88369-cats.jpg

İsrail, Nasrallah’ın suskunluğundan niçin bu kadar korkuyor?

Nasrallah, konuştuğunda düşmanın kalbine korku salınır. Öyle ki, dilinden dökülen sözleri kelimesi kelimesine analiz etmeye başlarlar. Sustuğunda ise, daha da çok korkuya kapılarak, bu suskunluğun sebebini araştırmaya başlarlar. Nitekim Nasrallah'ın konumundaki bir kişi sessiz kalmayı tercih ediyorsa, belki de bu önümüzdeki günlerde savaşın sinyalleri veren bir işaret olarak yorumlanabilir.

16 Ocak 2019 Çarşamba

İNTİZAR - Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah, konuştuğunda düşmanın kalbine korku salınır. Öyle ki, dilinden dökülen sözleri kelimesi kelimesine analiz etmeye başlarlar. Sustuğunda ise, daha da çok korku ve endişeye kapılarak, bu suskunluğun sebebini araştırmaya başlarlar. Nitekim Seyyid Nasrallah'ın konumundaki bir kişi sessiz kalmayı tercih ediyorsa, belki de bu önümüzdeki günlerde savaşın sinyalleri veren bir sürprize hazırlandığının işaretçisi olarak yorumlanabilir.

İsrail İstihbarat ve Nükleer Enerji Bakanı Yisrael Katz'ın yanı sıra, diğer İsrailli yetkililerin Nasrallah'ın sessizliği hakkındaki açıklamaları, bize göre bu şekilde yorumlanmalıdır. Nasrallah'ın yokluğuna dair açıklamaların çoğunluğuna katılmıyor olsak da, bu açıklamaların yüzeysel ve ikna edici olmadığı açık bir şekilde görülmektedir.

Zira Siyonist bakan, Seyyid Hasan Nasrallah'ın sessizliği ve ortaya çıkmayışının, işgal devletinin kuzeyinde yerleşim bölgelerine doğru ilerleyen Hizbullah'ın saldırı tünellerinin, İsrail tarafından yıkılması üzerine yaşadığı şokun büyüklüğüne ilişkin olduğunu öne sürdü. Siyonist bakan, bu bağlamda akıllı teknolojiye dayanan Kuzey kalkanı operasyonlarının, yerleşimcileri tehdit eden tehlikelerin bertaraf edilmesine önemli ölçüde katkıda bulunduğunu iddia etti.

Bu açıklamanın yüzeysel olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü bu sözler, hiçbir bilimsel kanıta dayanmamakla birlikte, güvenilirliğini tamamıyla kaybetmiş durumda. Tünellerin yıkılması, İsraillilerin kendilerini dahi inandıramadıkları bir tiyatro oyunudur. Gelin görün ki, İsrail medyası da bu operasyonu, karısı ile birlikte yolsuzluk başta olmak üzere çok sayıda suça bulaşan Benyamin Netanyahu'nun, Siyonist rejim içerisinde dikkat dağıtma girişimi olarak yorumluyor.

Netanyahu, BM Uluslararası Güvenlik Konseyi'ne şikâyetçi olarak gitti, ancak Hizbullah ve lideri için hiçbir kınama açıklaması dâhi yapılmadı. Çünkü bu tüneller hakkında sunduğu tüm belgeler ve delillerde, sınırın diğer tarafındaki uluslararası gözlemcilerin ifadeleri yok edilmişti. Zaten sınırın diğer tarafında 40 metre uzunluğundaki bir tünel, nasıl iki kilometreden fazla uzaklıktaki yerleşim bölgeleri için tehlike oluşturabilir? Diğer taraftan, Hamas'ın işgal devleti ile Gazze sınırındaki tünellerinin İsrail tarafından ortaya çıkarılması, şok olmasına ve liderlerinin sessizliğe gömülerek gözlerden uzağa kaçmasına neden oldu mu?

Nasrallah'ın sessizliği, cevap vermeye bile lüzum görmediği bu İsrail tiyatrosuna aldırış etmeyişinden kaynaklanıyor olabilir. Çünkü cevap vermesi durumunda onları az da olsa haklı çıkarmış olacaktır. Belki de bu sessizlik, düşmanın kafasını karıştırmak ve sinir uçları ile oynamak için uyguladığı bir stratejinin parçası olabilir.

İsrailliler, ortaya çıkarak bu yalanlara dolaylı olarak cevap vermeye mecbur bırakmak için, Seyyid Hasan Nasrallah'ın hasta olma olasılığı ve kalp krizi geçirdiği hakkında söylentiler sızdırıyorlar. Ancak Nasrallah ve çevresindeki uzmanlar, bu oyunun kurallarını çok iyi biliyor ve kolay kolay tuzağa düşmeyecek kadar deneyimliler.

Hepimiz, Seyyid Hasan Nasrallah'ın en uygun zamanda ortaya çıkarak, düşman İsrail'in korku ve endişelerini daha da arttıracak sözleri dile getireceğinden eminiz. Yapmamız gerek tek şey, beklemektir.

Kaynak: Ray el-Yevm
Çeviri: Merve Soydaş
Kategorideki Diğer Haberler
Öne Çıkan Haberler