31409-cats.jpg

İsrail Lübnan'da Hizbullah’ı köşeye kıstırmak istiyor

Siyonist düşman Hizbullah'ı savunma haline doğru sürükleyecek iki yoldan başka bir seçenek bulamadı. Bunlardan ilki, Direnişin hassas füzeleri meselesini, Lübnan'ın kamuoyu meselesine çevirmek. İkincisi ise, Lübnan'da Direnişe karşı güvenlik baskılarını arttırmak.

8 Aralık 2018 Cumartesi

İNTİZAR - İsrail, bir yıldan fazla süredir kapalı odalarda oldukça gürültülü ve güvenlik alanında ise çok sessiz bir savaş yürütüyor. Geçtiğimiz Eylül ayında Benyamin Netanyahu'nun Beyrut'ta Refik Hariri Uluslararası Havaalanı yakınlarında füze depolarının bulunduğunu iddia ettiği fotoğraflar ile BM kürsüsünde çıkmadan önce, Siyonist diplomatlar ve istihbarat yetkilileri aynı konuyu gündeme getirmek için dünyayı turlamış ve büyük gürültü koparmışlardı. Ne tesadüftür ki, Amerikalı yetkililer de geçtiğimiz aylarda hassas füzeler ve tüneller(!) konusunda uyarıda bulunmak üzere Lübnan'ın Washington Büyükelçisi olan diplomat Gabi İsa ile görüştüler.

Bu bağlamda, Amerika'nın Dışişleri Bakanlığı'nda Yakın Doğu İlişkilerinden sorumlu bakan yardımcısı olarak görev yapan David M. Satterfield, Lübnan ve İsrail arasındaki sınır anlaşmazlığı için çözüm arayışı bahanesi ile geçtiğimiz şubat ayında Lübnan'ı ziyaret etti. Kasıtlı bir şekilde El-Yarda bölgesine uğrayan Amerikalı politikacı, orada Lübnan Ordu Komutanı General Joseph Avn ile buluşarak füzeler konusunu tartıştı. Batılı istihbarat organlarının yetkilileri de, Lübnanlı yetkilileri dolaşarak ziyaret ederek Lübnanlıların gündemlerine tek bir maddeyi yerleştirmeye çalışıyor: Direnişin yüksek hassasiyetli füze kapasitesi.

Fransa Cumhurbaşkanlığı Elçisi Aurelıen Lechevalıer da, Kasım ayı başlarında Tel Aviv'den Beyrut'a giderek İsraillilerin tehdidini onlara aktardı. Bundan yaklaşık dört ay önce, Beyrut'taki bir Avrupa istihbarat birimi başkanının güvenlik kaynağından istediği acil randevu neredeyse yüzsüzlük derecesine varmıştı. İstihbarat başkanı şu sözleri kullanmıştı: “İsrailliler bize bu gece falanca bölgedeki füzelerin taşındığı bilgisini ulaştırdı. Sizin önleyici adımlar atmak için Cumhurbaşkanı, Parlamento Başkanı ve Hükümet Başkanını bu hususta bilgilendirmeniz gerekiyor. Aksi takdirde İsrail harekete geçecektir!”

Elbette Siyonist düşman harekete geçmedi. Ancak bahsi geçen üç başkanın yanı sıra beraberlerindeki çalışma ekipleri, Dışişleri Bakanı Cibran Basil, Ordu Komutanı ve Kamu Güvenliği Genel Müdürü, bu konuda sorumluluk alarak harekete geçtiler. Buradaki hitap şekli elbette bir övgü babında değildi. Ancak Lübnanlı liderler, düşmanın amacını gayet iyi biliyorlardı. Zira Direnişin yetenekleri, düşmanın Lübnan'a doğrudan bir savaşa girmesine engel oluyor.

Buna karşın, Siyonist düşman Hizbullah'ı savunma haline doğru sürükleyecek iki yoldan başka bir seçenek bulamadı. Bunlardan ilki, Direnişin hassas füzeleri meselesini, Lübnan'ın kamuoyu meselesine çevirmek. İkincisi ise, Lübnan'da Direnişe karşı güvenlik baskılarını arttırmak. Lübnanlı yetkililer, özellikle bu konuda gerçekten sorumluluk sahibiydi. Düşman Başbakanının istediği yöne doğru sürüklenmediler. Öyle ki dün Lübnan'ın resmi olarak kendilerine cevap vermediği için öfkesini dile getirdi.

Ne var ki Netanyahu, Lübnan'dan eli boş çıkmadı. Netanyahu'nun talebine cevap vermek için bir takım gönüllüler ortaya çıktı. Düşman, tehditlerini Lübnan'ın iç meselesi haline çevirmek isterken, Lübnan Güçleri Partisi lideri Samir Caca, partisinin Web sitesine verdiği bir demeçte şu ifadeleri kullandı: “Eğer UNIFIL raporu tünellerin varlığına işaret ediyorsa, hükümet derhal Hizbullah'tan Lübnanlılar için tehdit oluşturan bu konudaki çalışmalarını durdurmasını istemelidir. Ayrıca askeri ve güvenlik kararlarının yalnızca Lübnan hükümetine ait olduğu hatırlatılmalıdır.”

Öte yandan Siyonist hükümetin eski Başbakanı Ehud Barak da, Hizbullah füzelerinin keşfi hakkındaki kuşkularını dile getirdi. Lübnan'ın Kafr Kila bölgesinin güneyinde bulunduğu iddia edilen tünellerin ifşa edilmesinin zamanlamasına dikkat çeken Barak, işgal ordusunun zaten iki yıldır bu tünellerden haberdar olduğunu söyledi. Buna karşın Caca'nın Lübnan'da tünel kazılmasının Lübnan ve Lübnanlıların güvenliğini tehlikeye attığını söylemesi oldukça düşündürücüdür. Düşmanın Lübnan'da oluşturduğu milislerin eski komutanına, Lübnan'ın egemenliğini İsrail'in binlerce kez ihlal ettiğini hatırlatmaya gerek yoktur sanırım. Ayrıca düşman ordusunun hava kuvvetlerinin dört ay boyunca Lübnan'ın hava sahasını saatlerce ihlal ettiğini de söylemeye lüzum yok.

Doğal olarak, Caca'nın iyi bildiği, Mossad gibi İsrail istihbarat organlarının özel ve resmi kurumlarda ulaşmak istedikleri her şeyi ihlal ettiklerini hatırlatmanın da bir faydası olacağını zannetmiyorum. Caca gibi Lübnan'daki İsrail fedailerinin bu durum karşısında öfkelenmesini beklemiyoruz. Çünkü eski dostları, Lübnan ve Lübnanlılar için tehlike oluşturacak işler yapıyorlar.

Kaynak: el-Ahbar
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler