırma stratejisini benimsemek zorunda kaldılar. Bu doğrultuda 200'den fazla saldırı düzenlediler. Peki, sonuç ne oldu?
 
Sonuç, Seyyid Hasan Nasrallah'ın önceki gün yaptığı konuşmasında, şu sözlerle gözler önüne serildi: “İsrail'in tüm engelleme girişimlerine rağmen, Hizbullah gelişmiş ve hassas füzelere sahip olmuştur.”
 
Seyyid Nasrallah konuşmasına şu ifadelerle devam etti: “İsrail'in, Hizbullah'ın füze elde etmesini engellemek için tüm yaptıkları, faydasız kalmıştır. Hizbullah, hassas güdümlü füzelere sahip oldu.” Ancak Nasrallah konuşmasında bu füzelere sahip olduklarına dair herhangi bir kanıt göstermedi.
 
Hizbullah lideri Nasrallah, televizyonda yayınlanan konuşmasına şu sözleri ekledi: “Direniş, hassas ve hassas olmayan füzeler ile silah imkânlarına sahiptir. Bu imkânlar doğrultusunda, eğer İsrail Lübnan'a bir savaş açarsa, bu güne kadar hiç görmediği ve hatta beklemediği bir kader ile yüzleşecektir.”
 
200 saldırının amacı
Suriye'ye düzenlenen 200 saldırı, Siyonist düşmanın saldırıları karşısında caydırıcılık denkleminin kurulmasını engelleyerek Suriye Ordusu ve Hizbullah'ın altyapısının vurulması başta olmak üzere, pek çok hedef barındırıyor. Ne var ki, Seyyid Hasan Nasrallah'ın füze açıklaması, bu hedefleri başarısızlığa uğratarak İsraillilerin hayallerini boşa çıkardı. Bu durum ayrıca medyada, Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah'ın dürüstlüğünü doğruladı. Örneğin, Siyonist medyasının önde gelen televizyon kanallarından biri olan “Kanal12”, Hasan Nasrallah'ın sözlerinin açık, sade ve coşkulu olduğunu söyledi. “Kanal12” yetkilisi: “Hepimiz bilmeliyiz ki, İsrail'in tüm saldırılarına rağmen hassas füzeler Lübnan'a ve Hizbullah'ın depolarına sızdırıldı. Nasrallah'ın açıkladığı ve vurguladığı şey budur. Biz bu işi ciddiyetle ele almalıyız” diyerek şöyle devam etti: “Üzülerek söylüyorum ki, Nasrallah yalan söylemiyor ve Suriye'ye düzenlenen 200 saldırının, Hizbullah'ın hassas füzeler elde etmesine engel olmadığını ortaya koyuyor.”
 
İsrail'in Suriye'ye karşı düzenlediği 200 adet saldırı, hedefine ulaşması bakımından şeklen yıkıcı olsa da, içeriği boş bir başarı ortaya koymuştur. Diğer taraftan, karşı eksen, hassas füzelerin üretilmesinde doğum sancıları olan acı verici saldırılara maruz kalmış olsa da, düşmanın görmezden gelemeyeceği uzun vadeli sonuçlar elde etmiştir.
 
Özellikle işgal altındaki Filistin topraklarına yakın bölgelerde olmak üzere silahlı gruplara hizmet etmek için düzenlenen saldırılar, silahlı grupları güçlendirerek Suriye devletinin zayıflatılması hedefinin bir kısmıydı. Ancak, bu gerçekleşmedi, Suriye Ordusu ilerledi ve ülke topraklarının büyük kısmını geri aldı.
 
Siyonist Savunma Bakanı Avigdor Lieberman, bu noktada iki stratejik değişikliği vurguladı: “Düşmanımız, hassas füzelere sahiptir. İç cephe gelecek savaşın ana cephesi haline geldi. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; her şey değişti, son üç yıl içerisinde tehditler dört kat arttı.” İsrail'in savaşını etkin bir şekilde yönettiği bu son üç sene, Hizbullah'ın askeri niteliğinin yükselmesine yol açtı. Bu açıklama, Nasrallah'ın bu sonucu açıklamasından haftalar önce, kabiliyet ve hassasiyet savaşının kaybedilmesinin kabul edilmesidir.
 
Bu politika, Seyyid Nasrallah'ın bir takım sözlerine dayandırılmıştır: “Hizbullah, 10 yıl önce 20 binden fazla füzeye sahipti, İsrailliler ise o dönemde bu füzelerin 80 bin den fazla olduğunu tahmin ediyorlardı”, “Hizbullah 100 bin den fazla füzeye sahiptir. İsraillilerin tahminleri ise 200 bin füzeden bahsediyor.”
 
Bugün Seyyid Hasan Nasrallah, “Hizbullah, İsrail'in saldırılarına rağmen gelişmiş hassas füzelere sahiptir” derken elbette 10, ya da 20 füzeden bahsetmiyor. Aksine Hizbullah, hassas füzeleri güçlendirmeye ihtiyaç bırakmayacak şekilde, Temmuz savaşının da üzerinde bir savaşa girmeye izin verecek kadar füzeye sahiptir.
 
Hizbullah, sadece hassas füzelere sahip değildir. Aynı zamanda halihazırda elinde bulunan füzeleri akıllı füzelere dönüştürecek yeteneğe sahiptir. İsrail Savunma Bakanlığı füze savunma idaresi yetkilisi Albay Aviram Hasson da yaptığı bir açıklamada bunu kabul etmiştir. 2015 yılında Herzilya'da İsrail'in füze ve hava savunması konferansında konuşan Hasson, “İran, savaş başlığı geliştirerek güdümlü olmayan Zilzal füzelerini güdümlü hassas füzelere dönüştürdü” demişti. 3 yıl önceki durum bu şekildeyse, bugün füzeler ne durumdadır acaba?
 
Kaynak: Al-Waght
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler