1027241371.jpg

Trump’ın kararı İsrail için ihanet tokadı, Esad için zafer

İsrailli haber ajansları, Washington'un Suriye'den geri çekilme kararının, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın zaferi olduğu şeklinde yorumladı. İran ve Rusya'nın da bu zaferin ortakları olduğu vurgulandı. Buna karşın bölgede tek başına kalacak olan Yahudi devletinin ise kötü günlerden geçtiği belirtildi.

21 Aralık 2018 Cuma

İNTİZAR - Amerika Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den çekilme kararının, İsrail'in Şam ile ilgili tüm başarısız stratejilerine, Amerika tarafından sıkılan bir dost kurşunu mesabesinde olduğunu söyleyebiliriz. İsrail'in Suriye'yi bölmek ile başlayan, Devlet Başkanı Doktor Beşar Esad'ı devirerek, ona karşı muhalif teröristleri desteklemek ile devam eden stratejisi, Hizbullah'la İran'ın Siyonist rejime karşı Golan'da yeni bir Direniş cephesi açması ile sona erdi. Tel Avivli liderlerin Siyonist rejime karşı stratejik bir tehdit olarak algıladığı bu durum, Güney Lübnan'ı işgal eden İsrail Ordusunun 2000 yılının Mayıs ayında Hizbullah'ın yürüttüğü Direniş operasyonu karşısında kaçmak zorunda kaldığı günleri, Siyonistlerin akıllarına getiren felaket senaryoları yazdırıyor.

Herkesin bildiği üzere tarih tekerrürden ibarettir. Geçtiğimiz Eylül ayında Rusya'ya ait bir askeri uçağın İsrail tarafından düşürülmesinden bu yana kötüleşen Tel Aviv – Moskova ilişkilerini de göz önünde bulundurduğumuzda, bu senaryo karadaki denklemler üzerine kendini dayatacak ve angajman kurallarını büyük oranda değiştirecek bir gerçeğe dönüşmekten uzak değildir.

Bu bağlamda, Arapların meşhur bir sözünü aktarmak yerinde olacaktır: “Çığlık, acının miktarı kadardır.” Bu cümle, en büyük düşmanları olan Hizbullah ve İran İslam Cumhuriyeti karşısında Amerika'nın yalnız bıraktığı İsrail'in liderleri ve halkının yaşadığı ruh halini yansıtıyor. Yahudi medyasının önde gelen gazetelerinden “Yediot Ahronot” yazarı siyasi analist Simon Shafer'in Perşembe sabahı yayınlanan haberinde altığını çizdiği gibi, Tahran'ın güçlerini Suriye'den geri çekmesine yönelik İsrail'in talepleri, artık herkes tarafından bilinen bir haber haline geldi.

Bunun yanı sıra, Trump'ın kararının “zayıflığı” gösterdiğine işaret eden Siyonist analist, bunun da ötesinde Washington'ın bu kararının başta Suriye'deki Kürtler olmak üzere müttefiklerine karşı bir ihanet olduğunu belirtti. Shafer'a göre, İsrail bu durumdan dolayı oldukça endişeli. Çünkü Netanyahu, savaş bittiğinde İsrail'in bölgedeki çıkarlarını sağlayacağı konusunda Amerikalılara güvendiği için Suriye'deki savaşa girmedi. Ancak görünüşe bakılırsa Suriye bugün İsrail'in çıkarlarını umursamaksızın can düşmanlarının eline geçti. Yahudi “Haaretz” gazetesinin siyasi analistlerinden Chemi Shalev ise, Trump'ın kararının İsrail'in suratına tükürmek demek olduğunu yazdı.

Amerika'nın müttefiki İsrail'e flaş hızıyla attığı bu tokat, zamanlaması bakımından oldukça dikkat çekicidir. Zira Washington ve Tel Aviv, kuzey sınırında Hizbullah'a ait olduğunu iddia ettikleri tüneller konusunu, uluslararası boyuta taşımak ve Lübnan'a karşı büyük çaplı bir savaşa girmek için BM Güvenlik Konseyi'nden uluslararası meşruiyet kazanma çabası içindeydi.

Haaretz gazetesi de, tüneller konusunun uluslararası topluma taşındığını, ancak bu önemli sahnede onların tek müttefikinin “başarısızlık” olduğunu yazı. Bu başarısızlık bağlamında, ilk olarak Lübnan değil İsrail'in, Hizbullah'a karşı uluslararası güvenlik konseyine yöneldiğine değinmek gerekiyor. İsrail Hizbullah'ı, 2006 yılında ikinci Lübnan savaşına son vermek için İsrail, Amerika ve Arap işbirlikçilerinin zorlaması ile alınan 1701 numaralı konsey kararını ihlal etmekle suçluyor.

İkincisi, Perşembe günü Yahudi medyasında yer alan raporlara göre, Washington ve Tel Aviv, konu hakkındaki bilgileri ele geçirmek için Güvenlik Konseyi'nde bir oylamaya gidilmesinden ve ABD ile İsrail'in planlarını suya düşürmek için Rusya'nın veto hakkını kullanmasından korkuyorlar. Bundan dolayı New York'ta gerçekleşen tartışmanın ardından iki ülkede konunun Güvenlik Konseyi'nde oylanması için gündeme alınmasını reddettiklerini açıkladı. Bu mesele bile başlı başlına Amerika ve İsrail'deki karar alıcıların yenilgisini gözler önüne sermektedir.

Yukarıda ifade ettiklerimize ilaveten, Yahudi medyasında çok sayıda analist Amerika'nın askeri güçlerini Suriye'den geri çekme kararını yorumladı. Bu bağlamda İsrailli haber ajansları (kanal12 ve kanal13), Washington'un Suriye'den geri çekilme kararının, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın zaferi olduğu şeklinde yorumladı. Programda İran ve Rusya'nın da bu zaferin ortakları olduğu vurgulandı. Buna karşın bölgede tek başına kalacak olan Yahudi devletinin ise kötü günlerden geçtiği belirtildi.

Tel Avivli üst düzey olarak nitelendirilen siyasi ve güvenlik kaynaklarına dayanan haber ajansı, söz konusu geri çekilmenin, Irak sınırı üzerindeki Amerikan bariyeri denen şeyi kaldırdığını ifade etti. Habere göre bu bariyer, Irak'taki Haşdi Şabi güçleri ile Suriye'deki Hizbullah ve İran güçlerini birbirinden ayırıyordu. İsrailli haber ajansının siyasi analisti Dana Weiss ise, Amerika'nın çekilmesi ile birlikte Siyonist rejimin Suriye'de İran'a karşı en önemli kartını kaybettiğini söyledi.

Diğer yandan Yahudi medyasından “kanal 10” televizyonu da, Washington'un kararından duydukları hayal kırıklığını dile getirerek söz konusu çekilmenin, İran Hizbullah ve Rusya'ya zafer kazandırarak Amerika'nın Tel Aviv'e attığı bir tokat olduğunu vurguladı. Analist Amerikalıların Suriye'den zaferle değil yenilgi ile ayrıldığını sözlerine ekledi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ise, ABD'nin çekilme kararının ülkesine daha önce bildirildiğini, Tel Aviv'in bunun sonuçlarını araştırdığını söyledi. Ayrıca geri çekilme yüzünden kaynaklanan “olası tehditler” hakkında konuşan Netanyahu, İsrail'in kendini nasıl koruması gerektiğini bildiğini söyledi. “Yediot Ahronot” gazetesi de Perşembe günü yayınladığı sayısında Netanyahu'nun tüm gücü ile Trump'ı kararından vazgeçirmeye çalıştığını ancak Trump'ın bunu reddettiğini ortaya koydu. Gazete, haberinde şu soruya yer verdi: “Trump'ın İsrail'i en çok destekleyen Cumhurbaşkanı olduğuna dair Netanyahu'nun sözleri şimdi nerede?”

Zuheyr Andraos
Kaynak: Ray el-Yevm
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler