tans-isreal-saudi-1024-1497688036 1.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  Netanyahu Direniş'in füzelerinden Araplar dostları ile normalleşmeye sığınıyor

Netanyahu Direniş'in füzelerinden Araplar dostları ile normalleşmeye sığınıyor

Hassasiyeti ve etkinliği arttırılan Direniş füzeleri, son cevabı verecek ve Netanyahu ile onun yanındaki herkesin burnunu sürtecektir. Dilediğiniz gibi normalleşin, İsrailli uçakları dans ederek karşılayın. Zira kısa bir geçiş aşaması olan bu sevinciniz, uzun sürmeyecek.

12 Aralık 2018 Çarşamba

İNTİZAR - İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun, hükümeti ve devletini tehdit eden bir kriz ile her karşılaştığında, en iyi bildiği şey olan halka ilişkiler silahına başvurması, artık ezberlediğimiz bir altın kural haline geldi. Ülkesinin iç ve dış politikasını bir çıkmaza saplayan Netanyahu, normalleşme “başarısı” ile Arap hükümetlerden can simidi bulmayı umuyor.

Netanyahu, bugün üç cephede ciddi tehlikeler ile karşı karşıya kalmış durumda. Bunlardan ilki Hizbullah'ın füze gücünü ve kara savaşı deneyimini tırmandırdığı Güney Lübnan cephesidir. İkincisi, Suriye'de İran'ın gücünün artması ışığında, ordusu ile devletini tekrar ayağa kaldıran Suriye cephesidir. Üçüncüsü ise, silahlı direnişin tırmanmaya başladığı Batı Şeria ve Gazze Şeridi'dir. Gazze'deki Direniş, füzelerinin Tel Aviv ve Hayfa'ya ulaşması korkusuyla son saldırıdan 48 saat sonra ateşkese sığınmaya mecbur bıraktığı İsrail'i büyük bir yenilgiye uğrattı. Ne var ki İsrail'in korkuları, bir sonraki saldırı atağında kaçınılmaz olarak başına gelecektir.

Bu zorluklarla ayrı ayrı, ya da toplu bir şekilde savaşmak yerine, kuyruğunu kıstırarak normalleşme dosyalarına doğru kaçan Netanyahu, üzerine toplanan dikkatleri dağıtmak için ihlaller ile sözde başarılarından bahsederek gündemi meşgul ediyor. Bu bağlamda son olarak, Umman Sultanlığı'nın İsrail'e ait EL AL uçaklarının Umman hava sahasından Hindistan'a geçişine izin verdiği gibi dayanaksız açıklamalarda bulunan İsrail Başbakanı, ülkesinin kamuoyunu yanıltıyor.

Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika'daki İsrail Büyükelçileri ile, Dışişleri Bakanlığı binasında düzenlenen toplantıda bir araya gelen Netanyahu'nun konuşması sırasında konu hakkında sarf ettiği ifadeyi, harfiyen sizlere aktarıyoruz : “Sultan Kâbus, İsrail'in ticari uçaklarının Umman hava sahası üzerinden yolculuk yapmasına izin verdi.”

Başbakan Netanyahu bu toplantıda aynı zamanda şu açıklamada da bulundu: “Müslüman ülkeler ile ilişkilerimizi geliştirmek ve İran'ı yalnızlaştırma projesi kapsamında, İsrailli hava yolu şirketleri, Güney Amerika yolculuğu sırasında Sudan hava sahası üzerinden uçuş yapabilecekler.”

Bahsi geçen toplantıda Netanyahu'nun dilinden dökülen en tehlikeli sözler ise, Filistin davasının tamamen ortadan kaldırılacağını ve Arap ülkeleri ile normalleşmeye ulaşmak için bunun üstesinden geleceğini öne sürmesi oldu. Netanyahu ile buluşan Arap liderler ise şu açıklamayı yaptı: “Bizim güvenlik ve ekonomik çıkarlarımız var ve bu ilerlemenin meyvesini yemek istiyoruz. Şu andan itibaren İsrail ile normalleşme işini Filistinlilerin kaprislerine bırakmayacağız.”

İsrail'e ait EL AL uçaklarının Umman hava sahasında uçuş yapması, Suudi Arabistan ile yapılana benzer bir anlaşma imzalanmadan mümkün değildir. Netanyahu, görüşmelerin şimdiye kadar gerekli ilerlemeyi kaydedemediğini kabul ediyor. İlerleme kaydedecek hiçbir görüşmenin olmamasını ümit ediyoruz. Sudan hava sahasından geçişi ise, hâlâ bir muammadır. Çünkü Sudanlılar bu konuyu yalanlayan ya da onaylayan herhangi bir açıklama yayınlamadılar. Gel gelelim ki Sudanlıların konu hakkında sessiz kalması, anlaşmanın bir göstergesi olabilir.

Bu noktada, Sudan lobisi, Amerika'nın terör listesinden çıkmanın en kısa yolunun, İsrail'in kapısından geçtiğini düşünüyor. Zira İran ile düşmanlığı tırmandırmak pahasına, Suudi Arabistan ile yakınlaşmak ve Yemen savaşında Koalisyon güçlerine katılmak gibi denedikleri diğer tüm çıkış kapıları başarısızlıkla sonuçlandı. Bu uçakların geçişi de, Sudan'ın ekonomik ve güvenlik krizlerini çözmeyecektir.

Arap hükümetlerinin, 2002 yılındaki Beyrut zirvesinden bu yana tüm Arap zirvelerinde dayatılan, Netanyahu tarafından kurulan “karşılık beklemeden normalleşme” tuzağına düşmesi ve Arap – İslam davasını terk etmesi çok üzücüdür. ABD, Rusya ve Çin'de olmayan ancak İsrail'in sahip olduğu bu güvenlik ve teknolojik alandaki faydalar nedir ki, normalde sürünerek ilerleyen bu hükümetler Tel Aviv'e ulaşmak için adeta koşuyor ya da Netanyahu ile bakanlarına ve spor takımlarına kırmızı halı sermek için yaşıyorlar?

Gazze'deki şehitlerin kanı ve İsrail füzeleri ile hayatını kaybeden Suriyeli sivillerin kanı ellerine bulaşan Netanyahu ile normalleşmek, onları İran'dan korumayacak bir “korkuluk” gibidir. Ya da İsrailliler ve Amerikalı dostları tarafından kalplerindeki korkuyu bastırmak için atılan “yem” den onları korumayacaktır. Belki de tam tersine sonuç verecektir. İlk olarak Filistin halkı ve onun beraberinde Körfez ülkeleri dâhil olmak üzere bu normalleşmeye karşı çıkan ve İsrail'i Müslümanların ebedi düşmanı olarak kabul eden Arap halklarının çoğunluğu, teslim olmayacaktır.

Çin, Rusya ve yakında Hindistan gibi yeni süper güçlerin yanı sıra “BRICS” ülkeleri yükselişe geçti. Bu yükselişin ışığında, Amerika'nın hegemonyasının azaldığı ve Başkan Donald Trump'ın skandallarının birbiri ardında patlak verdiği şu günlerde, özellikle de normalleşme heveslisi bu mürtet devletler benzersiz bir karmaşa ve korku hali yaşarken Arapların İsrail ile normalleşmesi, bu hükümetlerin İran ve Direniş Ekseni'ne sunduğu en pahalı hediyedir.

***

Netanyahu'nun Arap ve Körfez ülkeleri ile normalleşmeye sığınması, ülkesinin karşılaştığı iç ve dış krizleri gölgeleyerek dikkatleri dağıtamayacaktır. Ancak özellikle de dünya genelinde başlayan halk hareketlerinin gölgesinde, bu krizler şu ya da bu şekilde Arap dostlarının ülkelerine sıçrayacaktır. Dünyadaki halk hareketlerinin en belirgin örneği, bugün Ürdün ve Fransa'da sergilenmektedir. Tsunami gibi hızla gelen bu dalgaların bir sonraki durağının neresi olacağını ancak Allah bilir.

Arap normalleşme heveslilerine, yeni samimi dostları Netanyahu'nun tüm akrobatik cambazlıklarına rağmen uzun süre yönetimde kalmayacağını ve Direniş Ekseni'nin asla teslim olmayacağını müjdeliyoruz. Lübnan - İsrail sınırı altında keşfettikleri 40 metrelik tünel tiyatrosu, kimseyi inandıramayacaktır. Hassasiyeti ve etkinliği arttırılan Direniş füzeleri, son cevabı verecek ve Netanyahu ile onun yanındaki herkesin burnunu sürtecektir. Dilediğiniz gibi normalleşin, İsrailli uçakları dans ederek karşılayın. Zira kısa bir geçiş aşaması olan bu sevinciniz, uzun sürmeyecek.

Abdulbari Atvan
Kaynak: Ray el-Yevm
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler