manar-08049490015026444819.png

Seyyid Nasrallah her zamankinden daha keskin uyardı

Nasrallah Lübnan'a karşı bir saldırının kaçınılmaz bir şekilde cevap alacağını üç kez tekrarlayarak düşmana korku saldı. Seyyid Hasan Nasrallah'ın üç kez vurguladığı konuşması, her zamankinden daha keskin olması açısından, şimdiye kadar gerçekleştirdiği konuşmalarına benzemiyor.

13 Kasım 2018 Salı

İNTİZAR - Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah'ın konuşmasını takip edenler, şehitler gününde gerçekleştirdiği konuşmanın, gelecek aşama hakkında kararlılık ve ciddiyet üzerine bir temel oluşturduğunu net bir şekilde anlaşmışlardır. Lübnan'da siyasetçilerin üzerine düşme ve şımartma zamanı sona erdi. Çünkü bu yöntemler insanlığı ilke edinmiş kişiler için kar etmez.

Seyyid Nasrallah'ın konumu, hükümet oluşturulması ile bağlantılı değildir. Hizbullah liderinin bu konuşması, 8 Mart Hareketi'nden Sünni bir bakanın kabinede yer almayışından kaynaklı bir öfke ya da infial anından da kaynaklanmıyor. Aksine bu konuşma, bölgenin gelecek aşaması hakkında Nasrallah'ın beklentisi ve planlamasından kaynaklanıyor. İsrail, ABD ve Suudi Arabistan'ın bölgeye düzenlediği saldırıların gölgesinde, pozisyonları ve liderliklerinin rehavetine kapılan ve uzaktan kumandalar tarafından kontrol edilen bir takım politikacılar ile birlikte, Lübnan'daki iç meselelerin rahatça altından kalkmak mümkün değildir. Filistin davası, Lübnan, Direniş Ekseni, Yemen, İran İslam Cumhuriyeti ve diğerleri aleyhine yürütülen "normalleşme" projesi, bölgede yaşanan problemlerin başını çekmektedir.

Hizbullah için çok hassas ve ayrıntılı olan yeni aşama, iç ve dış düzeylerde kararlılık gerektiriyor. Özellikle Suudi Arabistan'a bağlılığı ile bilinen bazı liderler tarafından yapılan birtakım açıklamaların ardından, Lübnan sınırları içerisinde mezhep çekişmelerinin yeniden sızmasına izin verilmemelidir. Bu durum, Lübnan'ın ulusal birliğini tehdit eden ve ülkeye saldırmak için fırsat kollayan İsrail'in önündeki kapıları açan en önemli tehlikedir. Aynı zamanda, Suudi Arabistan'ın güvenlik ve istikrarı bozmak için kullandığı aracılarının önündeki kapıyı da açmaktadır. Suudi Arabistan bunun için tek bir yöntem kullanıyor, zira bildiği başka bir yöntem de yok. Bu, mezhepçilik fitnesi ve karşılıklı grupları kışkırtma yöntemidir. Dininin, mezhebinin, halkının ve vatanının evlatlarını birbirine kırdıran, onları kanalizasyon çukuruna doğru iten, Lübnan Başbakanı Saad Hariri'yi alıkoyan, Yemen çocuklarına soykırım uygulayan ve katliam listesi uzayıp giden bir otorite, hedeflerini gerçekleştirmek için hiçbir şeyi yapmaktan çekinmez.

Bundan dolayı, Seyyid Nasrallah ilk kez konuşmasında Velid Canbolat, Lübnan Kuvvetleri ve (Lübnan'daki Suudi müttefiki) Saad Hariri'nin isimlerini doğrudan hedef aldı. Hasan Nasrallah, bu isimlerin objektif bir gerçekliğe son derece dikkat etmeleri ve yanlış hesaplardan uzak durmaları gerektiğini söyledi. Aynı zamanda ulusal birlik ve ülkenin çıkarlarına dikkat etmeleri ve kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmediği için Lübnan halkına hizmet etmeyen çapraz frekanslardan uzak durmaları gerektiği uyarısında bulundu. Zira Suudi Arabistan, İsrail ve Amerika dışında kimsenin iyiliğini düşünmüyor.

Bölgesel düzeyde de son derece önemli bir konuya odaklanan Seyyid Nasrallah, bölgede İsrail ile oluşturulan yeni cepheleşmelerin açık bir hale getirilmesine değindi. “Mevcut normalleşme, Arapların ikiyüzlülüğüne bir son veriyor ve ikiyüzlüler ile sahtekârların maskelerini düşüyor” diyen Seyyid şöyle devam etti: “Normalleşmenin duyurulması, onların gerçek yüzlerini ortaya çıkarmak için maskelerini düşürüyor ve uluslararası pozisyonları ile askeri kamplarını açık bir şekilde belirliyor.” Amerika'nın Yemen savaşı hakkındaki kararına da değinen Seyyid Nasrallah, “Trump, bir ay içerisinde Yemen'deki savaşın bitirilmesini istedi. Peki, niçin şimdi değil de bir ay sonra?” sözlerini kullandı. Şimdi değil, çünkü Trump Suudi – BAE koalisyon güçlerine, Yemen'in batı sahilindeki askeri saldırılarını tırmandırması için süre tanıdı. Yemen halkının canı pahasına da olsa herhangi bir askeri başarı elde etme girişiminde bulunan koalisyon güçlerinin, olası bir müzakerede Yemenlilere baskı uygulamak için güçlü bir kart olarak bunu kullanması planlanıyor.

Suudi Arabistan'ın Yemen'de gerçekleştirdiği vahşi katliamı ve Suudi muhalif gazeteci Kaşıkçı'nın korkunç cinayetini ört bas etmek için İsrail'in bölgedeki durumu istismar etmesi, (Lübnan'daki hükümeti kurma krizi, İran'a ambargo fırsatı, Yemen'de sahadaki durumu tırmandırmak gibi) ve Lübnan'a saldırmasına karşı, Seyyid Hasan Nasrallah uyarıda bulundu. Nasrallah Lübnan'a karşı bir saldırının kaçınılmaz bir şekilde cevap alacağını üç kez tekrarlayarak düşmana korku saldı.

Seyyid Hasan Nasrallah'ın üç kez vurguladığı konuşması, her zamankinden daha keskin olması açısından, şimdiye kadar gerçekleştirdiği konuşmalarına benzemiyor. Lübnan'ın başta ekonomisi olmak üzere ülke içindeki durumları, bir krizi kaldıramaz. Adeta bir hızlı trene binmiş olan bölgedeki şartlar, bilinmeyen bir uçuruma doğru gitmeden önce trenin frenine basılmalıdır.

Dr. Hakem Emhez  
Uluslararası ilişkiler uzmanı
Kaynak: el-Alem
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler