p04svr3b.jpg
  • Anasayfa» 
  • Analiz»
  •  Suriye’den geri çekilmenin ardından Netanyahu’yu endişelendiren stratejik değişimler

Suriye’den geri çekilmenin ardından Netanyahu’yu endişelendiren stratejik değişimler

Yeni yıl ve belki de gelecek tüm yıllar, Amerika'nın bölgedeki hâkimiyetine son verecek ve İsrail'in üstünlüğü efsanesini çürütecek bir Arap -İslam uyanışının miladı olacaktır. Bağdat ve Şam kapılarından ortak Arap eylemi için açılması ve Direniş Ekseninin Güney Lübnan ile Filistin'de büyümesi ile birlikte, bu uyanışın ayak sesleri Suriye, Irak, Yemen ve Libya'dan duyulmaya başlandı.

4 Ocak 2019 Cuma

İNTİZAR - ABD Başkanı Donald Trump'ın, “IŞİD”in yenilgiye uğratılması üzerine tüm askeri birliklerini (2.200 asker) Suriye'den geri çekme kararını açıklamasının üzerinden henüz bir hafta geçmemişken, muhalif seslerin yükselmeye başladığını gördük. Bununla birlikte, bu adıma karşı çıkan muhaliflerin çoğunluğunun, ister ABD yönetimi içerisinde olsun ister dışında, Yahudi devletinin dostu olduğu ve asıl amaçlarının, Amerika'nın Ortadoğu bölgesindeki çıkarları ya da terörün yok edilmesi değil, Siyonistlerin bölgedeki güvenliği ve istikrarı olduğu ortaya çıktı.

Amerika güçlerinin Suriye'deki varlığı, İranlı güçler, danışmanlar ve müttefiklerin bölgeden çıkarılmasını amaçlayan İsrail'in projesinin desteklendiği anlamına geliyordu. Ya da, Suriye'nin derinliklerinde Rus uçaklarının İsrail tarafından saldırıya uğraması üzerine Rusya'nın İsrail'in karşısında durarak, Suriye Arap Ordusuna gelişmiş S-300 füze sistemleri sağlamasının ardından, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Amerika'nın desteğini alacağını umuyordu.

Trump geçtiğimiz günlerde medyada kendisini eleştirenlere ve bazı emekli generallere, Twitter üzerinden şiddetli bir saldırıda bulundu. Trump aynı zamanda ABD güçlerinin Suriye'den çekilmesi kararını protesto ederek istifa eden ABD Savunma Bakanı General Mattis'a da atıfta bulundu. Ancak bu politikasının en önde gelen muhalifi olan Netanyahu'yu eleştiren tek kelime dahi etmedi.

***

Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde, yeni Başbakan için düzenlenen yemin töreninin oturum arasında, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile Netanyahu arasında bir toplantı düzenlendi. Görüşmede, ABD'nin çekilmesinin ardından Suriye'deki İran tehlikesi karşısında Amerika ve İsrail'in askeri koordinasyonunun nasıl sağlanacağı konusu masaya yatırıldı. Ancak bu koordinasyonun nasıl olacağına dair herhangi bir bilgi sızdırılmadı. Bize kalırsa, ABD Dışişleri Bakanı, Netanyahu'yu rahatlatmak istiyor. Zira İsrail'in 10 gün önce Lübnan hava sahası üzerinden Şam'ın batısındaki askeri hedeflere düzenlediği füze saldırılarının hedefine ulaşamamasının ardından, İsrail'in korkuları tırmanmaya başladı. Bu saldırıda toplam 16 füzeden 14'ü düşürülürken, Suriye tarafından fırlatılan füzelerden biri Hayfa'ya ulaşmayı başarmıştı.

Trump'ın Yemen savaşına verdiği desteğe karşı çıktığımız gibi, İsrail'i destekleyerek işgal altındaki Kudüs'ü Yahudileştiren politikasına da elbette karşı çıkıyoruz. Ne var ki, Trump'ın Suriye'den ve belki de yakında Irak'tan çekilme kararı, cesur bir adımdır. Bu adım, Amerika'nın ülke hazinesine 70 milyar dolardan fazlasına mal olan Suriye planlarının, başarısızlığına dair açık bir itiraf mesabesindedir. Bu durum, Amerika ile İran arasındaki düşmanlık tırmandırılırken ABD güçlerinin Suriye'deki varlığını sürdürmesinin bir tehlike kaynağı haline geldiğini gösteriyor. Yani, Iraklı ve Suriyeli silahlı hareketlerin saldırılarının hedefi, ABD'yi geri çekilmeye mecbur bırakmak için Direniş yöntemlerine dönme kararlılığını açıkça bildirmekti. Fırat'ın doğusu ile Suriye'nin kuzeyinde güvenlik ve askeri koordinasyon sağlanması üzerine Suriye ile Irak hükümetleri arasında bir anlaşma imzalanması da amaçlandı.

Irak yönetiminden izin almadan el-Anbar bölgesindeki “Ayn el-Esed” üssünü gizli bir şeklide ziyaret ederek, Irak'ın egemenliğini aşağılayan Trump, bu hareketiyle Irak yönetimini eşi benzeri görülmemiş bir şekilde öfkelendi. Ziyaret sırasında güvenlik sebepleri ve Iraklı çok sayıda Direniş hareketinin, ABD güçleri ve üslerinin ülkelerinden çekilmesini istemelerini bahane göstererek Bağdat'ı ziyaret etmeyi reddeden Trump Irak yönetiminin öfkesini daha da arttırdı.

***

Başkan Trump, Irak, Afganistan ve Libya başta olmak üzere Ortadoğu bölgesindeki askeri müdahaleleri yüzünden Amerika'nın felaketler ve yenilgilere maruz kaldığını yazdığı tweetlerinde, son derece doğru söylüyordu. Üstelik ABD'nin harcadığı 7 trilyon dolar masraf da bu müdahalelerin bir diğer kaybıdır. Trump'ın tüm bu savaşların İsrail'i, güvenliğini ve çıkarlarını korumak için koparıldığı itirafıyla sözlerini tamamlaması gerekiyor.

Yeni yıl ve belki de gelecek tüm yıllar, Amerika'nın bölgedeki hâkimiyetine son verecek ve İsrail'in üstünlüğü efsanesini çürütecek bir Arap -İslam uyanışının miladı olacaktır. Bağdat ve Şam kapılarından ortak Arap eylemi için açılması ve Direniş Ekseninin Güney Lübnan ile Filistin'de büyümesi ile birlikte, bu uyanışın ayak sesleri Suriye, Irak, Yemen ve Libya'dan duyulmaya başlandı.

Abdulbari Atvan
Kaynak: Ray el-Yevm
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler